# Kamu görevlileri etik kurulu kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik (s.s.432)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mayıs 2004
- **Gündem:** KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK (S.S.432)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2004-05-25-kamu-gorevlileri-etik-kurulu-kurulmasi-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik

> Beşir Atalay (AK Parti), 25 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK (S.S.432)); konuşma 1.110 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gecenin bu geç vaktinde, önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, ben, konuşmacılara teşekkür ediyorum. Bu, ülkemizde ilk defa gündeme gelen ve Meclisimizin huzuruna da ilk defa gelmiş bir tasarıdır; onun için, pek çok tereddüt olması da biraz doğaldır; fakat, bu tasarı, Genel Kurula gelmeden önce üç komisyonda görüşülmüştür ve orada da, komisyon üyelerinin ciddî katkıları olmuştur. Hükümet olarak biz de, doğrusu, bu tasarıyı, iyi çalışarak gönderdik; fakat, komisyonlarda da, yine, tartışmaya açık, Meclisin iradesiyle daha da olgunlaşmasını uygun bulmuşuzdur ve komisyonlarımızda bazı düzeltmeler de yapılmıştır. İşte, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, İçişleri Komisyonu ve Anayasa Komisyonunda görüşüldükten sonra Genel Kurula gelmiş bir tasarıdır.

Şimdi, bu tasarıyla hedeflediğimiz nedir; değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi, bizim, Partimizin seçim beyannamesinde, kendi programımızda, hükümet programımızda, açık toplum, daha saydam, daha şeffaf bir toplum ve kamu yönetimi oluşturma yönünde vaatlerimiz vardır ve bu düzenleme de bunlardan birisidir. Esasen, hem hükümetimizin tasarıları olarak ve hem bu Meclisin, 22 nci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinin, yaklaşık birbuçuk yıl içerisinde bu yönde gerçekleştirdiği çok önemli çalışmalar olmuştur, çok önemli yasalar çıkmıştır. Hatırlayalım, Bilgi Edinme Hakkı Yasası çıkarıldı; hedefi nedir; daha açık bir kamu yönetimini oluşturmak; yani, vatandaşlarımız, özel ve tüzelkişiler, her kurumdan istediği bilgi ve belgeyi isteyebilecektir ve kurumlarımız da mecbur olacaktır bu bilgi ve belgeleri vermeye. Bilgi Edinme Yasası bunu getiriyor; yani, kamu kurumlarımızda ne olup bittiğini öğrensin; belediyelerimiz dahil, kamu kurumu niteliğindeki sivil toplum kuruluşları dahil, hepsinden, vatandaş, istediği bilgi ve belgeyi alabilsin ve bu bilgi ve belgelere dayalı olarak denetleyebilsin. Çünkü, kamu yönetiminin, vatandaşa karşı bir sorumluluğu da açıklıktır, denetlenebilirliktir, hesap verebilirliktir. İşte, bizim getirdiğimiz bu etik kurul oluşturulmasıyla ilgili tasarımız da bu zincirin bir halkasıdır.

Hatırlayın, bu birbuçuk yıl içerisinde buna benzer birçok kanun çıkarılmıştı. Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, malî şeffaflık açısından çok önemli bir adımdır; 2005 yılının başında yürürlüğe girecektir. Daha iki hafta önce gerçekleştirilen anayasa değişikliği, yine, bunun boyutlarından birisidir.

Gelecek hafta Genel Kurulumuzun gündemine gelecek olan yeni Basın Kanunu Tasarısı, vatandaşın doğru haber alma hakkını genişletecek bir tasarı şeklinde düzenlenmiştir.

Bütün bunlar, toplumumuzun daha açık bir toplum, daha demokratik bir toplum ve kamu yönetimimizin de daha vatandaş odaklı, vatandaşa hem hesap verir hem bilgi verir hem de vatandaşın denetlemesine açık bir kamu yönetimi oluşumu şekline gelmesidir; hedefimiz budur.

Bu konuda uluslararası uygulamalar da vardır. Bu tasarı çalışılırken, diğer ülkelerdeki uygulamalar da değerlendirilmiştir, bakılmıştır, incelenmiştir. Ayrıca, biliyorsunuz, uzun süredir, hem toplumumuzun bir beklentisidir hem bütün siyasî partilerimizin vaatleri arasındadır hem de uluslararası kuruluşların da (OECD gibi) kendi üyelerine tavsiye ettiği bir mekanizmadır kamu yöneticileriyle ilgili etik kurul oluşturulması.

Değerli milletvekilleri, etik kurul ne getirecek; biraz önce ifade ettiğim gibi, daha verimli, daha rasyonel, daha adil, daha çabuk yürüyen bir kamu hizmetinin oluşmasına katkı verecektir; vatandaş odaklı bir kamu hizmetini güçlendirecektir; keyfîliği önleyecektir; yolsuzluk, usulsüzlük, haksızlık ve özellikle malî suçlara karşı duyarlılığı güçlendirecektir ve daha da önemlisi, bir etik ikliminin oluşmasına katkı verecektir -buna da inanıyoruz- bu vesileyle bu konular tartışma gündemine gelecektir ve hepsinin sonucu, hedefi ise, vatandaşa daha iyi, daha etkili bir hizmet sunmaktır; kamu kurumlarının hepsinin görevi de budur.

Şimdi, özellikle Sayın Araslı'nın dile getirdiği bazı noktalara da burada değinmek istiyorum izninizle. Doğrusu, gecenin bu vaktinde çok uzun bir konuşma yapmak da istemiyorum.

Arkadaşlar, dikkatinizi çektiyse, tasarıda, çok basit diyebileceğimiz bir mekanizma getiriyoruz; yani, büyük bir kurum da oluşturulabilirdi; bu, bazı ülkelerde büyük bir kurum; ama, biz, bu konuya bir başlangıç yapalım, ülkemizde ilk defa gündeme geliyor diye düşündük ve büyük bir kurum oluşturmayı hedeflemedik. Ne yapıyoruz; tecrübeli, birikimli, ömrü önemli üst görevlerde geçmiş kişilerden oluşan bir kurul oluşturuyoruz ve istiyoruz ki, bu kurul, bu konuyu çalışsın, uluslararası uygulamaları gözden geçirsin, etik konusundaki gelişmeleri, tartışmaları takip etsin; hatta, tartışma açsın ve kamuoyunun gündemine getirsin; böyle bir atmosfer oluşsun.

Bu Kurul bir yargı organı değildir arkadaşlar, yargı kararı da vermiyor; fakat, buranın incelemeleri sonucu vardığı kararlar da yargı denetimine tabidir. Ayrıca, o konuların, disiplin kurullarının veya yargının gündeminde yer alması, tabiî, bu kurulun, o konuları gündemine almaması anlamına da gelir.

Burada, etik konusunda şimdilik bir başlangıç yapalım, daha sonra gelişmelere göre bu uygulama gözden geçirilir, değerlendirilir; eğer verimli olacaksa, bir kurum haline de getirilebilir diye düşünülmüştür.

Tabiî, burada tartışılan bir boyut var; niçin bu tasarının içinde siyasî etik yok?.. Bu, komisyonlarda da tartışılmıştır arkadaşlar; bizim orada söylediğimiz şudur: Bunun paraleli olarak siyasî etik konusunda bir çalışmanın yapılmasını biz önemli görüyoruz, Hükümet olarak da bunu önemli görüyoruz; fakat, bunu, bir Hükümet tasarısı olarak değil, Parlamentomuzun kendi içinde, milletvekillerimizin, gruplarımızın teklifleriyle gelişecek, gelişmesi gereken bir konu olarak değerlendiriyoruz. Parlamento, kendi içinde, siyasî etikle ilgili bir çalışma yapabilir, biz buna katkı verebiliriz; fakat, bunu bir hükümet tasarısı olarak Meclisimizin huzuruna getirmedik. Onu da burada bilgilerinize sunmuş olayım.

Tabiî, burada, etik kurallar neler; bunun Mecliste belirlenmesi gerekir gibi tartışmalar komisyonlarda da -özellikle Anayasa Komisyonumuzda- yapılmıştır.

Arkadaşlar, zaten, bizim konumuz etik; bunu, kanunla hukuk kuralı haline getirdiğimizde, artık o hukuk kuralı olur, etik diye bir şey kalmaz. Etik dediğimiz, bütün hukuk kurallarının içerisinde, hukuk kurallarına sığmayan, ama, onlardan da esinlenerek oluşturulacak belki daha alt seviyede ilkelerdir. Burada, kanunla etik kuralların belirlenmesi gibi bir düşünceye biz de başından itibaren katılmadık; bunun da yanlış olacağını düşündük ve yine aynı kanaatteyiz.

Burada "bu kurul yönetmelik çıkaramaz" diye bir eleştiri oldu. Dikkat edilirse, yönetmeliği bu kurul çıkarmıyor; bu, Başbakanlığın bir yönetmeliğidir, Başbakanlık bünyesinde çıkarılacak bir yönetmeliktir. Burada, öyle Anayasaya aykırılık diye bir noktayı da, biz, doğrusu görmüyoruz; yani, bir tüzelkişiliği yok; fakat, Başbakanlık bünyesindeki yönetmelikleri zaten Başbakanlık çıkarır.

Bir de, Sayın Araslı tarafından, kararların Resmî Gazetede yayımlanıp yayımlanmayacağı konusu burada gündeme getirildi. Bu konu da, doğrusu, incelenmiştir. Burada, bir kurul oluşturuyorsunuz; bu, değerlendirmeler yapıyor, üst yöneticilerle ilgili başvurular oluyor; diyelim ki, bu, vatandaşa eşit davranmıyor veya görevini, hukuk kuralları içerisinde olmakla birlikte, bazen iyi yürütmüyor; pek çok konuda şikâyet olabilir. Kurul, belirlediği ilkeler çerçevesinde bunu inceliyor ve vatandaşa hak veriyor; yani, şikâyeti haklı buluyor; hiçbir müeyyide öngörülmedi. Kurul, sadece, bu üst yöneticinin, etik kurallara uygun davranmadığı yönünde bir karar veriyorsa, bir kanaate varıyorsa, bunun Resmî Gazetede yayımlanması; tek müeyyide bu. Tabiî, bunun karşısında ilgilinin itiraz hakkı vardır, mahkemeye başvurma hakkı vardır.

Burada, idarî kararların da Resmî Gazetede yayımlanabileceği yönünde uygulamalar vardır. Bildiğiniz gibi, vergi konusunda, bazen buna uymayanların, vergisini ödemeyenlerin Resmî Gazetede ilanı gibi uygulamalar olmaktadır, idarenin pek çok tasarrufu Resmî Gazetede yayımlanabilmektedir. Biz, bu kurulun, kararlarını da, yine, Başbakanlık aracılığıyla Resmî Gazetede yayımlayabileceğini ve böylece tek bir müeyyideyi uygulayabileceğini burada öngörmüş oluyoruz.

Netice olarak, bu, ülkemizde önemli bir adımdır, bir ilk adımdır. Uygulamada tereddütler olacaktır, uygulamada bazı sıkıntılar olabilecektir; çünkü, yeni bir gelişmedir; onlar da uygulamanın içinde telafi edilecektir, düzeltilecektir.

Ben, bunun, gerçekten, ülkemizde, açık toplum, şeffaf toplum, açık kamu yönetiminin gelişmesinde bir katkı vereceğine inanıyorum.

Bu duygularla, hepinizi, tekrar, saygılarımla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara). “Kamu görevlileri etik kurulu kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik (s.s.432)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2004-05-25-kamu-gorevlileri-etik-kurulu-kurulmasi-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
