# Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Behiç Çelik (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 29 Aralık 2010
- **Gündem:** YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku

> Behiç Çelik (MHP), 29 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 672 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söz konusu kanun teklifinin 5’inci maddesi üzerinde grubum adına konuşma yapmak üzere söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

İki gün sonra idrak edeceğimiz yeni yıl vesilesiyle 2011 yılının yüce Türk milletine ve bütün insanlığa hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye’mizin yeni yılla birlikte daha onca karmaşanın, sorunlarının üstesinden gelebileceği bir mekanizmaya kavuşması ve millî birlik ve bütünlüğümüzün daha da artmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bu yasa üzerinde, konuşmalardan da anlaşılacağı üzere, aslında dört yıl, beş yıl önce çıkartılmış olan bir yasa üzerinde değişiklik yapan bir teklif ama görünen o ki bu maddeler, bu kanun teklifi özde önemli bir değişiklik getirmemesi nedeniyle keyfekeder bir teklif olarak nitelendirmek gerekir. Çünkü hayatta her şey, devletler mücadelesi, halkların mücadelesi önemli oranda enerjiye dayalı olması nedeniyle, enerjinin bu denli sosyal ve ekonomik hayatımızı etkilemesi nedeniyle, yerli üretimin daha da artırılması, Türkiye’nin total enerji piyasası içerisinde rolünün daha da kuvvetlendirilmesi fevkalade önem arz etmesine rağmen bu yönde, bu teklifle birlikte atılan adımlarda görüyoruz ki herhangi bir önemli değişiklik getirilmemektedir. Zira, sanırım daha iki yıl önce, önceki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi Güler’in basına yaptığı bir açıklama var. Diyor ki açıklamasında: “Bu metin o kadar güzel bir metin ki bunu bazı lobiler engelleyebilir. Onun için, metni sır gibi saklıyorum.” diyor. Daha sonra Sayın Babacan’ın girişimlerini görüyoruz söz konusu metnin yasalaşmaması için. Bu da basına yansıyor ama bu arada Enerji Komisyonu Başkan ve üyelerinin ve iktidar partisinden bazı milletvekili arkadaşlarımızın, muhalefet partilerinin tümüyle birlikte, millî yarar görmelerinden ötürü, iş birliği hâlinde güzel bir millî enerji politikamıza uygun bir metni kabul etmesi yönünde ittifak ettikleri anlaşılıyor. Bugün, işte, ittifak edilmeyen, daha doğrusu ittifak edilen çerçevenin içinin boşaltıldığı bir metnin bize dayatıldığını burada görüyoruz.

İnsanlık sanayi toplumuna geçtikten sonra enerjinin artan önemi günümüze kadar gelmekte ama özellikle, değerli arkadaşlar, fosil yakıtlarının, petrolün, doğal gazın, kömürün, enerji tüketimi içerisinde ağırlığının kaybolmaması ve kaynakların sürekli işletilmesi, bu kaynaklara hükmedenlerin dünya politikasına da hükmetmesinin devamını sağlama adına tabii ki bazı ülkelere dayatmalar oluyor.

Burada sanayi ötesi topluma, modern topluma, bilgi toplumuna geçtiğimiz bu yıllarda, bundan sonra enerji politikalarında değişiklikler olabilir mi, bunu tartışırken, elbette yenilenebilir enerjiye atıfta bulunmak en önemli husustur ancak fosil yakıtların hâlâ geçerliliğini, iktidarını yürüttüğü dünya enerji piyasasında Hazar havzasının da özellikle önemini vurgulamak isterim. Onun için, bu havzalara, Orta Doğu’ya, Hazar’a ve diğer önemli petrol kaynaklarına hükmedenlerin elbette yenilenebilir enerjiyi özendirme faaliyetlerinden rahatsız olmamaları mümkün değildir. Bu itibarla, Türkiye Cumhuriyeti olarak bütün politikalarımızı bu yönde oluşturmamız ve geliştirmemiz gerekiyor. Son sekiz yılda, AKP İktidarı döneminde, gerek dış politikada gerek ulusal güvenlik politikalarında gerek makroekonomik politikalarda, istihdam politikalarında, sosyal politikalarda, millî savunma politikalarında herhangi bir aşama kaydedilmemesi, ülkenin bugün gündeminin çok farklılaşması, Türkiye’nin geriye götürülmesi, her anlamda Türkiye’nin iflas noktasına doğru sürüklenmiş olması, tabii ki yine Türkiye’nin ciddi bir enerji politikası izleyememesi sonucunu da kendiliğinden ortaya çıkarmaktadır. Onun için, biz, Türkiye’nin, aynı zamanda, bütün boru hatlarıyla enerjinin bir coğrafyadan Batı coğrafyasına, Orta Doğu’ya ve diğer coğrafyalara taşınması noktasında önemli bir jeopolitiğe sahip olduğunu biliyoruz ancak bunun yeterince değerlendirilemediğini de görüyoruz. Bu itibarla, hayata geçirilmiş olan Bakû-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı’yla birlikte Yumurtalık Terminali ve özellikle Doğu Akdeniz’in bu havzası, Yumurtalık, İskenderun alanı gelecekte aynı zamanda kentleşme ve diğer sorunları da beraberinde getirecektir. Türkiye’nin enerji bağımlılığını asgariye indirecek politikalar mutlaka izlenmelidir. Türkiye’de henüz şu anda yüzde 70’in üzerinde bağımlı bir enerji politikasının yürütüldüğünü ve bu orandan ödün verilmemesi noktasında bir mücadelenin de yapıldığını, değişik mahfillerden ve değişik kaynaklardan öğreniyoruz.

Türkiye ne zaman ki yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarını artırabilir, o zaman yüzde 70 bağımlılığı daha aşağı doğru çekecek kapasiteyi kendisinde bulabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin, özellikle birim enerji fiyatında daha ucuza mal edecek uygulamaları, icraatları yapabilmesi için, aşırı yüksek kayıp ve kaçak oranlarını aşağı çekmek, enerji fiyatları üzerindeki KDV ve diğer yükleri azaltmak, pahalı enerji anlaşmalarından vazgeçmek ve personel ve organizasyon maliyetini minimum düzeye indirgemek olarak söyleyebiliriz.

Bu itibarla, bu keyfekeder kanun teklifinin, bu rakamlarla, ülkemiz için, yatırımcılar için pek iyi ve cazip rakamlar olmadığını vurgular, bu duygularla grubum adına yüce heyetinizi tekrar saygılarımla selamlarım.

Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
