# Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Behiç Çelik (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim
- **Tarih:** 29 Ocak 2009
- **Gündem:** KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:266)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2009-01-29-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina

> Behiç Çelik (MHP), 29 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:266)); konuşma 524 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda bazı değişiklikler öngören tasarının 1’inci maddesi üzerinde konuşma yapmak üzere şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

Söz konusu Kanun’un 12’nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında bir değişikliğe gidiliyor ve buna göre -Başkanlığın okuttuğu gibi- emlak vergisinin yüzde 10’u oranında, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı tahakkuk ettirilerek işlemi yapan belediyece emlak vergisiyle birlikte, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı olarak tahsil edilerek özel idarede açılan özel hesaba toplanıyor. Demek ki bu katkı payı, özel idare ve belediyelerce kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan projeler kapsamında, kamulaştırma, projelendirme, planlama ve uygulama konularında kullanılmak üzere vali tarafından özel idare ve belediyelere aktarılıyor. Toplanan bu payın özel idarelerce harcanacak olan miktar yekûnunun yüzde 30’unu geçmemesi şeklinde bir düzenleme söz konusu.

Şimdi, arkadaşlar, 2863 sayılı Yasa’nın 12’nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarının bu şekilde düzenlendiğini burada görüyoruz. Ancak AKP İktidarı aynı fıkraları 5226 sayılı Kanun’la zaten daha önce 2004 yılında düzenlemişti. Şimdi tutup yeni bir düzenleme daha getiriliyor. Bu davranış, iktidarın ayrıntılı düşünerek bir irade ortaya koyamadığının en önemli kanıtıdır. Burada, katkı payının oran ve miktarları üzerinde değil, söz konusu payın nereye harcandığı mevcut statü çerçevesinde tabii ki çok daha önem arz etmektedir.

Taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları Türkiye’de sadece Rum’un, Yunan’ın, Bizans’ın, Ermeni’nin vesaire varlıkları anlamına gelmez. Hatta arkeoloji deyince, genel kanı, Bizans ve yok olmuş Anadolu kavimlerine istinat ettirilmeye çalışılıyor ve arkeoloji bilimi Türkiye’de genel kabul edilmiş âdeta, sadece buna istinat ettirilerek orada kalıyor. Bu anlayış yanlıştır.

Anadolu’nun dört bir yanı beylikler, Selçuklu, Osmanlı başta olmak üzere eşsiz eserlerle dolu iken bunların yıkılmaya ve çürümeye terk edilmiş olması asla kabul edilemez. Ama örneğin Doğu’da Van Gölü içerisinde Akdamar Kilisesi iktidar tarafından onarıldı.

Şimdi, tabii ki Akdamar Kilisesi’ne kadar gelmişken Akdamar Kilisesi’nin hemen kuzeyine dürbünle bakıldığında karşıda Ahlat diye bir ilçe var ve bu Ahlat -müteaddit defalar gittim- taşıyla, toprağıyla, kıyısıyla gölüyle, yaşayan insanıyla çok örnek bir kent. Burada Selçuklu mezarlığı var. Alparslan’ın Malazgirt Zaferi’ni kazandığı savaş alanının hemen 22 kilometre güneyinde bulunan bu kent, kümbetlerle, hanlarla ve kendine özgü sanat yapılarıyla ve bundan beş altı yüz yıl önce insanların cıvıl cıvıl yaşadığı, “Yenimahalle” adıyla anılan, göl kıyısında metruk bir mahallesiyle meşhur ve orada camilerin, o eski Türk mimarisini yansıtan evlerin olduğu bu mahalleye hiç kimse el atamıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Çelik, devam edin.

BEHİÇ ÇELİK (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Yıllarca orada Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinden rahmetli Selçuk Karamağaralı ve eşi Profesör Doktor Beyhan Karamağaralı’nın yapmış olduğu arkeolojik çalışmalara ne yazık ki hiç destek verilmedi, hâlâ verilmiyor çünkü Anadolu’da nerede bir Türk ve İslam mührü var ise bunlar göz ardı ediliyor ama bunun yerine, AKP İktidarı, gidiyor, trilyonları döküyor, Ermenilerin Akdamar Kilisesi’ni yapıyor, ki burada bulunan papazlar, piskoposlar Van’daki katliamları yönetmişlerdir. Bunu asla unutmamalıyız. Van şehrine gittiğiniz zaman mevcut Van yine eski Van’ın olduğu yerde kurulmamış, orada 15 binin üzerinde Müslüman katledilmiştir bu Akdamar’da zamanında oturanlar tarafından. Onun için burada biz millî şuuru idrak edemezsek bu topraklarda asla tutunamayız.

Bu itibarla, bu yasa çerçevesinde ben bunları hatırlatmak istedim.

Yüce heyetinizi tekraren saygıyla selamlarım. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 29 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2009-01-29-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
