# Dünya çocuk hakları günü hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ayşe Jale Ağırbaş (DSP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 20 Kasım 2008
- **Gündem:** DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ayse-jale-agirbas-23-2008-11-20-dunya-cocuk-haklari-gunu-hk

> Ayşe Jale Ağırbaş (DSP), 20 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ HK.); konuşma 600 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AYŞE JALE AĞIRBAŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla gündem dışı söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlamadan önce sizleri Demokratik Sol Parti ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle İstanbul Milletvekilimiz Sayın Gündüz Suphi Aktan’a ve dün yitirdiğimiz 4 şehidimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

Türkiye'nin belirlediği temel hedeflere ulaşılabilmesi, çocuklarımızın daha sağlıklı ortamlarda yetiştirilmesi ve fiziksel, ruhsal, sosyal gereksinimlerinin çağdaş ölçütlerde karşılanmasıyla olanaklıdır.

Dünya ülkelerinin ortak sorunlarından biri çocukların istismar edilmesidir. Çocukların istismarının önlenmesi amacıyla uluslararası anlaşmalar imzalanmakta, ülkeler iş birlikleri yapmaktadırlar. Bu iş birliklerine ve alınan önlemlere karşın çocukların tam anlamıyla korunduğunu iddia edemeyiz.

Ülkemizde çocukların korunması ve çalıştırılmasının önlenmesi için yasal düzenlemeler yapılmasına rağmen yoğun nüfus artışı, göç ve işsizliğin neden olduğu sorunlar nedeniyle trafik lambalarında araba camı silerek, kâğıt mendil satarak, çalıştırılan, istismar edilen çocuklarımızın sayısı giderek artmaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre ülkemizde altı-on yedi yaş grubunda farklı alan ve iş kollarında ekonomik faaliyetlerde bulunan çocuklarımızın sayısı 1 milyon 635 bindir. Ev hizmetlerinde çalıştırılan çocukların sayısı ise 4 milyon 785 bindir. Çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinden olan, Türkiye’de gitgide sayıları artan, sokakta yaşayan ve sokakta çalışan çocukların sayısı ise tam olarak bilinmemektedir.

Uygulanmakta olan sosyoekonomik politikalar sonucunda her gün daha fazla çocuk öğrenimlerini terk ederek çalışma yaşamına katılmaktadır. Çocukların sokakta çalışmaları bir süre sonra sokaklarda yaşamalarına neden olmaktadır. Sokakta çalışma ve sokakta yaşama, çocukların eğitimden uzaklaşmaları, ağır ve tehlikeli koşullarda çalışmaları, sevgiden ve ilgiden yoksun bırakılmaları, kötü alışkanlıklar kazanmaları, her türlü ihmal ve istismarın kurbanları olmaları anlamına gelmektedir. Bu durum ülkemizin geleceğini tehdit etmektedir. Hükûmet, bir an önce ilgili kurum, kuruluşlar ve üniversitelerle iş birliği içerisinde orta ve uzun vadeli stratejiler belirlemeli, bu doğrultuda çalışmalar yapmalıdır.

Değerli milletvekilleri, kamuoyunun gündeminde çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları bulunmaktadır. Çocuklarımızın tecavüze uğrayarak öldürülmesi, cinsel meta olarak kullanılması, kamuoyunda infial yaratan ve toplumumuz için tehlike sinyalleri veren olaylardır. Vicdanımızı sızlatan bu tür olaylar acilen gerekli tedbirlerin alınması gerekliliğinin açık bir göstergesidir. Yaşanan olayları hastalıklı birkaç kişinin gerçekleştirdiği vakalar olarak görmek, olayları önemsememek en büyük yanlışımız olacaktır.

Diğer taraftan, bu fiilleri işleyenlere verilen cezaları azaltıcı düzenlemelerin fikir bazında dahi olsa gündeme gelmesi veya kime yapılırsa yapılsın cinsel istismar fiillerini işleyenlere mağdurlarla evlendirilmeleri suretiyle af yolunun açılması, bu şekilde olayların üzerinin örtülmeye çalışılması, toplumumuza ve yavrularımıza verilecek en büyük cezadır.

İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin hazırladığı son günlerde basında yer alan bazı raporların değerlendirilmesi gerekmektedir. Üzmez olayı göstermiştir ki bazı yetkililer hâlâ çocukların cinsel istismarı konusunda gerekli bilinç düzeyine sahip değillerdir. Toplumumuzun geleceğini tehdit eden bu son derece tehlikeli duruma “dur” dememiz gerekmektedir. Çocukların cinsel istismarının cezasını daha da artırıcı düzenlemeler büyük bir hız ve ivedilikle yapılmalıdır. Demokratik Toplum Partisi Sol Parti olarak biz her zaman gereken desteği vermeye hazırız. Meclisteki tüm partilerin böyle bir teklif gelmesi hâlinde bu teklife “hayır” demeyeceklerine inanıyorum. Aksi hâlde hiç kimsenin masum çocuklarımızın vebalini taşıyabileceğine de inanmıyorum. Çocuklarımıza sahip çıkmak toplumsal bir sorumluluktur. Bu konuda herkese büyük görev düştüğü unutulmamalıdır. Hükûmeti, Meclisi, sivil toplum örgütlerini, yerel yönetimleri, üzerine sorumluluk düşen herkesi göreve davet ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Ağırbaş, devam edin.

AYŞE JALE AĞIRBAŞ (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

İzninizle bir iki konuya daha değinmek istiyorum.

Kaynağı bilinmeyen bazı odaklar tarafından yapılan haince planlar, bu güzel yurdumuzu Kudüs’e, bir zamanların Bosna’sına benzetmek isteyenler var. Türk halkına güveniyor ve inanıyorum. Türk halkı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh.” prensibine ters düşen anlayışla Avrupa Parlamentosunda gerçek dışı söylemde bulunanların ve karanlık odakların heveslerini kursaklarında bırakacaktır.

Son sözlerim de Kıbrıs’ın ulusal davamız olduğunu unutanlara: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 25’inci yılını kutladığımızı hatırlatmak istiyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ayşe Jale Ağırbaş (DSP, İstanbul). “Dünya çocuk hakları günü hk”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 20 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayse-jale-agirbas-23-2008-11-20-dunya-cocuk-haklari-gunu-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
