# Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Behiç Çelik (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim
- **Tarih:** 3 Temmuz 2008
- **Gündem:** TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 223) VE 223' E 1 İNCİ EK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2008-07-03-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-223-2

> Behiç Çelik (MHP), 3 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 223) VE 223' E 1 İNCİ EK); konuşma 617 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ben de söz konusu Tapu Kanunu’nda değişiklik yapan 35’inci madde üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hepinizin bildiği gibi, daha önce, söz konusu 35’inci madde değişikliğinde burada Milliyetçi Hareket Partisi Grubu diğer parti grupları gibi kendi görüşlerini ifade etmişlerdi. Biz burada aslında -Sayın Çavuşoğlu’nun ifade etmiş olduğu hamaset, millî duyguları sömürmek gibi bir niyetimiz asla söz konusu değil- çok objektif, doğruları, ülkenin üstün millî çıkarlarını savunmak için konuşuyoruz. Bu konu aslında gerçekten millî güvenliğimizle ilgili ciddi sorunlar içeren bir konu. Bütün yasalarımızda tek tek -Köy Kanunu dâhil olmak üzere ve yabancı yatırımların teşvikiyle ilgili yasa olmak üzere- yapılan değişiklikleri içeren bir manzume aslında. Böylesine komplike, karma ve yabancıların Türkiye’de gayrimenkul ve tesisler üzerinde hâkimiyetini hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın sağlayan bütün bu düzenlemelerin belli kıstaslara bağlanmasını savunuyoruz biz. Elbette, çağımızda, 21’inci yüzyılda bizim vatandaşlarımız ya da başka ülkelerin kendi vatandaşları karşılıklı olarak, ama yine ısrarla vurgulamak istiyoruz, mütekabiliyet esası doğrultusunda her yerde yaşayabilmeli, mülk edinebilmeli ama bunun ölçütlerini çok iyi ortaya koymamız gerekiyor. Maalesef, bu yapılmıyor, tek yanlı oluyor.

Bakınız, hep burada Belçika, İngiltere, Almanya, İspanya örnekleri verildi. Türkiye çok özellikli bir ülkedir. Türkiye kendi coğrafyasında çok özeldir. Türkiye’nin inanç sistemi farklıdır. Batı uygarlığı yanında, bizim kendi Türk uygarlığımız var. Yani uygarlık anlamında da farklılıklar taşıyor. Ama uygarlıkların birbiriyle etkileşimini de savunuyoruz biz, ona da karşı değiliz ama kendimizin özgün bir kültürü, değeri, bir ulus devletimizin olduğunun bilincinde olmamız gerekir. Eğer bütün bunları göz ardı edip, kendimizi İspanya koşullarında bir devlet gibi görürsek ve vatandaşlarımızı da İspanyol vatandaşı gibi görürsek, biz burada tökezleriz. Bu coğrafya netameli bir coğrafyadır. Burada ayakta durmak oldukça güçtür; dirayet ister, dayanıklılık ister, güç ister, çalışma ister, dayanışma ister. Bu topraklarda ayakta durmak çok zordur. Onun için, özellikle bu Tapu Kanunu değişikliğinde, hepimizin, el ele verip dikkatle hareket etmek ve yabancıların iyi niyetli davranışlarının ne olduğunu ve onun içinde sakladıkları suiniyetin de ne olduğunu çok iyi özümseyerek anlamamız gerekiyor.

Burada, söz konusu 2565 sayılı Yasa’ya atıfta bulunuluyor ve askerî yasak bölgelerle ilgili bir düzenleme getiriliyor. Bu sınırlı olarak tabii ki doğru olabilir, Genelkurmayın burada yetkili olması anlamında. Ancak valilik konusunda da yine aynı olabilir. Yalnız, burada, ülke güvenliğiyle ilgili konuya başka arkadaşlarımız değinecek.

Şimdi, biz, Türkiye’de mal edinmek isteyen yabancı şirketlerin ve kişilerin kim olduğunu nasıl biliyoruz, bu konuda elimizde envanter var mı? Yok. Yabancılar nerede ne kadar mal almışlar, zilyetlik yoluyla mal edinmişler mi? Bu konuda bir çalışmamız var mı? Yok. Ve Türkiye’miz ciddi bir şekilde, borsa, bankalar, perakende piyasaları, biliyorsunuz, alışveriş merkezleri, sigorta şirketleri ve borç batağındaki şirketlere hissedar olmak suretiyle yabancıların çok yoğun bir şekilde nüfuz ettiğini görüyoruz. Bu kanalla acaba Türkiye’de ne kadar gayrimenkul yabancıların eline geçti, ne kadar tesis, fabrika ellerine geçti? Elimizde envanter var mı? Bu konuda da yok.

Uydu kent projeleri düşünülüyor birtakım mihraklar tarafından. Ben doğuda kaymakamken Van’ın yanında 150 bin nüfuslu, yabancı ülkelerden…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Çelik, devam ediniz.

BEHİÇ ÇELİK (Devamla) – Teşekkürler Sayın Başkanım.

…getirilip Van’a uydu kent kurma konusunda bir şer faaliyet oldu ve o zaman ikaz edile edile bu son anda önlendi ama nereye kadar. Yani bu konuları aslında sahiplenecek olan Hükûmet olmalı. Şimdi, buradaki çelişki, muhalefet olarak Milliyetçi Hareket Partisi doğruyu söylüyor sanki iktidardaki gibi ama iktidardaki gidiyor, böylesine yapay, yanlış, Türk millî menfaatlerine aykırı konuları oldukça savunuyor ve yabancıların dayatmaları karşısında diz çöküyor. Bunu anlamak mümkün değil. Ve ayrıca zilyetlik konusu var, bunu ifade etmiştim. Güneydoğu sınırlarımız var, burada mayın temizleme faaliyeti var, birilerine bazı imtiyazlar tanındı. Niçin tanıdınız, nasıl tanıdınız? Bunu kamuoyuyla paylaşın lütfen. Ve Şanlıurfa’da 60 kişinin 450 bin dekar araziyi aldığı söyleniyor, lütfen bunu da araştırın. Yani bu şekilde hemen yabancıların mülk edinimi, efendim…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek”. TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2008-07-03-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-223-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
