# Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s 1142)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 17 Mayıs 2006
- **Gündem:** TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S 1142)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2006-05-17-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasaris

> Beşir Atalay (AK Parti), 17 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İSTATİSTİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S 1142)); konuşma 1.843 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) - Evet efendim.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakan.

DEVLET BAKANI BEŞİR ATALAY (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz Türkiye İstatistik Kanununda değişiklik yapan tasarı üzerinde değerli konuşmacıların değindikleri bazı hususlarla ilgili görüşlerimi ifade etmek için huzurunuzdayım; ama, konuşmama başlamadan önce, ben de -gerçekten bugün üzücü bir gün yaşıyoruz- Danıştay 2. Dairesi Başkan ve üyelerine yapılan saldırıyı derin üzüntüyle karşıladığımı ifade ediyorum. Mustafa Yücel Özbilgin, maalesef, vefat etti; kendisine rahmet diliyorum, ailesine ve camiasına, yargı camiasına, Danıştay camiasına başsağlığı diliyorum ve yaralılara da şifa diliyorum. Bütün dileğimiz, hepimizin, huzuru bozan bu tür acı olaylar bir daha olmasın inşallah.

Sayın Başkan, değerli üyeler; bildiğiniz gibi, Türkiye İstatistik Kanunuyla, Devlet İstatistik Enstitüsü, Türkiye İstatistik Kurumu haline geldi. Bu süreç içinde -burada, daha önce, tasarının görüşülmesi sürecinde de ifade etmiştim- bugün, Türkiye istatistik sistemi baştan sona değişiyor. Uluslararası standartta bir istatistik kurumumuz oluyor ve bir istatistik sistemimiz oluyor. Bütün çabamız, ince ince, âdeta dokuyarak çalışmamız, bunun içindir. Türkiye İstatistik Kurumu, gerçekten, uluslararası standartlara uygun veri üretmek için bu değişimi geçiriyor. Hepimiz hatırlarız, Türkiye'de üretilen veriler uluslararası platformlarda tartışılır olmuştur, uluslararası yayınlarda yer almamaktaydı. Bizim bütün çabamız, bunu gidermek, ürettiğimiz verileri, uluslararası platformlarda, o standartta ve mukayese edilebilir hale getirmek; bu kanunun amacı odur ve şu anda -bilenler bilir, mesela Sayın Coşkunoğlu bu alanın içindendir, bilir bu alanı- yani, artık OECD'de, Birleşmiş Milletlerde, IMF'de, Dünya Bankasında, Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (EUROSTAT)'ta, Türkiye'nin ürettiği veriler, bu son yıllarda tartışılmaz olmuştur ve güvenle kullanılmaktadır. Ülkelerin, artık, gelişmişliği, çağdaşlığı da, bir anlamda, bu verilerle değerlendirilmektedir ve biz bunu gerçekten çok önemsedik.

Burada, tabiî, İstatistik Kurumu ve üretilen istatistikî verilerle ilgili değerli konuşmacılar değişik görüşler ifade ettiler; yani, kurumun ürettiği verilerle ilgili, bazı, sanki güven sarsıcı bir şeyler varmış gibi. Ben, daha önce de Genel Kurula bu düşüncelerimi ifade etmiştim, arz etmiştim. Lütfen, bu konuda tereddüt varsa, en derin şekilde, en ayrıntılı şekilde, o konularda, kurum bilgi vermeye hazırdır. Eskisi gibi değil; artık, üretilen verilerle ilgili metodoloji, baştan sona, detaylı olarak, kendi internet sitesinde de, web sitesinde de yer almaktadır ve bu açıklamalar da yapılmaktadır. Biz, onu çok önemli görüyoruz. Bu alanı bilenler yine bilir; yani, araştırmalarda metodoloji çok önemlidir, işin özüdür ve biz, o konularda bütün hassasiyeti gösteriyoruz. Kurum, bu konuda her açıklamayı vermeye, yapmaya ve her tereddütü gidermeye hazırdır.

Tabiî, kendi ülkemizin, devletimizin İstatistik Kurumu, tek resmî istatistik üreten kurumdur; Kurumumuzu da korumak durumundayız. Detaylı o konuyu araştırmadan, ürettiği verilere tereddüt ve şüpheler geliştirmek; bu, sadece Kuruma değil, Türkiye'ye zarar verir. Onu özellikle ifade ediyorum. Yani, uluslararası güven konusunda hiçbir tereddüt yok, biz bu konuda çok eminiz ve devlet istatistik sistemimiz içinde İstatistik Kurumunun ürettiği verilerle ilgili müdahale vesaire gibi, tabiî, düşünceleri kesinlikle biz reddederiz, bu konularda bir tereddüt varsa hepsini de paylaşmaya hazırız.

Şimdi, değerli arkadaşlar, tabiî, biraz, sayın konuşmacıların değindiği konularla ilgili bazı hususları ifade etmek istiyorum kısaca, çok da vakit almak istemiyorum.

Sayın Coşkunoğlu, tabiî, alanı da bilen birisi olarak, teknik önemli konulara değindiler; kendilerine teşekkür ederim.

Öncelikle, bu, güncellemeyle ilgili, büyüme güncellemeleriyle ilgili, Türkiye'de her sene yapılmaktadır. Belki, ayrıntıları üzerinde tereddütler olabilir; ama, mesela, benim elimde, 1988 yılından itibaren güncelleme, yani, güncellenmemesi halindeki veriler ve güncellenmiş veriler, hepsi vardır. Burada bir tereddütümüz yok. Bu, teknik olarak her zaman yapılan bir uygulamadır. Hatta, biraz önce verilere değindiler; kayıtlara geçtiği için ben sadece zikrediyorum; yani, bunlar açıklık; kazansın diye. Millî gelir rakamlarında, 2004 yılı sonunda yapılan revizyondan dolayı millî gelir artışı 1'dir, 1 puan artmıştır, yüzde 1; 2005 yılı için de binde 0,9'dur, yani yüzde 1 değildir ve diğer yıllarda da daha fazla. Mesela, ben, burada örnek vereyim: 1989 yılında, güncellenmemiş veri - 2,7'dir; güncellenmiş veri, + 1,6'dır. Buna benzer, trendin içinde daha büyük farklar da görebiliriz.

Diğer bir konu, tabiî, enflasyonla ilgili.

Değerli milletvekilleri, tabiî, bu, çok önemli bir gösterge ve her ay yayınlanıyor düzenli olarak, her ayın 3'ünde. Burada hiç tereddüt olmaması lazım. Biraz önce, yine Sayın Coşkunoğlu, bunun, gelir gruplarına göre ve hatta, tarım kesimini örnek göstererek meslek gruplarına göre yapılabileceği gibi bir ifadede bulundular. Buna geçinme endeksi de denilebilir, biliyorsunuz. Bu, tabiî, çok değişebilir. Yani, çiftçi de hep aynı çiftçi değil; çiftçininde kendi içinde çok farklılıklar vardır. Burada Türkiye'nin ürettiği bir enflasyon verisi vardır, bir rakamı vardır, fiyat indeksi. Nedir bu? Ölçek şudur: Türkiye geneli tüketilen mal ve hizmetlerde tüketilme oranı binde 1'in üzerinde ise, yani, ağırlığı binde 1'in üzerinde ise enflasyon sepetine girer bu, binde 1'in altında ise bu ihmal edilir. Hatta, bilinmektedir yine, 1994 yılından 2004 yılına kadar 10 yıl bu sepet hiç güncellenmemiştir. İlk defa 2004 yılında güncellenmiştir ve artık öyle bir sisteme bağlanmıştır ki, her yıl otomatik olarak bu güncellenmektedir. Yani, ağırlığı, tüketilen mal ve hizmetler içindeki ağırlığı -o ürünün veya o hizmetin- binde 1'in üzerine çıktığı anda, her yıl sepete girmektedir. Şu anda sepetteki mal ve ürün sayısı 700 civarındadır ve bu, ülkenin her kesiminde binde 1'in üzerinde tüketim ağırlığı olan bütün mal ve hizmetleri içermektedir. Burada bir tereddüt yok; yani, biz, enflasyon hesabıyla ilgili, fiyat endeksiyle ilgili gerçekten bir güven, büyük bir güven içindeyiz, onu da arz etmek isterim; ama, ileri bir adımdır, bir tavsiyedir. Daha ileri hassas hesaplar için, mesela maaş, ücretlere falan yansımalar için bu geçinme endeksi de yapılabilir.

Şimdi, değişik konuşmacıların üzerinde durduğu bir konu var. Değerli milletvekilleri, bu çok önemli. Bu yasa niye böyle gitti, niçin Anayasa Mahkemesi iptal etti; bizim gerekçemizi bir defa daha ben burada arz etmek istiyorum. Bakın, Devlet İstatistik Enstitüsünün kanununda yardımcılarını başkan atıyordu; yani, bundan önceki kanunda yardımcılarını başkan atıyordu, bölge müdürleri üçlü kararnameyleydi. EUROSTAT'la görüşmelerde ve uluslararası istatistik sistemleriyle görüşmelerde daima şu tez önümüze çıktı: "Ülkenin resmî istatistik kurumu mümkün olabildiğince özerk olmalıdır. Atamaları falan kendi içinde olmalıdır." Bunun için ne yaptık biz; yeni Türkiye İstatistik Kanununda mümkün olabildiğince İstatistik Kurumunu daha özerk yapmaya çalıştık. Bu, hepimizin savunması gereken bir şey. Üçlü kararnameyi ben niçin istemeyeyim? İlgili bakan, en azından bakan olarak benim bile hiçbir katkım olmayacak demektir, üçlü kararnameyi istememek. Başkan, kimse, kendi atamalarını o yapacaktır; ama, ben de o fedakârlıkta bulunuyorum, diyorum ki, devlet istatistik sistemimiz, Türkiye İstatistik Kurumu daha özerk olsun.

Başlıca iki uygulama getirdik:

1- İstatistik Kurumu Başkanı beş yıl için atanır ve beş yıldan önce görevden alınamaz.

2- Daha önce, İstatistik Kurumu Başkanı, yani, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanı üçlü kararnameyle atanıyordu; konumunu güçlendirmek için Bakanlar Kurulu kararıyla atanır hale getirdik. Yani, Bakanlar Kurulu kararnamesiyle ki, o, tabiî olarak Cumhurbaşkanı onayı da görmektedir. Bu şekilde başkanın konumunu güçlendirdik.

Bir de ne yaptık; eski kanunda kendi yardımcılarını falan atarken, eklenen, bu kanunda… Sadece bölge müdürlerinin konumu başkan yardımcılarının konumundan daha alttadır ve biz de dedik ki: O zaman başkan yardımcılarını zaten kendisi atayabiliyorsa, bölge müdürlerini de o atasın. Tamamen Kurumun özerk yapısını güçlendirmek için... Hani, böyle, işte "Hükümet, atamaları bir yerlerden kaçırmak istiyor" falan… Burada, bakın, bu düşüncelerin zerresi yer almamıştır. Burada, dürüstçe, bir ülkenin güçlü bir istatistik kurumu nasıl olur, uluslararası kredisi yüksek olan bir kurum nasıl olur, biz ona çalıştık ve buna kafa yorduk.

Biraz önce bir sayın konuşmacı şöyle bir ifadede bulundu, çok üzüldüm: "Sayın Bakan, gelsin, demagoji yapmadan cevap versin." Biz hiç demagoji yapmadık. Ben, kendim, gerçekler üzerinde ve en dürüst şekilde aydınlatmak için buradayım. Yani, bu kürsüde konuşmayı demagojiyle birleştirmeyi de anlamadım doğrusu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kürsüsünde. Ben, dürüst, gerçekleri burada söylüyorum; ama, tereddütler varsa, daha ilerisi için biz sayın milletvekillerimizin hepsini aydınlatmaya hazırız.

Bakın, şimdi, aslında şu kanun Anayasa Mahkemesinin… Anayasa Mahkemesi iptal etmiştir, biz de yeni düzenlemeyi getirdik buraya. Bunu tartışmıyoruz; ama, bir tespit olarak bu kanun, Türkiye İstatistik Kanunu, Kurumu eskisinden daha geriye götürmüştür bu noktada; başkan, kendi yardımcılarını atarken, yardımcılarını da atayamaz şekle gelmiştir. O da üçlü kararnameye bağlanmaktadır bu düzenlemeyle. Bunu da samimiyetle ben ifade etmek istiyorum. Yoksa, ben, yani, siyasî konuşmalarda illâ çok abartılı, ileri suçlamalar falan şeklinde… Böyle ithamlar şu İstatistik Kurumu Kanunuyla ilgili, onları, doğrusu çok üzücü buluyorum. Bizim bütün samimî niyetimiz, Hükümet olarak istatistik sistemimizi daha güçlendirmek; çünkü, bu çok önem kazandı. Bakın, Avrupa Birliğinde 35 madde başlığından birisi istatistiktir ve o, bu reformu da öngörüyor ve biz, şu anda istatistik sistemi olarak bu reformu yaptık, müzakereye hazırız. Ayrıca, görüşülecek 35 maddenin hepsinde Türkiye İstatistik Kurumu katılıyor; çünkü, her alandaki veriler isteniyor; sağlıklı veriler, güvenilir veriler. Onun için, istatistik sistemi, gerçekten, sanıldığının çok ötesinde önemli.

Ben, Yüce Meclisin, Kurumumuza bu değeri vermesini ve bu güveni duymasını, tabiî, dilerim. Biraz önce ifade ettiğim gibi, başka türlü tereddütler varsa, onların hepsini, biz, ben de dahil, Kurumun kendisi, her an cevaplamaya hazırız.

Burada diğer bir husus vardı, Sayın Kart ifade etmişti; "bu kanunun gitmesi, Anayasa Mahkemesinden iptali, gelmesi süresinde atamalar olmuş mudur" falan gibi. Aslında, tespit edilebilir. Değerli arkadaşlar, bu kanun çıktıktan sonra, 2005'in kasım ayında sadece başkanın ataması yenilenmiştir; çünkü, yeni kanun, başkanı Bakanlar Kurulu kararnamesiyle atama şartını getirmiştir. Onun için, başkan, beş yıllığına Bakanlar Kurulu kararıyla atanmıştır. Onun dışında, hiçbir kademede hiçbir atama olmamıştır. Esasen, bu yeni kanun şöyle bir garantiyi getirmiştir: Eski kanuna göre belli konumlara atanmış olanlar, bu kanunla da atanmış sayılır garantisini getirmiştir ve hiçbirisinin de ataması yenilenmemiştir. İleri şekilde şüphelerle bunların, tabiî, gündeme getirilmemesi lazım. Bunlar, normal olarak, çok kolay şekilde tespit edilecek hususlardır.

Tabiî -ben, uzun uzun ifade etmiyorum- Yüce Meclise çok teşekkür ediyorum. Bu yeni kanunla, gerçekten, istatistik sistemimiz bir düzene giriyor. Bir istatistik programı getiriyoruz. Bir istatistik konseyi oluştu; bütün kurumların en üst yöneticileri, bakandan sonraki en üst yöneticileri katılıyor. Bundan sonra beş yıllık istatistik programımız olacak; hangi istatistiğin ne zaman, hangi yıl, hangi ay, hangi gün, hangi saatte yayımlanacağı belli olacak, hangi kurumun hangi resmî istatistiği üreteceği belli olacak, onun dışında hiçbir kurum resmî istatistik üretemeyecek, mükerrerlikler ve karmaşa önlenecek. Bu alana biz çekidüzen vermiş oluyoruz, âdeta büyük bir karmaşayı gidermiş oluyoruz; bundan emin olunsun.

Ve bir de, tabiî, bir somut, Sayın Baratalı'nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi ziyaretçileriyle ilgili bir araştırma dedi. Bu, Meclis Başkanlığıyla görüşülmüştü. Meclis Başkanlığı Türkiye İstatistik Kurumundan iki konuda yardım istemiştir; bir anketör, bir de verilerin girişi, veri girişi. Bunun ikisi verilmiştir destek olarak, veri girişi yapılmıştır; ama, değerlendirme kısmı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına aittir. Ondan sonrası kuruma ait olmamıştır, öyle bir görev verilmemiştir. Somut bilgi olarak, Sayın Baratalı'nın o sorusuyla ilgili cevap vermiş olayım.

Diğer bir konu, bir gazeteciye bir TÜİK elemanının kendi internet sitesinden mesaj yollaması. Aslında, bu konuda açıklama yapılmıştır. Sayın Kart yazılı soru sordu, ben o kanalla da kendisine cevap vermiştim. Açıklama: Bu kişiyle ilgili soruşturma, disiplin soruşturması yapılmış ve cezalandırılmıştır. Bu kişi onsekiz yıldır İstatistik Kurumunda çalışmaktadır; böyle bir hata yapmıştır, resmî kanaldan böyle bir mesaj göndermiştir ve onunla ilgili de işlem yapılmıştır.

Burada iki sayın konuşmacı, bir başkan yardımcısıyla ilgili ifadelerde bulundular. Bu değerli Başkan Yardımcısı, 90'lı yıllarda Kuruma girmiştir, Personel Dairesi Başkanlığı yapmıştır, idarî görevlerde bulunmuştur, şu anda da idarî işlerden sorumlu Başkan Yardımcısıdır.

Değerli milletvekilleri, Kurumun üç başkan yardımcısı vardır; ikisi teknik başkan yardımcısıdır, birisi personel ve idarî işlerden sorumlu başkan yardımcısıdır. Bu Başkan Yardımcısı o görevi yürütmektedir ve başarıyla da görevini yürütmektedir.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Burada mı şimdi Sayın Bakan?

DEVLET BAKANI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Ben, tekrar, Türkiye istatistik sisteminin yenilenmesine büyük katkı verecek Türkiye İstatistik Kanununa desteğiniz için, katkılarınız için hepinize teşekkür ediyorum ve yeni Kurumumuzun hayırlı olmasını diliyorum, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Beşir Atalay (AK Parti, Ankara). “Türkiye istatistik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s 1142)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 17 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-22-2006-05-17-turkiye-istatistik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasaris (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
