# Tevhidi tedrisat kanunu ve hilafetin kaldırılması hk

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ayşe Gülsün Bilgehan (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 5 Mart 2003
- **Gündem:** TEVHİDİ TEDRİSAT KANUNU VE HİLAFETİN KALDIRILMASI HK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ayse-gulsun-bilgehan-22-2003-03-05-tevhidi-tedrisat-kanunu-ve-hilafetin-kaldirilmasi-hk

> Ayşe Gülsün Bilgehan (CHP), 5 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEVHİDİ TEDRİSAT KANUNU VE HİLAFETİN KALDIRILMASI HK); konuşma 446 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AYŞE GÜLSÜN BİLGEHAN (Ankara) - Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

2003 yılı, ülkemiz için önemli günlerin birbiri ardına kutlanacağı bir yıl olacak. Önce, 24 Temmuzda, bağımsız yeni Türk Devletinin bütün dünyada tanınmasını sağlayan Lozan Antlaşmasının, ardından, 29 Ekimde, cumhuriyetimizin kuruluşunun 80 inci yıldönümlerini kutlayacağız. Yıkılmış bir imparatorluğun kalıntıları arasından yeniden doğan Türk Ulusunun çağdaş uygarlığa doğru süren yolculuğunun kilometre taşlarını, hep birlikte, tekrar hatırlayacağız. Bu onurlu süreçte, 79 yıl önce 3 Mart 1924'te, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen devrim yasalarının tartışılmaz yeri vardır. Halifeliğin, şeriat ve vakıf bakanlıklarının kaldırılması ve öğretimin birleştirilmesi kararları laik cumhuriyetin dönüm noktaları olmuştur. Yapılan reformlarla çağdaş, demokratik bir sisteme geçiş süreci hızlanmış, Türkiye, İslam ile demokrasinin, gelenek ile modern dünyanın, inanç ile akıl ve bilimin bağdaşabildiği ender ülkelerden biri haline gelmiştir. Bu temel ilkeler, 21 inci Yüzyılda da vatanımızın birlik ve bütünlüğünü koruyan, değiştirilemeyecek unsurlardır.

Anayasal nitelikteki devrim yasaları arasındaki öğretim birliği, cumhuriyetimizin en fazla özenle korunması gereken şartlarından biridir. Bu yasa, eski dönemdeki eğitim ve öğretimde dinsel olan ve olmayan ikiliğin kaldırılması amacıyla çıkarılmış, bunu sağlamak için de tüm eğitim ve öğretim kurumlarının Millî Eğitim Bakanlığına bağlanması sağlanmıştır. Öğretim birliğinin hedefi, Atatürk'ün işaret ettiği gibi, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür yeni kuşaklar yetiştirmek, ulusun düşünce ve duygu yönünden birliğini sağlamaktır; çünkü, iki türlü terbiye, bir ülkede, iki türlü insan yetiştirir. Bu anlayışa bağlı cumhuriyet kadroları, yıllarca, bilimin ışığı altında gençleri eğitmişler, ilköğretim seferberliği, köy enstitüleri ve halkevleriyle dünya eğitim sisteminde yeni bir sayfa açarak tarihe geçmişlerdir. Ne yazık ki, zamanla, önce dinsel duyguları siyasette kullanmayı yöntem haline getirenlerin ilk hedefi bu yasa olmuştur; ama, sonra ekonomik, sosyal nedenlerle de öğretim birliğinden ödünler verilmeye başlandığı görülmüştür. Günümüzde, okulöncesinden üniversiteye her türlü eğitim aşamasının çoğunda, özellikle, özel kurs, dershane ve vakıf okulları karmaşasında öğretim birliğinin tam olarak uygulanabildiğini söylemek zordur.

Ülkemizin kaderinde eğitimin önemi her kesim tarafından iyi kavrandığı halde, hâlâ, biz, şu sorulara yanıt aramaktayız: Neden teknolojide Batı dünyasının gerisindeyiz? Neden bilgisayar endüstrisinde Hintlileri yakalayamıyoruz? Neden ekonomimiz düzelemiyor? Neden bilim ya da edebiyatta hiç Nobel ödülü alamadık? Neden trafik kazalarında birinciyiz? Neden artık Batı dünyasında sözü edilmeyen kökten dinci akımlar hâlâ ülkemiz için tehdit oluşturabiliyorlar?

Değerli arkadaşlarım, nasıl geçen haftaki tarihî oturumda iktidar ve muhalefet partileri mensupları olarak aklıselimle birlikte karar aldıysak, geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitim sistemiyle ilgili konularda da önyargısız, sabit fikirlere saplanmadan, akılcı, ortak çözümlere ulaşmalıyız.

Adalet ve Kalkınma Partisinin acil eylem planında yer alan eğitimle ilgili kimi düzenlemeler, çağdaş ve laik eğitime karşı girişilmiş bir darbe olarak endişe yaratmamalıdır. Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere, tüm devlet kurumlarına yapılan atamalarda meslekî ve akademik yeterlilik koşul olarak aranmalı, teokratik ve totaliter kuralları egemen kılmak isteyenlerin kadrolaşmasına geçit verilmemelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ayşe Gülsün Bilgehan (CHP, Ankara). “Tevhidi tedrisat kanunu ve hilafetin kaldırılması hk”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayse-gulsun-bilgehan-22-2003-03-05-tevhidi-tedrisat-kanunu-ve-hilafetin-kaldirilmasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
