# Dogal afetlerle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ayhan Zeynep Tekin Börü (AK Parti, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim
- **Tarih:** 14 Kasım 2006
- **Gündem:** DOGAL AFETLERLE İLGİLİ
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c135/b018/tbmm221350180027.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-zeynep-tekin-boru-22-2006-11-14-dogal-afetlerle-ilgili

> Ayhan Zeynep Tekin Börü (AK Parti), 14 Kasım 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOGAL AFETLERLE İLGİLİ); konuşma 775 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AYHAN ZEYNEP TEKİN BORU (Adana) - Teşekkür ederim

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ülkemizde geçtiğimiz hafta meydana gelen doğal afetler sonucu yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah'tan bir kez daha rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyor, bu afet dolayısıyla yaralanan, evleri yıkılan, hasar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimle, yüce Meclisi ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum

Değerli milletvekilleri, doğal afetler, yerel toplulukların genel yaşamını etkileyen, aksatan ve bozan deprem, yangın, sel, heyelan, erozyon, çığ, kaya düşmesi, orman yangınları ve volkanik patlamalar gibi çoğu zaman önlenemez doğa olayları olarak tanımlanmaktadır

Son zamanlarda meydana gelen bu doğal afet olaylarında vatandaşlarımız acı çekerken, insan gucunu aşan bu felaketlerin siyası malzeme konusu yapılması oldukça uzunlu vericidir Deprem, sel, erozyon, heyelan, volkanik patlamalar, orman yangınları ve çığ, dünyanın baş etmek zorunda olduğu başlıca doğal afetlerdir

Ülkemiz, volkanik patlamalar haricinde diğer doğal afetler ile sık sık karşı karşıya kalmaktadır Ancak, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihli Marmara ve Düzce depremlerinden sonra, âdeta. "afet" sozcuğu deprem ile eş anlamlı hate gelmiştir Ancak, bilinmelidir ki, deprem kadar diğer doğal afetler de oldukça fazla ekonomik, sosyal ve çevresel zararlar vermektedir

Bilindiği üzere, ülkemiz, deprem, sel, heyelan ve orman yangınları gibi doğa olaylarının sıkça meydana geldiği bir coğrafyada bulunmaktadır Özellikle sel ve deprem felaketlerinin insan ve yerleşim alanları üzerindeki yıkıcı ve kotu etkileri, kamuoyunun dikkatini doğal afetlere çekmiştir

Gerçekte, kamuoyunun bu ilgisinden önce, ülkemizde bu konuya ilişkin akademik çalışmaların uzun suredir yapıldığı ve bilimsel yazımda "Afet yönetimi" olarak tanımlanan alanın son yıllarda giderek artan bir ilgi odağı haline geldiği görülmektedir

Sayın milletvekilleri, geçtiğimiz hafta yurdumuzun bazı bölgelerim etkisi altına alan yağışlar, maalesef, yine uzucu felaketlere donuştu Şiddetli yağmurun neden olduğu sel ve heyelan, Diyarbakır, Şırnak, Şanlıurfa, Adana, Mersin, Batman ve İstanbul illerimizde çok sayıda can kaybına, evlerin, iş yerlerinin, tarım alanlarının sular altında kalmasına ve uretılemeyen bir kaynak olan topraklarımızın sel sularıyla akıp gitmesine neden oldu

Doğal afetler, her zaman karşılaşma ihtimalimiz olan, içinde bulunduğumuz coğrafya sebebiyle engellenemese dahi can ve mal kaybını minimize edebileceğimiz olaylardır Bununla ilgili tedbirleri almak devletimizin görevi olduğu gibi, bu bilince ulaşmış bir millet olmak da bizlerin sorumluluğudur

Ülkemizin ve belediyelerimizin en buyuk sorunu çarpık imar kentleşmesıdır Şu zamana kadar çoğu politik kaygılarla vatandaşın yanlışına goz yuman siyası iktidar devri AK Pattı döneminde kapanmıştır

Doğa olaylarının olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi birtakım önlemlerin alınmasıyla mümkün olabilir Bu önlemlerin başında, kentleşmenin gelişimine ve yerleşim düzenine, doğal afet riskim de goz onunde bulundurarak yon vermek gerekir Başka bir deyişle, kentleşme politikası, doğal afetin olumsuz etkilerini en aza indirecek bir kararlar ve izlenceler butunu olarak görülmelidir AK Partinin iktidara geldiği günden bu yana çıkardığı yasalar, yürürlüğe koyduğu mevzuat ve uygulamadaki tavrı, bunun, aslında, ancak bir anlayış değişikliğiyle çözülebileceğinin bir göstergesidir

Ülkemizdeki mükemmel yasalara karşı, aslında, en çok ihtiyaç duyduğumuz durum tavizsiz bir uygulamadır Bizim amacımız, belirlenen önlemlerin hiçbir şekilde tersine hareket edilmesine müsaade edilmemesidir, vatandaşlarımızın da yanlış uygulamalara sapmasının onune geçmek ve ülkemizde mevcut olan mantığı, çocuklarımıza miras bırakmak ıçm atalarımızdan emanet aldığımız bu ülkeyi en ıyı şekilde muhafaza ederek ve geliştirerek en güzel şekilde sahip çıkmaktır

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Boru, buyurun

AYHAN ZEYNEP TEKİN BORU (Devamla) - Orman tahribatının onune geçilmesi, sel ve heyelan tehlikesi bulunan alanların süratle ağaçlandırılması, bitki örtüsünün korunması ve artırılması, sorunun yaşandığı bölgelere ait sel ve erozyon haritalarının çıkarılması, tespiti yapılan bölgelerin imar planlarının felaketlere göre yeniden düzenlenmesi, dere yataklarının asla imara açılmaması, kaçak yapılaşmaya goz yumulmaması, yol güzergâhlarının dere yatakları içinden çıkartılması, yol yapımlarında kıyılara ve eğimli arazilere müdahalede dikkatli olunması ve gereken önlemlerin alınması, yanlış tarım uygulamalarından ve arazı kullanımlarından vazgeçilmesi, bizleri, bir daha, geçtiğimiz hafta yaşadığımız felaketlerin ve benzerlerinin tekrarından koruyacaktır

Unutmamalıyız ki, bu son sel felaketlerinden sonra yaşanan can, mal ve toprak kayıplarını telafi etmemiz soz konusu değildir Ama, bundan sonrakiler için, bir an önce, Hükümet ve millet olarak, elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekmektedir Hükümetimiz, bu kapsamda, felaket bölgelerini hem madden hem manen yalnız bırakmamış, ilgili bakanlarımız, milletvekilleri m iz ve bürokratlarımız afet bölgelerinde çalışmalara bizzat refakat etmişlerdir ve yaralar sarılmcaya kadar da bu refakat devam edecektir Devletimiz, yaraların bir an önce sarılması ve ortaya çıkan kayıpların telafisi için tum imkânlarını seferber etmiştir TBMM B;18 14 . 11 . 2006 0:1

Butun bu felaketlerin altında, insanın "Doğayla beraber yaşayacağım " derken, doğaya rağmen yaşaması ve verdiği tahrip yatmaktadır Çozum, toplumca sahip olduğumuz zihniyetteki yanlışlıkları değiştirmekle bıılıkte, başta bu mücadele için yeterli kaynak ayırmak, Türkiye'nin doğal bitki ortusunu korumaya yönelik her turlu yasayı tavizsiz uygulamak, AK Parti döneminde yapıldığı üzere ulusal bir tarım ve orman politikası geliştirip bu mücadeleyi de devlet politikası haline getirmekten geçmektedir

Ülkemiz ve ülke insanımızın bir daha böyle felaketlerle karşılaşmaması dilek ve temennisiyle yüce Meclisi bir kez daha saygıyla selamlıyorum (AK P^rtı sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ayhan Zeynep Tekin Börü (AK Parti, Adana). “Dogal afetlerle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 14 Kasım 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-zeynep-tekin-boru-22-2006-11-14-dogal-afetlerle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c135/b018/tbmm221350180027.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
