# Danışma kurulu önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim
- **Tarih:** 27 Şubat 2008
- **Gündem:** DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2008-02-27-danisma-kurulu-onerisi

> Bekir Bozdağ (AK Parti), 27 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ); konuşma 1.124 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi grup önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Dün burada Danışma Kurulu önerisi okundu ve bu öneriyle biz, Meclisimizin bir haftalık gündemini Mecliste grubu bulunan siyasi partilerimizin grup başkan vekillerinin imzalarıyla sizin huzurunuza getirdik, sizler de kabul ettiniz ve gündemi belirledik. Tabii, gündemin nasıl olacağı belli, bütün gruplar da bunu biliyor, beraber yaptık çünkü. Bir gün sonra farklı bir gündem talebiyle huzurlarınızdayız.

Biz, AK Parti Grubu olarak, yerel yönetimlerin sorunlarını ve bu sorunların çözümüne dair her hususu çok önemli görüyoruz, yerel yönetimleri de çok önemli görüyoruz. Onun için, böylesi bir konunun Meclisimiz tarafından da detaylı bir biçimde araştırılması, incelenmesi ve bu suretle sorunlarının tespiti ve çözümü noktasında hem Meclisimize hem de Hükûmetimize tavsiyelerde bulunması bizim için de önemlidir. Danışma Kurulu görüşmeleri sırasında biz bunu söyledik. Bu konuda böylesi bir komisyonun kurulmasına taraftarız ama bunun zamanlaması açısından uygun bir zaman değil. Neden? Çünkü şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurduğu araştırma komisyonlarının sayısı… Küresel ısınma ve su konusunda bir tane komisyon kurduk, 16 milletvekili çalışıyor; uyuşturucuyla ilgili bir komisyon kurduk, 16 milletvekili orada çalışıyor; öte yandan zeytinyağıyla ilgili daha geçenlerde bir komisyon kurduk, 16 arkadaş orada; dün burada denizcilik sektörünün sorunlarıyla ilgili bir başka komisyon kurduk, oraya da gruplar milletvekili verecek ve Türkçeyle ilgili bir başka komisyon kuruldu; beş tane komisyon şu anda bilfiil çalışıyor. Meclisin sağlıklı çalışması ve bütün komisyonların ve Genel Kurulun etkili ve verimli bir biçimde çalışabilmesi için bunun bir denge içerisinde olması lazım. Oradaki çalışmaların buradaki çalışmayı aksatmaması gibi, buradaki çalışmaların da oradaki çalışmaları aksatmayacağı bir düzen içerisinde bunu yönetmemiz, yürütmemiz bizim birinci vazifemiz; biz bunu söyledik. Onun için, bugün, gelin, bunu vermeyin, reddetmek durumunda kalmayalım ama ileriki bir tarihte, bir ay sonra bunu verirseniz biz bunu kabul edip bu konuda geniş kapsamlı bir araştırma ve inceleme yapılmasının önünü beraber açalım dedik ancak tabii, gündem yerel yönetimlerle ilgili olunca, siyasi boyutu da olunca, bu noktada biz kanaatimizi diğer gruplara söylediğimiz hâlde kabul görmedi, grup önerisi olarak geldi.

Değerli arkadaşlarım, yerel yönetimler konusunda ve pek çok konuda, AK Parti Grubu olarak önemli çalışmaların altına biz imza attık, büyük değişimler, dönüşümler yaşandı. Hatırlarsanız, SSK hastaneleri ile devlet hastanelerinin birleştirilmesiyle ilgili kanun tasarısı burada görüşülürken de kıyametler kopmuştu. İnsanlar muayene için bir kuyruğa giriyor, ilaç için bir kuyruğa giriyor, eczanelere gidip ilaç alamıyor ve insanlar bu konudan mustarip ama burada, biz, bunu, bu ıstırabı ortadan kaldıracak bir çözümü görüştük ve burada çok zor geçti biliyorsunuz. Şimdi ne yaptık? Bütün işçi kardeşlerim, herkes, istediği eczaneden ilacını alıyor mu, istediği yerde muayene oluyor mu, istediği hastaneye gidiyor mu? Devlet “Vatandaş yetiştirir.” diyor ama işçisini ayrı hastaneye gönderiyor, memurunu ayrı hastaneye gönderiyor, Bağ-Kurlusunu ayrı hastaneye gönderiyor, ona ayrı ilaç, ona ayrı ilaç. Böyle eşitlik anlayışı, böyle hukuk devleti, böyle sosyal devlet olmaz dedik, nice karşı çıktılar. Şimdi, uygulamaya geçti, vatandaş bizi alkışladı mı? Alkışladı (AK Parti sıralarından alkışlar) ve bunu da belli etti, çünkü bu işin faydası, hem Türkiye’mize hem de bir bir her bir ferdimize, her bir insanımıza.

Öte yandan, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüyle ilgili bir düzenleme yapıldı. Örneğin, Kayseri’nin bir köyünde, Yozgat’ın bir köyünde su meselesi var, orası yazıyor işte iline, orası yazıyor bölgeye, bölge yazıyor genel müdürlüğe, oradan planlanıyor, daha sonra gerisin geriye dönüyor, genel müdürlük, bölge müdürlüğü, il, ilçe… Yazının gidiş gelişini dinlerken yoruluyorsunuz! Bir köyün kanalizasyonuyla Ankara’daki genel müdürlüğün ne işi olur? Oldu yıllarca. Kaldıracağız, kıyamet koptu: “Olmaz!” Kaldırdık. Şimdi, bunlar yerinden görüşülüyor ve bu sorunlar mahallinde çözülüyor.

Bu da yetmedi. Mahallî idare birlikleriyle ilgili kanunu getirdik biz burada, il özel idareleriyle ilgili kanunu getirdik. Halkımızın yerelde seçtikleri temsilcilerin il genel meclisi başkanı olması, ilçelerde ve merkez ilçede de köylere hizmet götürme birliklerinde görev almaları… Hem muhtarların temsilcisi hem de il genel meclisine seçilmiş siyasilerin temsilcilerini oraya koyduk. Hem siyasi olmayanlar hem siyasiler hem de hükûmetin, devletin temsilcisi kaymakam bir araya gelsin, bu sorunu çözsün dedik. Kötü mü ettik? İyi ettik. Bugün bir araya geliyorlar, el ele, baş başa verip sorunları yerinde çözüyorlar.

Sadece bununla da kalmadık. “KÖYDES” diye bir proje çıkardık, Türkiye’nin bütün illerinin, ilçelerinin, köylerinin yollarının asfalta dönmesini, susuz yerin suya kavuşmasını temin edici projeleri başlattık, bir noktaya geldi.

SUAT BİNİCİ (Samsun) – Ankara’da su yok.

BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Seçimlerde bizim yaptığımız bu KÖYDES çerçevesinde asfaltlardan köylere gidildi, çeşmelerden sular içildi. Vatandaş çeşmeyi getirenle yolu getireni ayırt etti.

Arkasından, yerel yönetimlerde de önemli şeyler yaptık. Belediyeler açısından, belde belediyeleri açısından da BELDES projesini koyduk ortaya. Dedik ki, beldeler hizmet üretemiyor. Elindeki imkânlar, personel sayısı, durum vesaire nedeniyle bu kaynakla buradaki insana kendisini şehirde yaşamasını hissettirebilecek bir ortamı hazırlayamıyor, böyle bir çalışmayı sunamıyor, kanalizasyonunu, kaldırımını, altyapı, üstyapısını yapamıyor.

OKTAY VURAL (İzmir) – Hani yapmıştınız siz?

BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Ne yapalım? Bunlara da bir destek çıkalım dedik, BELDES’i koyduk. Onun sayesinde iki senedir beldelerimiz büyük çapta hizmet alıyor.

Şimdi, gelen bu tasarı Meclisimizin oylarıyla kabul edilip yasalaştıktan sonra, on yıl süreyle o beldeye gidecek parayla yıllardır -elli yıldır, altmış yıldır- alamadıkları hizmetin katbekat fazlasının vatandaşımız ayağına geldiğini görünce, devletin, hükûmetin yanında olduğunu görünce ve bu hizmetlerden istifade edince; hastaneler birleşince nasıl teşekkür etti, Köy Hizmetleri kaldırılınca nasıl teşekkür etti, KÖYDES, BELDES hayata geçince nasıl teşekkür etti, ben öyle teşekkür edeceğine inanıyorum. Bu Meclis bu konuda doğru bir şey yapacaktır, Hükûmet de doğru bir şey yapıyor, biz de doğru bir şeyi tartışıyoruz. Elbette, bu konuda farklı farklı görüşü olanlar olacaktır, katılan katılmayan olacaktır, eleştiren olacaktır, ama bir şeye dikkat etmek lazım: Bu yapılan iş Türkiye’nin hayrına mı, değil mi? O beldelerde yaşayan vatandaşlarımızın hayrına mı, değil mi? Doğru mu yapıyoruz, eğri mi yapıyoruz? (CHP sıralarından “Eğri, eğri” sesleri) Bire bir oturup beldelerdeki vatandaşlarımızla konuştuğumuzda -bu işin siyasi tarafında olanlarla değil, vatandaşımızla konuştuğumuzda- yapılmak isteneni ve bunun sonucunda ortaya çıkacak durumu anlattığımızda “Doğru yapıyorsunuz, biz sizin arkanızdayız.” diyorlar.

Milletimiz bunun doğruluğunu biliyor ve bunun doğruluğunu da tasdik edecektir. Biz ona inanıyoruz ve bu konuda önemli bir reformun altına da, bütün siyasi kaygılardan, bütün endişelerden -oy endişesinden, falan ne der, filan ne der endişesinden- uzak bir biçimde, sadece, milletin faydası nerede, Türkiye’nin faydası nerede, AK Parti orada. İşte, bu tasarı onun eseri olacaktır. İnşallah, görüşüldükten sonra Meclisimizin oylarıyla da kanunlaşacaktır.

Tabii, komisyonda görüşülecek, muhalefetin katkısına açık; Genel Kurulda da görüşülecek, muhalefetin katkısına gene açık. Eğer bu tasarının eksiği varsa, yanlışı varsa, öngöremediği konular varsa, bunları gündeme getirip komisyonda katkı vermek, orada olamadı Genel Kurulda bu katkıyı temin etmek hepimizin görevidir. Gelin, bu işi olgunlaştırarak, daha iyi hâle getirerek yasalaşmasına el birliğiyle yardımcı olalım, Türkiye’mizin lehine yapılan güzel hizmetlerden birinin daha altında hepimizin birlikte imzası olsun diyorum.

Ben, bu vesileyle, bu grup önerisinin zamansız olması nedeniyle -yoksa, muhtevasının yanlışlığından değil, zamansız- ve gündeme siyasi bir üslupla gelmesi nedeniyle bugün için “hayır” diyor, ileride böyle bir çalışmanın yapılmasının da faydalı olacağını ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Danışma kurulu önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 27 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2008-02-27-danisma-kurulu-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
