# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 5 Mayıs 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2010-05-05-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-4

> Bekir Bozdağ (AK Parti), 5 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 533 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Evet, konuşacağım.

BAŞKAN – Buyurun, önergeniz üzerinde Sayın Bozdağ. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BEKİR BOZDAĞ (Yozgat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ile ilgili Anayasa maddesinde değişiklik yapan maddeyle alakalı verilen önerge üzerinde söz aldım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, askerî yargıyla ilgili alanda yapılan düzenlemeler, bu alandaki düzenlemelerin hukuk devletinin standartlarına uygun bir şekilde değiştirilmesini öngörmektedir. Biliyorsunuz, hem askerî yargıda hem Askerî Yargıtayda hem de Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde hâkimler karar verirken, yargı bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerî hizmetin gereklerine göre karar vereceğini hüküm altına alıyordu. Tabii “askerî hizmetin gerekleri” ifadesi yer aldığı zaman, yargının bağımsızlığı, hâkimlik teminatı, hukuk devleti, askerlik hizmetinin gerekleri söz konusu olduğu zaman bunu bir dengelemek, gerektiği zaman da göz ardı etmek gibi bir sonucu da ortaya çıkarıyordu. Bizim Anayasa’mızda hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir ayıptı ve bu düzenlemeyle bu ayıp Anayasa’mızdan çıkartılmaktadır. Önemli bir değişimdir, önemli bir reformdur.

Tabii, hukuk adına ayıplar sadece bunlarla da kalmıyor. Bizim hukukumuza baktığınız zaman, içerisinde pek çok alanda yaşanan ayıplar da var, pek çok siyasinin başına gelen nice olaylar da var. Şimdi, ben, Sayın Başbakanımızla ilgili birkaç hususun altını çizmek isterim bu vesileyle.

Biliyorsunuz, Sayın Başbakanımız 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı idi. O dönemde değişik iktidarlarla çalıştı. 94’te DYP-SHP, bilahare CHP Hükûmeti oldu, daha sonra Anayol Hükûmeti oldu, bir dönem Refahyol oldu, ondan sonra Anasol-D, devam eden iktidarlar oldu ve bu iktidarlar döneminde görevde bulundu. Görevde bulunduğu süre içerisinde, Sayın Başbakan kadar iktidarların incelemesine, denetlemesine, sorgulamasına, sorgulanmasına tabi olan ikinci bir başkan bizim tarihimizde var mı yok mu bilmiyorum.

HİKMET ERENKAYA (Kocaeli) – Sayın Başbakan kaç yıl Belediye Başkanlığı yaptı?

BEKİR BOZDAĞ (Devamla) – Müfettiş üzerine müfettişler geldi ve bir şey bulamadılar. “Uydur” dendi belki, uyduramadılar, hiçbir şey çıkmadı. Dokunulmazlık da yok, yargılanma imkânı da var. Bir yargılama imkânı da kullanıldı, yargılandı -demin Hayati Bey de ifade etti- mahkemeler oldu, bir bir beraat etti. Ama siyaseten Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi olacağı belli bir kişilik. Toplumun her tarafından sevgi ve saygı kendini İstanbul’a doğru gösteriyor ve Ankara’ya çağırıyor âdeta. Bu yolu kesmek lazım. Onun için, yolsuzlukla kesilemedi bu yol, hırsızlıkla kesilemedi bu yol. Boğazından geçen bir haram lokmayı bulamadı yol kesmek isteyenler, olmadı ve okul kitaplarında millî şairlerimizden bir tanesinin şiirinden, hukukun en büyük ayıplarından, en büyük cinayetlerinden biri işlenerek bir karar verildi. Ben o kararı okudum, emin olun gerekçesini okurken yüzüm kızardı. O gerekçeyi yazanlar nasıl yazdılar, emin olun okurken benim yüzüm kızardı. Ama böyle bir gerekçe yazıldı, hukuk ayaklar altına alındı, Yargıtay bunu onayladı.

Daha sonra, yine ilginçtir, 1999’dan sonra 4616 sayılı Yasa çıktı. Bu çerçevede, Sayın Başbakan, avukatları aracılığıyla, suçun vaki olmamış sayılması ve adli sicil kaydının silinmesiyle ilgili Diyarbakır 3 numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesine müracaat ediyor. Müracaatı üzerine, mahkeme talebi reddediyor oy çokluğuyla. Daha sonra itiraz ediyor. İtiraz edince, bir sonra gelen numaralı DGM buna bakıyor, itirazı kabul ediyor, suçun vaki olmamış sayılmasına karar veriyor ve arkasından da adli sicilin silinmesine karar veriyor. Bu karar Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne ibraz ediliyor ve sicil kaydı siliniyor, adli sicile ilişkin belge alınıyor. Baktığınız zaman, buraya kadar işlem, hukukun içinde işleyen bir işlem ama o arada Sayın Sabih Kanadoğlu hemen devreye giriyor. Temyiz yetkisi yok…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-23-2010-05-05-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
