# Tuz gölündeki kirlenmenin araştırılarak alınması gereeken önlemler (s.s:181)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bayram Özçelik (AK Parti, Burdur)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim
- **Tarih:** 14 Ekim 2003
- **Gündem:** TUZ GÖLÜNDEKİ KİRLENMENİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREEKEN ÖNLEMLER (S.S:181)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ozcelik-22-2003-10-14-tuz-golundeki-kirlenmenin-arastirilarak-alinmasi-gereeken-onlemler-s

> Bayram Özçelik (AK Parti), 14 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TUZ GÖLÜNDEKİ KİRLENMENİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREEKEN ÖNLEMLER (S.S:181)); konuşma 584 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; (10/5) esas numaralı Tuz Gölündeki kirlenmenin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu raporu üzerinde, şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiyemizde, birçok tabiî zenginliklerimizi koruyamadığımız gibi, üstüne üstlük, doğal yapılarının, birçok insan kaynaklı etkilerle ortadan kalktığını görmek, gelecekte sunî diye anlamlandırmaya çalıştığımız çevreyle karşılaşacağımızın göstergesidir.

Yaşadığımız kentlerin imkânlarını artıralım derken, halkımıza hizmet götürmek amacıyla çevreyi öz yapısından uzaklaştırıyorsak, bunları da daha sonra içerisinden çıkılmaz mevzuatlarla tamamen kilitleyip çözüm yollarını bulamıyorsak, gelecekte, izah edilemeyecek yanlışların içerisinde çırpınıp duracağız demektir.

İşte, bunlardan biri Tuz Gölü. Ülkemizin hamtuz ihtiyacının yüzde 55'i Tuz Gölünden karşılanmaktadır. Tuz Gölünü kirleten tüm etkenler bilindiği halde, eğer böyle giderse, on onbeş yıl içerisinde, Gölde hiçbir şey kalmayacağı, yok olup gideceği bilinmektedir.

Araştırma Komisyonumuzda çıkan kararlar doğrultusunda, bu gölümüzün kurtulmasının, Türkiyemizin değişik bölgelerinde aynı kaderi paylaşan göllerimizin de kurtulmasına vesile olacağı düşüncesindeyiz.

Malumunuz, Burdur, Isparta, Konya, Denizli ve Muğla, Göller Bölgesi olarak da bilinmekte ve anılmaktadır. İrili ufaklı, yaklaşık 25 göl bulunmaktadır. Burdur Gölü de şu anda Tuz Gölüyle aynı akıbete doğru sürüklenmekle karşı karşıyadır. Burdur Gölünün, uzunluğu 34 kilometre, yüzölçümü 180 kilometrekare ve derinliğin 110 metreyi bulduğu yerleri mevcut olup, Türkiye'nin en büyük göllerinden biridir. Kapalı bir havzada bulunan gölün dışarıya akıntısı yoktur; suları ise, maalesef, tuzlu ve arseniklidir. Gölün beslenimi, göl alanına düşen yağışlar, göle ulaşan mevsimlik ve sürekli akarsularla; boşalımı ise buharlaşma yoluyla olmaktadır.

Burdur Gölünün su seviyesi, 1969-1992 yılları arasında, yirmiüç sene boyunca ölçülmüş ve -dikkatlerinizi çekiyorum- yirmiüç sene boyunca, yaklaşık 7 metre azalmıştır. Bu, oldukça önemli bir azalmadır ve her yıl, ortalama olarak, su seviyesinin 29 santimetre düştüğünü göstermektedir.

Tuzlu ve arsenikli olan Burdur Gölünde, Aphanius Burduricus ve Aphanius Anatolias balıkları yaşamakta olup, özellikle Aphanius Burduricusun, Burdur Gölüne özel bir balık olduğu, 5 santimetreden fazla büyümediği görülmektedir.

Göl suyunda, izotonik özellikler nedeniyle, su sıcaklığı her mevsimde artı 7 derecenin altına düşmemektedir. Bu sebeple, dikkuyruk kuşları, Burdur Gölüne kışlamaya gelmektedir. Dünyadaki tüm dikkuyruk kuşlarının yüzde 70'i, düzenli olarak, ekim sonu ve kasım ayları başında göle kışlamaya gelmektedir. 1990'da, 19 000-23 000 adet olarak gelen bu kuşların, son yıllarda 9 000-10 000'lere düştüğü de görülmüştür.

Göl etrafında bulunan Burdur İli olmak üzere, 11 köy ve Isparta'ya bağlı 2 kasabanın evsel atıklarından, Burdur Şeker Fabrikasının, Güçbirliği Et Entegre Tesisinin, Küçük Sanayi Sitesinin, Burdur Organize Sanayiinin ve Isparta Organize Sanayiinin endüstriyel atıklarından ve tarımdan kaynaklanan kirlilikten -bir an önce önlemlerini alarak- Gölümüzü kurtarmamız gerekmektedir.

Şimdiye kadar yüzde 60'ı tamamlanan Burdur İli Atıksu Arıtma Tesisini, nasip olursa, yeterli ödenek ayırarak, yüzde 40'ını da 2004 yılında tamamlayarak, Gölümüze can vermek arzusundayız. Endüstriyel atıkları da önarıtma sistemlerini kurdurarak, kanalizasyon bağlantı kriterleriyle oluşturarak arıtmak zorundayız. Diğer taraftan, Gölün etrafındaki köy ve kasabaların kanalizasyonlarının bitirilmesi için Köy Hizmetleri ile İller Bankasında çalışmaları başlatmış bulunuyoruz.

Burdur-Isparta organize sanayilerinin yeni düzenli katı atık depolama sahalarının yapımı da söz konusudur. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine aykırı olarak depolanan atıkların, havzaya olabilecek etkileri gözönünde tutularak, ilgili yönetmeliğe uygun olarak yeni sahalarda bertarafları için yer seçimi ve tesis inşaatına ilişkin çalışmaların en kısa zamanda başlaması gerekmektedir. Bir taraftan Burdur-Isparta Valilikleri, diğer taraftan da Belediyeler Birliği, gölümüzü kurtarmak için fizibilite çalışmalarına başlamak zorundadırlar.

Ayrıca, Burdur Gölünden ulusal ve uluslararası yelkenli tekne yarışlarına dikkat çekmek için valiliğimizin temin ettiği laser sınıf yelkenli tekneler 14 Eylülde göle indirilmiş ve eğitim gören öğrencilerimiz de bir yarış düzenlemişlerdir.

Değerli milletvekilleri, gün batımını, Burdur Gölünün yanındaki dağın yamaçlarında göle güneşin yansımasını ve o nefis manzarayı görmeye davet ediyoruz. Zira, kirlenme bu şekilde devam ederse bu manzarayı bir daha kimse göremeyecek.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Bayram Özçelik (AK Parti, Burdur). “Tuz gölündeki kirlenmenin araştırılarak alınması gereeken önlemler (s.s:181)”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 14 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ozcelik-22-2003-10-14-tuz-golundeki-kirlenmenin-arastirilarak-alinmasi-gereeken-onlemler-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
