# 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Baha Ünlü (CHP, Osmaniye)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2020
- **Gündem:** 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=93084
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/baha-unlu-27-2020-12-10-2021-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2019-yili-merkezi-y

> Baha Ünlü (CHP), 10 Aralık 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 447 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Enerji Bakanlığı bütçesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Arkadaşlar, konuşmama başlamadan önce bir konuya değinmek istiyorum. 3 Aralıkta, Kahramanmaraş’ta bir polis memurumuz şehit edilmişti; Osmaniye’nin Düziçi ilçesinden hemşehrim Barış Göl şehit edilmişti. Onun şehit edilişinin bugün yedinci günü. Yedinci günü münasebetiyle ona tekrar Allah’tan rahmet diliyorum, kederli ailesine tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum, sevenlerine sabır diliyorum.

Arkadaşlar, son on yılda meskenlere uygulanan elektrik tarifesi yüzde 179, sanayiye uygulanan tarife ise yüzde 379 artış göstermiştir.

Elektrik tarifeleri iki ana bileşenden oluşmaktadır. Birincisi, elektrik üretim maliyetine yansıyan perakende tarifesi; diğeri ise dağıtım ve iletim şebekelerinin işletme, bakım ve onarım yatırımlarının yansıtıldığı ve kayıp kaçakların da dâhil olduğu dağıtım tarifesidir. Rakamlara baktığımızda, meskenler için tarifenin perakende bölümü yüzde 152 artarken dağıtım tarifesi ise yüzde 251 oranında artmıştır. Üretim maliyetlerindeki yüzde 150 artış, doların yükselmesi, yenilenebilir kaynaklara dolar cinsinden verilen teşviklerin etkisi olarak izah edilebilir ancak dağıtım tarifesindeki yüzde 251 artış izaha muhtaçtır.

Bugün, bütün dağıtım bölgeleri özel sektör tarafından işletilmektedir. Özelleştirmenin başladığı 2008-2010 yıllarında dağıtım tarifesi kilovatsaat başına 5-6 kuruş iken bugün 21 kuruş olması ne enflasyonla ne de dövizdeki artıştan dolayı işletme bakım bedellerinin artmasıyla izah edilemez. (CHP sıralarından alkışlar)

Özelleştirme ihale şartlarına göre, özelleştirme için şirketlerin ödedikleri bedeller tarife unsuru değildir. Dağıtım tarifesindeki bu artış, dağıtım şirketlerinin hesapsız kitapsız teklif ettikleri, dolar bazındaki özelleştirme bedellerini ödeyemedikleri içindir.

Uluslararası kabul standartlarına göre, eğer enerjiye ödenen bedel hane halkı harcanabilir gelirinin yüzde 10’unu aşarsa o kişi için “Enerji yoksulluğu vardır.” denilir. Türkiye’de ayda sadece 200 kilovatsaat tüketse dahi, alt gelir gruplarında sadece elektrik bedeli harcanabilir gelirin yüzde 10’unu geçmektedir. Buna doğal gaz bedelleri de dâhil edildiğinde, toplumun çoğunluğunu oluşturan düşük ve orta gelirliler enerji yoksulu sayılabilir. Bu sebeple, pandemi nedeniyle işini, gelirini kaybeden kesimleri korumak için elektrik ve doğal gaz borçları yapılandırılmalı veya devlet tarafından ödenmelidir.

Bahsetmek istediğim diğer önemli bir konu ise elektrik üretimiyle ilgilidir. Kamunun elindeki üretim santrallerinin çok büyük bir bölümü özelleştirildi. Özelleştirilirken onlara herhangi bir alım garantisi verilmedi ve onlar da üretimlerini elektrik piyasasında rekabet koşullarında satmak üzere santralleri satın aldılar. Fakat bugün bu santrallere, zarar etmesinler, ayakta kalsınlar, hesapsız kitapsız teklif ettikleri özelleştirme bedellerine ilişkin kredi borçlarını ödeyebilsinler diye kapasite bedeli ödenmektedir. Hatta, linyit santrallerine alım garantisi verilmekte ve üretimlerinin bir bölümü devlet tarafından alınmaktadır. Değerli milletvekili arkadaşlarım, böyle olacaksa neden özelleştirildi buralar? (CHP sıralarından alkışlar) Özellikle linyit santrallerinin emisyonlarını sınırların altına çekmek ve çevresel etkilerini en aza indirmek üzere yatırım yapmaları için verilen süre 2020 başında dolmuştu. Bir kısmı bu yatırımları yapmadıkları için kapatılmıştı fakat bugün bu santrallerin çoğu geçici işletme ruhsatıyla çalışmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Baha Ünlü (CHP, Osmaniye). “2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/baha-unlu-27-2020-12-10-2021-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2019-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=93084

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
