# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ayşe Türkmenoğlu (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim
- **Tarih:** 26 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ayse-turkmenoglu-23-2010-04-26-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Ayşe Türkmenoğlu (AK Parti), 26 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 1.043 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA AYŞE TÜRKMENOĞLU (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin Anayasa’nın 156’ncı maddesinde değişiklik yapan çerçeve 21’inci maddesi hakkında Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetiniz ve ekranları başında bizleri izlemekte olan milletimizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce Giresun’da şehit olan şehidimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı; yine, Barolar Birliği Başkanımız Özdemir Özok’a Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada ülkemizin, çocuklarımızın geleceği adına çok büyük ve tarihî bir adım atıyoruz. Yürürlüğe girdiği günden bugüne kadar tartışma konusu olan, herkesin tartıştığı, eleştirdiği ve muhalefet partileri de dâhil değiştirilmesi konusunda uzlaşılan 1982 Anayasası’nın bazı maddelerinin değiştirilmesini görüşüyoruz.

Evet, 1982 Anayasası’nın değiştirilmesi konusunda hepimiz hemfikiriz. Hemfikiriz ama hadi değiştirelim deyince bazıları çıkıyor, Anayasa değişikliğinin bir sonraki Meclise bırakılmasını talep ediyor, bazıları öne çıkıyor “Kapağını dahi açıp okumam.” diyor, sonra “Üç madde dışında tamam, onları halka götürelim.” deniliyor, daha sonrasında da bu üç madde on dört maddeyi kapsayan bir değişikliğe dönüşüyor, sonra “Olmaz, halka değil, hepsini mahkemeye götürelim.” deniyor, önce olur dediği maddelerin oylamasına girmiyor, temsil ettiği kesimi yok sayarak oylamalardan kaçıyor ve hatta bugün yine muhalefet partisi grup başkan vekillerinden birisi “Sizinle birlikte oy kullanıp Anayasa’ya aykırı eylemler yapmayacağız.” diyor. Millet iradesinin tecelli ettiği Mecliste, milletvekillerinin oy kullanması Anayasa’ya aykırılık mıdır, bunları vicdanlarınıza soruyorum, halkımızın vicdanlarına soruyorum.

Yine, “Bu kadar neden acele ediliyor? Yirmi sekiz yıldır bu Anayasa’yla Türkiye yönetildi.” Bir yirmi sekiz yıl daha mı bekleyelim yani bu mu isteniyor? Ben bunu gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum.

Meclis çalışmalarının ne kadar maliyette olduğunu hepimiz biliyoruz. Değişik önergelerle uzatmaya çabalayarak ve görüşmeleri kilitleyerek bir yere varılmayacağını hepimiz biliyoruz. Bu, sadece ülke ekonomisine maalesef olumsuz yönde etki ediyor. Bunu da halkımızın bilgilerine sunuyorum.

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) – Ekonomi zarar görmesin, Meclisi kapatalım!

AYŞE TÜRKMENOĞLU (Devamla) – Yine Anayasa Komisyonu görüşmelerinde, bizlere, yine muhalefet partilerinin grup başkan vekillerinden birisi Menderes’i örnek gösterdi, 1960 yılındaki olayları örnek gösterdi ve “Sonunuz Menderes gibi olacak.” dendi. Şu anda, elli yıl sonra o tarihlere baktığımızda Menderes’e yapılan haksızlıkları çok net görüyoruz. Hâlâ bunları görememiş olanları da yine halkın vicdanlarına havale ediyorum. Elli yıl sonra da biz hâlâ o aşamadaysak, o zihniyetteysek bu arkadaşlarla bence herhangi bir tüzük bile yapamayız diye düşünüyorum.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; 19 Nisan 2010 tarihinde görüşmelerine başladığımız Anayasa Değişikliği Kanun Teklifi’nde bugüne kadar 20 maddeyi oyladık. “Kadınlara, çocuklara, yaşlılara ve özürlülere pozitif ayrımcılık tanınsın.” dedik. Buna mı karşısınız? O hâlde neden oylamaya girmediniz, karşı değilseniz? “Memurlar ve diğer kamu görevlileri de toplu sözleşme hakkına sahip olsun.” dedik, “Siyasi partilerin kapatılması yeni bir hukuki rejime bağlansın, siyasal örgütlenme özgürlüğü güçlendirilsin.” dedik, “Asker olmayan kişiler askerî mahkemelerde yargılanmasın.” dedik, “Bireylere idarenin işleyişiyle ilgili olarak kamu denetçisine başvuru hakkı getirilsin; YAŞ kararlarına, HSYK kararlarına, uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu açılsın.” dedik. Bunlara mı karşısınız? Karşı değilseniz neden oylamaya girmiyorsunuz ya da ret oyu kullanıyorsunuz?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, artık uygar dünya ile bütünleşmiş, her türlü siyasi ve ideolojik etkiden arındırılmış, hızlı ve etkin bir yargı sistemi kurulması için acil bir yargı reformunun yapılması zorunluluğu yüksek yargı organlarınca da belirtilmektedir ve dile getirilmektedir. Özellikle son dönemlerde görülen bazı önemli davalarda birbirleriyle çelişen ve toplum vicdanını ikna edecek hiçbir gerekçeye dayanmayan günaşırı farklı kararların ortaya çıkması yargıya olan güveni temelden sarsmaktadır. Bunları ben söylemiyorum. Bunları yüksek yargıçlar söylüyor. Geçtiğimiz günlerde bunlar söylendi. Bugün geldiğimiz teklifin 21’inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Askerî Yargıtay” kenar başlıklı 156’ncı maddesinde yapılan değişiklikle, Askerî Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği belirtilmiş ve “askerlik hizmetinin gerekleri” kavramı maddeden çıkartılmıştır. Yargı fonksiyonunu temsil eden hâkim ve savcıların tam olarak bağımsız ve teminatlı hâle getirilmesi demokrasinin vazgeçilmez bir şartıdır.

Anayasa’nın 9, 138 ve 145’inci maddelerinde öngörülen “yargı bağımsızlığı” ilkesinin askerî yargı için de geçerli olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır. Askerî hâkimlere bağlı oldukları komutanlar veya askerî kurum amirleri ile kıdemli hâkimler tarafından subay sicili verilmesi işlemleri “hâkim bağımsızlığı” ilkesiyle doğrudan ilgilidir. Askerî hâkimlere verilmekte olan subay sicili ile mesleki sicil belgesi, bu kişilerin mesleki yükselmelerinde temel alınmakta olup, meslekte yükselmeleri bakımından önemli bir yere sahiptir. Genel olarak hâkim bağımsızlığı kavramı ile aynı anlamda kullanılan yargı bağımsızlığı “Hâkimlerin kararlarını verirken özgür olmaları, hiçbir baskı ve etki altında bulunmamaları, baskı yapılması kadar baskı yapılabilme ihtimalinin de bulunmaması, hâkimin kimseden emir almaması, hukuka ve vicdanına göre karar vermesi” biçiminde tanımlanmaktadır. Hâkimlerin ve mahkemelerin bağımsızlık ve tarafsızlıklarının kuşkuya yer vermeyecek biçimde sağlanması anayasal kuralların gereğidir.

Anayasa’nın 145’inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, askerî hâkimlerin özlük işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerî hizmetin gereklerine uygun olarak düzenlenmesi zorunluluğu açıktır. Bununla birlikte, askerî mahkemelerin askerî bir düzen içerisinde yer almaları ve görev alanlarının askerî konulara özgülenmesi olgusu, hâkim bağımsızlığı ilkesinin göz ardı edilmesinin nedeni olamaz. Askerlik hizmetinin gerekleri, mahkemelerin bağımsızlığına ve bağımsızlığın güvencesi ve dayanağı olan hâkimlik teminatına dokunmadığı sürece geçerli olabilir. Başka bir deyimle, askerî mahkemelerin anayasal yapısı karşısında, askerlik hizmetlerinin gerekleri nedenine dayanılarak, askerî mahkemelerde görev yapan hâkimlerin bağımsızlığının ve teminatının zedelenmesine yol açılması savunulamaz.

Askerî hizmetin gerekleri hâkimlerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatını koruyacak güvenlik alanının sınırına dayandığı anda askerlik hizmetlerinin gereklerinin işletilmemesi gerekir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Askeri Hakimler Kanunu gereğince askerî hâkim ve yardımcıları tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurulması durumunda Askerî Yargıtay daireleri ve Daireler Kurulunca dosyaların incelenmesi sonucunda mesleki sicil notu verilmektedir. Bu yolla askerî hâkimlerin mesleki yeterlilikleri denetlenmekteyken, ayrıca sıralı idari sicil üstleri ve kıdemli askerî hâkimler tarafından askerî hâkimlere idari sicil düzenlemesi, askerî mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda güvensizlik ve şüphe uyandırabilir. Yargılama aşamasında böyle bir güvensizliğin ve şüphenin ortaya çıkma olasılığı, subay sicili uygulamasını mahkemelerin bağımsızlığı ilkesine ve hâkimlik teminatına aykırı kılmaktadır. Bu nedenle, nezdinde askerî mahkeme kurulan komutan veya askerî kurum amirleri ile kıdemli askerî hâkimlerin askerî hâkimlere subay sicili belgesi vermesi askerî mahkemelerin bağımsızlığına ve hâkimlik teminatına aykırılık oluşturmaktadır.

Anayasa’nın 9, 138, 139 ve 145’inci maddeleri dikkate alındığında az önce değindiğimiz hususlar, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı unsurlarını içeren yargı bağımsızlığı hususu hiç şüphesiz askerî mahkemeler için de elzem ve zaruridir.

Sözlerimi burada tamamlarken, ülkemizin demokrasisine, özgürlüklerine, birey hukukuna ve hukuk devleti kavramına gerçekten çok tarihî, eşsiz ve gelecekte önemi daha da iyi anlaşılacak katkılar sağlayacak bu Anayasa değişikliğinin şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinizi ve halkımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ayşe Türkmenoğlu (AK Parti, Konya). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayse-turkmenoglu-23-2010-04-26-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
