# Diyarbakırdaki uçak kazası hk

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Aziz Akgül (AK Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim
- **Tarih:** 14 Ocak 2003
- **Gündem:** DİYARBAKIRDAKİ UÇAK KAZASI HK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/aziz-akgul-22-2003-01-14-diyarbakirdaki-ucak-kazasi-hk

> Aziz Akgül (AK Parti), 14 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DİYARBAKIRDAKİ UÇAK KAZASI HK); konuşma 887 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AZİZ AKGÜL (Diyarbakır) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkanımızın ifade ettikleri gibi, 8 Ocak ve 9 Ocakta, birisi Diyarbakır'da, diğeri de Malatya'da olmak üzere, iki önemli uçak kazası meydana gelmiştir. Bu uçak kazalarında hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerine de sabır diliyorum.

Uçak kazaları haber alınır alınmaz, Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde, Sayın Ulaştırma Bakanımızın başkanlığında, Müsteşar Yardımcısı, Sivil Havacılık Genel Müdürü, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdüründen oluşan bir acil kriz yönetim merkezi oluşturulmuştur. 8 Ocak, yani, Diyarbakır'da meydana gelen uçak kazasının olduğu günün akşamında, saat 11 civarında, Başbakan Yardımcısı Sayın Abdüllatif Şener, Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım Bey ve Diyarbakır Milletvekili Sayın Osman Aslan'dan oluşan bir heyet, süratle, kaza mahalline intikal etmiştir. 9 Ocak günü ise, Sayın Başbakanımız, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı vekilimiz, Bayındırlık Bakanımız ve diğer bölge ve Diyarbakır milletvekilleri bölgeye intikal etmiş ve orada, vatandaşlarımıza hizmet etmek ve onlara yardımcı olmak için ellerinden gelen gayreti göstermişlerdir.

Bu vesileyle, başta Bölge Valisi, Diyarbakır Valisi, 2 nci Taktik Hava Kuvvet Komutanı ve diğer kamu görevlilerine -bunların hemen başında bahsetmek istediğim kişilerden bir tanesi de emniyet müdürümüz; Diyarbakır'da, bu elim uçak kazası sırasında, oraya gelen ailelerin misafir edilmesiyle ilgili olarak, Polis Evini bütün imkânlarıyla bu vatandaşlarımıza seferber etmiştir- huzurlarınızda sayın emniyet müdürümüze, büyük bir olumlu kişilik sergileyen başsavcımıza, Diyarbakır'daki bütün hastanelerin başhekimleri ile personeline ve Diyarbakır'da meydana gelen bu kaza sırasında her türlü desteği ve yardımı esirgemeyen bütün sivil ve askerî personele huzurlarınızda teşekkür ediyorum efendim. Ayrıca, büyük bir misafirperverlik örneği gösteren ve bu elim kaza sırasında gerçekten duygulu ve büyük destek potansiyelini oluşturan Diyarbakır halkının da bu desteğe katılarak oradaki acılı ailelere destek vermesinden dolayı, onlara da, bütün Diyarbakır ve bölge ahalisine, huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, bir kaza meydana gelmiştir. İnşallah, bundan sonra, tekrar böyle bir acı tecrübeye maruz kalmayız; bizim bütün temennimiz budur. Ancak, bu meydana gelen kazalardan da dersler çıkarıp, tedbirler geliştirmemiz lazım; ama önce bu kazanın muhtemel sebeplerini arz etmek istiyorum.

Bunlardan birincisi, uçağın yaklaşma güzergâhının altında bulunan ve pist seviyesinin altındaki Zaho Deresinin hemen bitimindeki araziye istemdışı vurması sonucu kaza meydana gelmiştir.

İkincisi, uçağın, alçalma planındaki minimum alçalma irtifaının altında uçtuğu anlaşılmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın lütfen.

AZİZ AKGÜL (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Üçüncü faktör olarak, havaalanı içindeki genel meteorolojik şartların uçuş operasyonu için uygun olarak rapor edilmesine rağmen, alçalma güzergâhının son kısmında ve kazanın olduğu Zaho bölgesinde, lokal yoğun sis yaşanmış olup, bu sis değişkenlik arz etmiştir.

8 Ocak 2003 tarihinde, saat 19.50'deki meteorolojik raporlara göre, havaalanındaki genel görüş mesafesi 3 500 metredir. 9 Ocakta, aynı havaalanına, Türk Hava Yollarının 3 ve Ata Uçağı olmak üzere 4 uçak, görüş mesafesi 1 500 metredeyken iniş yapabilmiştir.

Kazadan hemen sonra kamuoyunda yoğun olarak tartışılan ILS cihazı gibi eksiklikler, şüphesiz, önemlidir; ancak, sorun, yalnızca bir teçhizat eksikliğine bağlanmamalıdır.

Sizlere de sunduğumuz bu kılçık diyagramında görüleceği gibi, esas itibariyle, bu kazanın oluşmasına etki eden ana sebepler, insan faktörü, ekipman, çevre, yöntem ve malzeme olarak belirlenebilir.

Şimdi, bunlarla ilgili detaylı analizler yapılmaktadır. Dolayısıyla, bu ana faktörler ve alt faktörler dikkate alınarak, hangi unsurlar bu kazanın oluşmasına sebebiyet vermiştir sonucuna ulaşılabilmesi için, bütün değerlendirmeler yapılmıştır ve sivil havacılık tarihimizde ilk defa çok ciddî bir değerlendirme yapılarak, dün, Sayın Ulaştırma Bakanımızın önderliğinde, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün hazırladığı sunumla hazırladığı sunumla bir önrapor kamuoyuna açıklanmıştır. Bundan sonra da, bu bilgilendirme çalışmalarına devam edeceğiz.

Şu anda, sivil havacılıkta yaşanan sorunların, toplam olarak sisteme ve ülke ekonomisine olan yansımalarını şu şekilde ifade etmek mümkündür:

Can ve mal güvenliği ve uçuş emniyetinin güvence altına alınmamış olması, plansız olarak yapılan yatırımlar sonucu çok büyük kaynak israfı, batan şirketler ve geri alınmayan kredilerle beraber millî servet kayıpları, AERO kontrol, Devlet Hava Meydanları İşletmesi ve çalışanların alacaklarının tahsil edilememesi sonucu uluslararası sorunların oluşturduğu prestij kaybı, sivil havacılık tarafından turizmin yeterince desteklenememesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kayıplar, hava taşımacılığımızın büyük ölçüde yabancıların kontrolüne girmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kayıplar, ülkemizin ve sektörümüzün itibar kaybı olmuştur.

Bu sorunların millî ekonomiye yansımalarını daha iyi irdeleyerek, çözüm bulmak için, olumsuzlukları oluşturan ana sebeplerin mutlaka ortaya çıkarılması ve millî hava gücü politikası belirlenmesi gerekmektedir.

Alınması gereken ana tedbirler şu şekilde oluşturulabilir:

Havayolu taşımacılığının, riskleriyle beraber getirilerini tanımlayacak ve sektöre yol gösterecek temel devlet politikası oluşturulmalıdır.

Bağımsız olarak yetkilendirme, gözetim ve denetim yapabilecek kabiliyette bir sivil havacılık otoritesi acilen oluşturulmalıdır.

Altyapıya, insan kaynakları dahil olmak üzere, yeterli yatırımlar yapılmalıdır.

Kamu ve özel sektörün yönetim sistemleri, rekabetçi piyasalarda daha etkin olmak için, mevzuat da dahil olmak üzere, tüm engeller giderilmelidir.

Bu çerçeve içerisinde, müsaadenizle, ben, Diyarbakır Havameydanıyla ilgili de bazı hususları arz etmek istiyorum. Ulaştırma Bakanlığı ile Kuvvet Komutanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Diyarbakır Havaalanı serbest kullanıma açıktır. Biliyorsunuz, bu Diyarbakır Havaalanı, askerî bir havaalanıdır; ama, 1952'den beri sivil kullanımlı bir havaalanıdır.

Dün, Sayın Ulaştırma Bakanımızla yaptığımız değerlendirmeler sonucunda, Sayın Bakanımızın, Diyarbakır'da, askerî havaalanının yanında ayrıca bir sivil havaalanının oluşturulması ve bunun uluslararası taşımacılık ilkelerine uygun olarak yeniden tasarlanmasıyla ilgili, çalışmaların yapılmasıyla ilgili talimatları olmuştur ve o çalışmalar başlatılmıştır.

Bu çerçevede, bir bilgi de arz etmek istiyorum. Esas itibariyle, Diyarbakır'da oluşturulması düşünülen bu havaalanının maliyet tutarı da yaklaşık 80 000 000 dolardır. Buradan, bütün Diyarbakır halkına şunu da ifade etmek istiyorum: İşte, elbirliğiyle bu yeni imkânı, yeni potansiyeli de, inşallah, orada oluşturacağız. Böylece, askerî havaalanımızın yanında, uluslararası taşımacılık özelliklerine sahip bir yeni havaalanının da Diyarbakır'da oluşturulmasıyla ilgili, hükümet, kararlılığını göstermiştir.

---

**Kaynak gösterme:** Aziz Akgül (AK Parti, Diyarbakır). “Diyarbakırdaki uçak kazası hk”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/aziz-akgul-22-2003-01-14-diyarbakirdaki-ucak-kazasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
