# (6/878-965-967-996-1123-1164-1241-1408)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 4 Ocak 2006
- **Gündem:** (6/878-965-967-996-1123-1164-1241-1408)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2006-01-04-6-878-965-967-996-1123-1164-1241-1408

> Beşir Atalay (AK Parti), 4 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (6/878-965-967-996-1123-1164-1241-1408)); konuşma 1.735 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şahsıma yöneltilen sözlü sorulara cevap vermek için huzurunuzdayım. Esasen, bu sözlü soruların, biraz önce değerli milletvekillerimizin ifade ettiği gibi, bir kısmı, çok süresi geçmiş ve o günün olaylarıyla ilgili;ama, ben, bir kısmını en azından soru eski tarihli de olsa bugüne kadarki faaliyetler olarak arz etmeye çalışacağım.

Önce, Sayın Samsun Milletvekili Sayın Musa Uzunkaya'nın sorusunun cevabı; 3984 sayılı Kanunun 19 ve 22 nci maddelerinde reklamlarla ilgili olarak, genel düzenleme yapılarak ilkeleri belirlenmiş ve içerik, biçim, sunuluş, yerleştirme ve belli ürünlerin reklamlarına ilişkin hükümler vazedilmiştir. Bu hükümler dışında, 4 üncü maddenin (n) bendinde yer alan genel yayın ilkesinde, siyasi partiler ve demokratik gruplar arasında eşitlik sağlanması, tek yanlı yayın yapılmaması esası getirilmiştir. Yine, aynı bentten seçim dönemlerinde özellikle, belirlenen seçim yasaklarıyla ilgili ilkelere aykırı davranılmaması öngörülmüştür. Özetle, seçim dönemi ile seçim dışı dönem arasında reklam yayınları bakımından önemli fark, seçim zamanlarında seçim mevzuatı hükümlerinin uygulanmasıdır.

Söz konusu yayınlar, Üst Kurulca, 3984 sayılı Kanunun yayın ilkeleri ve reklamlara ilişkin hükümleri muhtevasında izlenip değerlendirilmekte olup, yayın ihlali halinde Üst Kurulca gerekli müeyyide uygulanmaktadır.

Anılan yayın kuruluşunda yer alan reklamın, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu muhtevasında Üst Kurulca değerlendirilmesi söz konusu değildir. TRT Kurumu yayınlarının Üst Kurul tarafından denetlendiği 3984 sayılı Kanunun 35 inci maddesi 2002 tarihli ve 4756 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olup, şu anda TRT Kurumu yayınları kendi iç denetimine ve yürürlükteki mevzuata göre yapılmaktadır.

Diğer sorunun cevabı: Bilindiği gibi, 2001 yılında frekans ve kanal tahsisi ihalesinin tüm safhaları tamamlanarak ihaleye çıkılacağı sırada Başbakanlığın genelgesiyle ihale durdurulmuştur. İkinci ihale ise Danıştay kararıyla iptal edilmiştir ve yeni düzenlemelere ihtiyaç göstermiştir.

2002 yılında yapılan değişiklikle, frekans planını düzenleme yetkisi de RTÜK'ten alınarak, Telekomünikasyon Kurumuna geçmiştir. Telekomünikasyon Kurumu karasal ve sayısal sisteme göre bir plan hazırlamıştır. Haberleşme Yüksek Kurulu konu üzerinde değerlendirmeler yapmış ve ülkemizde de, dünyadaki gelişmelere paralel olarak, dijital veya sayısal sisteme geçilmesine, yayın lisanslandırmasının da buna göre yapılmasına karar vermiştir. Şu anda da RTÜK, Telekomünikasyon Kurumu, Ulaştırma Bakanlığı ve TRT konu üzerinde çalışmaktadır.

Daha önce, Yüce Meclise, bütçe görüşmeleri esnasında da arz etmiştim, bu, gerçekten, önümüzdeki önemli konulardan biri. Hem radyo ve televizyonların bir lisansa kavuşturulması hem belli bedel alınması hem de ülkemizdeki özellikle de interfranslar birbirinin yayınını bertaraf etme gibi olayların, uygulamaların da önlenmesi bu plan çerçevesinde. Bu çerçevede, önce, büyük şehirlerimizden başlanacak. Sayısal yayıncılık, dünyanın bugün geçtiği, Avrupa Birliği ülkelerinde hepsinin bir takvim verdiği veya büyük oranda geçtiği bir sistem. Biz de 2006 yılını başlangıç yılı olarak ilan etmiştik ve en geç 2014 yılına kadar da Türkiye geneli bu dijital yayıncılığa geçilecek ve ocak ayının sonunda İstanbul'da deneme yayınları başlayacak. Daha sonra da, başta diğer büyük kentlerimiz olmak üzere, ülke geneline yayılacak. Bu çerçevede de, lisanslandırma ve ihale sistemi yapılacak. Yani, şu anda karasal yayıncılık var, bunun süresi kısadır. Dolayısıyla, sayısal yayıncılığa geçiş ile lisanslandırma birlikte yapılsın diye düşünülmüştür; ama, bu geçiş sürecinde de, bu yıldan başlayarak, ilk defa, bütün radyo ve televizyon kuruluşlarından belirli bir kullanım bedeli yıllık olarak alınacaktır. Bunun çalışmaları da şu anda RTÜK tarafından tamamlanmak üzeredir.

İhale sonucu elde edilecek gelirle ilgili bir soru var. Bu, tabiî, ihale şartları içinde oluşacaktır. Ancak, gecikmeden dolayı kayıp, belli oranda, sayısal yayına geçiş ve lisans bedeli alınmasıyla telafi edilecektir. O şartlar bu çerçevede de göz önüne alınacaktır.

Ankara Milletvekili Sayın Tomanbay'ın sorusunun cevabı: Bilindiği gibi, 231 sayılı Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinin (b) bendi, Türk ve yabancı basın yayın organları mensuplarına basın ve akreditasyon belgesi düzenleme görev ve yetkisini Genel Müdürlüğe vermiş bulunmaktadır. Genel Müdürlüğümüz, bu yetkisini, Basın Kartı Yönetmeliği çerçevesinde, herhangi bir Bakanlık kararı söz konusu olmadan; yani, Bakanlığımızın bir izni veya kararı gerekmeden, mutat olarak yerine getirmektedir. Soruya konu yabancı uyruklu, Mısırlı basın mensubunun kartı, bir anlamda, akreditasyon belgesi, yabancı basın mensubu olduğu için Genel Müdürlüğümüzün yabancı basın mensuplarının akreditasyon ve Türkiye'de yürüteceği faaliyetlerle görevli Enformasyon Dairesi Başkanlığınca, yönetmeliğin ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, kendisine verilmiş bu görevleri, mevcut mevzuat çerçevesinde yürütmektedir. Yeni bir yönetmelik de çıkarılmamıştır bu konuda, eski bir uygulamadır, zaten başka bir örneği de yoktur. Burada, yalnız, yabancı ve yerli basın mensuplarıyla ilgili, birinde daha çok akreditasyon, birinde basın kartı diyebileceğimiz uygulama yapılmaktadır.

Yine, Sayın Yakup Kepenek'in sorusu da aynı çerçevede. 1993 yılından beri ülkemizde gazetecilik yapan bu gazeteciye, Genel Müdürlüğümüzce, Basın Kartı Yönetmeliği çerçevesinde, 1994 tarihinden itibaren basın kartı düzenlenmektedir.

Muğla Milletvekilimiz Sayın Fahrettin Üstün'ün sorusunun cevabı. Soru, yine, önceki tarihlerde sorulmuş; fakat, Bakanlığın bağlı kuruluşlarındaki atamalarla ilgili olduğu için ben, 2005 yılı sonu itibariyle bunu cevaplamış oluyorum. Bakanlığın bağlı kuruluşlarında 167 açıktan atama yapılmıştır; bunun büyük kısmı Türkiye İstatistik Kurumu uzman yardımcılığı ve TİKA uzman yardımcılığıdır.

Başka yerlerde görevlendirilen idareci yoktur. Dolayısıyla, harcırahı söz konusu değildir.

İdareci konumunda 10 kişi görevden alınmıştır. Genelde Türkiye İstatistik Kurumundandır. Kendi talebiyle görevi değiştirilenler vardır, başka kuruma geçenler vardır.

Sayın Sedat Pekel'in sorusunun cevabı; uyuşturucu yayınlarıyla ilgili TRT'nin verdiği açıklama: "Alkol, uyuşturucu, sigara gibi bağımlılık yapan maddelerle ilgili olarak, kurumumuz, sonuç almaya yönelik olarak yayınlar yapmaktadır. Alkol, uyuşturucu, sigara gibi bağımlılık yapan maddelerle ilgili yayınlarımız, her yıl, yıllık genel yayın planında da bir görev olarak tanımlanarak, yeterli sayıda, kurumumuz yayınlarında, eğitim, kültür programları içinde, sağlık başlığı altında yer almaktadır.

Sağlık programlarının yayınlarımız içindeki oranı ise, radyo programlarında, Radyo-1 yayınlarında yüzde 5, Radyo-2 yayınlarında yüzde 5; televizyon programlarında, TRT-1'de yüzde 8, TRT-2'de yüzde 5, TRT-GAP'ta yüzde 19, TRT-Int'te yüzde 4 ve TRT-Türk'te yüzde 6'dır.

Yayınlanan programlarımızda, sigara, alkol, uyuşturucu, kumar gibi kötü ve zararlı alışkanlıklara karşı dinleyici ve seyirciler uyarılmakta, özellikle öğrencilerin beden, zihin, ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı, gelişmiş bir kişiliğe sahip kişiler olarak yetişmelerine yardımcı olunmaktadır.

Programlarımızda, bağımlılık yapan maddeleri kullananların yakalandıkları hastalıklar ile içine düştükleri sosyal problemler anlatılmakta ve konunun özel uzmanlarından yararlanılmaktadır.

Her yıl kurumumuzun yıllık genel yayın planında görev olarak tanımlanarak yapılan bu yayınlar gözönünde bulundurulduğunda, kurumumuzun, kamu radyo ve televizyon yayıncısı olarak, özel radyo ve televizyon kuruluşlarına örnek olduğu düşünülmektedir.

Kurumumuz, kamuoyunu ilgilendiren bütün konularda daima öncü rolünü üstlenmiş, kamu kurum ve kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yapmış ve övgüye değer sonuçlar almıştır.

Kurumumuzun, kamu yayın kuruluşu olarak, kamuoyunun sağlıklı bir şekilde oluşması ve bilgilendirilmesi konularındaki programların yayın saatleri, reyting kaygısı içinde olmadan, dinleyici ve izleyici profili gözönünde bulundurularak belirlenmekte ve bu konulara ilişkin yayınlar, haberlerde, haber programlarında, kuşak programlarda, program aralarında spot olarak ve sağlık haftaları içinde yayınlanan programlarda yer almaktadır.

Kurumumuz, konuyla ilgili olarak, RTÜK tarafından uyarılmamıştır."

Yine, Sayın Pekel'in farklı bir sorusu…

SEDAT PEKEL (Balıkesir) - Uyarılmış mıdır, onu duyamadım Sayın Bakan; uyarılmış mıdır RTÜK tarafından?

DEVLET BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Hayır, uyarılmamıştır.

Sayın Pekel'in TRT İstanbul Radyosuna ilişkin sorusunun cevabı: Bilindiği gibi, NATO Devlet Başkanları Zirvesi 28-29 Haziran 2004 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenmiştir. Bu zirveyi izleyecek, yaklaşık, 2 500 gazetecinin akredidasyonu, güvenlik kalkanı içerisindeki kurumumuz Harbiye Radyoevi binasında yapılmıştır.

Zirve süresince, güvenlik kalkanı içerisinde kalan yerler, araç ve yaya trafiğine kapatılmış, sadece akredidasyonları yapılan basın mensupları ve görevliler konferans vadisine girebilmişlerdir.

NATO zirvesinin, genişlemiş ilk zirve toplantısı olması nedeniyle, güvenlik önlemlerinin yoğun biçimde uygulanmasına başvurulmuştur. Bu çerçevede:

1- Radyoevi binasının konferans vadisinde yer alması, kurum çalışanlarının akredidasyonlarının yapılmasını gerekli kılmıştır. Dolayısıyla, yürütülen akredidasyon işlemleri kapsamında, isim benzerliği ve askerlik tecili sebebiyle ilgili bazı personel emniyet kuvvetleri tarafından karakola davet edilerek sorgulanmışlardır.

2- NATO Zirvesi Organizasyon Komitesinin direktifleri doğrultusunda, zirve süresince yayın akışı aksatılmayacak şekilde, personelin en alt seviyede tutulması kararı alınmıştır. Karar sorgulanan personel için değil, tüm personel içindir.

3- Gözaltına alınan kurum personeli olmamıştır.

4- Yukarıda bilgisi verilen sorgulama işlemine tabi tutulmuş olan personelimiz arasında sendikalı olanların bulunması tesadüfidir; çünkü, akreditasyon işlemleri için emniyete tüm personelin isimleri liste halinde verilmiş olup, listede personelin sendikalı olup olmadığı bilgisi bulunmamaktadır.

5- Konuyla ilgili olarak emniyet kuvvetleri kuruma davet edilmemiştir.

Sayın Pekel'in, diğer bir sorusunun cevabı; yine, TRT'deki yayınlarla ilgili: Kurumumuz 2004 yılı genel yayın planında, radyo ve televizyon yayınlarında sağlık programları için öngörülen yüzde oranları, Radyo-1'de yüzde 5, TRT-FM'de yüzde 5, TRT-1 televizyonunda yüzde 8, TRT-2 televizyonunda yüzde 5, TRT-GAP televizyonunda yüzde 4 ve TRT-Türk televizyonunda ise, yüzde 6'dır. Uyuşturucu, sigara, alkol bağımlılığıyla ilgili konuların sağlık programları içerisindeki oranı yüzde 1, televizyon yayınlarında ise yüzde 12,5 kadardır. Ayrıca, konu, kurumumuz bölgesel radyo yayınları içindeki kuşak programlarda da ele alınmaktadır.

2- Kurumumuz yayınlarında, kamu hizmeti yayıncılığının gereği olarak, aile, kadın ve çocuk eğitimi ile sorunlarından hukuk, sağlık, çevre, sanat, din ve ahlak konularına kadar çok geniş bir yelpazede program üretilmektedir. Bu geniş yelpaze içinde uyuşturucu programları da yeterince yer almaktadır.

3- Kamu yayıncılığı yapan kurumumuz, genel yayın planlarında, sağlık programları içinde, uyuşturucu, alkol ve sigara bağımlılığı konularına özel önem vermektedir. Kültür programları içinde sağlık programlarına bir yüzde oran verilmekteyse de, alkol, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı konusu genel yayın planlarında kampanya şekline dönüştürülerek öncelikli işlenecek konular arasında yer almaktadır. Eğitim, kültür, drama, haberler ve eğlence programları içinde de konu hakkında zaman zaman bilgi verilmektedir. Radyo ve televizyon yayınlarında kültür programları içinde sağlık programları için 2005 yılı içinde de gerekli oranlarda düzenleme yapılmıştır.

Aralık 2003 ve Haziran 2004'te yapılmış olan iki ayrı kamuoyu araştırmasına göre, TRT 2 haber-bilgi kanalında yer alan programlardan Sağlık Olsun programının seyredilme oranı da oldukça yüksek görünmektedir.

Sayın Naci Aslan'ın Ağrı İliyle ilgili olarak kömürle ilgili bir sorusu var. Onun cevabını arz ediyorum:

Bilindiği gibi, ihtiyaç sahibi vatandaşlara dağıtılan bedelsiz kömür Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından temin edilmektedir. Bölgenin şartları göz önünde bulundurularak kalorisi ve cinsi en uygun olan kömür gönderilmektedir. Yani, bu kömürle ilgili, illerdeki, ilçelerdeki çevre kurulu raporları göz önüne alınmakta ve o çerçevede kömür gönderilmektedir. Dağıtılan kömürün vatandaşlara ulaştırılması, vali ve kaymakamlıkların başında bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca koordine edilmektedir. TKİ, teslimi planlanan kömürleri, kömür ocağından teslim noktalarına kadar Devlet Demiryolları veya zorunlu hallerde -eğer yoksa demiryolu ulaşımı- karayoluyla teslim etmektedir. Bu noktalardan teslim alınan kömürler çevre il ve ilçelere, valilik veya kaymakamlıklarca, sadece nakliye ve işçilik ücreti ödenerek vatandaşlara ulaştırılmaktadır.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü, sadece teslim noktalarından il veya ilçelere kadar olan mesafe için, fatura ve harcama belgeleri karşılığı, talep nakliye ücretini bu vakıflarımıza göndermektedir. Dağıtılan kömür, TKİ'den Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfına bedelsiz gelmektedir; fakat, bunun bedeli Hazine tarafından ödenmektedir, yani, sosyal yardım bütçemizden TKİ'ye ödeme yapılmamaktadır. Bir Bakanlar Kurulu kararıyla, hazine tarafından ödenmektedir.

İl merkezine teslim edilmesi noktasına kadar da TKİ'nin sorumluluğundadır. Daha sonrası, biraz önce arz ettiğim gibi, ilçelere, köylere ve vatandaşların evlerine dağıtımı vakıflarca yapılmakta; bunun da nakliye ücreti, fon tarafından merkezden gönderilmektedir.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.

Hepinizin, tekrar yeni yılını kutluyor, hayırlı bir yıl diliyorum, hayırlı tatiller ve kurban bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara). “(6/878-965-967-996-1123-1164-1241-1408)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 4 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2006-01-04-6-878-965-967-996-1123-1164-1241-1408 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
