# Tarımda suyun verimli kullanılmasıyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bayram Özçelik (AK Parti, Burdur)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim
- **Tarih:** 29 Kasım 2005
- **Gündem:** TARIMDA SUYUN VERİMLİ KULLANILMASIYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ozcelik-22-2005-11-29-tarimda-suyun-verimli-kullanilmasiyla-ilgili

> Bayram Özçelik (AK Parti), 29 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIMDA SUYUN VERİMLİ KULLANILMASIYLA İLGİLİ); konuşma 643 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; tarımda suyun verimli kullanılması hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Su, doğal hayatın en önemli kaynağı. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, 6 milyarı aşan dünya nüfusunun 2 milyarı ileri düzeyde su sıkıntısı yaşıyor. Bu nedenle, günümüzde olduğu gibi gelecekte de dünyanın karşı karşıya kalacağı en ciddî problemlerden birisi su sorunudur. Özellikle, artan nüfus ve suyun bilinçsizce kullanımı, gelecekte su sorununun daha büyük boyutlara ulaşacağını gösteriyor. Dünyadaki hızlı nüfus artışı nedeniyle miktarı giderek azalan su, petrolden daha değerli hale geldi; çünkü, petrolün alternatifi var; ama, suyun alternatifi yok. Su bakımından yoksul ülkeler açısından tehlike çanları çalıyor.

Kullanım alanlarına bakıldığında, özellikle tarımda suyun çok büyük bir önemi var. Yeryüzünde tüketilen suyun yüzde 10'u evlerde, yüzde 70'i tarımda, yüzde 20'si ise sanayide kullanılıyor. Tarımda kullanılan suyla yeryüzündeki besinlerin yüzde 40'ı yetişiyor; dolayısıyla, su kaynaklarının tehlikede olması, yeryüzündeki insanların yaşamını doğrudan tehdit ediyor.

Türkiye'de 25,8 milyon hektar işlenmiş alan, sulanabilir alan olarak ayrılmıştır. Ekonomik olarak sulanabilen alan potansiyeli ise 8,5 milyon hektardır. 1997 yılı sonu itibariyle toplam sulanan alan yaklaşık olarak 4,5 milyon hektar. Bu oran, ekonomik olarak sulanabilen alanın yüzde 53'ünü oluşturuyor.

Birçok konuda olduğu gibi, ülkemizde, tarımsal sulamada bilinçli olduğumuzu söylemek ne yazık ki mümkün değil; ancak, bilinçsiz sulama sonucunda oluşan tuzlanmanın, binlerce hektarlık tarım alanını bir daha kullanılmaz duruma getirdiği de bilinen bir gerçek.

Devlet İstatistik Enstitüsü, 2030 yılında Türkiye nüfusunun 100 000 000'u aşacağını tahmin ediyor. 2030'da kişi başına yıllık su miktarının 1 000 metreküpün altına düşmesi ve Türkiye'nin su fakiri bir ülke haline gelmesinden endişe ediliyor.

Türkiye'nin yıllık ortalama akarsu potansiyeli 186 milyar metreküp civarında. Sulama suyunun toprağa uygulanmasına genel olarak üç farklı yöntem vardır. Bunlardan birincisi, yüzey sulama dediğimiz, çiftçilerin deyimiyle salma sulama yöntemidir. Yani, bitkinin yetiştirildiği alana suyu salarak tüm yüzeyin sulanmasıdır. Yüzey sulama yöntemiyle su uygulama randımanları yüzde 40 ile 60 arasındadır.

İkinci bir sulama yöntemi, yağmurlama sulama yöntemidir. Bu sistemdeyse, sulama suyu belirli bir basınç altında ve belirli aralıklarla yerleştirilmiş yağmurlama başlıklarıyla iletilerek yapay bir yağış sağlanıyor; randıman oranıysa yüzde 70 ile 80 arasındadır.

Üçüncü sulama yöntemiyse, mikro sulama ya da damla sulama yöntemidir. Damla sulama yönteminde, suyun, bütün yüzeye ya da yağmurlama sistemindeki gibi, geniş bir alan yerine, bitkinin kök bölgesine ve çevresine ihtiyaç duyulan oranda damlalar şeklinde uygulanmaktadır. Bu sistemle bitkinin ihtiyaç duyduğu gübre de aynı oranda verilmektedir. Bu sistemde uygulama randımanı yüzde 85 ile 95 oranındadır.

Bu üç sulama yöntemi karşılaştırıldığında, suyun en verimli kullanıldığı sistem damla sulama yöntemidir. Damla sulama yöntemiyle, sadece su tasarrufu değil, enerji, gübre ve işgücü kullanımında önemli ölçüde tasarruf sağlanıyor.

Türkiye'de sulanan alanların yaklaşık yüzde 80'i yüzeysel salma sulama yöntemiyle sulanırken, yüzde 20'ye yakını yağmurlama yöntemiyle ve ancak yüzde 1'i damla sulama yöntemiyle sulanıyor. Damla sulamanın yaygınlaşabilmesi için devletin bu konuda teşvik vermesi gerekiyor. Bu yöntemde, ilk yatırımın diğer yöntemlere göre pahalı olması, istenilen düzeylere çıkılamadığını gösteriyor. Peki, damla sulamada ne sağlanıyor; sudan yüzde 30-50, enerjiden yüzde 30-50, işçilikten yüzde 70, gübreden yüzde 30-50, ilaçtan yüzde 50 tasarruf sağlanıyor, verim ve kalitedeyse yüzde 30-50 artış sağlanıyor, Bu yöntem, çoraklaşmayı önlüyor, doğal su kaynaklarını koruyor. Bugün normal metotlarla sulanan 4,5 milyon hektar araziyi, hiçbir altyapı masrafı yapılmadan 6,5 milyon hektara çıkarmak mümkün. Bugünkü teknolojilerle Türkiye topraklarının 8,5 milyon hektarı sulanabilecektir. Halbuki, damla sulama yöntemiyle Türkiye'nin tarım arazilerinin tamamına yakın miktarını sulama imkânı verecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özçelik.

BAYRAM ÖZÇELİK (Devamla) - Sonuç olarak -Tarım Bakanlığı, Enerji Bakanlığıyla birlikte- her yıl 300 000 dekarlık damla sulama projesi programlandığı zaman -bunun tüm maliyeti 30-60 milyon dolardır- bunun ülkeye getireceği yarar en az 500 000 000 dolardır. Bu maliyeti Bakanlığın hibe etme şartı yoktur. Bu, diğer ülkelerde olduğu gibi, uzun vadeli düşük faizli kredi olarak verilebilir. Bunun ülkeye ekonomik ve sosyal yönden fayda sağlayacağına, tabiî kaynakları koruyacağına, tarımın nefes alacağına ve çoraklaşmanın önleneceğine inanmaktayız.

Siz değerli milletvekillerine saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Bayram Özçelik (AK Parti, Burdur). “Tarımda suyun verimli kullanılmasıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 29 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ozcelik-22-2005-11-29-tarimda-suyun-verimli-kullanilmasiyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
