# 15.05.2002 tarihli ve 4756 sayılı kanunun geçici 1 inci maddesinin değiştirilmesi (s.s. 226)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Berhan Şimşek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim
- **Tarih:** 22 Temmuz 2003
- **Gündem:** 15.05.2002 TARİHLİ VE 4756 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 1 İNCİ MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ (S.S. 226)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-07-22-15-05-2002-tarihli-ve-4756-sayili-kanunun-gecici-1-inci-maddesinin-deg

> Berhan Şimşek (CHP), 22 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 15.05.2002 TARİHLİ VE 4756 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 1 İNCİ MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ (S.S. 226)); konuşma 1.090 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının tümü üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

AKP Hükümeti, Radyo ve Televizyon Üst Kuru üyelerinin seçimi ve görevlerinin devamıyla ilgili 4756 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesini değiştirmek istemektedir. Bu değişiklikle, halen görevde bulunan Üst Kurul üyelerinin, yeni Üst Kurul üyelerinin seçim sonucunun Resmî Gazetede yayımlanması tarihine kadar, kanunda belirtilen yetki, görev ve işlevlerini yerine getirebilecekleri öngörülmektedir.

Bu konuda daha önce yapılan değişiklik, Anayasa Mahkemesine götürülmüş ve üst kurul üyelerinin seçimine ilişkin maddenin yürürlüğü durdurulmuştur. AKP İktidarı, ne Cumhurbaşkanının bu konuyla ilgili maddeyi geri gönderme gerekçesini ne Anayasa Mahkemesine götürme gerekçelerini ne de Anayasa Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararını göz önüne almadan, bu tasarıyı, her zaman olduğu gibi, tekrar Meclise, gündeme taşımıştır.

Hükümet, siyaseti hukuksallaştırmak, bürokrasiyi hukukî zemine oturtmak yerine, hukuku siyasallaştırmak ve bürokrasiyi, bürokratik anlayışı kendine göre yorumlama eğilimindedir yine birçok konuda olduğu gibi. Hakkında yürütmeyi durdurma kararı bulunan bir maddeyle ilgili yeni bir düzenlemeye gitmek, yüce yargı organının verdiği kararı görmezlikten gelmek gibi bir eğilimin arkasında başka bazı gerekçelerin olması kuvvetle muhtemeldir.

(1) 226 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Şimdi, hükümet böyle bir konuda neden böylesine acil bir düzenlemeye gittiğini açıklamalıdır. Hem de böyle karışık, sıkışık bir gündemle toplanan Genel Kurulda bu düzenlemeyle hükümet neyi amaçlamaktadır? Tam bu noktada değerli milletvekilleri, şunu paylaşmak istiyorum: Daha önceki genel müdür arkadaş, bizim tarafımızdan atanmış bir genel müdür değildi; fakat, çok başarılı bir genel müdür olarak görev yaptı ve hatta, başarısına ortak oldunuz. Eurovision'daki Sertab Erener'in birinciliğine büyük övgüler yağdırdınız; fakat, bu genel müdür, maalesef, birçok konuda olduğu gibi, AKP iktidarının kadrolaşma baskılarına dayanamayarak istifa etti ve ayrıldı. Bugün bu kadrolaşma ilişkileriyle, yeni bir genel müdürü tarafınızdan oluşturabilmek için de bu kanunu getiriyorsunuz; işin gerçeği bu.

Ama, hiç merak etmeyin; Türkiye kamuoyu biliyor, siz de biliyorsunuz ki, inanın, TRT'ye ihtiyacınız yoktur; medya yeterince sizi desteklemekte; TRT'nin, reytinglere baktığınızda, çok büyük izleyici oranı olmadığını da hepimiz biliyoruz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri...

HALİL AYDOĞAN (Afyon) -Sayın Şimşek, o zaman bunları konuşmamıza gerek yok ki...

BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) - Sayın Vekilim, lütfen bir gün buyurun, burada kürsüyü kullanın Allahaşkına! Aslında, sizinle burada çok güzel şeyler paylaşıyoruz biz ama, siz olmasanız ne yaparım diyorum, kim laf atacak bana; vallahi çok teşekkür ederim.

HALİL AYDOĞAN (Afyon) - Ben de teşekkür ederim.

BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizde özerk kurullar olarak bilinen bağımsız idarî otoritelerin sayısı, son yıllarda hızla artmaktadır. Bağımsız idarî otoriteler, genel idare teşkilatının dışında kendine ait görev ve yetkileri, kendine ait gelir ve bütçesi bulunan kuruluşlardır; kendileriyle ilgili alanlarda denetleme ve düzenleme yetkileri vardır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu da, ülkemizde radyo, televizyon ve veri yayınları alanlarında düzenleme yetkisine sahip bir özerk kuruluştur. Bu kurullar, adı üstünde, bağımsız özerk kuruluşlardır. İktidar, bu uygulama ve hedefleriyle, bağımsız kurulları bile kendi çıkarlarına göre yönlendirmek, yönetmek anlayışında olduğunu ortaya koymaktadır. Üst kurulları ve üst kurul üyeliklerini kendi siyasal çıkarlarına göre yönetme anlayışı ve hedefi, maalesef, hukuka aykırı düzenleme ve tasarıların da Meclis gündemine taşınmasına neden olmaktadır.

Yürürlükteki kanuna göre 9 üyeden oluşan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyelerinin 5'inin, siyasî parti gruplarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı oluşumunun formülüne göre belirlenecek kontenjan doğrultusunda seçilmesi öngörülmektedir. Bu yasayla, Üst Kurul üyelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçileceği öngörülmektedir.

Anayasamızın 87 nci maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri tek tek sayılmıştır. Bu görev ve yetkiler arasında, Büyük Millet Meclisinin, üst kurul veya benzeri idarî nitelikte görev yapan kurulları oluşturmak yetkisi yok.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ifade ettiğim gibi, Anayasanın 87 nci maddesinde ve diğer maddelerinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine kamu görevlilerini seçme ya da atama görev ve yetkisi veren açık bir kural bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Üst Kurul üyelerinin Meclis tarafından seçilmesi hukuka aykırı bir durumdur. Anayasaya aykırılığı açıkça belli olan bir konuda düzenleme yapmak, hukuka aykırı başka bazı işlemlere davetiye çıkarmaktadır. Geçmişte "Anayasayı bir kez delmekle bir şey olmaz" diyen bir anlayışın Türkiye'yi getirdiği nokta, durum ortadadır. AKP iktidarı da, aynı ayak izlerine basarak, Anayasayı, bir kez delmek değil, delik deşik etmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şimdi hükümet de, böyle bir düzenlemeyle, hukuku, yüce yargı organı kararını hiçe saymakta, Anayasa Mahkemesinin esas hakkındaki kararını beklemeden, böyle bir tasarıyı yasalaştırmak istemektedir. Hızlı bir takvim içinde, böylesine bir düzenleme yapmak yerine, Anayasa Mahkemesinin esas kararı beklenerek, konuyla ilgili hukuka aykırılıkların tamamını giderecek bir düzenlemeye gidilmesi daha gerçekçi ve daha hukuka uygun bir yaklaşım olacaktır. Eğer, bu ülkeyi, guguk devleti değil de, hukuk devletiyle idare ediyorsak, bunu yapmak mecburiyetindeyiz.

Değerli arkadaşlarım, Anayasa Mahkemesinin, oluşumuyla ilgili düzenlemenin yürürlüğünü durdurduğu bir kurulun, TRT Genel Müdürü seçimi konusunda, bu şekilde bir kanun değişikliğiyle yetkilendirilmesi, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz. Kaldı ki, Üst Kurulun oluşmasına, seçimine ve devamına ilişkin esaslarla ilgili bu tartışmalar, bu kurulun seçeceği TRT Genel Müdürüne de yansıyacak ve onun genel müdürlüğünü de tartışmalı bir hale getirecektir. Bilindiği gibi, Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümemektedir, geriye yürür hüküm ve sonuç doğurmamaktadır. Bu kanunun çıkması durumunda, seçilecek olan TRT Genel Müdürü, görevine devam edecektir; ancak, böylesi önemli bir kuruma genel müdür seçmek veya atamak, hukuka aykırı düzenlemelerle yapılmamalıdır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hukuk düzenimizle, bürokratik işleyişimizle zıtlaşmak, inatlaşmak, ülkemize ve iktidar partisine hiçbir şey kazandırmamıştır; bu, bugün de böyledir, geçmişte de örnekleri hepimiz tarafından bilinmektedir. Bu koltuklar, bu makamlar geçicidir. Gelecekte, hukukdışı uygulamalarla anılmak yerine, hukukî yaklaşımlarla ulaşılacak, daha yaşanabilir, daha refah içinde bir ülke bırakmış olarak anılmak, herhalde daha olumlu, daha güzel olacaktır. Hukukun üstünlüğünü egemen kılmak anayasal bir görevimizdir ve sorumluluğumuzdur. Kaldı ki, genel gerekçenin dördüncü paragrafı, tasarının amacıyla bağdaşmamaktadır, baktığınızda göreceksiniz; bir taraftan, TRT Genel Müdürüyle ilgili olarak yapılan atamanın Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onandığı ifade edilmekte, diğer taraftan ise, mevcut Üst Kurulun, TRT Genel Müdürü seçimini de kapsayacak şekilde, yetkilerinin genişletilmesi istenmektedir. Bu hususlarında, birbiriyle bağdaşmadığı, bakıldığı zaman görülecektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, bir arkadaşımızın gündemdışı konuşmasını cevaplandırmak için, Sayın Ulaştırma Bakanımız, kürsüde söz aldı, Sayın Başkan da uyardı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, yazılı ve görsel medyayı buradan cevaplandırma yeri değildir... Sayın Ulaştırma Bakanı, usule aykırı bir şekilde bunu yapmış olsa da, Sayın Bakana, ifadelerinden ve hassasiyetinden dolayı teşekkür ediyorum. Sayın Bakan, kendine güvendiğini, ak pak ve şeffaf olduğunu söylüyor, siyasî etiğe aykırı ilişkiler içine girmediğini, tutarlı olduğunu ifade ediyor ve bunları ispat etmek istiyorsa, tarafımdan kendisine verilen yazılı soru önergesini cevaplandırsın, ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisinin bir soruşturma önergesi var, bunu, rahatlıkla konuşabileceğimiz şekilde cevaplandırsın ve bu konu ve iddiaların, Genel Kurulda tartışılmasına fırsat ve imkân vererek, kendisini daha rahat bir şekilde aklamış olsun ve basında da çıkan, otuziki kısım tekmili birden bir sinema filmi gibi, bu ro-ro gemilerinin yolculuğuna son versin.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “15.05.2002 tarihli ve 4756 sayılı kanunun geçici 1 inci maddesinin değiştirilmesi (s.s. 226)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-07-22-15-05-2002-tarihli-ve-4756-sayili-kanunun-gecici-1-inci-maddesinin-deg (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
