# Isparta ilinde basın ile ilgili cereyan eden konular hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim
- **Tarih:** 21 Şubat 2006
- **Gündem:** ISPARTA İLİNDE BASIN İLE İLGİLİ CEREYAN EDEN KONULAR HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2006-02-21-isparta-ilinde-basin-ile-ilgili-cereyan-eden-konular-hakkinda

> Beşir Atalay (AK Parti), 21 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ISPARTA İLİNDE BASIN İLE İLGİLİ CEREYAN EDEN KONULAR HAKKINDA); konuşma 488 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Isparta Milletvekili Sayın Coşkuner'in, Isparta İlinde basınla ilgili cereyan eden konular hakkında gündemdışı konuşmasıyla ilgili, hükümetimiz adına söz almış bulunuyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İfade edildiği gibi, basına da yansıyan bir olay cereyan etmiştir Isparta'da; Belediye Başkanı ile basın mensupları arasında, biraz önce Sayın Coşkuner'in anlattığı gelişme…

Tabiî, bu olay duyulduktan sonra, zaten, buna tepkiler de gelmiştir. Özellikle, Partimizin yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Ergün ve teşkilattan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı; ayrıca, Medya Tanıtım Başkan Yardımcısı Suat Kılıç olayı kınamışlar, eleştirmişler ve tepkilerini dile getirmişlerdir. Hükümetimiz adına, Hükümet Sözcümüz Sayın Cemil Çiçek, olaya tepki göstermiş, açıklama yapmış, kaba kuvveti tasvip etmediğimizi, yanlışı düzeltmenin medenî yollarının bulunduğunu ifade etmiştir ve ayrıca, bu gelişmelerden sonra, bilindiği gibi, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlatmış; İçişleri Bakanlığımız, Belediye Başkanı hakkında disiplin soruşturması açtırmıştır ve dün akşam toplanan Partimizin Merkez Yürütme Kurulu da, oybirliğiyle, ilgili parti üyesi Belediye Başkanı hakkında disiplin soruşturması açılmasına karar vermiştir. Önce bu bilgileri sunmuş oluyorum.

Değerli milletvekilleri, yukarıda da arz edildiği üzere, iddialara göre, olay, bir Belediye Başkanı hakkında bir yaygın gazetede yayımlanan haber üzerine, Belediye Başkanı ve yanındakilerin, haberi yazan gazetecilere makam odasında şiddet uygulamalarıdır. Gazetede yayımlanan bir haber nedeniyle, haberi yapan gazeteciye kaba kuvvet uygulamasının gerekçesi olamaz ve bu tavır hoş görülemez. Söz konusu haber, adı geçen Belediye Başkanının şeref ve haysiyetini ihlal ediyor veya Başkanla ilgili gerçeğe aykırı bilgi içeriyor ise, Belediye Başkanınca başvurulacak yöntem, yasal ölçüler içerisinde mücadele etmektir. Hukuk sistemimizde, bu tür basın suçları için yaptırımlar ve kişinin şeref ve onurunu koruyacak çözümler bulunmaktadır. Nitekim, 5187 sayılı Basın Kanununun "Düzeltme ve cevap" başlıklı 14 üncü maddesi, şahsî hakları titizlikle koruyan ve kişilerin mağduriyetini etkin bir şekilde önleyen bir düzenleme içermektedir ve bu, Basın Kanunumuzda en güçlü yaptırımla desteklenmiş bir maddedir ve uygulaması da iyi yürümektedir. Cevap ve düzeltmeyi, kanunun öngördüğü şekilde, aynen ilk haberi yayınladığı şartlarda yayınlamadığı takdirde basın kuruluşuyla ilgili uygulanan ceza çok yüksektir. Onun için de, cevap ve düzeltme hakkı şu anda iyi işleyen bir mekanizmadır ve bunun, biliyorsunuz, yargı süreci kısaltılmıştır; üç güne indirilmiştir. Başvuru üzerine, mahkeme, üç gün içinde, cevap ve düzeltme hakkıyla ilgili kararını vermek durumundadır. Tekrar, bunu, Yüce Meclise de bilgi olarak sunmak istedim.

Ayrıca, tabiî, onur ve şerefi rencide eden bir haberse ve cevap ve düzeltme hakkı eğer yargıca karara bağlandıysa, bir de tazminat davası açılabilmektedir.

Diğer taraftan, yine, Türk Ceza Kanununun 125 inci maddesinde hakaret, 267 nci maddesinde ise iftira fiilleri suç olarak düzenlenmiş ve yaptırıma bağlanmıştır. Ayrıca, Türk Ceza Kanununun 267 nci maddesinde, yine, aslı olmayan, yalan yanlış haberle ilgili, bir kişiye, olmadığı halde, hukuka aykırı bir fiil isnat etme suçuyla ilgili ağır yaptırım getirilmiştir. Dolayısıyla, hukukî yollardan bu tür haklar her zaman aranabilir; bunun imkânları vardır, yolları vardır.

İddialar doğruysa… Burada, tabiî, tercih hukuktan yana değil, şiddetten yana kullanılmıştır. "Doğruysa" diyorum; çünkü, olay yargıdadır. Bu konuyla ilgili gelişmeleri de izleyeceğiz.

Bilgilerinize arz ederim.

Teşekkür ederim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara). “Isparta ilinde basın ile ilgili cereyan eden konular hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 21 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2006-02-21-isparta-ilinde-basin-ile-ilgili-cereyan-eden-konular-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
