# Ülkemizde deprem bilinciyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ayhan Zeynep Tekin Börü (AK Parti, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 6 Mart 2007
- **Gündem:** ÜLKEMİZDE DEPREM BİLİNCİYLE İLGİLİ
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c149/b071/tbmm221490710092.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-zeynep-tekin-boru-22-2007-03-06-ulkemizde-deprem-bilinciyle-ilgili

> Ayhan Zeynep Tekin Börü (AK Parti), 6 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜLKEMİZDE DEPREM BİLİNCİYLE İLGİLİ); konuşma 700 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AYHAN ZEYNEP TEKİN BÖRÜ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1-7 Mart Deprem Haftası sebebiyle, ülkemizin deprem gerçeğini bir defa daha hatırlatmak ve ülkemizin fiziki yapısı ve konumu gereği gündemimizden hiç düşmeyen, fakat yeterli ilgi ve duyarlılığı göstermediğimiz deprem ve alınması gerekli tedbirler ile ilgili olarak söz almış bulunmaktayım. Bu vesile ile yüce Meclisi ve ekranları başlarında bizleri izleyen vatandaşlarımızı saygı ile selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; topraklarının yüzde 93'ü, nüfusunun ise yüzde 98'i çeşitli derecelerde deprem etkisi altında olan ülkemizde, deprem afeti nedeniyle ortaya çıkmakta olan toplumsal ve ekonomik kayıplar için çok ciddi tedbirler alınması gerekmektedir.

Bu nedenle, afet zararlarının azaltılması konusunda, dünyadaki uygulamaları da dikkate alarak, uygulanabilir çözümlerin üretilmesi önemli bir zorunluluk olmaktadır. Bu bağlamda, bütün tehlikeleri ve zarar verici olayları bilimin ve teknolojinin denetimine bırakmak gerekir. Aksi hâlde, hasar görebilirliliğin ve toplum değerlerinin, zamana bağlı olarak olumlu yönde değişmesi mümkün olmaz. Yaşamış olduğumuz depremlerde, sürekli olarak deprem büyüklüğü ile orantılı olmayan can ve mal kayıpları olduğu gibi, deprem olmadan da yapılarımız yerle bir olmakta, ciddi can ve mal kayıpları ortaya çıkmaktadır. Konya'da Zümrüt Apartmanı, Bursa'da İntamlar Sitesi'ndeki binalar, Diyarbakır'da Alkan-1 Apartmanı, şimdi de Zeytinburnu'nda bulunan Huzur Apartmanı'nın çökmesiyle iki vatandaşımızın daha yaşamını yitirdiği acı bir tabloyla karşı kaşıya bulunuyoruz. Demek ki, bu konuda çözmemiz ve yapmamız gereken birtakım şeyler var.

Ülkemizde şehirlere göçün hızlanmasıyla yapı üretimimiz sorun olmaya ve çağın gerisinde kalmaya başlamıştır. Sorunun tek başına teknik bir sorun olmadığı, yapı üretimi konusunun aynı zamanda siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel bir konu kapsamında değerlendirilmesi gereken önemli bir sistem sorunu olduğu açıktır. Ülkemizin her köşesinde farklı zamanlarda kendi kendine çöken yapılar bu görüşü, maalesef, doğrulamaktadır.

17 Ağustos depreminde önemli ölçüde hasar gören yapıların bir kısmının hasarlarının gerek sıvanarak gerekse boyanarak kapatılmış olduğu, bölge insanları tarafından zaman zaman ifade edilmektedir. Ne acıdır ki, bu tür yapılar deprem tehlikesi karşısında ciddi bir risk oluşturmaktadır. Deprem anındaki ve deprem sonrasında ortaya çıkan zararların azaltılması için deprem öncesi yapılması gereken çalışmalar son derece önemlidir. Bu kapsamda var olan yapıların deprem güvenliklerinin belirlenmesinin hızlandırılması ve deprem güvenliği olmayan yapıların güçlendirilmesi, ekonomik olarak pahalı ise bu yapıların yıkılarak kentsel dönüşüm tasarısıyla yeniden planlanması gerekmektedir. Ayrıca, yeni yapılacak olan yapıların, mühendislik kurallarına, Deprem Yönetmeliğine, mevcut şartnamelere uygun olarak projelerinin yapılması, yapı güvenliği açısından son derece önemlidir.

Yapılarımızın denetiminin Yapı Denetimi Hakkında Kanun ile sadece 19 ilde yapılması öngörülmüştür. Oysa, görülüyor ki, yapı denetimi, deprem olsun veya olmasın yapılarımızın sağlamlığı için her zaman yapılmalıdır. Bu bakımdan, bütün illerimizin yapı denetimi kapsamına alınması da bir zorunluluktur. Yapı denetim bürolarının işlerini daha iyi ve hassas yapabilmeleri için, haksız rekabeti önleyecek düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Son zamanlarda belediyelerimizin ve Toplu Konut İdaresinin yapmış olduğu kentsel dönüşüm projesi uygulamaları sayesinde, merkezî yönetimin belirlediği politikalar doğrultusunda belediyelerle işbirliği hâlinde başlatılan gecekondu dönüşüm, kentsel yenileme projeleri bugüne kadar görülmemiş bir kapsam ve hızla uygulamaya konmuştur. Bu projeler sayesinde, şehirlerdeki sağlıksız alanlarda yaşayan vatandaşların yaşanabilir sağlıklı çevrelerde konut sahibi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

AYHAN ZEYNEP TEKİN BÖRÜ (Devamla) - ...olmalarına imkân tanınmakla birlikte, depreme dayanıklı yeni binalara da kavuşmuş olacaklardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sonuç olarak, deprem, birlikte yaşamaya alışmak zorunda olduğumuz bir olaydır. Deprem kuşağı üzerinde yer alan ülkemizde her yıl çok sayıda depremler meydana gelmektedir ve bu depremlerden çoğunun sonucunda maalesef can ve mal kayıpları olmaktadır. Ancak, bu kayıpların sebebi depremin şiddeti değil, yetersiz malzeme ve kalitesiz işçilikle meydana getirilmiş, yapı denetimi yapılmamış veya bilimsellikten uzak yapılmış binalardır. İnşaatlarda sağlam ve kaliteli malzeme kullanarak, temelden inşaatın her kademesinde kullanılacak malzemeye kadar her ayrıntının sözleşmelerde yer alması sağlanmalıdır. Binalar alüvyon ve dolgu zeminler üzerine kurulmamalı, jeolojik, jeofizik, jeoteknik ve imar planına esas raporlar hazırlandıktan sonra avam proje çalışmalarına geçilmelidir. Denetim mekanizmalarının sağlıklı yapılması sağlanmalı, cezai müeyyideler tavizsiz uygulanmalıdır. Mühendislik ve mimarlık okullarını bitiren kişilerin, bu okulları bitirdikleri günden itibaren, uygulamada herhangi bir deneyimleri olmaksızın sınırsız mesleki yetkilerle donatılmış olmalarından kesinlikle vazgeçilmelidir. Sadece mühendis ve mimarlar açısından değil, tüm inşaat yapım sürecinde çalışanların -işçi, usta, kalfa, müteahhit gibi- mutlaka eğitimli ve sertifikalı olmaları yasal bir zorunluluğa kavuşturulmalıdır. Meslek adamları, meslek etiği ve mesleki davranış kurallarına uygun olarak hareket etmeli, meslek içi eğitim seminerlerine katılmaları yasal bir zorunluluk hâline getirilmelidir.

Ülkemiz ve ülke insanımızın bir daha felaketlerle karşılaşmaması dilek ve temennisiyle, yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ayhan Zeynep Tekin Börü (AK Parti, Adana). “Ülkemizde deprem bilinciyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 6 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-zeynep-tekin-boru-22-2007-03-06-ulkemizde-deprem-bilinciyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c149/b071/tbmm221490710092.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
