# Avrupa konseyi parlamenter meclisinin çalışmaları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ayşe Gülsün Bilgehan (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 9 Şubat 2006
- **Gündem:** AVRUPA KONSEYİ PARLAMENTER MECLİSİNİN ÇALIŞMALARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ayse-gulsun-bilgehan-22-2006-02-09-avrupa-konseyi-parlamenter-meclisinin-calismalari-hakkinda

> Ayşe Gülsün Bilgehan (CHP), 9 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA KONSEYİ PARLAMENTER MECLİSİNİN ÇALIŞMALARI HAKKINDA); konuşma 805 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AYŞE GÜLSÜN BİLGEHAN (Ankara) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin 2006 kış oturumuyla ilgili çalışmaları hakkında sizlere bilgi vermek için söz aldım; hepinizi saygıyla selamlarım.

Bildiğiniz gibi, Avrupa Konseyi, Türkiye'nin, 1949'dan beri kurucu üye olarak içerisinde bulunduğu en önemli ve en geniş Avrupa kurumudur. Doğu bloğunun katılımıyla 1990'lı yıllardan sonra genişlemiş ve 46 üyenin yer aldığı, bünyesinde barındırdığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de etkisiyle, verdiği kararların hukukî ve siyasî ağırlığı olan bir meclistir. Bu kurumu, AB kurumları, yani, Avrupa Birliği kurumlarıyla karıştırmamak lazım; bazen karıştığını biliyorum. Avrupa Birliği müzakereleri konusunda, geçenlerde, Başmüzakereci Sayın Babacan buradan bilgi vermişti. Gerçi çok fazla bilgi de vermedi, açıkçası fazla aydınlanamadık; ama, o ayrı bir konu.

Avrupa Konseyinde ise, üç yıldır Türk Parlamenter Heyeti olarak önemli aşamalar kaydettik. 1996'dan beri bulunduğumuz denetim sürecinden çıktık. En önemli komisyon olan Siyasî Komite Başkanlığına, bir arkadaşımız, Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Ateş, çekişmeli ve ciddî bir seçimle başkan seçildi. Başka bir arkadaşımız, bir genç arkadaşımız, Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Göç, Mülteciler ve Nüfus Komisyonu başkanı oldu. Uşak Milletvekilimiz Osman Coşkunoğlu, Sakarya Milletvekili Erol Cebeci ve İstanbul Milletvekilimiz Ali Rıza Gülçiçek, değişik konularda raportörlük görevleri aldılar. Yine, bu dönem, Delegasyon Başkanımız Sayın Murat Mercan da, AKPM Başkanvekili olarak görev yapıyor.

Hemen her oturumda, Türkiye'yi ve bölgemizi ilgilendiren sorunlarla ilgili olarak, sesimizi ve görüşlerimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bir süredir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini temsil eden bir milletvekili Kıbrıs Heyeti içinde yer alıyor -ki, bu, başka hiçbir kurumda yok- yani, gelebildiğimiz son aşama, Avrupa Konseyinde bir Kıbrıslı Türkün yer alması.

Ermeni meselesi ve Kıbrıs'taki Türklerin uğradığı haksızlıkları ifade eden açıklamalar yayımladık ve Avrupalı meslektaşlarımızın bir kısmının desteğini aldık.

Ocak ayı gündeminde yine ilginç konular yer alıyordu. Öncelikle, Azerbaycan'a, son genel seçimlerde ülkede kaydedilen ihlallerden dolayı bir yaptırım uygulanması ve üyeliğinin askıya alınması, girişimlerimiz ve desteğimiz sayesinde son anda önlendi; ancak, Azerbaycan'ın, bu damgadan, mayıs ayında yapılacak olan ara seçimlerde kurtulması ve adil bir seçim yapması şart, bunu da belirtiyoruz.

Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde, gizli tutukevleriyle ilgili Marty Raporu ve totaliter komünist rejimlerin suçlarının uluslararası alanda kınanması ihtiyacı üzerine yazılan raporlar da çok ilgi çekti; belki basından izlemişsinizdir.

Bu dönemde, benim hazırladığım Avrupa'daki göçmen kadınların entegrasyonu konulu rapor da, tartışılarak kabul edildi.

Değerli arkadaşlarım, aslında, bugün, biraz, daha çok bu konuya değinmek istiyorum. Bu rapor, günümüzde Avrupa'da yaşayan yabancı kökenli insanların yüzde 45'ini kadınların oluşturduğunu belirtiyor ve kadınların Avrupa'daki ülkelerde karşı karşıya kaldığı sorunları sıralıyor ve bu sorunlara bir çözüm arayışında bulunuyor.

Yıllar öncesinde eşleriyle birlikte ülkelerinden göç eden ya da daha sonra, aile bütünleşmesi programlarıyla Avrupa'ya yerleşen veya son zamanlarda olduğu gibi, tek başlarına, iş bulmak için evlerinden ayrılan bu kadınlar, bütün çalışmalara rağmen, hâlâ önemli engellerle karşılaşmaktadırlar.

Avrupa'daki göçmen kadınlar -bunların arasında, tabiî, Türk kadınları da var- iki türlü ayrımcılıkla mücadele etmektedirler; hem cinslerinden hem de köklerinden dolayı, toplum içinde ikinci sınıf vatandaş davranışı görmektedirler; ama, ayrıca, içinde bulundukları ortamlarda da, yaşadıkları ülkelere uyumlarını zorlaştıran baskılara maruz kalmaktadırlar.

Kadınlar, yabancılar arasında sık görülen kimlik sorunlarının ilk kurbanları olmaktadır. Girdikleri yabancı kültürün içinde kaybolmak istemeyen göçmenler, çoğu kez, kendi ülkelerinde artık var olmayan eski geleneklere bağlanmakta ve çağın gereklerini gözardı etmektedirler. Çok kültür arasındaki çelişkilerden en çok kadınlar etkilenmektedir.

Kadınların, bulundukları ülkelere uyumlarını engelleyen etkenlerin başında dil sorunları gelmektedir. Ayrıca, yabancı kadınlar, bulundukları Avrupa ülkelerinde yasal sorunlarla da uğraşmaktadırlar. Bir kısmının hakları doğdukları ülkelere göre düzenlendiğinden, medenî yasaların verdiği miras, boşanma gibi çağdaş haklardan yararlanamamaktadırlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam ediniz.

AYŞE GÜLSÜN BİLGEHAN (Devamla) - Ancak, raporda, hemen şunu da belirttik: Göçmen kadınların iyi entegre olmalarının başlıca şartı, önce erkeklerin uyum sürecinden geçmeleridir. Alınacak bütün önlemlerden önce göçmen erkeklerin, eşitliğe, kadın haklarına inanmaları gerekir. Bu amaçla, her türlü eğitim ve sivil bilinçlendirme kampanyası açılmalı, konu üzerinde çalışan sivil toplum örgütleri desteklenmektedir.

Bu arada hemen belirteyim ki, Türk kadın göçmenlerinin bir ayrıcalığı var. Özellikle Almanya'da yaşayan kadınlardan... Almanya'da yaşayan kadın-erkek işçilerimizin 64 000'inin işveren olduğunu, girişimci olduğunu biliyoruz. Bunların yüzde 24'ü kadındır. Yani, bu, Avrupa'daki Türk kadınların diğer göçmenlere göre çok daha iyi uyum sağladıklarını göstermektedir. Bunu da yine raporda ve daha önceki komisyon çalışmalarında belirtmiştim.

Benim raporum komisyondan oybirliğiyle geçti. Genel kurulda da yine çok olumlu tepkiler aldı ve oybirliğine yakın bir oranla kabul edildi. Yalnız, bir tek ret, devamlı birisi ret veriyordu. Onun da, daha sonra, bir Ermeni milletvekili olduğu anlaşıldı. Yani, o Ermeni milletvekili, sadece, raporu yazan bir Türk olduğu için rapora ret verdi; ama, bu da, tabiî, orada, Genel Kurulda bulunanların alaylarına ve gülümsemelerine yol açtı.

Bu sorunlarla, Türk göçmenlerimiz ve işçilerimizle ilgili sorunlarla bir başka arkadaşım, Sayın Ali Rıza Gülçiçek de bir rapor yazıyor; o da, Avrupa'daki Türk işçilerin sorunları. O rapor da, yakında, sanıyorum, Genel Kurula gelecek.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Biliyorum, dış konularla ilgili çok fazla sizi bilgilendiremiyoruz. Oysa, bu konuları biraz daha fazla tartışmamız, sizlere bilgi vermemiz gerekir. Ben, sadece, Avrupa Konseyinin bu dönemki çalışmalarını aktarmak istedim.

Çok teşekkür ediyorum dinlediğiniz için. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ayşe Gülsün Bilgehan (CHP, Ankara). “Avrupa konseyi parlamenter meclisinin çalışmaları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayse-gulsun-bilgehan-22-2006-02-09-avrupa-konseyi-parlamenter-meclisinin-calismalari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
