# Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Behiç Çelik (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim
- **Tarih:** 11 Şubat 2011
- **Gündem:** BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2011-02-11-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen

> Behiç Çelik (MHP), 11 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 921 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 606 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın sekizinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, seçmene selam ağırlıklı bu tasarı, orta ve uzun vadede seçmene zulüm tasarısı olarak kendini gösterecektir; teknik ve hukuki yanlışlarla doludur. Bugün ÜFE hesaplaması yapılırken kanun TEFE’den bahsetmektedir.

2008 yılı ortalarında halkımızı kasıp kavuran ve 2009 yılını bütünüyle cehenneme çeviren krizin sakat bıraktığı vatandaşlarımıza bu tasarı aspirin tedavisidir. 2011 yılı verilerini hatırlayarak bu tasarıyı eleştirmemizde yarar var. Biz 2011 şartlarına geldiğimiz zaman şunu görüyoruz: İşsizlikte dünya rekoru kırıyoruz. Tüketici güven endeksi yüzde 90’a düşmüş, 2007’de 119 olan sanayi üretim endeksi 104’e düşmüş, dış ticaret açığı 72 milyar dolara çıkmış, kapasite kullanım oranı yüzde 74,6’da kalmış; vatandaşların bankalara olan borcu 510 milyar TL’ye ulaşmış, fert başına banka borcu 7 bin TL’ye çıkmış, bu arada daha da borçlanacağımızı söyleyen bir Maliye Bakanımız başımızda.

Vatandaşların kredi kartı yoluyla çektiği kredi tutarı ayda 5 milyar TL’ye ulaşmış, 2006 yılında 124 olan istihdam endeksi 96’ya düşmüş.

Vatandaşlarımız dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanmaya başlamış, benzinin litresi 2,6 TL’si vergi olmak üzere 4 TL, mazot 1,8 TL’si vergi olmak üzere 3,44 TL’ye çıkmış.

Amerika Birleşik Devletleri’nde dolaylı vergilerin oranı yüzde 18, diğer ülkelerde, Batı ülkelerinde yüzde 30’larda iken Türkiye’de yüzde 70’leri aşmış. Tam bir vergi zulmü.

Ücretlerde, kalem oyunuyla “vergi iadesi” yerine “asgari geçim indirimi” getirilmiş, aldatmacayla ücretlerde yüzde 37’lik vergi yüküyle dünyada ilk 10’a girilmiş.

ARGE harcamalarında OECD ülkelerinin ortalamasının yaklaşık üçte 1’ini dahi aşamamışız. Bütçe açığımız 40 milyar Türk lirasına ulaşmasına rağmen bununla övünülebilmektedir. 2008 yılında vergi gelirlerinde tahsilatın tahakkuka oranı yüzde 89 iken bu oran yüzde 85’e düşmüş yani mükellefler vergi borcunu dahi ödeyemez duruma gelmiş. Bütçe açıkları İşsizlik Fonu boşaltılarak kapatılmaya çalışılmaktadır. İstihdam artışı olmadan göz boyamayla işsizlik rakamları düşürülmektedir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma yardımları ile övünülmeye başlanılmıştır. Utanılacak olan bu durumun ortadan kaldırılması yerine vakfa transfer edilen para ile övünülebilmektedir. Kamu borç stoku 482 milyar Türk lirasına ulaşmış, fert başına toplam borç 6.600 Türk lirasına tırmanmış, yoksulluk oranı yüzde 18 olarak açıklanmasına rağmen kırsalda bu oran yüzde 38’leri aşmış. Türkiye, tarımda kendi kendine yeten bir ülke olmaktan çıkarılarak özellikle son üç yıldır dış ticaret açığı veren ülke konumuna sokulmuş. Tarımda 2009, 2010 yılları ürün ve girdi fiyatlarındaki değişim itibarıyla ana ürünlerde ortalama fiyat artışı yüzde 16 iken üretimin temel girdilerindeki fiyat artışı yüzde 25 olarak gerçekleşmiş. Dolayısıyla çiftçi üretemez duruma sokulmuş ve çiftçi iflas etmiş. 2002 yılında çiftinin toplam 530 milyar Türk lirası kredi borcu varken 2010 yılında bu rakam daha fazla, bu rakamın üzerine çıkmış. Üretici ve tüketici arasında fiyat farkına ürün grupları itibarıyla baktığımızda yine yaş sebze ve meyvede yüzde 242, bakliyatta yüzde 210, hayvansal ürünlerde yüzde 106 oranında gerçekleşmiş.

Değerli milletvekilleri, tarımda kullanılan elektriğe yapılan destek 2003 yılında kaldırıldığı için fiyatlar yüzde 34 oranında artmış. Sulamada kullanılan elektriğin fiyatı son üç yılda da yüzde 50 oranında artış gösteriyor.

Demek ki, burada Hükûmetin son sekiz buçuk yılda izlediği genel ekonomi politikalarının verimleri, bu Hükûmetin de iflas ettiğini gösteriyor. 12 Haziran seçimlerine gidilen bu süreçte, büyük Türk milletinin bu rakamları, bu gerçekleri görerek bu İktidarın sonlandırılması kaçınılmaz olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; torba tasarıya baktığımız zaman, özellikle sekizinci bölümde ben birkaç hususa değinmek istiyorum. Yine, Kömür İşletmeleri Kurumunun daha rahat kömür teminini içeren maddesine geçerek, orman alanlarında hayvan otlatılması ve odun dışı orman emvalinin dağıtım usulüne ilişkin hükme değinmek isterim.

Burada bir Mersin Milletvekili olarak, Toroslarda özellikle halkımızın en önemli hayvansal geçim kaynaklarından olan keçi yetiştiriciliğinin önemini dikkatinize sunmak istiyorum. Keçiler yüzyıllardır Toroslarda, orman alanı içerisinde otlatılırdı ancak bu yasağın kaldırılması fevkalade önem arz ediyor. Bu hususta biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak soru önergeleri vermiştik, 6831’le ilgili düzenleme yapılsın diye.

Şimdi, burada, vatandaşlarımızı rahatlatma adına, hem keçi otlatılması hem de keçinin orman alanlarında uygun görülen yerlerde, orman idaresince uygun görülen yerlerde barındırılmasına ilişkin, sadece keçilerin değil, koyunların ve diğer büyükbaşların da olabilir ama keçi popülasyonunu koruyarak, aşırı otlatmanın da önüne geçilerek, burada optimal bir dengeyi kurma lüzumu vardır. Buna dikkatinizi çekmek istiyorum.

Onun dışında, Devlet Planlama Teşkilatındaki kadro düzenlemesinin ne amaçla yapıldığını burada izaha muhtaç olarak görüyorum.

Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü kuruldu. Burada eleştirilerimizi yineliyoruz: Böyle bir İl Müdürlüğü kurulurken, özellikle dikkat edilmesi gereken husus sivil savunmanın önemi. Sivil Savunma farklı fonksiyonlar ifa eden bir kurumdu. Bu ortadan kaldırılmıştır. Ancak, yine, özellikle Bayındırlık Bakanlığına bağlı olan Afet İşleri Genel Müdürlüğünün de farklı fonksiyonu vardı özellikle yangın, deprem ve sel, su baskınlarına karşı aktif olan bir genel müdürlüktü -toprak kayması, heyelan da dâhil olmak üzere- ama bunların hepsinin birleştirilerek ne idiği belirsiz farklı bir yapılanmaya gidildi. Afet acil durum yönetimi hiç olmazsa İçişleri Bakanlığı bünyesinde düşünülmeliydi, bu da düşünülmemiştir. Burada karışıklıklar olmaktadır. İşte, torba yasanın içerisine maddeler getirerek bunu telafi cihetine gitmeye çalışıyorsunuz. Daha çok gelecektir bu ama biz 12 Hazirandan sonra buna, bu hususlara yeni bir düzenleme getirmeyi elbette düşünüyoruz.

Sağlık Bakanlığı döner sermaye kuruluşlarının merkeze aktardığı payı niçin yüzde 4’ten 6’ya çıkarıyorsunuz, niçin taşradaki döner sermaye payını azaltarak merkeze doğru çekiyorsunuz? Oradaki çalışanlara bunu verseniz, hatta yüzde 2’ye düşürseniz daha uygun olmaz mı?

Değerli arkadaşlarım, biz her zaman “temiz toplum ve temiz siyaset” anlayışını Türkiye’de hâkim kılmak için uğraşıyoruz, yoksulluğun ve yolsuzluğun kökünü kazımak için uğraş veriyoruz, kayıt dışı ekonominin yok edilmesini amaçlıyoruz, gelir dağılımında adaleti amaçlıyoruz, istihdam dostu sürdürülebilir bir büyüme ortamı tesis etmek için uğraşıyoruz ama ne yazık ki İktidarın bu hazırlamış olduğu torba tasarıda bunlar amaçlanmıyor, daha farklı amaçlar taşıyor ama buna rağmen Milliyetçi Hareket Partisinin bölüm üzerindeki görüşlerini bu şekilde özetliyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2011-02-11-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
