# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ayyüce Türkeş Taş (İYİ Parti, Adana)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 4 Kasım 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91298
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ayyuce-turkes-tas-2026-11-04-ham-tutanak-1

> Ayyüce Türkeş Taş (İYİ Parti), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.063 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan, kıymetli milletvekilleri, değerli bürokratlar ve basın mensupları; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesinin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Ben, Ticaret Bakanlığının bütçesini sadece alt alta koyulan rakamlar olarak görmenin doğru olmadığını düşünüyorum çünkü ticaret artık yalnızca mal alıp satmak değil aynı zamanda ekonomik güvenlik, teknolojik bağımsızlık, millî egemenliğin de önemli unsurlarından biri. Ekonomik güvenlik ve teknolojik bağımsızlık deyince ben de sözlerime öncelikle Çin'le başlamak istiyorum: Çin, bildiğiniz üzere, dünyada bu konuda hem öncü giden hem de hızla büyüyen bir ülke. Çin'le olan ekonomik ilişkilerimize baktığımızda, 2025 yılında Çin'den yaklaşık 49,6 milyar dolarlık ithalat yaptığımızı ve buna karşılık ihracatımızın yalnızca 3,3 milyar dolar seviyesinde kaldığını görüyoruz yani bir yılda 46 milyar doları aşan bir dış ticaret açığı verdik. Bu çok büyük bir rakam bizce Sayın Bakan ve bunu kapatmanın, diğer dış ticaret açıklarıyla kıyaslandığında da çok zor olduğunu görüyoruz ya da bununla ilgili nasıl bir strateji yapıyorsunuz, ne planlanma yapıyorsunuz, o konuda sizden bilgi almak da isteriz. Çin'in devlet destekli üretim modelinin elektrikli araçlardan güneş panellerine, tekstilden çeliğe kadar birçok sektörde küresel rekabeti etkilediğini biliyoruz ama bizim sanayicimiz maalesef, yüksek finansman ve enerji maliyetleriyle mücadele ederken Çinli üreticilerin devlet destekli fiyatlarıyla nasıl rekabet edecek, işin açıkçası merak ediyoruz, Türkiye, Çin'in üretim fazlasını sattığı bir pazar hâline mi geliyor diye sormadan edemiyoruz.

Bakanlığınızın haksız rekabet ve damping risklerine karşı bir stratejisi var mı ya da var olan stratejinizin ne? Bununla ilgili de bilgi almak isteriz.

Çinli otomobil markalarının Türkiye pazarındaki varlığının arttığını görüyoruz. Türkiye ne kadar yerli üretim ve teknoloji transferi kazanımı elde etti? Bunu da merak ediyoruz.

Çin'le ticareti konuşurken ben de Doğu Türkistan'daki Uygur Türklerini görmezden gelmememiz gerektiğini burada vurgulamak istiyorum. Amerika Birleşik Devletleri -bildiğiniz üzere- zorla çalıştırma riskine karşı 2022 yılından beri Doğu Türkistan bağlantılı ürünlere özel ithalat kısıtlamalı uyguluyor. Peki, Türkiye ne yapıyor diye baktığımızda, bununla ilgili bir gelişme, bir adım ya da bir planlamayı göremiyoruz. Tamam, Çin'le ilişkilerimiz önemli ama Doğu Türkistan bizim için sadece ticaret yapılacak, mal alıp verilecek bir bölge değil orası bizim aynı zamanda millî meselemiz de. O yüzden, ithal ettiğimiz ürünlerin üretim koşulları denetleniyor mu? Ben bunu merak ediyorum. Türkiye, Uygur Türklerinin zorla çalıştırılması riskini taşıyan ürünlerin denetimsiz pazıları hâline kesinlikle gelmemelidir diyorum. Burada da en azından bu tarz hassasiyetlerle adım atmamız gerektiğini vurgulamak istiyorum.

Bir yandan da dünya yapay zekâ ve yarı iletken teknolojilerinde büyük bir dönüşüm yaşıyor, bunu hepimiz biliyoruz. Sayın Erhan Usta da bahsetti, bu Tayvan merkezli şirketler küresel çip üretiminde belirleyici bir konumda ve bakıyoruz, son zamanlarda Çekya, Polonya ve Litvanya gibi ülkeler Tayvan'la ciddi teknoloji işbirlikleri geliştiriyor. Tayvan ile Türkiye'nin durumunu da biliyoruz ama Türkiye bu teknoloji ve sermaye hareketinden neden yeterince pay alamıyor? Biz bunu gerçekten merak ediyoruz çünkü Sanayi Devrimi'nden sonra bu teknolojik devrim dünyayı çok farklı bir yere götürüyor, hem de çok hızlı götürüyor. Bu konuda ivedilikle pozisyon alınması gerektiğini söylüyoruz.

Gümrük Birliği avantajımızı, yüksek teknolojiyi yatırımlara dönüştürmek istediğimizi, dönüştürdüğümüzü, paylarının arttığını siz de söylüyorsunuz, Sanayi Bakanı da söylüyor ama bununla yeteri kadar tatmin olmuyoruz, rakamlara yansıdığını da görmüyoruz, bununla ilgili nasıl bir stratejiniz var, onu da merak ediyoruz. Şimdi, bunların yanında Türkiye'nin önünde önemli bir fırsat var, biliyorsunuz, siz de oradaydınız, 30 Ekim'de Ankara'da bir 13'üncü Türk Devletler Teşkilatı Zirvesi gerçekleşti ve burada 163 maddelik bir Ankara Bildirisi kabul edildi. Burada da sizin Bakanlığınızı da ilgilendiren ticaretin kolaylaştırılması, gümrük işlemlerinin hızlandırılması, dijital, ticaret ve orta koridorun güçlendirilmesi hedefleri yer aldı. Hem de Türkiye bu dönem, bu birliğin başkanlığını yapıyor yani bu aslında bizim için bir avantaj ama ben bütçenizde bunun karşılığı nedir, göremedim ya da sunumunuzda burada değildim ama sonradan tutanaklardan takip ettim, bununla ilgili bir açıklama bulamadım, bununla ilgili nedir, öyle bir planınız, hedefiniz, hesaplamalarınız, stratejiniz var mı, merak ediyorum. Türk devletleri arasında ortak elektronik gümrük uygulamalarına ne zaman geçilecek mesela? Tarım ve gıda ürünlerinin sınır geçişlerini hızlandıracak sistemler ne zaman hayata geçirilecek? Orta koridorun lojistik maliyetlerini azaltmak için hangi hedefler belirlendi? Türk Yatırım Fonu aracılığıyla ortak üretim ve ihracat projelerinin geliştirilmesi için hangi çalışmalar yürütülüyor gibi birkaç başlıkta da bilgi verseniz memnun olurum. Türk dünyasındaki ekonomik bütünleşme yalnızca tabii ki bu zirvedeki bildirilerle gerçekleşmeyecek, bunu biliyoruz. Gümrüklerde bekleyen tırların geçişi hızlandığında, ticaret maliyetlerini de düşünmeyi becerdiğimizde ve üreticilerimize yeni pazarlar açtığımızda oralarda biz bu maddeleri gerçekleştirmiş olacağız. İnşallah, en yakın zamanda da bunu görürüz. Türkiye'nin dönem başkanlığında artık bildirilerden somut bir ticari kazanıma geçirilmesi gerektiğini önemsiyoruz, o yüzden burada ilk kez daha bunu vurgulamak istedim.

Buradan da seçim bölgem Adana'ya biraz geçmek istiyorum. Biliyorsunuz, Adana da bir tarım şehri ama aynı zamanda sanayi şehri; tekstilin, kimyanın, gıdanın, makinenin ve enerji yatırımlarının önemli merkezlerinden de biri ancak sanayicimiz yüksek maliyetlerle mücadele ediyor, ihracatımız dış pazarlarda fiyat tutturmakta zorlanıyor. Bütçenizde orta, yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerin imalat sanayi ihracatındaki payının 2027 yılında yüzde 49,95'e çıkarılmasının hedeflendiğini gördüm. Peki, Adana'daki firmalarımız acaba bu dönüşümün neresinde, onunla ilgili sızan bilgi alabilir miyiz? Son üç yılda Adana'daki ihracatçılarımıza ne kadar destek sağlandı? KOBİ'lerimiz ihracat teşviklerinden yeterince yararlanabiliyor mu? Bu konulardaki düşüncelerinizi de merak ediyorum.

Adana'nın narenciye üreticisinin de burada sesini duyurmak sorumluluğunu hissediyorum kendimde. Çiftçimiz artan işçilik, ambalaj, nakliye ve soğuk zincir maliyetleriyle ciddi şekilde mücadele ediyor. Bazen ürününü maliyetini karşılayacak fiyata bile satamıyor. Diğer tarafta, vatandaşımız aynı ürünü markette yüksek fiyatla satın alıyor. Üretici kazanamıyor, tüketici ucuza alamıyor. Peki, aradaki fark nereye gidiyor? Bence gerçekten Bakanlığınızın üzerinde durulması gereken önemli bir soru. 5957 sayılı Kanun kapsamında sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi Bakanlığınızın sorumluluğunda, Hal Kayıt Sistemi de bu ticaretin izlenmesi için oluşturulmuş. Adana'da üreticiden çıkan bir kilogram limonun veya portakalın tüketiciye ulaşıncaya kadar kaç el değiştirdiğini biliyor muyuz? Hangi aşamada, ne kadar fiyat artışı yaşandığını ölçebiliyor muyuz? Adana'daki toptancı hallerinin modernizasyonu ve soğuk zincir altyapısının geliştirilmesi için somut bir programınız var mı? Yine, bu narenciyeden bahsedince Sayın Bakan, özellikle ihracat yapanlar... Yani, mesela, limon toplanmaya başlandığı zaman soruyorlar: "Neden Hükûmet limon ithalatına aynı dönemde izin veriyor? İşte, fiyat X liradan Y liraya hızlı bir şekilde düşüyor bu sebepten dolayı, niye bu zamanlama böyle ayarlanmıyor ya da neden böyle ayarlanıyor bizim aleyhimize gelişecek şekilde?" diye, gerçekten Adanalı narenciyeci sizden bunun sebebini duymak istiyor ve bu konuda hassas davranmanızı talep ediyor. Esnafımızın da finansmana erişimde zorlandığını unutmamalıyız diyorum. O konuda da kadın kooperatifleri başta olmak üzere Adanalı esnafın bu kooperatiflerle ilgili daha fazla destek vermeniz gerektiğini yani daha üzerinde durulması taleplerini size bu görüşmelerde iletmeyi kendi sorumluluğum adına söylemek istiyorum.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum, sağ olun.

---

**Kaynak gösterme:** Ayyüce Türkeş Taş (İYİ Parti, Adana). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayyuce-turkes-tas-2026-11-04-ham-tutanak-1 (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91298

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
