# Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında (s.sayı:298)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Berhan Şimşek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2003
- **Gündem:** TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA (S.SAYI:298)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-12-10-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-s-sayi

> Berhan Şimşek (CHP), 10 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA (S.SAYI:298)); konuşma 1.198 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; görüşülmekte olan TÜBİTAK Kanununa Bir, Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum.

Ben başından beri bu hikâyeyi anlatmayacağım. Gerçekten, her zaman söylüyorum, otuziki kısım tekmili birden sinemaya döndü bu. Geliyor böyle temcit pilavı gibi, dönüyor temcit pilavı gibi. Artık ne Namık Kemal Pak Beyin adını ne de biraz önce konuşan sayın vekilimin ifade ettiği gibi, iki ay içerisinde değil, yüz gün önceden bu şahısların belirlenmiş ve Başbakana gönderilmiş olduğunu söyleyeceğim; yani, burada anlaşılan tek bir şey var; istediğiniz gibi, istediğiniz şekilde elbise biçmek istiyorsunuz.

O kadar ilginç şeyler yaşanıyor ki, dikkat ediyorum, Sayın Başbakan, İmar Bankasıyla ilgili konuda gazetecilere verdiği demeçte "yargıya güvenmemiz gerekiyor" diyor, Anayasa Komisyonu Başkanı da "yargı siyasallaşmıştır" diyor. Yani, anlayabilmek mümkün değil bu çelişkileri; fakat, TÜBİTAK Başkanının göreve başlamasında esas olan, Bilim Kurulunun yaptığı seçim. Bilim Kurulu seçiyor ve Başbakana gönderiyor. Başbakanın, bunu imzalayıp Sayın Cumhurbaşkanına imzaya göndermesi gerekiyor; ama, bunu bir türlü yapamıyoruz, yapmıyoruz, bekletiyoruz; zamanı gelince "bakın, karar yetersayısı olmadığı için uygulama olarak Başbakan atama yapacak" diyorsunuz. Bunun, Anayasanın 123 üncü maddesine aykırı olduğu, elinizde olan, Sayın Cumhurbaşkanının göndermiş olduğu geri gönderme yazısında da var.

Değerli arkadaşlarım, Başbakanın TÜBİTAK üzerinde vesayet denetimi yapma yetkisinin olduğunu biliyoruz; fakat, bunun, Başbakanlık bütçesi içerisinde değerlendirilmesi, Başbakanın bu Kuruma atama yapabilme yetkisini beraberinde getirmiyor. Bu tasarıyla amaçlanan bir defaya mahsus atama yetkisi ve vesayet denetimi, ne idarenin bütünlüğü ilkesiyle ne de idare hukukunun genel ilkeleriyle bağdaşır. Hepimizin burada bulunma nedeni, yasal; yasal olarak buradayız. Halkın iradesiyle, oylarıyla geldik; yani, bizim, kendi burada bulunma nedenimizi yasal olarak kabul ediyoruz. Anayasanın maddelerinin "hayır" dediği olaylara da, nasıl olsa, biz parmak kaldırıp meseleyi hallediyoruz bakışıyla değerlendirebilmemiz gerçekten mümkün değil.

Tasarının gerekçesinde, boşalan üyelikler sonucunda toplantı ve karar yetersayısına ulaşılamadığı belirtilmiştir. Başbakan, bizzat, kendisi de bu fiili yaratmıştır; yani, artık, bunu, televizyonlarda konuşmaktan, komisyonlarda konuşmaktan yorulduk. Başbakan, bilinçli olarak bu görevini yerine getirmemiştir. TÜBİTAK'ta, böylesine bir sürecin yaşanmasını kendisi hazırlamıştır.

Bilim Kurulunca seçilen Pak'ın başkanlığa atanma gerekçesinde diyorlar ki: "Usulsüzlük, yolsuzluk var." Burada, bu Yüce Mecliste bulunan hiçbir milletvekilinin, yolsuzluğa "evet" diyebileceğine, usulsüzlüğe "evet" diyebileceğine inanmıyorum. Eğer, gerçekten böyle bir şey varsa, Başbakanlık, denetim işlevini yapar; eğer, yasal bir haksızlık, yapılan bir yanlış varsa, bu sorgulanır ve yakasından da tutulur; ama, mesele bu noktada değerlendirilemiyor.

Değerli arkadaşlarım, kesinleşmemiş bir usulsüzlükten, yasadan bahsediyoruz. Yine, Anayasaya aykırı; kesinleşmemiş ve sadece iddiadan ibaret olan suçlamalarla atama yapmamak, Anayasa ilkelerini ihlal etmektir. Bilindiği gibi "suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz" ilkesi Anayasamızın 38 inci maddesinde var. Yani, burada, diyorsunuz ki, Anayasa neyi yazarsa yazsın, biz, hukuk tanımıyoruz.

Şimdi, burada okuyacağım, Cumhuriyet Halk Partili bir milletvekilinin size söyleyeceği, hukuka aykırı işlemler yaptığınız değil; Sayın Erdal Sağlam, bir yazısında, bakın, ne söylüyor: "Bankacılık Yasası bu şekliyle kalmaz. 30 maddelik Bankacılık Yasası, 28 önergeyle değiştirilip Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonundan geçti. Bu demektir ki, Bakanlar Kurulundan geçen yasa tasarısı neredeyse tümüyle değiştirildi. Tasarı çıkıp komisyondan geçene kadar yaşananlar, ne kadar hazırlıksız, bilgisiz, salt kamuoyuna büyük baskı oluşturarak popülist bir yasa olarak çıkarılmaya çalışıldığını açıkça gösterdi. Her şeyden önce..." Burasını geçeyim, sonuç olarak şunu söylüyor: "Tasarının neredeyse tümü, hukuka aykırı diye değişti; biliyor musunuz." Yani, düşünün, herhalde, bu, Aziz Nesin romanlarına konu olabilir. 30 maddelik bir yasa tasarısı geliyor ve 28 maddesi komisyon tarafından düzeltiliyor. Biraz önce Sayın Grup Başkanvekilim diyor ki: "48 saat dolmadan getiriyorsunuz." 48 saat dolmadan gelen tasarıyı okuyabilmek mümkün değil ki, gelenleri de okumuyorsunuz. 30 maddenin 28'i -bizden daha önce parlamenterlik yapan arkadaşlar var burada- komisyonda değişen, acaba, tek bir olay var mıdır bundan önce?! Bu, hukuku reddetmektir; hukuku reddetmeniz, kendinizi reddetmenizdir, buradaki varlığımızı reddetmemizdir arkadaşlar!

Başbakan diyor ki... Bir defaya mahsus olarak, bunu, Bilim Kurulu üyelerini, TÜBİTAK Başkanını ataması, Kurumu bundan sonra tamamen etki alanına alacaktır. Hükümet, TÜBİTAK'ı, geri dönülmeyecek bir şekilde siyasî denetim altına alıyor. Şikâyetçi oluyorsunuz, söylediğiniz şu: 1987 ile 1993 yılları arasında değiştirildi. Sayın Özal, evet, değiştirmiş; ama, bunu lütfen inceleyin, TÜBİTAK'ı inceleyin. 1987 ile 1993 yılları arasındaki değişiklikte, Sayın Özal, TÜBİTAK'a yönetim kurulu atamış. Yani, o altı yıllık çalışması içerisinde bitmiş bir TÜBİTAK ortaya çıkmış.

Sayın Erdal İnönü, 1993 yılında, evet, bir atama yapıyor. Yapmış olduğu atamada bilim kuruluna çeviriyor burayı ve 1993'ten 2003 yılına kadar TÜBİTAK'ın çalışmaları, performansı ortada; ama, siz kalkıp diyebilirsiniz ki, Fransa'dan uydunun yazılımlarını onlar yaptı; ama, biz TÜBİTAK'ı AKP'nin uydusu yapacağız; bu da, sizin bileceğiniz bir şeydir.

AYHAN ZEYNEP TEKİN (Adana) - Ne alakası var?!.

BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) - Alaka burada efendim, alaka burada.

Değerli arkadaşlar, bu kadar büyük çalışmalar, değerli çalışmalar yapmış bilim adamlarını da yok sayarak bir yere varabilmek mümkün değildir.

Bakın, bir şey arz edeyim. Hükümet, TÜBİTAK'ın yoğun çabaları neticesinde Avrupa Birliği Altıncı Çerçeve Programı toplantılarına katılmak için görevlendirdiği bilim adamlarına izin vermedi. Bu nedenle, Türkiye bilimsel projelerin oluşturulduğu ve kararların alındığı toplantılarda Türkiye temsil edilemiyor.

Altıncı Çerçeve Programına Türkiye'nin yatırdığı para 350 000 000 dolar, genel bütçesi de 16 milyar euro ve buraya arkadaşlarımız, bilim adamları katılmadığı için 350 000 000 dolar da uçtu gitti.

Sayın Başbakan güzel dile getiriyor, çok keyifle dinliyorum; fakir fukara, garip gureba diye anlatıyor. Sayın Başbakanıma, değerli milletvekilleri, sizlere soruyorum: Bu, 350 000 000 dolar, fakir fukaranın, garip gurebanın parası değil mi? Sadece bunları söylem olarak dile getirmemiz, inanın ki, slogandan öteye gitmez; gidebilmesi de mümkün değildir.

Bilgiye dayalı bir toplumdan bahsediyoruz ve bilgiye dayalı bir toplum olmak istiyoruz. Eğer, bilgiye dayalı bir toplum olmak istiyorsak, biz, kişisel ve siyasal hesaplarımızı bir kenara bırakıp, ülkemizin geleceğine yatırım yapmak mecburiyetindeyiz; geldiğimizden beri 14 aydır hep bunları söylüyoruz.

Sanırım ki, geçen dönemlerden çok az milletvekili arkadaşımız kaldı. Bu Meclis, bu iskemleler, koltuklar baki; ama, gelenler gidiyor. İçimizden, daha önce gelip milletvekilliği yapıp, rahmetli olan birçokları var, rahmetli olan partiler var; kimseye kalmaz burası; rahmetli olan birçok milletvekili de var, rahmetli olan partiler de var. Eğer, TÜBİTAK'ta gerçekten iyi niyet ve samimiyet vardıysa, Sayın Başbakan, yönetim kurulu, Bilim Kurulu başkanıyla 12 + 1; ben başkanı atıyorum, yeter kararlı çoğunluk 7'ye çıkar ve bir an önce kendi aralarından 6 kişiyi seçer, devam ettirirler diyebilirdi. Gaf üstüne gaflar yapılıyor değerli arkadaşlarım.

Biraz önce ne oldu biliyor musunuz; bunlara televizyonlarda "son haber, sıcak haber" denilir. Sayın Kepenek'in önergesiyle, yolsuzlukları araştırma komisyonu kurduk biz; iki ay çalıştıktan sonra neticelendi. Neticede, yolsuzlukları araştırma, sınırlama konusunda; hayır, yapılmasın, bu şekliyle kalsın... Komisyonda çalışan arkadaşlarımız, bütün siyasî partilere, sivil toplum örgütlerine bunu sordular; "hayır" diyenin birisi Saadet Partisi, diğeri AKP'li üyeler... Yani, günün birinde, mutlaka, hepimiz, demokrasi, haklar, özgürlükler talebinde bulunup da, kenarda durduğumuzda, bu özerk kurumların, bizim ve bizden sonra çocuklarımıza ait olduğunu unutmamamız gerekir. Eğer, 2 200 kişilik bir kadroyu dağıtmaksa, oradaki 320 trilyonluk bir yapılanmayı düşünmekse, gerçekten olmuyor...

Bu kadrolaşma meselesiyle ilgili, günlerce, bu sözleri, bu lafları ettik; bugün İstanbul'da yaşanan acının arkasında kadrolaşma olayı vardır.

RECEP GARİP (Adana) - Ne ilgisi var?!.

BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) - 57 valiyi, yüzlerce emniyet müdürünü değiştirdiniz ve bir anda Türkiye'nin belleğini, kurumların belleğini boşalttınız. İstanbul'da, dolmuş yapar gibi bomba dolu kamyonetler dolaştı ve büyük bir acı yaşandı. Eğer, burada da böyle bir şey bekleniyorsa, bu ülkenin -sizler de biliyorsunuz ki- bugüne kadar çektiği acılar şunlardan kaynaklanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) - Bir cümleyle bitiriyorum Sayın Başkanım.

Bu ülkede dini siyasallaştırdılar, hukuku siyasallaştırdılar; gelin, siz, bilimin siyasallaşmasına izin vermeyin değerli arkadaşlarım.

Hepinize saygı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında (s.sayı:298)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-12-10-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-s-sayi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
