# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Behiç Çelik (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim
- **Tarih:** 6 Şubat 2008
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.101)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2008-02-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmas

> Behiç Çelik (MHP), 6 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.101)); konuşma 925 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa’mızın “Kanun önünde eşitlik” başlığını içeren 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yapılması planlanan Anayasa değişikliği hakkındaki kanun teklifiyle ilgili olarak parti grubum adına söz almış bulunmaktayım. Bu çerçevede hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Malumları olduğu üzere, Anayasa’mızın 10’uncu maddesi, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğunu vurgulayarak, devletin de bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlü olduğunu belirtir.

Yine aynı maddenin son fıkrasında, devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde -ve ilave edeceğimiz ibareyle- ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında “kanun önünde eşitlik” ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduğu kesin olarak hükme bağlanır.

Kamu hizmetlerinden yararlanmada “eşitlik” ilkesi olması gereklidir. Bu amaçla Anayasa’nın 10’uncu maddesinde yapılan değişiklik teklifiyle eğitim, adalet ve yargı gibi kamu hizmetlerinin sunulmasında bu hizmetleri alanlar bakımından hukuki eşitliğe aykırı uygulamalar yapılamayacağının hükme bağlanması amaçlanmıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarında kamu görevi yapanlar, kamu hizmeti verenler kılık kıyafet düzenlemelerine uyacaklardır. Bu sorun, esas itibarıyla yükseköğrenim gören gençlerimizin eğitim hakkı sorunu olarak da ortaya çıkmıştır. Yükseköğrenim dışındaki eğitim kurumlarındaki mevcut uygulama bundan etkilenmeyecek ve aynen sürdürülecektir.

Genel Başkanımız Sayın Doktor Devlet Bahçeli’nin partimizin grup toplantısında vurguladığı gibi, Anayasa’da yapılan değişiklikle kamu hizmetlerinden bireysel hak olarak yararlananlar bakımından bir ayrımcılık yapılamayacağı daha açık olarak hüküm altına alınmış ve kanunda açıkça yer almayan nedenlerle hiç kimsenin yükseköğrenim hakkından mahrum bırakılamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemenin yükseköğrenim kurumlarıyla ve bu haktan yararlananlarla sınırlı olacağı Anayasa normu hâline getirilmiştir. Bu gerekçeler ortadayken, bu düzenlemenin ilk ve ortaöğretime yaygınlaşacağını ve kamu hizmetlerinde çalışanların da aynı haklardan yararlanacağını iddia etmek çok açık bir istismar çabasıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi, daha önce her vesileyle açıkladığı gibi, üniversiteler dışında böyle bir düzenlemeye kesinlikle karşıdır. Bu konuda partimizin kararlılığını herkes bilmelidir.

Değerli milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisinin toplumsal bünyemizi zehirleyen ve siyasi istismar kapısı hâline getirilen bu sorunu gündemden çıkartmak için ortaya koyduğu yaklaşımın amacı ve kapsamının bu esaslar ışığında anlaşılmasına, yersiz endişe ve tereddütlere düşülmesine gerek yoktur. Aslında MHP tarafından ortaya konulan bu sağduyulu yaklaşım, sorunun çözüme kavuşturulabilmesi için bütün kesimler tarafından da sergilenmelidir.

Cumhuriyetin değerlerini koruma düşüncesiyle ortamı tahrik edenlerin çok iyi bilmesi gerekir ki kanunların tanınmayacağının peşinen ilan edilmesi ve herkesin ön yargılara dayalı kendi hukuk alanını yaratmaya çalışması hukuk devletine olan inançla bağdaşmayacak, ortak değerlerin korunması amacına da hizmet etmeyecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sorunun çözüm yeri yüce Meclistir. Bu sorun, siyasi istismardan uzak, karşılıklı iyi niyet, sağduyu ve anlayış ortamında, ortak akıl ve ortak çabalarla çözüme kavuşturulabilecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda geniş çaplı bir ortak anlayışın şartlarını gerçekleştirmek için öncülük yapmalıdır. Meselenin kanayan yara olmaktan çıkarılması için bulunacak çözüm insani olmalı, siyasal ve toplumsal huzuru amaçlamalı, adil ve hakkaniyete uygun bir şekilde sonuçlandırılmalı ve hukuki çerçevede çözüme kavuşturulmalıdır.

Toplumsal taleplerin siyasette karşılık bulması ve çözüme yönelik iradenin ortaya çıkması, olması gereken bir durumdur. Zira böyle olmasa siyasetin meşruluğu ve mevcudiyeti tartışılacaktır. Yani toplumda var olan sorunlar mutlaka milletin temsilcileri eliyle, müşterek kanaat doğrultusunda sonuçlandırılmalıdır. Ülkemizde toplumsal müştereklerdeki zayıflıklar, sorunlar karşısında yeni cepheleşmelerin oluşmasına sebep olmaktadır. Böyle olunca, toplumsal birlik duygusu derin bir sarsıntı geçirmektedir.

İçinden geçtiğimiz zaman sürecinde laiklik etrafında koparılan fırtınalar, ortak paydaların sözde olduğunu maalesef ortaya çıkarmaktadır. Üniversitelerde en temel hak olan eğitim ve öğrenim hakkının tanınmasına yönelik çözüm hamlesinin toplumun bir bölümünde derin kaygılara yol açması, bunun cumhuriyetin kazanımlarının bertaraf edilmesine yönelik bir girişim olarak tanımlanması, benzerliklerimizi daha çok arttırabilmemiz için daha da çok emek sarf etmemiz gerektiğini bize işaret etmektedir.

Bizler, milleti hakir gören çevrelerin baskı ve dayatmaları karşısında milletin yanında yer almış, millî bütünlüğümüz ve birliğimiz ile devletimize yönelen tehlikeler karşısında ise cumhuriyetin nasıl korunması gerektiğini, her türlü çile ve meşakkate katlanarak göstermişizdir. Milliyetçi Hareket Partisi, cumhuriyetimizin laik ve demokratik yapısının tavizsiz savunucusudur. Milletinden kopuk bir devlet yapılanmasını dayatmak isteyenler ile devleti kendi istekleri ve istismar alanları doğrultusunda kurgulamak isteyen odakların her buhran yarattıkları dönemde karşılarında milliyetçi hareket ve onun seçkin mensupları yer almış, kutlu değerleri uğruna her zaman hedef olmuşlardır.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak tekrar ifade ediyoruz: Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Bu anlayış, din ve vicdan özgürlüğünün de teminatıdır. Bu noktadan geri dönüş mümkün değildir. Bu durum, aynı zamanda, cumhuriyetin kuruluş felsefesinin bir gereğidir. MHP, bu değerlerin siyasetini yapmaktadır. Toplumda var olan bir sorunun giderilme çabasını taviz olarak değerlendirmek, temel insani değerlere karşıtlığın başka türlü bir ifadesidir. Teklifimiz, vatandaşların Anayasa’nın verdiği güvenceler çerçevesinde hiçbir şekilde ayrımcılığa tabi tutulamayacağı ve kanun önünde eşit olacağının devlet tarafından temin edilmesidir. Toplumu bir bütün olarak ilgilendiren hassas konularda geniş tabanlı bir anlayış birliği oluşması için demokratik bir tartışma zemininin mevcudiyeti vazgeçilmez bir gerekliliktir. Eğitim ve öğrenim hakkı sorununun çözümü sürecinde, konunun böyle bir zeminde her yönüyle tartışılması ve bu sürecin her aşamasının tam bir açıklık içinde yürütülmesi, haklı endişe ve kaygıların giderilmesi bakımından da büyük önem taşımaktadır. Bunun herkes için asgari bir ahlaki yükümlülük olduğu ve başta siyaset kurumu olmak üzere toplumsal düşüncelerin oluşmasında etkili olan her kesimin, bunun bilinci içinde hareket etmesi gerektiği kabul edilmelidir. Temel hak ve özgürlüklerin asla başkalarının hak ve özgürlüklerine tecavüz edecek veya bunları yok edecek şekilde kullanılamayacağı evrensel bir hukuk ilkesidir. Bu konuda ilgili her kesimin görüşünü açıklaması, endişe ve kaygıların Türk toplumuyla paylaşılması doğal ve gereklidir. Ancak, bu konu hassas ve naziktir. Bu meselede hemen toplumun karşıtlıklarını tahrik edip ortalığı ayağa kaldırmak, geleceğe yönelik ümitvar bekleyişleri de çok olumsuz etkilemektedir. Kaldı ki Türk milleti cumhuriyet değerleri bağlamında taleplerini dile getirebilmelidir. Teşkilatlı ve organize azınlık oluşumları, kendi isteklerine yönelik bir toplum yapısında diretir ve bunu dayatırsa bu durum en azından fertler arasında eşitlik prensibine aykırılık teşkil edecek ve toplumsal buhranı tetikleyecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 6 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2008-02-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
