# Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi ve kredi kartları borçlarına ilişkin kayıtların dikkate alınmaması hakkında (s.s.320)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti, Rize)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim
- **Tarih:** 21 Ocak 2009
- **Gündem:** KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA (S.S.320)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ali-bayramoglu-23-2009-01-21-karsiliksiz-cek-ve-protestolu-senetler-ile-kredi-ve-kredi-kartlari-bor

> Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti), 21 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA (S.S.320)); konuşma 1.244 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 320 sıra sayılı kanunun tümü hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben bu kanunun kapsamına girmeden önce biraz daha farklı boyutuyla Türkiye’deki mevcut yatırım şekline, özellikle sanayi kısmının, esnaf kısmının, tüccar kısmının nasıl bir yapılanma yaşadığına az da olsa değinmekte fayda görüyorum.

Yıllarca Anadolu’nun bütün şehirlerini tek tek gezdim. Her gittiğim şehirde, kiminde 300, kiminde 500, kiminde bin tane sanayici, iş adamı ve esnafla bir arada oldum ve bu süreç içerisinde hem onların görüşlerini aldım hem de dünya genelindeki ekonomik gelişmeleri onlara aktarma fırsatı buldum.

Anadolu’yu gezdiğim bu süre içerisinde en çok dikkatimi çeken iki tane konu oldu. Bunlardan bir tanesi, başta iş hayatı olmak üzere, sanayi kesimi ve esnaf kesiminde projesizlik, ikincisi de fizibilite yetersizliği. Yani öyle zamanlar oldu ki şehirlere gittiğimde, ticaret odalarını, borsalarını ziyarete gittiğimde birçok oda başkanına ”Bu bölgenin en büyük ihtiyacı ve eksikliği nedir arkadaş? Sizin neye ihtiyacınız var?” dediğimde “Bizim paraya ihtiyacımız var. Para gelirse bu bölge rahatlıkla kalkınır.” dediler. “Peki” dedim, “Varsayın ki benim elimde bir çanta var, çantada da ihtiyacınız olan para kadar miktar var. Bu miktarı getirdim, masanızın üstüne nakit olarak koydum. Şimdi bu parayla ne yatırımı yapacağınız konusunu bana sıralayın. Yani birinci sırada, ikinci sırada, üçüncü sırada ne yatırımlar yapacaksınız?” “Ya merak etme, bir şeyler yaparız!” “Yahu anladım, bir şeyler yaparsınız da ne yaparsınız? Yani yer altı kaynağına mı, üstüne mi, tarıma mı, inşaata mı, sanayiye mi, nereye yönlenirsiniz?” “Hiç merak etme, illa bir şeyler yaparız.” Biraz daha zorladığımda espri babında da olsa yanımdaki arkadaşlar dediler ki: “Hiç merak etme, hiçbir şey yapamazsak oturur parayı yeriz.”

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Borçlarını öderler.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla) – Şimdi, bugünkü gelinen noktada Türkiye’de -bunun altını kalın kalemle çiziyorum- iki türlü enflasyon vardır. Bunun birincisi mali enflasyon, işte bugünkü rakamlarla yaklaşık yüzde 10’lar civarında olan; ikincisi de, esnafı da iş adamını da sanayiciyi de içerisine alan ticari enflasyon.

Yani bugün hepimizin sorumlu olduğu şehirler var. Bu şehirlere bir gidelim, bir bakalım. Orada olması gereken market sayısı kaç, kaç tane marketimiz var; olması gereken kahvehane kaç tane, kaç tane kahvehane var? Olması gereken kuaför, berber, manav veya kasap kaçar tane var? Dolayısıyla, Anadolu’daki oluşmuş olan bu mantığı, ilk önce biraz daha profesyonel bir sisteme oturtma zorunluluğumuz var. Yani benim köylü Mehmet efendim köyden şehre inmiş, bir bakkal açmış. “Benim Mehmet’ten neyim eksik?” deyip onun yanına gider bir bakkal da siz açarsanız, o Hüseyin’i görerek “Benim ondan neyim eksik, ben de bir tane bakkal dükkânı açarım.” derse o zaman ticari nosyonu yerli yerine oturtmamış oluruz. Bugün Türkiye genelinde esnafta en fazla sıkıntı çektiğimiz konuların başında bu husus gelmektedir.

Bakın, size çok yeni yaşadığımız güzel bir örneği vereceğim: Sanayi Bakanlığımızın tertip ettiği, birçok milletvekili arkadaşımızın da katıldığı Sapanca’da iki günlük çok güzel bir eğitim semineri yaptık. TESKOMB yetkilileri, TESK yetkilileri, bankalar, Bankalar Birliği yetkilileri, KOSGEB, bütün hepsi oradaydı. Temel hedef neydi? Esnafı nasıl düzene koyacağız ve nasıl kalkındıracağız? Bundan çok güzel veriler çıktı, beyin jimnastikleri yaptık, sonuç bildirilerini hazırladık. Ben ondan iki gün sonra memleketim olan Rize’ye gittim ve Rize’de bütün esnafa -programını zaten on beş gün evvel ilan etmiştim- dedik ki: “Getirin arkadaşlar, bütün bu çalışma programı çerçevesinde meselelerinizi masaya yatıracağız, bir plana, bir programa bağlayacağız.” Ben de arkadaşlara görev veriyorum -işte orada kooperatif yetkilileri var, diğer yetkililer var, birlikler var- diyorum ki “Salon yetmeyebilir arkadaşlar, gerekirse dışarıya da bir kamera, ekran koyun da arkadaşlar geldiğinde ‘Ya bize niye yer olmadı?’ demesinler.” Salon 500 kişilik. Bütün esnafa bildiri dağıtılmış olmasına rağmen salona toplam 150 kişi geldi ve o zaman şunu gördüm.

YILMAZ TANKUT (Adana) – Esnaf kalmamış Ali Bey.

HASAN ÇALIŞ (Karaman) – Size güvenmediler.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla) – Esnaf var fakat maalesef mantalitesi yanlış.

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Umudunu kesmiş.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla) – Biz hep, sürekli şekilde, balık vermeyi esnafa bir destek olarak görüyoruz, esas yanlışımız burada. Eğer planlanan, fizibiliteye, istikrara, projeye dayalı bir sistemi ve mekanizmayı kurmuş olsak bu esnafımız bu anlamda sıkıntı yaşamayacak.

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – Yapın Ali Bey.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla) – Bugün kredi isteyen esnafımız veya sanayicimiz, kredisini eğer borcunu yenileyebilme gayesiyle istiyor ise esas problem burada var demektir.

TACİDAR SEYHAN (Adana) – Onun da çözümünü, alternatifini sunarsınız,.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla) – Şimdi ben bunu siyasi olarak konuşmuyorum arkadaşlar -zaten genel anlamda beni tanıyanlar da siyasi olarak konuşmadığımı çok iyi bilir- bir gerçeği yansıtma olarak değerlendiriyorum. Dolayısıyla, şu anda bizim üzerinde durmamız gereken en önemli iş, esnafa verebileceğimiz bir numaralı kredi, bana göre, bilinçlendirme kredisidir. Bilinçlendirme.

TACİDAR SEYHAN (Adana) – Altı yıldır ne yapıyorsunuz?

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) – Kim engel oluyor?

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla) – Dolayısıyla, Bakanlığımızın bu konuda yaptığı çok güzel çalışmalar var. Biraz sonra Sayın Bakanım da muhtemelen açıklamalarını yapacaktır. Biz komisyon olarak da yaptığımız toplantılarda bunlarla fikir alışverişlerinde bulunduk. Bu fikirler de önümüzdeki günlerde mutlaka hayatiyete geçecek olan gündemler olarak değerlendirilecektir.

İkinci bir konu, esnafımıza anlatmamız gereken ikinci bir konu, bütçeleme tekniğini oluşturmasıdır. Bakın, bugün ülke nasıl bütçe yapıyorsa, en küçük birey pozisyonunda olan bir vatandaş, toplumun en küçük simgesi olan aile nasıl bütçeleme yapıyorsa esnaf da bu bütçelemeyi yapmak zorunda, eğer sıkıntı yaşamak istemiyorsa, piyasaya sıkıntı yaşatmak istemiyorsa. Bütçeleme tekniğini de bu insanlarımıza ciddi derecede öğretmemiz ve aşılamamız lazım.

Dolayısıyla, yine kendi şehrimden, biraz da Karadenizliliğin verdiği heyecanla, sektörümle ilgili bir örnekleme yapmak istiyorum. Özel sektör 1984 senesinde ilk çay yatırımını yapmaya başladı ve ihtiyacı olan kapasite miktarı günde 4 binle 4.500 tondu. Şu anda fiilî olarak ÇAYKUR’un kapasitesi günlük 6.500 tondur, özel sektörün yaptığı toplam yatırım günlük kapasitesi 14 bin tondur. Dikkat edin, 363 tane irili ufaklı tesis vardır, bu tesislerin 300 tanesinin kapısına kilit vurulmuştur. İşte bilinçlendirmeden kastettiğim bu. Ama nasıl yatırım yapılmış? 3 tane akraba, hemşehri, köylü bir araya gelmiş. Bir sonraki sene 3 taneden 1 tanesi kızmış 2’sine, demiş ki: “Ben sizinle daha ortaklık yapmıyorum.” Dönmüş, yanına bir tane daha fabrika yapmış, dibine. Bir sene sonra 2 tane ortaktan 1 tanesi de kızmış öbürüne “Ben de yapmıyorum sizle.” demiş, o da gitmiş, yanına bir fabrika daha yapmış. Şimdi üçü de çalışmıyor.

TACİDAR SEYHAN (Adana) – Niye tedbir almadın altı yıldır?

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla) - Bu sanayicilik mantığı değil, bu bilinçlendirme mantığı değil. Dolayısıyla, sadece balık vermeye alıştırmak yerine, bütün kredilendirme mekanizmalarında kullanacağımız en önemli mesele, toplumun bilgilenmesini ve profesyonel mantığı oluşturmaktır.

TACİDAR SEYHAN (Adana) – Altı yıl oldu, altı yıl Sayın Bayramoğlu.

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Devamla) - İşte, geldiğimiz bu noktada, bu tip sicil afları gündeme geldiğinde vatandaşlarımızın “Aa, ne güzel af çıktı! Hadi bakalım, bir daha, elimizden gelen bir şey varsa bunları yapmaya devam edelim.” mantığının da dışına çıkması gerekiyor. Kredi kartlarından on taneyi cebimize koyarak yarın, bir gün aile saadetlerimizi… İntiharlara sebebiyet verecek bilinçsizce davranışları da engellememiz gerekiyor. Şimdi, ben Bankalar Birliğiyle buna benzer konuşmalar yaptım. Arkadaşlara dedim ki “Ya, siz 500 milyon limitli, 500 lira limitli, bin lira limitli bir dünya kredi kartı dağıtıyorsunuz. Bunun mali boyutu, size getirdiği mali külfet kârlılığınızdan çok daha fazladır.” “Evet, biz bu hatayı işledik. Bundan sonra zaten az limitli kredi kartlarını vermemeye özen göstereceğiz.” Sadece kredi kartı sayısının çokluğunu nazarıitibara alarak piyasa mekanizması oluşturmak da bir bilinçsizlik. Onun için, bir dünya insanımız maalesef kredi kartı mağduru durumuna düştü. İşte, kanun tasarısını Komisyonda görüşürken üzerinde durduğumuz önemli noktalardan bir tanesi de, Merkez Bankasından sicilleri silindikten sonra bankaların aynı sicilleri nazarıitibara alarak kredilendirmekte zorluk yapması konusuydu. Buna da katılıyorum. Bu vesileyle, bizi dinleyen bütün bankacılara da şöyle sesleniyorum: Türkiye'nin kalkınmasında sizler de kârlılığınızı nazarıitibara alarak mutlak surette, öncelikli olarak kendinizi düşünmek zorundasınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti, Rize). “Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi ve kredi kartları borçlarına ilişkin kayıtların dikkate alınmaması hakkında (s.s.320)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 21 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ali-bayramoglu-23-2009-01-21-karsiliksiz-cek-ve-protestolu-senetler-ile-kredi-ve-kredi-kartlari-bor (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
