# Ceza mahkemeleri usulü kanunda değişiklik yapılması (s.s.582)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 16 Haziran 2004
- **Gündem:** CEZA MAHKEMELERİ USULÜ KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.582)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-22-2004-06-16-ceza-mahkemeleri-usulu-kanunda-degisiklik-yapilmasi-s-s-582

> Bekir Bozdağ (AK Parti), 16 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MAHKEMELERİ USULÜ KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.582)); konuşma 887 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda Değişiklik Yapılması ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kaldırılmasına Dair Kanun Tasarısının 1 inci maddesi hakkında, AK Parti Grubunun görüşlerini sunmak üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; devlet güvenlik mahkemeleri, cumhuriyetimizin kuruluşunda yoktur; 1921 Teşkilatı Esasiye Kanununda, 1924 Teşkilatı Esasiye Kanununda ve 1961 Anayasasında, başlangıç itibariyle "devlet güvenlik mahkemeleri" adı altında bir mahkeme söz konusu değildir. Bu mahkeme, ilk defa, Türk hukuk sistemi içerisine, 15.3.1973 tarih ve 1699 sayılı Anayasa değişikliğine ilişkin bir kanunla, 1973 yılında, Anayasanın 136 ncı maddesine ilave edilmiştir. Bilahara, bu mahkemelerin teşkilat kanunu çıkarılmış ve ülkemizde, mahkemeler, görevini yapmaya başlamıştır. Ancak, Anayasa Mahkemesi, 1975 yılında verdiği bir kararla, devlet güvenlik mahkemelerinin kuruluşuna dair kanunu, şekil yönünden Anayasaya aykırı görerek iptal etmiştir. Böylelikle, devlet güvenlik mahkemeleri fiilen kapatılmıştır.

1980 yılının olağanüstü koşulları içerisinde oluşturulan 1982 Anayasasının 143 üncü maddesi, 1961 Anayasasının 136 ncı maddesine 1973 yılında yapılan bir ilavenin âdeta tekrarı niteliğindedir. Devlet güvenlik mahkemeleri yeniden Türk hukuk sistemi içerisinde yerini almış, bu konuda çıkarılan 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesiyle, 1.4.1984 tarihinden itibaren de yeniden yargılamaya ve bu alandaki görevini ifa etmeye başlamıştır.

Değerli milletvekilleri, devlet güvenlik mahkemeleri, kurulduğu günden beri, Türkiye'nin gündemine geldiği günden beri, hem kuruluşu hem yargılama usulleri hem verdiği kararlar, iç kamuoyunda ve dış kamuoyunda sürekli tartışılagelmiştir. Kimileri lehinde konuşmuş, kimileri aleyhinde konuşmuş; ancak, Türkiye'nin yaşadığı dönemsel şartlar nedeniyle zaman zaman bu eleştiriler toplumda kabul görürken, zaman zaman da toplumda retle karşılaşmıştır.

Ben, bu vesileyle, devlet güvenlik mahkemeleriyle ilgili birkaç hususu dikkatinize arz etmek istiyorum. Dikkat edilirse, devlet güvenlik mahkemelerinin Anayasamıza ilk girdiği dönem ile 1982 Anayasasına girdiği dönem, Türkiye'nin ara dönemlerinin akabinde veya içinde olduğu dönemlerdir; bu bir.

İkincisi, bu mahkemeler, fiiliyatta ilk derece mahkemeleri olarak görev yapmışlardır; ancak, ilk derece mahkemelerinin tamamı, hem 1961 Anayasasının 136 ncı maddesi hem de 1982 Anayasasının 142 nci maddesine istinaden kanunla kuruldukları halde, devlet güvenlik mahkemeleri Anayasayla kurulmuş, Anayasayla güvence altına alınmıştır. Belli ki, yasa koyucu, devlet güvenlik mahkemelerine, ilk derece mahkemesi olmasına rağmen, tanıdığı statü itibariyle, âdeta bir yüksek mahkeme görünümü tanımış, onun güvencesine yakın, benzer bir güvence tesis etmiştir.

Öte yandan, devlet güvenlik mahkemelerinin yapısına baktığımız zaman, başlangıç itibariyle, devlet güvenlik mahkemeleri üyeleri arasında asker üyeler de vardır, sivil üyeler de vardır; bu yönüyle, devlet güvenlik mahkemeleri, asker ve sivil üyelerden teşekkül ettirilen karma bir mahkeme görünümündedir.

Devlet güvenlik mahkemeleri, yargılama usulleri itibariyle de diğer mahkemelerden farklılık arz etmektedir.

İşte, bu özellikleri nedeniyle, devlet güvenlik mahkemeleri, Türkiye'nin gündeminden hiçbir zaman inmemiştir. Eleştirilerin bir kısmı zaman içerisinde karşılanmış, en son 18.6.1999 tarihinde yapılan değişiklikle, devlet güvenlik mahkemeleri üyeleri arasında yer alan asker üye çıkarılmış ve mahkeme, tamamen sivil bir görünüme getirilmiştir; ancak, uzunca bir zaman, Türkiye'de, devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılması ciddî manada konuşulup, gündeme getirilememiştir. 3 Kasım 2002 seçimlerinin arkasından oluşan 22 nci Yasama Dönemi Meclisinde, özellikle AK Parti Hükümetinin ülkemize getirdiği uzlaşma, demokrasi, hoşgörü, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine uygun atılan adımların oluşturduğu hava içerisinde, devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılması gündeme gelmiş, tartışılması taraftar bulmuş, hem Meclis içerisindeki muhalefet hem de toplumun bütün kesimleriyle kucaklanarak, Anayasanın 143 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Anayasanın 143 üncü maddesinin yürürlükten kaldırılmasıyla beraber, bugün faaliyette bulunan devlet güvenlik mahkemelerinin anayasal dayanağı da ortadan kalkmıştır. Böyle olunca -Sayın Eraslan'ın dediği gibi- bu konuda değişik görüşler ortaya çıkmış; bir grup, devlet güvenlik mahkemelerine dair Anayasanın 143 üncü maddesi yürürlükten kalktı, ama, mahkemelerin kuruluşunun kanunla olacağına dair Anayasanın 142 nci maddesi yürürlükte olduğundan dolayı, yeni bir kanuna gerek yoktur, devlet güvenlik mahkemeleri yasal dayanağını haizdir, yargılama yapabilir diye değerlendirme yaparken; bir diğer grup da, hayır, devlet güvenlik mahkemeleri Anayasayla kurulmuş, özel güvenceleri haiz, özel nitelikli bir ihtisas mahkemesidir, bunun dayanağı doğrudan 143 üncü maddedir, bu madde kalktığı için de devlet güvenlik mahkemelerinin anayasal dayanağı ortadan kalkmıştır; dolayısıyla, 2845 sayılı devlet güvenlik mahkemeleriyle ilgili yasanın da yürürlükten kaldırılması lazımdır; zira, Anayasamızın 6 ncı maddesine göre de, hiç kimse kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisini kullanamayacağından dolayı, devlet güvenlik mahkemeleri, bundan sonra yargılama yapamazlar diye kanaat serdetmişlerdir. Bizim kanaatimiz de, bu 143 üncü maddeye dair ikinci yorum üzerinedir.

Bu arada, bir muallakta durum söz konusudur. Onun için, devlet güvenlik mahkemeleri, yargılama yaparken, bekleme kararı, işin esasına girmeme kararı gibi kararlar vermiştir. İşte, bu yasal düzenleme, bu noktadaki boşluğu doldurmakta, devlet güvenlik mahkemelerinde bekleyen davaların akıbetinin ne olacağı, buralarda görev yapan hâkim ve savcılar ile diğer personelin akıbetinin ne olacağı sorularına cevap sunmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bizim, devlet güvenlik mahkemeleriyle ilgili kararımız ve bunların kaldırılmasına dair tavrımız, burada görev yapan hâkim ve savcılarımız ile diğer personele karşı bir tavır olarak asla algılanmamalıdır. Biz, AK Parti olarak, Türkiye'nin olağanüstü koşullarında, ülkemizin birlik ve bütünlüğü için mücadele verilirken, yargılama konuları itibariyle çok ciddî konularda görev yapan hâkim ve savcılarımızın, hem kendi hayatlarını hem de ailelerinin hayatlarını tehlikeye atarak büyük bir vatanperverlik duygusuyla görev yaptığı inancındayız. Bu nedenle, bu mahkemelerde görev yapmış ve vefat etmiş olanlara Allah'tan rahmet diliyoruz, hayatta olanlara sıhhat içerisinde uzun ömürler diliyoruz.

Bizim tavrımız bunlara karşı değil, bizim tavrımız, hukuk devleti, demokrasinin temel nitelikleriyle örtüşmeyen bir yapıya ilişkindir ve bu yapının tahakkuku için Türkiye'de yapılan yeni bir düzenlemeyi milletimizin huzuruna getirmekle alakalıdır. Biz, burada görev yapan hâkimlerimize, savcılarımıza güveniyoruz Türkiye olarak; çünkü Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargılamasını kabul etmiş ve oraya vatandaşının müracaat hakkını tanımıştır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Ceza mahkemeleri usulü kanunda değişiklik yapılması (s.s.582)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-22-2004-06-16-ceza-mahkemeleri-usulu-kanunda-degisiklik-yapilmasi-s-s-582 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
