# 2004 mali yılı bütçesi son gün tümü üzerinde konuşmalar

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Berhan Şimşek (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2003
- **Gündem:** 2004 MALİ YILI BÜTÇESİ SON GÜN TÜMÜ ÜZERİNDE KONUŞMALAR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-12-24-2004-mali-yili-butcesi-son-gun-tumu-uzerinde-konusmalar

> Berhan Şimşek (CHP), 24 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2004 MALİ YILI BÜTÇESİ SON GÜN TÜMÜ ÜZERİNDE KONUŞMALAR); konuşma 497 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2004 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi, saygıyla selamlarım.

Bütçe görüşmeleri başladığından beri burada rakamlar konuşuluyor, oranlar veriliyor, siyasal çıkarlar doğrultusunda rakamların dili değişiyor, karşılaştırmalar yapılıyor; ama, yıllardır değişmeyen, değiştirilmeyen bir şey var; bütçe içerisinde, sosyal amaçlı harcamalara, eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe ayrılan kaynaklar reel olarak düşürülüyor, sosyal devlet sürekli aşınıyor, aşındırılıyor.

Bu bütçe neyi hedefliyor; bu bütçe, halka sunulan kamu hizmetlerinde miktar ve kalite olarak hangi artışları öngörüyor; halkın günlük yaşamında var olan hangi sorunlara çözüm sunuyor, buna bakmamız gerekiyor. Bunun dışında, ortaya konan rakamlar, yapılan karşılaştırmalar, halka hitap etmiyor.

2002 yılı bütçe görüşmeleri esnasında, hükümet sözcüsüne, bakın, şimdiki Başbakan Yardımcımız Sayın Mehmet Ali Şahin, yerinden ne diyor: "Her şey normal de, bu millet neden sıkıntı çekiyor?!" Şimdi, ben, Sayın Şahin'e soruyorum: Her şey normal de, fatma teyzenin filesi neden dolmuyor?! 2004 bütçesini ballandıra ballandıra anlatan rakamlara bakarak, Türkiye'nin şartlarını tozpembe gösteren hükümetin, kendi bakanının ağzından dökülen bu soruya cevap vermesi gerekir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; IMF politikalarının sosyal boyutunun bulunmadığını, bu nedenle, ekonomiye sosyal boyut katmak için IMF'yle görüşeceğini açıklayan hükümetin, programa kattığı, sosyal boyut değil, IMF direktifleri sonucunda konan yeni vergilerdir.

"Barışın da bir bedeli vardır" diyerek, 15,7 açıklayıp, 20,5 katrilyonluk ekvergi koyan hükümetin, barışın bedelini halka ödetme yolunda adımlar attığını Türkiye gördü. Bu yetmedi, halkın 1 katrilyonuna el koydunuz, şimdi, mahsup edeceğiz diyorsunuz.

İktidara geldiğinizde, vergiyi tabana yayacağınızı söylediniz, sonra, malî terör yarattınız. Terör, sadece patlamayla olmaz; arabası olana, evi olana, malî terörü böyle yaşattınız. Madem her şey iyi gidiyor, deprem vergilerini neden kalıcı hale getirdiniz. Piyasanın, bu vergilerle kanını çekiyorsunuz. Bu malî terör nedeniyle çarklar dönmüyor.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Irak'a asker gönderme konusunun tartışıldığı Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yapan Sayın Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Irak Savaşının, memura verilen zammın düşük olmasına neden olduğunu söylemiştir. Hükümet, barışın bedeli vardır diyerek tüm toplum üzerinde vergi baskısı yaratırken, savaşın bedelini de memurlarımıza, halkımıza yıkmak istemiştir. Irak'a asker gitmediğine göre, memurlarımıza verilen zam neden aynı oranda kalmıştır? Yoksa, ikinci kez barışın bedelini mi ödüyor memurlarımız? Hiç açıklanmayan SSK ve Bağ-Kur emeklileri de barışın bedelini mi ödüyor? Hem barışın hem de savaşın bedeli olmaz, bu bedel, AKP hükümetinin halka uygulattığı bedeldir. Aslında, bu hükümetin bedeli çalışan kesimler tarafından, emekliler tarafından, işsizler tarafından, kadınlar, gençler tarafından, çiftçiler tarafından, sanayiciler tarafından çok ağır bir şekilde ödenmektedir.

Sayın Bakan, yatırım harcamalarında 1,5 katrilyon civarında tasarruf yapıldığını övgüyle anlatıyor. Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu iktisadî sorunların temelinde sabit sermaye stokunun azlığı yatmaktadır. Türkiye, ekonomisini büyütmek zorunda olan, halkını iktisadî kalkınmanın öznesi haline getirmek zorunda olan bir ülkedir. Hem yatırım harcamalarının artmasıyla işsizliğin azalacağının tespitini yapmak hem de yatırım harcamalarını kısmak bu ülkeye yapılan en büyük kötülüktür. Ülkemiz, yıllardan beri kronikleşen, yaygın sonuçları çok ağır bir işsizlik olgusuyla karşı karşıyadır. Ekonominin genişlediği söylenirken, işsizlik, hem rakamsal olarak hem de acımasız sonuçları itibariyle varlığını sürdürmektedir. Eğitimli nüfusun işsizlik oranı artmaya devam etmektedir; bu oran genelde 31,8, kentlerde yüzde 34,2'ye çıkmış durumdadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “2004 mali yılı bütçesi son gün tümü üzerinde konuşmalar”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2003-12-24-2004-mali-yili-butcesi-son-gun-tumu-uzerinde-konusmalar (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
