# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Behiç Çelik (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-4

> Behiç Çelik (MHP), 23 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 367 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BEHİÇ ÇELİK (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunuyorum. Gecenin bu saatinde Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde görüşmelere devam ediyoruz. Bu konuda vermiş olduğumuz önerge için ben söz aldım.

Burada tabii, görüşlerimizi ifade ederken Türkiye’nin kamu düzeniyle ilgili hususları da sıklıkla dile getirilmektedir. 37’nci madde bağlamında özellikle Türkiye’nin içine sokulduğu durumu burada vurgulamak isterim. Açılım denen yıkım projesinin mimarı olan AKP İktidarı, Türkiye’ye açılımı ilan ettikleri günden bugüne kadar ne kadar büyük kötülükler ettiklerini bilmiyorum fark ettiler mi ama hâlâ bu aymazlığın pençesinde kıvranan yönetici elit bunu terk ederek tam bağımsız ve millî olan Türk devletinin kuruluş felsefesine gelmek durumunda olduklarını bilmiyorum yine ne zaman idrak edecekler.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı 2007 yılında, seçimden hemen sonra değiştirmek üzere faaliyete geçen siyasal iktidar, kendisinin hazırlatmış olduğu metni alarak birtakım çalışmalar yaptılar. Bunu Sapancalarda ve Abantlarda değişik, gizli mahfillerde görüşerek, Türk milletinden saklayarak belli odakların görüşleri doğrultusunda bir metni ortaya çıkardılar. Daha sonra o metni aldılar, Atlantik ötesine kadar götürdüler ve orada kabul ettirmek için uğraş verdiler. Şimdi, bunları yapan siyasal iktidar, Türk milletine bu metni danışma yerine, kendilerini iktidara getiren ve kendilerinin meşruiyetini aradığı kapılara kadar gittiklerini görüyoruz.

İşte, yargıyla ilgili yapılan bütün faaliyetler, icraatlar, yasama çalışmaları da bu düzlemde değerlendirilmelidir. Anayasa Mahkemesine biçilen rol “Anayasa Mahkemesi militan, partizan, tarafgir bir tutum içerisinde olmak durumundadır.” fikrine dayanıyor. İşte, AKP bunu yapıyor.

Şimdi, ifrattan tefrite yolculuğun acı örneklerini hep birlikte müşahede ediyoruz. İfrat vardı, şimdi tefrit var. Ne zaman, biz, meşru zeminde adaleti tecelli ettirmek için bir yargı reformuna başvuracağız? Ne zaman ele ele verip ay yıldızlı bayrağımızı daha nazlı semalarımızda dalgalandıracağız? Ne zaman?

M. YILMAZ HELVACIOĞLU (Siirt) – Her zaman…

BEHİÇ ÇELİK (Devamla) - Ne zaman? Bunun cevabı var mı? Yok. Ama yıkım projeleriyle, demokrasi ve insan hakları söylemleri altında Türkiye'nin altını oymalarla, Türkiye’de millî ekonomiyi olabildiğince gayrimillî ekonomi hâlinde dönüştürerek insanları aç, sefil, perişan hâle getirmekle AKP İktidarı bugün itibarıyla bundan sonra Türk milleti nezdinde meşruiyetini kaybetmiştir.

AKP’nin gerçekleri görmesi ve AKP yönetiminin Türk milletinin gerçeklerine dönmesi, Türk milletinin millî değerlerine ve mukaddesatına saygılı olması çok büyük önem arz etmektedir. Aksi hâlde fatura çok ağır olacaktır, bedelini çok ağır ödeyeceksiniz.

Bu duygularla önergemizin kabulünü diler, hepinize saygılar sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Behiç Çelik (MHP, Mersin). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/behic-celik-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696-4 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
