# HDP'nin siyaset yapmasının tutuklamalarla engellenmeye çalışıldığına ilişkin gündem dışı konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ayşe Acar Başaran (Batman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim
- **Tarih:** 5 Kasım 2019
- **Gündem:** HDP'nin siyaset yapmasının tutuklamalarla engellenmeye çalışıldığına ilişkin gündem dışı konuşması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=81396
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ayse-acar-basaran-27-2019-11-05-hdp-nin-siyaset-yapmasinin-tutuklamalarla-engellenmeye-calisildigina-i

> Ayşe Acar Başaran, 5 Kasım 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP'nin siyaset yapmasının tutuklamalarla engellenmeye çalışıldığına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 562 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün 5 Kasım, aslında dün Meclis açık olsaydı 4 Kasım 2016 tarihinde partimize yönelik gerçekleştirilen darbenin 3’üncü yılını tamamlayıp 4’üncü yılına girmiş olacaktık. Ne olmuştu 4 Kasım 2016’da ama öncesinde ne olmuştu, birazcık o dönemi hepinizin hafızasında tekrar tazelemek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, 7 Haziran 2015 seçimi gerçekleşmiş, AKP iktidarı büyük bir kan kaybına uğramış, HDP büyük bir başarı elde ederek, yüzde 10’luk seçim barajını yıkarak 80 milletvekiliyle Mecliste yerini almıştı. Ancak siyasi iktidar, AKP iktidarı, seçimde gerçekleşen bu kan kaybını, bu gerilemeyi sindiremeyerek ülkeyi büyük bir kaosa sürüklemiştir, akabinde de 1 Kasımda tekrar seçimi yeniletmiştir. 7 Haziran seçiminin yenilenmesiyle aslında partimizi, özellikle HDP’yi baraj altında bırakmak için her türlü plan, program ve projeyi devreye koymuştur. Bu süreç içerisinde onlarca parti binamız saldırıya uğramış, yakılmış, mitinglerimizde bomba patlatılmış, birçok arkadaşımıza saldırı gerçekleştirilmiştir ama bütün bu saldırılara rağmen, partimiz, programı, tüzüğü, siyaseti, perspektifiyle bu ülkede umut ve ışık olduğunu bir kez daha gösterip Mecliste yerini almıştır.

Bu süreç içerisinde, biliyoruz ki AKP iktidarı, seçimle kazanamadığını, seçimle gerçekleştiremediğini bir darbeyle gerçekleştirme yolunu tercih etmiştir. Biz, darbeleri bu ülkede farklı farklı biçimlerde gördük ve hep beraber yaşadık. Darbeler, sadece apoletlilerin yaptığı tanklarla toplarla gerçekleşmedi, bu ülkede sivil darbelerin nasıl gerçekleştiğine hepimiz şahitlik ettik; 4 Kasım da aslında, iktidarın, yargı eliyle siyasete, demokratik siyasete yaptığı bir darbeydi.

Değerli arkadaşlar, peki, bunu biz neden söylüyoruz? Şimdi size bir tablo göstereceğim, bunun iktidarın eliyle nasıl olduğunun ya da özellikle sarayın talimatıyla nasıl olduğunun anlaşılması için: Erdoğan, AKP Genel Başkanı, siyaseten bitiremeyeceğini, sandıkla bitiremeyeceğini bildiği HDP’ye karşı bir saldırı dilini kullanmaya başladı. Bizi her yerde terörize eden, her yerde hedef gösteren açıklamaları vardı ve en son açıklamasında, 28/7/2015’te “Parlamento gerekli değerlendirmeyi yapmalı, demokrasi zırhından bunlar sıyrılmalı ve gereğini yapmalı.” dedi. Bu tarih, 2015 tarihi şurada duruyor. Peki, bu fezlekeler, aslında suçlar ya da “suç” denilen bu değerlendirmeler, olaylar hangi tarihlere ait? 2010 yılındaki olaylar, 2011 yılındaki olaylar, 2012 ve 2013 yılındaki olaylar. Düşünün ki bu olaylarla ilgili 1.905 gün hiçbir girişim yok, 763 gün yok, 1.642 gün yok, 1.657 gün yok; hiçbir şey yapmıyor yargı, bekliyor, bekliyor ve saraydan bir talimat geliyor, yargı işbaşına geçiyor. Bu tarihler arasında bu olaylarla ilgili hazırlanan tek bir fezleke yok. Binlerce gün sonra, 15/10/2015’te fezlekeler hazırlanıp Meclise gönderilmeye başlanıyor ve özellikle bizim söylediğimiz sözlerle, yaptığımız siyasetle ilgili bu Meclise patır patır fezlekeler geldi. Bu Meclis dokunulmazlıkları kaldırdı, paket şeklinde kaldırdı, hiç sorgulamadan kaldırdı. Burada, savunma hakkı verilmeden kaldırıldı ve bu süreç içerisinde biz bunun HDP’ye karşı bir saldırı olduğunu söylediğimizde “Hayır.” dediler.

Peki, ne oldu? “E, bu milletvekillerinin dokunulmazlıkları kalktı, biz gerekli işlemi yapalım.” dediler; bir akşam aynı saatler içerisinde Bingöl, Diyarbakır, Hakkâri, Şırnak, Van illerinde, 5 tane ilde -savcıların bir anda hepsinin içlerine doğdu- eş zamanlı olarak, ortak operasyon yapıp bizim 13 milletvekilimizi gözaltına aldılar, aralarında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın olduğu 13 milletvekilimiz gözaltına alındı. Bu arkadaşlarımız yıllardır siyasi rehin olarak cezaevinde tutuluyorlar.

Biz bunun verilerini nasıl elde ediyoruz arkadaşlar? Şimdi, bakın, kanunda olmayan uygulamaları hep beraber milletvekili arkadaşlarımızla görmüş olduk. Milletvekillerimizden Ferhat Encu, dosyasından tahliye oldu, savcı itiraz etti ama aslında savcının böyle bir yetkisi yoktu. İdris Baluken tahliye oldu, savcı itiraz etti, aslında savcının böyle bir yetkisi yoktu. Sonra KHK’ye böyle bir madde eklendi, hukuksuzluk kanun kılıfıyla düzeltilmeye çalışıldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYŞE ACAR BAŞARAN (Devamla) – Başkanım, bir dakika daha rica ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Ayşe Acar Başaran (Batman). “HDP'nin siyaset yapmasının tutuklamalarla engellenmeye çalışıldığına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayse-acar-basaran-27-2019-11-05-hdp-nin-siyaset-yapmasinin-tutuklamalarla-engellenmeye-calisildigina-i (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=81396

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
