# Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Berhan Şimşek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 16 Mart 2003
- **Gündem:** EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-03-16-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72

> Berhan Şimşek (CHP), 16 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)); konuşma 812 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 7 nci maddesi dolayısıyla, CHP Grubu adına söz almış bulunuyorum, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Halen müzakereleri süren 2003 yılı bütçe tasarısının uzantısı olarak Emekli Sandığına tabi memurların çalışma sürelerini kısaltan bir değişiklik yasalaştırılmak isteniyor. Buna göre, artık, 61 yaşını dolduran devlet memurları yaş haddinden emekliye ayrılacak. İnsanların işiyle ve aşıyla oynayarak yapılacak hiçbir tasarruf kamu menfaatı ilkesiyle örtüşmez. 61 yaşındaki vatandaşımıza kapıyı gösterip sen artık çalışamazsın, sen yaş olarak müsait değilsin diyemeyiz. Yüce Meclisimizin pek çok üyesi bu yasaya kabul oyu vermeden önce doğum tarihlerini hatırlasınlar. Siyaset ve politika yaparken 61 yaş diye bir yasak yok.

Özel hukuk hükümlerine göre 61 yaşını doldurmasına rağmen insanlar her türlü akti, izne tabi olmadan gerçekleştirebiliyorlar. Bazı sözleşmeleri ise, sıhhatlerini resmî mercilere belgeleyerek 65 yaşından sonra da gerçekleştirebilmektedirler. Özel hukuk ile kamu hukuku arasında anayasal çalışma özgürlüğü aleyhine neden bu tezat yaratılmak isteniyor?

Hükümet, yasa tasarısına göre, arzu ettiği kişilerden 61 yaşını dolduranların emekli edilmesini 65 yaşını doldurana kadar erteleyebilecek. Böyle bir uygulamanın objektif bir ölçütü yoktur. Yaş haddinden kaynaklanan yasal emeklilik zorunluluğunun Bakanlar Kurulunun tek taraflı iradesine bağlı olarak bazı memurlar açısından uygulanmaması liyakat ölçüsünün önüne geçilmesine neden olacaktır. Bu uygulama, açıkça şunu içermekte: İktidarın kadrolaşma yasasıdır. İdarî yargıyı aşamayarak görevden alamadıklarınızı, alamayacağınızı bildiklerinizi, bu yasayla, kamu kurum ve kuruluşlarından bu arkadaşları, bu emekçileri uzaklaştırmak istemektesiniz. İstediklerini görevde bırakabilmek yetkisini hükümete bahşeden yasa, antidemokratiktir ve etik değildir değerli arkadaşlar.

Tasarı yasalaşırsa, 61 yaşını dolduranlar, iki ay içerisinde resen emekli edilecekler. Bu insanlar, çalışırken yetersiz olarak aldıkları maaşın çoğu zaman yarısından bile az olarak ellerine geçecek emekli maaşlarıyla geçinebilecekler mi? Lütfen, aynayla göz göze gelerek, kendinizi bir gözden geçirin. Ülkemizde 2 000 insanı emekli ederek bütçeyi dengeleyeceksek, vah halimize!

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; çoğu ülkelerde olduğu gibi, dünyanın imparatoru olduğunu sanan, bana göre, kan emici anlayışıyla, emperyalist kimliğiyle yürüyen Amerika'da bile, yaş haddi, 2027 yılına kadar, 67 ile sınırlandı.

Kamuda atıl istihdam sorununun yaşandığı doğru; fakat, bunu önlemenin yolu, kamu işkollarının, profesyonel işletme mantığıyla, verimli bir şekilde hizmet üretmesinden geçer. Yoksa, işgücünün kullanılabilir kaynaklarını üretim dışına itmek, mağdur etmek çözüm olmaz; acemilik yapmayalım.

Bu yasada -akşam, Sayın Bakanımla Plan ve Bütçe Komisyonunda da konuştuk- sanatçılar da gözardı edilmiş. Sanatçının emeklisi olmaz. Devlet Opera ve Balesinde ve Devlet Tiyatrolarında birçok arkadaşımız 61 yaşına geldiği için emekli edilecek. Bu arkadaşlarımız, gerçekten, Türkiye'nin yüzakı ve yönetmenliğiyle, oyunculuğuyla Türkiye'yi yurt dışında tanıtmış insanlar. Bunlar, Mehmet Ulusoy, Ejder Akışık, Çetin Tekindor... Bu arkadaşlarımızı emekli ettiğimiz zaman, herhalde, Yunus Emre'yi, Mevlana Celalettin Rumi'yi genç arkadaşlara, makyajlı oyunculara oynatırız. Ha, bunu geri alabilme şansı sözleşmeyle olabilir Sayın Bakanım; fakat "buyur, sana kapıyı gösteriyorum" dedikten sonra, sanatçı duyarlılığıyla, bu arkadaşlarımız bir kez daha dönmezler. Döndüler; emekli ettik, işte, dizilere gidecekler, dizilerden kazanabilecekler, seslendirme yapabilecekler; bu, hiç de kolay değil. O dünyanın içinden gelen bir insan olarak, 80 yaşında dünya sahnelerinde, tiyatroda, sinemada oyuncular var ve ayrıca, bizim gibi ekonomik zorluklar içerisinde de hayatlarını idame ettirmiyorlar birçoğumuzun bu arkadaşlarımızın tiyatro sahnelerinde oyunlarını izleyerek büyüdüğünü düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, alanın ustası, usta sanatçısı olmadıkça sanatçı yetiştirilemez. Bu, hayatın kendi akışı içinde de böyle. Onun için, sizlerden özellikle ricam, tiyatroda "perde kapandı" diye bir söz vardır; Sayın Bakanım, bu arkadaşlarımıza, tiyatro perdesini, lütfen, kapatmayın, kapatmayalım. (CHP sıralarından alkışlar) O sözleşmelerle, bu arkadaşları çağırırsanız, bugün git yarın gel anlayışıyla bunların olabilmesi mümkün değil.

Tabiî ki, bu tasarı, şüphesiz, bütün işkollarını ilgilendirmekte. Kapsamı belirsiz bir özelleştirme tehdidinin altında kıvranan Tekel İdaresindeki bir tütün eksperini de, bizlere emeği geçen, bugünlere getiren, "bir harf öğretenin kırk yıl kölesi oluruz" anlayışının sahibi öğretmenlerimizi de ilgilendiriyor. Arkadaşlar, 61 yaşındaki, öğretmene, "hadi git, hadi işe yaramıyorsun" dediğin zaman, kim neyi öğretebilir. İçimizde, eğitim dünyasından gelen, bilim dünyasından gelen birçok arkadaş var; bunları, bu şekilde, gerçekten, değerlendirmek insafsızlık olur.

Ayrıca -kızmayın ne olur- AKP Genel Başkanı seçim meydanlarında "kamu çalışanlarını mağdur etmeyeceğiz" diyordu. Şimdi de, gençlere iş alanı açacağız diye 2 000 kişiyi emekli etmek istiyoruz; yani, sizin oturduğunuz yerden baktığınızda 5 yılda 2 000 kişi, 10 000 kişi olur; iktidar devam ettiği sürece; fakat, 5 yıl burada kalacağınız, hükümette kalacağınız sizin oturduğunuz yerden öyle gözüküyor, benim buradan hiç öyle gözükmüyor değerli arkadaşlar. (AK Parti sıralarından "bırakın bunları" sesleri, gürültüler) Hiç öyle gözükmüyor, inanın hiç öyle gözükmüyor, hiç öyle gözükmüyor. 2 000 kişiyi, 2 000 arkadaşı- senede 2 000, beş yıl içinde 10 000 arkadaşı emekli ederek; yani, 2 100 küsur kişiyi- emekli ederek kadrolaşma olmaz.

Ayrıca, bu ülkede bilgili, birikimli, deneyimli, toplumun lokomotifi olacak insanlara ihtiyacımız var. Bu insanları, toplumun üretim, yaratıcılık anlamındaki noktalarından kopardığınızda, vagonlar yolda kalır. Bunu, daha önceki dönemlerde yaşadık.

Değerli arkadaşlar, ben, şunu biliyorum ki, 1950'li yıllardan beri sizin önzihniyetiniz, düşünceniz iktidarda; 1950 yılından beri kadrolaşıyorsunuz. Bu ülkeyi, size, 143 ton altınla teslim ettik; 1 dolar 1 liraydı; getirdiğiniz hal burada. Sloganınızda "yeniden yapılanacağız" diyorsunuz. Bu anlayışınızla ne yeniden yapılanabilirsiniz ne de devleti yapılandırabilirsiniz, numaralı hükümetlerle işi götüremeyiz.

En içten saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-03-16-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
