# Uğur mumcu suikastı konusunda

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Berhan Şimşek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 23 Ocak 2003
- **Gündem:** UĞUR MUMCU SUİKASTI KONUSUNDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-01-23-ugur-mumcu-suikasti-konusunda

> Berhan Şimşek (CHP), 23 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: UĞUR MUMCU SUİKASTI KONUSUNDA); konuşma 508 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 24 Ocak 1993 günü alçakça bir saldırıyla şehit edilen gazeteci Uğur Mumcu'yu yitirişimizin onuncu yıldönümünde, Mumcu özelinde, faili meçhul cinayetlere, yargısız infazlara ve teröre kurban giden 40 000'e yakın yurttaşımızı saygıyla anmak ve değerlerimizi yitirişimizin nedenlerinin Yüce Meclisce bir kez daha sorgulanması için gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Sözlerime başlarken, çalışmalarından dolayı Uğur Mumcu ve faili meçhul cinayetleri araştırma komisyonlarına, ayrıca, bu konuda emeği geçen önceki dönem sayın Meclis üyelerine, terör ve suikastlara karşı söylenecek sözümüz bulunduğunu kanıtladıkları için teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; burada, rahmetli Mumcu'nun kim olduğunu, yaşam öyküsünü anlatacak değilim. Benim gibi, Mumcu'nun araştırmalarını, çabalarını, mücadelesini hepiniz yakından bilmektesiniz.

Böylesi bir düşünce insanının, yazar olarak toplumun dikkatlerine sunduğu konuların, bugünkü ülke ve dünya gündemindeki güncelliğini koruduğunu ifade etmek istiyorum. Siyasal kadrolarca gözardı edilen bu konular nedeniyle toplumumuz büyük zararlara ve zaman kaybına uğramıştır.

Uğur Mumcu, düşünce ve örgütlenmenin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, çağdaş ülkelerdeki hak ve özgürlüklerin hepsini Türk Ulusunun da hak ettiğini savunmuş; ancak, zamanında dikkate alınmamış olması, Avrupa Birliğine karşı bugünkü yalvarır duruma düşmemize neden olmuştur.

Uğur Mumcu, yolsuzluğun, kamu kaynaklarını insafsızca çarçur etmenin, sosyal adalet ve fırsat eşitliğine değer vermemenin, borç alarak sürdürülen kalkınma çabalarının büyük ekonomik ve sosyal krizlere neden olacağı, ulusun bağımsızlığını tehdit edeceği konusunda anlaşılır bir dille ve ısrarla toplumu uyarmıştı.

Halen Kamu İhale Yasasının tartışılması, fona devredilen bankalar sorunu ve sonuçlanmamış yolsuzluk davaları Mumcu'yu bugün de haklı çıkarmakta.

Mumcu'nun uyarılarının dikkate alınmaması yüzünden de, Meclisimiz, ekonomik ve sosyal sorunlar, kabul edilemez gelir düzeyi ve kamu borçlarını ağır geri ödeme koşullarıyla karşı karşıya kalmıştır.

Uğur Mumcu, toplumun tüm kesimlerini, özellikle gençlerimizi, terörün çıkmaz bir sokak olduğu, sadece ardındaki uyuşturucu ve silah kaçakçılarıyla yabancı ülke istihbarat servislerinin işine yaradığı konusunda uyardı.

Terörün gündemden düşmediği ülkemizde, ne kalkınma ne de istikrarın mümkün olamayacağını, demokrasimizin büyük tahribat ve kesintiye uğrayacağını söyledi; yine dikkate alınmadı.

Mumcu'nun başlıca mücadele konularından bölücü terör, uluslararası arenada geniş lobi elde edip, laik, demokratik, çağdaş hukuk devletinin üniter yapısını bozmak üzere faaliyetlerini sürdürdü.

İrticaî terör ise, domuz bağıyla katledilen yurttaşlarımız, üst düzey güvenlik görevlilerimiz ile aydınlarımıza suikastlar düzenleyen ve lüks villalardan yönetilen cinayet şebekeleri olarak karşımıza çıktı. Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ın, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'nın katledilmeleri, konunun, kara bir muamma bulutu olarak hâlâ cumhuriyetimizin üzerinde gezindiğini gösteriyor.

Nitekim, Meclisimiz ve hükümetimiz, Mumcu gibi, toplumu uyarmaya çalışan değerli bilimadamı Dr. Necip Hablemitoğlu suikastının ivedilikle çözümlenmesi sorunuyla da baş başa bulunmaktadır. Terör yüzünden, ülkemiz, değerli insangücünü ve kalkınmaya ayrılması gereken ekonomik kaynaklarını boş yere yitirmiş oldu.

Uğur Mumcu, yasaları açıkça ihlal eden tarikat-ticaret-siyaset ilişkilerinin, fırsat eşitliğinin önünde büyük bir engel olduğunu belgeleriyle kanıtladı. Ulus-devlet yapısıyla bağdaşmayan bu ilişkilerin, yalnız demokrasi kültürünü ve çağdaşlaşmayı engellemekle kalmayıp, manevî ve inanç değerlerinin de tahrip edilmesine yol açtığını gözler önüne serdi. Zamanın siyasî kadroları bunlara da gülüp geçti. Tarikatlardan medet uman ve geçici başarılar peşinde koşan siyasetçiler, bu uyarılara gülmeye devam etti.

Bugün, Meclisimiz ve hükümetimiz, vatandaşlarımızın gurbet ellerinde alınteri ve emekleriyle elde ettikleri birikimlerini hortumlayan birtakım holdinglerin hırsızlıklarıyla karşı karşıya bulunuyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “Uğur mumcu suikastı konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 23 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-01-23-ugur-mumcu-suikasti-konusunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
