# 6/815,944,961,992,1200,1202,1234,1235,1404,1423,1449

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 9 Kasım 2005
- **Gündem:** 6/815,944,961,992,1200,1202,1234,1235,1404,1423,1449
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2005-11-09-6-815-944-961-992-1200-1202-1234-1235-1404-1423-1449

> Beşir Atalay (AK Parti), 9 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 6/815,944,961,992,1200,1202,1234,1235,1404,1423,1449); konuşma 3.180 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Abdüllatif Şener Beye sorulan sözlü soruların cevaplarını sunmak üzere huzurunuzdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İlk soru Sayın Sedat Pekel'in; cevabı: 31.7.2003 tarih ve 4969 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi "4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (3) numaralı veya (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (aa) alt bendi uyarınca bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankalarda bulunan ve doğruluğu şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanan tasarruf mevduatı niteliğini haiz hesaplar Hazine Müsteşarlığı ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun müşterek önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek esas ve usullere göre Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödenir" hükmünü içermektedir. Mezkûr düzenleme 16.12.2003 tarih ve 5021 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değiştirilmiş ve "18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesinin (3) numaralı fıkrası veya (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (aa) alt bendi uyarınca bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bankalarda bulunan tasarruf mevduatı sigortası kapsamındaki tasarruf mevduatı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödenir. Mevduat tutarlarına bağlı olarak defaten veya taksitler halinde ödeme, taksitler halinde ödemede faiz uygulanması durumunda esas alınacak faiz oranları, ödemelerle ilgili olarak mudiler ve hak sahiplerinden alınacak taahhütnamelerde yer alacak hususlar ile ödemelere ilişkin diğer hususlar, Hazine Müsteşarlığı ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun müşterek önerisi üzerine, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir" hükmü getirilmiştir.

Bu kapsamda olmak üzere, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme yetkisi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 3.7.2003 tarih ve 1085 sayılı kararıyla kaldırılarak, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 16 ncı maddesinin 1 numaralı fıkrası hükmü gereği, yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal etmiş olan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketi nezdinde mevduat sahibi olanlar için mevduat sigortası kapsamında yapılan ödemelere 5021 sayılı Kanun ve 3.1.2004 tarih ve 25335 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, 17.1.2004 tarihinden itibaren, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası aracılığıyla başlanılmıştır.

Sigorta kapsamında yapılan ödemeler sözleşmeye istinaden değil, yasal düzenlemeler ve bu yasal düzenlemelere müsteniden tesis edilen idarî genel düzenleyici işlemler muvacehesinde gerçekleşmektedir.

Yukarıda 1 numaralı bentte de açıklandığı üzere, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme yetkisi, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 3.7.2003 tarih ve 1085 sayılı kararıyla kaldırılarak, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 16 ncı maddesinin 1 numaralı fıkrası hükmü gereği, yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna intikal etmiş olan Türkiye İmar Bankası Anonim Şirketi nezdinde, mevduat hesabı olanlar için, mevzuat kapsamında, mevduat sigortası ödemesi yapılmaktadır.

Mevduat sigortası kapsamında yapılan ödeme tutarının yüksekliği, ekonomik gerçekler ve kamu maliyesinin imkanları doğrultusunda hazırlanan ödeme planı neticesinde, 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 9/C maddesi gereği, Türkiye İmar Bankası Anonim Şirketinin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarih olan 3.7.2003 tarihi itibariyle, tasarruf mevduatı toplamları en yüksek 5 bankaca tasarruf mevduatına uygulanan faiz oranları ortalamasıyla bankanın kamuya ilan ettiği ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranlarını aşmamak kaydıyla, tasarruf mevduatı hesaplarına 3.7.2003 tarihi itibariyle tahakkuk ettirilecek brüt faizlerden yasal kesintiler düşüldükten sonra kalan tutarlar, bu kararla belirlenen ödeme usul ve esasları çerçevesinde ödenmektedir.

Bu bakımdan, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yapılan mevduat sigortası kapsamındaki ödemelerde 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı esas alınmıştır.

Bilindiği üzere, Türkiye İmar Bankası Anonim Şirketi tarafından devlet içborç senedi satışı adı altında toplanan tutarlar karşılığında banka nezdinde devlet içborç senedi bulunmamaktadır. Ayrıca, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, ancak bir bankanın mevduat kabul etme ve bankacılık işlemleri yapma izni kaldırıldıktan sonra, yukarıda 1 inci maddede ayrıntılı olarak belirtilen kanun ve mevzuat hükümleri gereği sigorta kapsamındaki mevduat hesap sahiplerine ödeme yapabilmektedir.

3.7.2003 tarihi itibariyle, mevduat kapsamına girmeyen ve banka nezdinde de karşılığı bulunmayan, dolayısıyla, emanet hesapları niteliği arz etmeyen devlet içborç senetlerinin Türk Lirası olarak ya da bono olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ödenmesi söz konusu değildir.

Öte yandan, 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 3-A, 3 üncü maddesi "1 numaralı bentte belirtilen tarihte (3.6.2003-3.7.2003) veya bu tarihten sonra banka tarafından karşılığında devlet içborç senedi satışı bulunmamasına rağmen ikinci piyasada devlet içborç senedi satışı adı altında toplanan tutarları Fonca sağlanan mevduat güvencesi kapsamına almak amacına matuf olarak tasarruf mevduatına aktarıldığı tespit edilen hesaplara ilişkin Fon tarafından herhangi bir ödeme yapılmaz" hükmünü içermesi nedeniyle, bu kapsamda yer alan 3 664 hesapta bulunan 103 925 380,03 YTL için bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmamakla birlikte, mezkûr düzenlemenin Danıştay tarafından iptal edilmesinden sonra, Danıştay kararına istinaden bu kapsamda yer alan hesap sahiplerine ödeme yapılabilmesi için başlatılan çalışmalar sonuçlanma aşamasına gelmiştir.

Yukarıda 3 numaralı bentte açıklandığı üzere, Türkiye İmar Bankası Anonim Şirketi nezdinde mevduatı bulunanların mağduriyetlerinin asgarîye indirilebilmesi için, 2003/6668 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 9/C maddesi gereği, Türkiye İmar Bankası Anonim Şirketinin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarih olan 3.7.2003 tarihi itibariyle tasarruf mevduat toplamları en yüksek 5 bankaca tasarruf mevduatına uygulanan faiz oranları ortalaması ile bankanın kamuya ilan ettiği ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranlarını aşmamak kaydıyla mevduat hesaplarına 3.7.2003 tarihi itibariyle tahakkuk ettirilecek brüt faizlerden yasal kesintiler düşüldükten sonra kalan tutarların bu kararla belirlenen ödeme usul ve esasları çerçevesinde ödenmesi sağlanmıştır.

Ayrıca, ödeme planı çerçevesinde söz konusu hesaplara ilgili faiz tahakkuk dönemi sonunda Devlet İstatistik Enstitüsünce en son açıklanan tüketici fiyat endeks sayısının tahakkuk dönemi başlangıç tarihinde en son açıklanan tüketici fiyat endeks sayısına bölünmesiyle bulunan oranda faiz uygulanmakta olup, hesap sahiplerinin enflasyon artışı karşısındaki kayıpları da karşılanmaktadır.

Sayın Milletvekili Züheyir Amber'in sorusunun cevabı; Devlet Planlama Teşkilatıyla ilgiliydi soru:

Devlet Planlama Teşkilatı, kuruluşundan bu yana Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınma sürecinde etkin bir rol oynamaktadır. 1980 öncesinde, nispeten dışa kapalı ve devletin iktisadî kararlara ve fiyatlara müdahalesinin ağırlıklı olduğu bir yapıda Devlet Planlama Teşkilatı önemli görevler üstlenmiştir. Bu çerçevede, özellikle 1960'lı yıllarda yaşanan sanayileşme hamlesinde kilit bir rol oynamıştır.

Ne var ki, 1980'li yılların başından itibaren, gelişmiş ülkeler bloğunda bilgi ve haberleşme teknolojisinde yaşanan baş döndürücü gelişmeler ve liberalleşme akımı sonucunda, global dünya düzeni ülkelerin politikalarında belirleyici hale gelmiştir. Nitekim, Türkiye bu oluşumu zamanında tespit edip, çeşitli alanlarda reformlar uygulama çabası içine girmiştir ve bu reform çalışmalarında Devlet Planlama Teşkilatının ve bu teşkilatın yetiştirdiği kişilerin büyük çabaları olmuştur.

Ayrıca, bu süreçte Devlet Planlama Teşkilatı kendisini de yenileme ihtiyacını hissetmiştir. Plancılık yaklaşımında değişikliklere gidilmiş, detay düzeydeki kararlar kuruluşlara bırakılmış, makro hususlara ağırlık verilmiştir. Bu anlayışla hazırlanan planlar, kapsamlarından kolayca anlaşılacağı üzere, yapısal alanlara yoğunlaşmıştır. Bu çerçevede, piyasaların daha iyi karar alabilmeleri için, makroekonomik istikrarın sağlanmasına ve serbest piyasa düzeninin kurallarının ve kurumlarının eksiksiz olarak yerleştirilmesine yönelik reformlar ekonominin yönetimi için büyük önem taşımaktadır.

Öte yandan, büyüyen Türkiye'yle birlikte devletin üstlendiği yükümlülükler de artmış, kaynakların kısıtlı olması ve devletin aslî fonksiyonlarının daha iyi yerine getirilmesi ihtiyacı nedeniyle, devletin başlıca üretim alanlarından çekilme süreci başlatılmıştır. Bu oluşumlar, doğal olarak, Devlet Planlama Teşkilatının konumunu eskisinden farklı hale getirmiş bulunmaktadır.

Türkiye'nin hedef aldığı modelin dünya ekonomisinin temel kurumları olan Dünya Bankası, IMF gibi kuruluşların oluşumu için gayret gösterdikleri ülke modelleriyle örtüşmesi, temel yapısal reformları gerçekleştirme sürecinde, bu kuruluşlarla, gerek finans gerek teknik alanda yakın işbirliği yapma imkânını doğurmuştur.

Esasen, IMF ve Dünya Bankasının önerdiği reformlar, tedbirler ve politikalar, yeni şeyler olmayıp, plan ve programlarımızda yıllardan beri yer alan hususlardır. Reform programlarının çoğu kez güç bir süreçten geçmek durumunda kalabilmesi nedeniyle, bu imkân iyi değerlendirilmek durumundadır.

Bu çerçevede, diğer temel ekonomik kurumlarımız gibi, Devlet Planlama Teşkilatı da 59 uncu hükümet programında benimsenen bu reformların şekillendirilip hayata geçirilmesi için gerekli teknik desteği en iyi biçimde sağlamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla, teşkilatın önemi ve yenilikleri yakından izleyebilecek bir teknik kapasiteyi geliştirme ihtiyacı artmış bulunmaktadır.

Yukarıda verilen açıklamalar, Devlet Planlama Teşkilatının neredeyse devredışı bırakılarak, ulusal planlarımızın IMF ve Dünya Bankasına yaptırılması şeklindeki durum tespitinin yerinde olmadığını göstermektedir.

Öte yandan, DPT'nin, geleneksel kalkınma planlarına ek olarak, son yıllarda, Avrupa Birliğiyle ilişkiler kapsamında Katılım Öncesi Ekonomik Program ve Ön Ulusal Kalkınma Planı gibi temel dokümanları, bütçe sürecinin güçlendirilmesine yönelik reform çalışmaları kapsamında da orta vadeli programı hazırlama yükümlülüğünü de üstlenmiş olması, ekonominin planlanmasında, kuruluşundan beri oynadığı temel rolün devam ettiğinin diğer bir göstergesidir.

Ayrıca, Avrupa Birliğine katılım sürecinde, tarama ve fiilî müzakere aşamalarında, ilgili diğer kurumlarımızla birlikte Devlet Planlama Teşkilatı da aktif bir rol oynamaktadır. Bu kapsamda, ilgili bütün müktesebat fasıllarına etkili bir şekilde katılım sağlanmaktadır.

Ülkemizde e-devlet ve bilgi toplumu alanında yapılan dağınık çalışmalar, DPT'nin koordinasyonuyla yeni bir vizyona kavuşmuştur. Bu çerçevede, geleceğimiz için son derece önemli olan e-dönüşüm Türkiye başta olmak üzere, bilgi toplumu alanındaki çalışmalar DPT öncülüğünde etkin bir şekilde yürütülmektedir. Buna uygun kurumsal yapılanma da DPT içinde yapılmaktadır.

Sonuç olarak, Devlet Planlama Teşkilatı, bir yandan ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmelere uygun olarak yeni fonksiyonlar yüklenmekte, diğer taraftan, geçmişten beri yaptığı işleri de bu çerçevede her zamankinden daha güçlü bir şekilde yerine getirmektedir.

Kars Milletvekili Sayın Selami Yiğit'in sorusunun cevabını sunuyorum:

Özelleştirme uygulamaları nedeniyle 1.1.1992 tarihinden bu yana işini kaybeden işçiler ile bundan sonra bu riskle karşı karşıya olup da emeklilik hakkını kazanamayan işçilerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/c maddesi kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında geçici personel olarak istihdam edilmelerini sağlamak amacıyla, 17.9.2004 tarih ve 5234 sayılı Kanun ile 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanunla 4046 sayılı Özelleştirme Kanununda değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu yasal düzenlemelerle, yıllarca işsiz kalan ve zor durumda olan binlerce vatandaşın iş sahibi olmasına imkân tanınmıştır.

Söz konusu uygulamaların belli bir düzen ve sistem dahilinde ve çağdaş ve şeffaf bir şekilde yürütülmesini teminen, özelleştirme uygulamaları sonucunda işsiz kalan ve bilahara işsiz kalacak olan işçilerin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçici personel statüsünde istihdam edilmelerine ilişkin esaslar, 3.5.2004 tarih ve 2004/7898 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulmuştur. Buna ilişkin işlemlerin yürütülmesi, bu esaslara bağlı olarak gerçekleştirilmektedir.

Söz konusu yasal değişiklik kapsamında Özelleştirme İdaresi Başkanlığına müracaatta bulunan 8 453 kişinin atama teklifleri, 14.2.2005 tarih ve 2005/8500-02 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla muhtelif kamu kurumları için ihdas edilen pozisyonlar çerçevesinde Devlet Personel Başkanlığı kanalıyla yapılmıştır. Özelleştirme uygulamalarına bağlı olarak bu uygulamaya aynı usul ve esaslar çerçevesinde devam edilecektir.

Muğla Milletvekili Sayın Fahrettin Üstün'ün sorularının cevabı:

Bakanlığımıza bağlı kuruluşlar, Devlet Planlama Teşkilatı, GAP İdaresi Başkanlığı, Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü ve Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığıdır.

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına 79 adet açıktan uzman yardımcısı, 19 adet memur açıktan ataması yapılmıştır, 31 personel de naklen atanmıştır.

GAP İdaresi Başkanlığına 1 başkan, 3 başkan yardımcısı ataması yapılmıştır. Daha sonra, DPT Müsteşarlığına naklen atanan 1 başkan yardımcısının yerine yeniden başkan yardımcısı atanmıştır.

Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne sözleşmeli statüde 4 personel açıktan, nakil yoluyla 1 personel olmak üzere toplam 6 personel atanmıştır. Sözleşmeli statüde ise, 6 personel alınmıştır.

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı 4968 sayılı Kanunla kurulmuş olup, personel istihdam biçimi, sözleşme esasına dayanmaktadır. Bu nedenle, kadrolu personel çalıştırılmamaktadır.

Mevzuata göre, Başkanlık personeli, ya kamu kurum ve kuruluşlarından ücretsiz izinli sayılmak suretiyle yatay geçiş yoluyla gelenlerden ya da yürürlükteki mevzuat uyarınca sınava tabi tutularak açıktan alınanlardan oluşmaktadır. Her iki yöntemle gelenlerle de Başkanlıkta sözleşme yapılmaktadır.

Bu bilgiler ışığında, sorulmuş sorulara cevap olmak üzere, Başkanlıkta şu anda 71 personel görev yapmaktadır. Bunların 54 adedi kamu kurum ve kuruluşlarında görevliyken yatay geçiş yoluyla gelen kamu görevlileri olup, diğer 17'si ise, yürürlükteki mevzuat uyarınca yapılan sınav sonuçlarına göre atanan personeldir.

Kamu görev ve hizmetlerinin aksamamasını teminen, aslî görevlilerin, görevlerine izin, sağlık raporu nedeniyle gelmemeleri veya aslî kadroların boşalması halinde vekâleten görevlendirmeler yapılmaktadır.

Devlet Planlama Müsteşarlığında 2 genel müdür, 4 daire başkanı vekâleten, 1 daire başkanı tedviren görev yapmaktadır.

Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünde, Genel Müdürlüğünü Genel Müdür Yardımcısı, Özel Kalem Müdürlüğünü İnsan Kaynakları Müdürü vekâleten yürütmektedir.

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığında, kadro esasına dayalı bir yapılanma bulunmadığından, asaleten tedvir ve görevlendirme gibi kadroya dayalı uygulamalar bulunmamaktadır.

İdarî görevlerde bulunan idarecilerden başka yerlerde görevlendirilen bulunmamaktadır.

DPT Müsteşarlığında 16 idareci görevden alınmıştır.

GAP İdaresi Başkanlığında 1 başkan, 2 başkan yardımcısı görevden alınmıştır.

Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünde, hizmetin gereği olarak, 3 proje müdürü ile idarî ve sosyal işler müdürü görevlerinden alınmış, proje müdürleri idarî yargı sonucu görevlerine iade edilmiştir. 1 proje müdürünün kendi isteğiyle müşavirliğe atanması sonucu boşalan müdürlüğe atama yapılmıştır.

Malatya Milletvekili Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun sorusunun cevabını sunuyorum:

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından Enerji Piyasası Kurumuna yazılan 28.6.2004 tarih, 7758 sayılı yazıyla 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümlerinin uygulanmasında, bankalar arasında menşeine ve aktif büyüklüğüne göre herhangi bir ayırım bulunmadığı, Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin "Teminat Olarak Kabul Edilecek Değerler" başlıklı 14 üncü maddesinin bankalar arasında farklı uygulamalara sebep olacağının düşünüldüğü, bu sebeple, söz konusu yönetmelik hükmünün yeniden değerlendirilmesi gerektiği hususunun anılan kuruma bildirildiği; bunun üzerine, Enerji Piyasası Kurulunca, 6.8.2004 tarih ve 25545 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, kesin teminat mektuplarının aktif büyüklüğü sıralamasında, ilk 10 Türk bankası arasında yer alan bankalar zorunluluğu ile yabancı bankalardan alınan teminat mektuplarında -ilk 10 Türk bankasının- konç garantisinin aranması şartı kaldırılmıştır.

Adıyaman Milletvekili Sayın Şevket Gürsoy'un sorusunun cevabı:

Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumunda kurul başkan ve üyeleriyle kurum personeli dahil 111 kişi istihdam edilmektedir. Kurul başkan ve üyeleri ile kurum personelinin görev unvanlarını, doğum yerlerini, göreve başlama tarihlerini gösteren liste aşağıda sunulmaktadır. Burada, tabiî, uzunca bir liste var; 111 kişinin isimleri, hangi görevde olduğu, doğum yerleri, nüfusa kayıtlı olduğu yerler, göreve başlama tarihleri. Arzu ederlerse, soru sahibi sayın milletvekilimize, bu listeyi ben sunabilirim; burada, bunun hepsini tek tek, izninizle, okumayayım.

Iğdır Milletvekili Sayın Dursun Akdemir'in sorusunun cevabı:

58 ve 59 uncu hükümetler döneminde, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına 79 planlama uzman yardımcısı, 19 memur olmak üzere, toplam 98; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna 38 bankalar yeminli murakıp yardımcısı, 39 bankacılık uzman yardımcısı olmak üzere, toplam 77; SPK'ya, 40 meslek personeli, 2 sözleşmeli personel olmak üzere 42; Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Merkezi Başkanlığına 17; Türkiye Kalkınma Bankasına 4 personel, kamu personel sınav sonuçlarına göre açıktan alınmıştır. Daha az puanla göreve başlatılan personel yoktur.

GAP İdaresi Başkanlığına geçici işçi statüsünde 17 personel Türkiye İş Kurumu aracılığıyla işe alınmıştır.

Bakanlığımıza bağlı kuruluşlardan GAP İdaresi Başkan ve Başkan Yardımcılıkları istisnaî memuriyet kadrosudur. GAP İdaresi Başkanlığında bu madde hükümlerine göre 1 başkan, 2 başkan yardımcısı göreve başlamıştır. Daha sonra, DPT müsteşarlığına naklen atanan bir başkan yardımcısının yerine atama yapılmıştır.

Balıkesir Milletvekili Sayın Sedat Pekel'in sorularının cevabını sunuyorum:

1993-H-03-07-30 numaralı Bandırma İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Projesine yeterli ödenek tahsis edilip edilemeyeceği sorulmaktadır.

Bilindiği üzere, kamu projelerinin yeterli ödenek sağlanarak kısa sürede tamamlanması, projelerin gerçekleşme sürelerinin uzamasından doğan maliyet artışlarının önüne geçilmesi, bu suretle, mevcut kısıtlı kaynakların etkin kullanımıyla, projelerin bir an önce ekonomiye kazandırılması hedeflerine dönük olarak son dört yıldır sürdürülen rasyonelleştirme faaliyetleri kapsamında, yükseköğretim sektöründe halihazırda devam etmekte olan projelerden yılı içinde tamamlanarak hizmete alınabilecek projelere ve fizikî gerçekleşmesi yüzde 75'in üzerinde olan projelere ve afet hasarlarının telafisine yönelik olarak başlatılmış projelere ödenek tahsisinde öncelik verilmektedir.

Öte yandan, kısıtlı bütçe imkânları çerçevesinde devam eden projeler için, Rektörlüğün kendisinin belirlemiş olduğu öncelikler de gözönünde bulundurulmaktadır. Balıkesir Üniversitesinin talebi doğrultusunda, anılan projeye 2005 yılında 100 000 YTL, 2006 yılında 50 000 YTL ödenek tahsis edilmiştir.

Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) Bandırma İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesine kiralanan binasının kiralık statüden çıkarılarak, söz konusu fakülteye devredilip edilmeyeceği sorulmaktadır. Konu, Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğünün kendi tasarrufundadır.

Iğdır Milletvekili Sayın Dursun Akdemir'in, Iğdır İlinin yatırımlarıyla ilgili sorusunun cevabını veriyorum:

Yıllık kamu yatırım programında yer alan projelerden il bazında tasnif edilebilenler belirlenerek "yatırımların illere göre dağılımı" adıyla yayınlanmaktadır. Ancak, kamu yatırım projelerinin niteliği gereği, örneğin birkaç ili birden ilgilendiren karayolu projeleri gibi birden fazla ilimizde yer alması, proje toplulaştırması nedeniyle bazı projelerin yerinin muhtelif olarak belirtilmesi gibi sebeplerle, kamu yatırım ödeneklerinin yaklaşık yarısının il bazında tasnifi yapılamamakta, muhtelif iller kapsamında gösterilmektedir. Yatırımcı kamu kuruluşlarına uygulamada daha fazla esneklik imkânı vermek amacıyla, 2005 yılı yatırım programı kapsamında yeni bir toplulaştırma uygulaması gerçekleştirilmiş olup, muhtelif iller kapsamında yer alan yatırım projelerinin payı daha da artmıştır.

Bu çerçevede değerlendirilmek kaydıyla, muhtelif iller kapsamındaki projeler hariç olmak üzere, 2004 yılı yatırım programında yer alan ve müstakil olarak Iğdır İlimizi ilgilendiren projelerin listesi ektedir. 2004 yılında müstakil olarak Iğdır İlinde yer alan çeşitli kamu kuruluşları tarafından yürütülen ve toplam maliyeti 2004 yılı fiyatlarıyla 695 trilyon TL, 2003 sonu kümülatif harcaması 540 trilyon TL olan 12 kamu yatırım projesi için 2004 yılında 5 trilyon TL ödenek ayrılmıştır. 2004 yılı sonu itibariyle söz konusu projeler için ayrılan 5 trilyon TL'ye karşılık 5,6 trilyon TL harcanmıştır. Projenin gelişme durumuna göre proje bazında bazı ödeneklerin kısmen harcanamaması veya yıl içi gelişmelere göre projelere eködenek tahsis edilerek başlangıç ödeneğinin üzerinde harcama yapılması söz konusu olabilmektedir.

Nitekim, Iğdır için, 2004 yılında, başlangıçta 5 trilyon TL ödenek tahsis edilmesine rağmen, yıl sonu gerçekleşmesi ödeneğin üzerinde ve 5,6 trilyon TL olmuştur. Ülkemiz malî ve bütçeleme sisteminde ödenek tahsisi il bazında yapılmamakta, ancak, makroekonomik, sektörel, bölgesel ve proje bazında öncelikler dikkate alınarak, yatırım ödenekleri, proje bazında tahsis edilmektedir. Kamu yatırımlarının tamamı il bazında ayrıştırılamamakta, mahallî idarelerin kendi kaynaklarıyla yürüttükleri projeler ise yatırım programında yer almamaktadır. Bu nedenle, ekteki, yürütülen projelerin tamamı değil, sadece il bazında tasnif edilebilen kamu yatırımlarını kapsamaktadır. Buna göre, Iğdır İlinde, 2005 yılında, toplam tutarı 733 000 000 YTL olan 16 adet proje yürütülecektir. Söz konusu projeler için, başlangıçtan 2004 yılı sonuna kadar, kümülatif olarak 544 000 000 YTL harcanmış olup, 2005 yılında, tarım ve sulama işlerinde 3 200 000 YTL, eğitim ve sağlık yatırımlarına 4 600 000 YTL ve diğer kamu yatırımlarına 2 500 000 YTL olmak üzere toplam 10 003 000 000 YTL ödenek ayrılmıştır.

Balıkesir Milletvekili Sayın Sedat Pekel'in sorularının cevaplarını sunuyorum:

Konuya ilişkin, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumunca 31.12.2002 tarihinde yayımlanan yönetmeliğin yayım tarihinden bugüne kadar, 18 yaşından küçüklere sigara satışı yaptığı tespit edilen 30 perakende satıcının satış belgesi Kurul kararıyla iptal edilmiş ve haklarında adlî işlem yapılmak üzere suç duyurusunda bulunulmuştur. Bir şirketin "tüketici araştırması" adı altında, sigara reklamı, tanıtımı ve promosyonu yaptığı tespit edildiğinden, 4207 sayılı Kanuna aykırılık nedeniyle, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına Kurumca suç duyurusunda bulunulmuştur. İstanbul İli Eyüp İlçesinde bulunan Feshane Uluslararası Fuar, Kongre ve Kültür Merkezinde 2004 yılında ramazan ayı boyunca düzenlenen etkinliklerde, yer belirtilmeksizin üç ayrı noktadaki sigara stantlarında münhasıran bu ürünlerin satışının yapıldığının tespit edilmesi üzerine, bir şirketin satış belgesi kurumca iptal edilerek, reklam içerikli stantlar kaldırılmıştır.

4207 sayılı Kanunun uygulayıcısının mülkî amirlikler olduğu kanun metninden anlaşılmakla birlikte, bu yasanın 3 üncü maddesinin "Tütün ve tütün mamullerinin isim, marka veya alametler kullanılarak, her ne suretle olursa olsun, reklam ve tanıtımının yapılması veya bunların kullanılmasını teşvik ve özendirici kampanyalar düzenlenmesi yasaktır" amir hükmü nedeniyle, Kurumca, 10.9.2004 tarihli 25579 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tütün Mamullerinin Nihaî Satış Noktalarında Sergilenmesine ve Satış Yerlerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğle, firmalar arasında haksız rekabeti önleyici düzenlemelerde bulunulmuştur.

Ayrıca, 12.1.2005 tarihli 25698 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan, tütün mamulleriyle ilgili olarak basın yayın organlarında fiyat duyurusu mahiyetinde ilan yayımlanamayacağına ilişkin, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurulu kararıyla, fiyat duyurularının yapılması yasaklanmıştır.

Son olarak, Denizli Milletvekili Sayın Ümmet Kandoğan'ın sorusunun cevabını sunuyorum:

58 ve 59 uncu hükümetler döneminde, DPT Müsteşarlığına 31, GAP İdaresi Başkanlığına 4, BDDK'ya 35, SPK'ya 16, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumuna 107, TMSF'ye 4, Türkiye Kalkınma Bankasına 1 personel naklen atanmıştır.

Bakanlığımıza bağlı kuruluşlardan GAP İdaresi Başkan ve Başkan Yardımcılıkları istisnaî memuriyet kadrosudur. GAP İdaresi Başkanlığına İçişleri Bakanlığı meslek personeli Muammer Yaşar Özgül, Başkan Yardımcılıklarına İçişleri Bakanlığı kontrolörü Hasan Kılıç, DPT uzmanı Hacı Bayram Bulgurlu, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı personeli Ferhat Şelli atanmıştır.

İstisnai memuriyet kadrolarına memuriyet dışından atama yapılmamıştır.

TMSF'de 13 personel vekâleten görevlendirilmiştir.

Bakanlığımız bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarında dönersermaye bulunmamaktadır. Dolayısıyla da dönersermayeden personele ödeme yapılması mümkün değildir.

Saygıyla arz ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara). “6/815,944,961,992,1200,1202,1234,1235,1404,1423,1449”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2005-11-09-6-815-944-961-992-1200-1202-1234-1235-1404-1423-1449 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
