# Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunları hk (s.s.335)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 8 Haziran 2004
- **Gündem:** YURTDIŞINDA YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZIN SORUNLARI HK (S.S.335)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2004-06-08-yurtdisinda-yasayan-vatandaslarimizin-sorunlari-hk-s-s-335

> Beşir Atalay (AK Parti), 8 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YURTDIŞINDA YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZIN SORUNLARI HK (S.S.335)); konuşma 1.722 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) - Sayın Başkan, söz istiyorum.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakan.

DEVLET BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis araştırması komisyonu raporu üzerinde, Hükümetim adına, hem teşekkür etmek hem de yapılan bazı çalışmaları, kısaca, özet olarak size sunmak için söz almış bulunuyorum.

Aslında, bu konu, devletimizin değişik kademelerinde ve Hükümetimizdeki değişik bakanlıkların görev alanı içerisinde olan bir konudur ve çok değişik kurum ve bakanlıklarda, bir koordinasyon içerisinde yürütülmektedir.

Ben, önce, tabiî, gerçekten, hem şahsım adına hem Hükümetim adına, bu raporu hazırlayan komisyona çok teşekkür ediyorum; ayrıca, hem bu önergeleri veren değerli milletvekili arkadaşlarıma hem Türkiye Büyük Millet Meclisine hem Komisyon Başkanına ve komisyonda görev alan üyelere çok teşekkür ediyorum; çok önemli tespitler ve teklifler getiriyorlar. Bunu, belki bir kısmı bilinen, bir kısmı üzerinde çalışılan, fakat, derli toplu rapor haline getirilmiş, değerlendirilmiş, faydalanmaya değer ve kolayca faydalanılabilir, önümüzde rehber olabilecek bir rapor olarak kabul ediyoruz. Bu, raflarda kalmayacaktır. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız, bizim için, yurt içindekiler kadar önemlidir; hatta, onların sorunları bazen daha fazladır ve hepsiyle ilgilenmek durumundayız. Esasen, ilgilenilmekte ve birçok çözüm de bulunmuştur; ama, buraya getirilen, halen problem olarak devam eden hususlar üzerinde de, bu rapor, önümüzde rehber olacak ve biz bundan faydalanacağız.

Olayın gelişmesi bu raporda da yer alıyor, konuşmacılarımız da burada ifade ettiler. Bilindiği gibi, İkinci Dünya Savaşından sonra, Avrupa'nın, imara ihtiyacı vardı ve çalışacak insana ihtiyacı vardı. Önce, değişik ülkelerden insanlar, oraya, çalışmak üzere kendi imkânlarıyla gitmeye başladılar. Daha sonra ise, Türkiye açısından, 30 Ekim 1961 tarihinde, önce Almanya'yla bir işgüçü anlaşması yapıldı ve peşinden, Fransa, Belçika, Hollanda, İsviçre, Avusturya, İskandinav ülkeleriyle ve daha sonra da Avustralya'yla devam etti. Başlangıçta birkaç yıl çalışmak için giden vatandaşlarımızın büyük birkısmı, giderek orada kalıcı hale geldiler; ailelerini götürdüler, çocukları oldu ve çocuklarının eğitimi gibi başka sebeplerle kaldılar veya kendileri orada iş kurdular ve giderek, bizim, Türkiye dışında yaşayan büyük bir vatandaş kitlemiz oluştu. İşte burada rakamlar veriliyor. Gerçekten, bugün bunların miktarına yaklaşık 5 000 000 civarında diyebiliriz; yani, 4 700 000'den, 5 000 000 civarında diyebiliriz. Bunun yaklaşık 3 500 000'u halen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak orada yaşıyor, yaklaşık 1 500 000'i de bulundukları ülkelerin vatandaşlığını almış ve bir kısmı da, o ülkelerin mevzuatı gereği, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkmıştır; çünkü, bazı ülkeler çifte vatandaşlığı kabul etmiyor.

Bugün, burada da ifade edildi, şuna sevinmeliyiz: Gerçekten, giderek kalitesi artan, eğitimde daha fazla rol alan, bulundukları ülkelerin siyasetinde rol alan, meclislerine seçilmiş veya büyük iş kurmuş işadamları veya sanat, spor alanlarında o ülkelerde rol alan, hatta, o ülkeleri temsil eden vatandaşlarımız oralarda bulunmaktadır. Yani, bu konuyla ilgili raporda çok problem sayılıyor; ama, umutlu olmamız için, sevinmemiz için de pek çok gelişme var. Uluslararası alanda vatandaşlarımızın, Türk vatandaşlarının yetişmiş olanları, büyük bir değer haline gelenleri de var ve oralarda ülkemizin ismini duyuruyorlar. Konunun o boyutunu da hiç aklımızdan çıkarmamak durumundayız.

Tabiî, yurtdışına giden vatandaşlarımızla ilgili, bildiğiniz gibi, Türkiye'nin önüne ilk önemli sorun sosyal güvenlik alanında çıkmıştır; yani, oradaki vatandaşlarımızın sosyal güvenlikle ilgili hakları en öncelikli konu olmuştur. Bu sebeple, Türkiye'de ilk çalışmalar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde başlatılmıştır; yani, yurt dışındaki işçilerimizle ilgilenen bir genel müdürlük kurulmuş, vatandaşlarımızın çalıştığı değişik ülkelerde çalışma ataşelikleri oluşturulmuş ve o ülkelerle sosyal güvenlik anlaşmaları yapılmıştır. Bunlar, bugün devam etmektedir; hatta, Türk cumhuriyetlerine, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine de uzanmıştır; yani, hem anlaşmalar yapılıyor hem oralara çalışma ataşelerimiz gönderiliyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız açısından, yine, bu çalışmalar ciddî şekilde sürdürülüyor. Vatandaşlarımızın oradaki hakları, ailelerinin hakları, emeklilik durumları, Türkiye'ye geldiğinde korunacak hakları vesaire; bunlar titizlikle yürütülmektedir. Gerçekten, bu konuda iyi bir noktadayız; vatandaşlarımızın sosyal güvenlik hakları büyük oranda sağlanmıştır.

Diğer konulara gelince: Bir defa, şu anda, Hükümetimizde, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızla ilgili şöyle bir koordinasyon söz konusu: Tabiî, Dışişleri Bakanlığımız, yurt dışındaki diplomatik misyonlarıyla, oradaki vatandaşlarımızın her türlü sorunlarıyla sürekli ilgilenmek durumundadır ve zaten, ilgilenmektedir. Ayrıca, bir Devlet Bakanımız, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgili koordinasyon görevini yüklenmiştir, üstlenmiştir; Devlet Bakanı Mehmet Aydın Hocamız bu görevi de yürütmektedir. Burada ifade ettiğim gibi, ağırlıklı olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız görevlidir; fakat, bu konuda diğer pek çok kuruluş ve bakanlığımızın da çalışmaları olabilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hükümetimiz döneminde yürütülen, sonuçlandırılan birkaç önemli çalışmadan da söz etmek istiyorum; çünkü, bahsedeceğim bu hususlar, yurtdışında yaşayan veya Türkiye'ye gelip giden vatandaşlarımızın hayatlarını çok kolaylaştıran hususlardır.

Bunlardan birincisi, vatandaşlıktan çıkma izni, 2003 yılının altıncı ayında, Bakanlar Kurulundan alınarak İçişleri Bakanlığına verilmiştir. Bildiğiniz gibi, o, büyük bir formalitedir. Vatandaşlıktan çıkma, vatandaşlığa girme, daha önceleri Bakanlar Kurulu kararıyla oluyordu ve âdeta, bir sene sürüyordu. Hele, bulunduğu ülkenin vatandaşlığına geçmek isteyen birisi, önce buradan izin alacak, bu karar çıkacak, Resmî Gazetede yayımlanacak ve sonra, oradaki başvurusunu ancak öyle yapabilecekti. Mesela, Almanya bunlardan biri. Biz, işte bu formaliteleri biraz azalttık, süreci hızlandırdık; yani, vatandaşların bu tür işlemleri, artık, daha çabuk yürüyor.

İkincisi, bildiğiniz gibi, yurtdışında yaşayan vatandaşlar için askerlik konusu, daima, önemli bir sorundur. Bazen iş hayatlarında, bazen oradaki normal hayatlarında, önlerine önemli bir engel olarak çıkabilmektedir; Türkiye'ye gelip gitmeleriyle ilgili, bazen, önlerine sorun olarak çıkabilmektedir. İşte, bu yönde de, bildiğiniz gibi, yine, Meclisimizin kararıyla, 2003 yılında Askerlik Kanununda bir değişiklik yapılmış, 38 yaşına kadar askerliğini yapmamış -bedelli askerliğini veya normal askerliğini- dışarıda yaşayan vatandaşlara, bir nevi bir af, bir istisna getirilmiş; hemen başvurursa, belli bir miktar ödemeyi de yaparsa, bir aylık askerliğini yaparak, bu görevini yapmış sayılacaktır. Onun bir boyutu da, 40 yaşını tamamlamış; fakat, askerliğini yapmamış, vatandaşlıktan çıkarılmış olanlara da bir istisna getirilmiştir; kısa bir süre içerisinde, belli bir süre içerisinde tekrar başvurduklarında ve belli bir ödeme yaptıklarında, bu defa, bir aylık askerlik de yapmadan, askerlik sorumluluğundan kurtulmuşlardır. Bu, tabiî, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın hayatında önemli bir safhadır; onu ifade etmek istiyorum.

Bir diğer önemli husus, vatandaşlarımızın, hem Türkiye'de yapılan seçimlerde oy kullanmaları hem bulundukları ülkede, en azından yerel seçimlerde oy kullanmaları hususu. Tabiî, yurt dışında, kendi bulundukları ülkelerde veya yörelerde oy kullanmaları, o ülkelerin mevzuatları; fakat, bizim, Türkiye'de yapılan seçimlerde, vatandaşlarımızın gelip oy kullanmaları yönündeki çalışmalarımız sürüyor. Bunların bir kısmı da, yine, vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerle ilgili.

Bildiğiniz gibi, şu anda, oy kullanmak isteyen vatandaşlarımız, seçimlerde, sadece gümrük kapılarında oy kullanabiliyorlar. Tabiî, arzu edilen, hem bulundukları ülkede, gidip, sandıklarda oy kullanabilmeleri hem de Türkiye'ye, kendi memleketlerine gelerek oy kullanabilmeleri. Yine, bu iki yönde de çalışmalar devam ediyor.

Yurt dışındaki vatandaşlarımızla ilgili... Tabiî, bu rapor, özellikle Avrupa ülkelerini kapsıyor. Bugün, artık, Avustralya'da, Amerika Birleşik Devletlerinde, Rusya'da, Türk cumhuriyetlerinde, büyük Türk nüfusları oluşuyor. Bizim vatandaşlarımız, ya çalışmak için ya iş yapmak için veya değişik profesyonel meslekler icra etmek için oralara gidiyorlar; fakat, Avrupa boyutu için, özellikle orada nüfusumuzun daha fazla olduğu ülkeler için, Hükümet olarak bizim yaklaşımımız şöyle özetlenebilir: Türkler, içine kapanık bir toplum oluşturmamalı, içerisinde yaşadıkları topluma önemli ve vazgeçilmez katkı sağlayan bireyler olmalıdırlar. Bu toplumların siyasal, kültürel, ekonomik bütün faaliyetlerine her düzeyde katılmalı, bu toplumla uyum içerisinde yaşamalıdırlar; ama, bunu gerçekleştirirken, kendi kimliklerini de korumalıdırlar. Bu konuda yardımcı olmak görevi, hem o ülkelerin devletlerine hem de Türkiye Cumhuriyetine düşmektedir. Burada amaç, bir bütünleşme oluşturmaktır. Entegrasyon, hiçbir zaman asimilasyon anlamına gelmemelidir.

Türkçe ve Türk kültürünün gelecek kuşaklara öğretilmesi çok önemlidir. Eğitime her açıdan önem verilmelidir; çünkü, yurt dışındaki Türk insanının kendini geliştirebilmesinde ve içindeki toplumda vazgeçilmez birey haline gelmesinde eğitim anahtar rol oynamaktadır.

Tabiî, burada, entegrasyon ve asimilasyondan çok söz edildi. Bunlar farklı kavramlar; fakat, birbirinin karşıtı değil, ikisi bir arada yürüyebilecek bir yöntem, ikisi de aynı anda gerçekleşebilecek olgu.

Özellikle, her tür görüşmede, Başbakanımızın Avrupa ziyaretlerinde, oradaki Türk toplumu temsilcileriyle görüşmelerinde veya buraya geldiklerinde, kendileriyle görüşmelerimizde, bizim, daima, tavsiyemiz, onlara söylediğimiz, gençlerin sivil toplum ve siyasette rol almalarına yönelik tavsiyelerdir; yani, bu konuda gençler bilinçlendirilmelidir; çünkü, gençler, yeni kuşaklar eğitimlidir, kendi bulundukları toplumda, siyasî hayatta, sivil toplum hayatında daha aktif olmaları arzu edilir.

Bu arada, yine, vatandaşlarımızın Türkiye'ye daha rahat gidip gelmeleri için hudutlarda kolaylıklar sağlanıyor. Bu konuda çalışmalar yapılıyor, sürekli hatırlatmalar da yapılıyor. Mesela, Bulgaristan Dışişleri Bakanı geçen hafta buradaydı; Sayın Başbakanımızla görüşmesinde, önemle bu konu ele alındı. Yani, bizim, özelikle, Avrupa'dan arabasıyla gelen vatandaşlarımızın, Bulgaristan içerisinde ve Bulgaristanla aramızdaki kapıda büyük sıkıntılar olduğu biliniyordu. Bu konu üzerinde çok duruldu. Hem Bulgaristan Hükümeti hem de biz, ortak çalışmalar yürüteceğiz.

Özellikle, tabiî, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın en önemli ihtiyaçlarından birini de din hizmetleri teşkil etmektedir. Sivil toplum örgütleri, din hizmetlerimizin, o ülkenin dilini, dinini, geleneklerini bilen dinadamlarımız tarafından yapılmasını, o ülkede bulunan dinadamlarıyla beraber konferanslara, seminerlere katılacak akademik bilgiye sahip dinadamlarımızın yurtdışında görevlendirilmesini arzu etmektedirler. Diyanet İşleri Başkanlığımız bu ihtiyaca cevap vermek için gerekli çalışmaları yürütmektedir.

Biraz önce dile getirildi. Hukukî sorunlar, tabiî, yurt dışındaki, özellikle Avrupa'daki vatandaşlarımız için önemli. Son yıllardaki önemli gelişme, büyükelçiliklerimizin veya oradaki diplomatik misyonlarımızın birçoğunun bünyesinde hukuk müşavirlikleri kuruluyor. Mesela, Avrupa'da, Düsseldorf'ta, Stutgart, Brüksel, Viyana büyükelçiliklerimizde veya başkonsolosluklarımızda hukuk danışmanlığı birimleri kurulmuştur; vatandaşlarımıza, özellikle, oradaki haklarıyla ilgili danışmanlık verilmektedir. Ayrıca, vatandaşlarımıza, e-konsolosluk diye nitelediğimiz bir hizmet gittikçe genişletilecektir. Şu anda, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'da bu başlatılmıştır; Almanya'da da çalışmaları yürütülmektedir. Dışişleri Bakanlığımız buna önem vermektedir. Vatandaşlarımız, bulundukları yerden, kolayca, konsolosluk hizmetlerinin bazılarını alabileceklerdir. Bunlar, pratik hizmetlerdir, önemli hizmetlerdir yurt dışında bulunan vatandaşlarımız için.

Bir de, hepiniz belki biliyorsunuz, Türk Hava Yolları biletlerinin diğer havayollarına göre pahalılığı daima şikâyet konusu. Bu konuda Türk Hava Yolları bir çalışma yaptı; bazı hatlarda ucuzlamalar yapıldı ve yine o çalışmalar devam ediyor.

Ayrıca, TRT-INT'le ilgili... Gerçi, Avrupa'da pek çok televizyon kanalı izlenebilmektedir; fakat, kamu yayın kuruluşu olarak TRT-INT'in yayınları, bugün, bir uydu anteniyle, Avustralya da dahil, Kuzey Amerika da dahil dünyanın her tarafından izlenebilmektedir; fakat, yurt dışındaki vatandaşlarımızın TRT-INT yayınlarından büyük şikâyetleri vardı. Bunların bir kısmı parlamenterlerimiz kanalıyla, bir kısmı oralarda yaşayan vatandaşlarımız kanalıyla iletildi. TRT, şimdi, bu konu üzerinde ciddî şekilde çalışıyor. Özellikle sonbahara doğru, çok iyi bir TRT-INT yayını, yurt dışındaki vatandaşlarımıza hitap edecek, yayınlanmaya başlayacak; inşallah, hepimiz göreceğiz.

Ayrıca, özellikle Tanıtma Fonu kanalıyla -Tanıtma Fonu şahsıma, Bakanlığıma bağlı olduğu için- yurt dışındaki vatandaşlarımızın aktivitelerini ciddî şekilde destekliyoruz. Yani, duyuyorsunuzdur, bir kısmınız da katıldı; işte, New York'ta Türk Yürüyüşü, Chicago'da Türk Festivali, geçen ay içerisinde Berlin'de Türk Günü, Türk Haftası, Brüksel'de, Avrupa'nın değişik kentlerindeki aktiviteler. Mesela, Berlin'dekine 120 000 vatandaşımız katıldı. Buradaki çalışmalara, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin de haberi var, bir katkısı var, bir desteği var denilsin diye, Tanıtma Fonundan destek veriyoruz. Oradaki sivil toplum kuruluşlarımız büyükelçiliklerimizle bu faaliyetleri organize ediyorlar; fakat, biz de Hükümet olarak bunlara destek veriyoruz; bir kısmına Hükümet üyelerimiz de, değerli milletvekillerimiz de zaten katılıyorlar.

Netice olarak, biz, Hükümet olarak bu konunun öneminin farkındayız ve bu rapor için, gerçekten, çok teşekkür ediyoruz; bu bize rehberlik edecektir.

Tekrar, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara). “Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunları hk (s.s.335)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 8 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2004-06-08-yurtdisinda-yasayan-vatandaslarimizin-sorunlari-hk-s-s-335 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
