# 2013 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2011 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Beşir Atalay (AK Parti, Kırıkkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim
- **Tarih:** 11 Aralık 2012
- **Gündem:** 2013 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2011 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=19800
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-24-2012-12-11-2013-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2011-yili-merkezi-yonetim-kesin-h

> Beşir Atalay (AK Parti), 11 Aralık 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2013 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2011 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI); konuşma 1.902 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce şahsım ve Hükûmetimiz adına sizleri saygıyla selamlıyorum.

Bugün, Başbakanlık merkez teşkilatı ile Başbakanlığa bağlı kuruluşlardan MİT Müsteşarlığı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği 2013 yılı Bütçe Kanunu ile 2011 yılı Kesin Hesap Kanunu Tasarıları üzerinde Hükûmetimizin görüşlerini ifade etmek üzere huzurlarınızdayım.

Başbakanlık çalışmalarıyla ilgili bazı bilgileri sunacağım. Burada değerli konuşmacıların dile getirdikleri hususlarla ilgili bazı düşüncelerimi ifade edeceğim.

Konuşmama başlarken bugün önemli kurumlarımızın, Cumhurbaşkanlığından başlayarak yüksek yargı ve Başbakanlık, Meclis bütçesi üzerinde söz alan, burada konuşma yapan bütün iktidar ve muhalefet partisinden arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlık olarak, güçlü bir ülke olma yolunda değişime, dönüşüme öncülük eden bir kurum olma vizyonu ile hareket ediyoruz. Başbakanlığın görevi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde Başbakan ve Bakanlar Kuruluna, Hükûmetin genel siyasetinin yürütülmesinde her türlü desteği sunmak, bakanlıklar arasında etkili bir iş birliği ve koordinasyon sağlamak ve devlet teşkilatının düzenli ve uyumlu bir şekilde işlemesine önderlik etmektir. Ve Başbakanlık örgütlenmesi Başbakanımızın liderliğinde bu çalışmalarını en etkili şekilde yürütmektedir.

Bildiğiniz gibi, Hükûmetimiz on yılını doldurmuştur ve bugün biz, 11’inci bütçemizi yüce Meclise sunmuş durumdayız. Geçen ay, iki hafta önce, Bakanlar Kurulumuz 11’inci yılın ilk Bakanlar Kurulu toplantısını yaptı, orada da değerlendirmelerde bulunduk. 19 Kasım 2002 tarihinde ilk AK PARTİ Hükûmetinin Bakanlar Kurulu toplanmıştı ve işte, 26 Kasımda da 11’inci yılımızın ilk Bakanlar Kuruluydu. Ve hamdolsun, bu on yılı AK PARTİ, AK PARTİ Hükûmeti Türkiye için çok iyi değerlendirdi. Tek parti hükûmetinin sağladığı bu on yıllık istikrardan Türkiye her açıdan kazançlı çıktı. Dünyada örneği az olan gerçekten güçlü bir istikrar dönemini Türkiye yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Uzun süredir, 1991 yılıyla başlayan ve 2002’ye kadar süren çok sorunlu koalisyon dönemleri Türkiye’ye çok kaybettirmişti. Bu on yıllık huzur ve istikrar dönemi ise Türkiye’ye çok şey kazandırdı ve her açıdan Türkiye bugün daha güçlü.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye son on yılda, her alanda çok büyük başarılara imza attı. Hükûmet olarak, ülkemizin on yıllardır süren kronik sorunlarını tek tek çözüyoruz, engelleri aşıyoruz.

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) – Terörü çözdünüz mü, terörü? Terörü nasıl çözeceksiniz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) – Ekonomide, demokratik hak ve özgürlüklerin genişletilmesinde ortak bir heyecan ve coşkuyla, hep birlikte, 2023 hedeflerine doğru kararlılıkla ilerliyoruz. Çok zor bir coğrafyada yer alan Türkiye, çevresinde yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen, bir istikrar, huzur ve güvenlik adası olma vasfını muhafaza ediyor.

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) – İstanbul’da yine terör saldırısı vardı, haberiniz yok herhâlde!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir yandan ülkemizin yurt dışındaki itibarını yükseltirken diğer yandan yurt içindeki faaliyetlerimize, kalkınma girişimimize de devam ediyoruz. On yıldır, bu ülkenin daha yaşanılır, daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke olması için durmadan, dinlenmeden yoğun bir mücadele sürdürüyoruz. Milletimize hizmeti sadece bir görev ve sorumluluğun gereği olarak değil, aynı zamanda vatanımıza, milletimize olan sevdamızın, aşkımızın bir gereği olarak görüyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, güçlü ve kararlı adımlarla daha mutlu, daha müreffeh bir geleceğe doğru ilerlemektedir. Bundan önce hazırladığımız 10’uncu bütçemiz gibi 11’inci bütçemiz de milletimize söz verdiğimiz “Yeniden Büyük Türkiye” vizyonuyla uyumlu bir bütçedir. 2013 bütçesi, toplumsal duyarlılığı olan, sosyal yönü kuvvetli, mağduriyetleri gözeten; üretimi, yatırımı, ticareti, ihracatı destekleyen; sosyal politikaları önemseyen, popülizme tevessül etmeyen, mali disiplinden taviz vermeyen bir bütçe olarak hazırlanmıştır.

Başbakanlık olarak, bilindiği gibi -bir konuşmacı da burada ifade etti- 2011-2015 yıllarını kapsayan Başbakanlık Stratejik Planı’mız mevcuttur ve şu anda onu uyguluyoruz. Bu plana göre ulusal ve uluslararası stratejilerin belirlenmesinde ve politikaların uygulanmasında kurumun etkinliğini artırma, vatandaşa daha hızlı, kaliteli ve güvenilir kamu hizmeti verilmesini sağlama; şeffaf, hesap verebilir, verimli ve etkili çalışan bir kamu yönetiminin gerçekleşmesine öncülük etme, karar alma süreçlerine toplumsal unsurların ve bireylerin daha fazla katılımına imkân veren bir yönetim yapısının kurulması ve Başbakanlık merkez teşkilatının kurumsal kapasitesini geliştirme başlıklarında bir dizi ilke yer almaktadır ve bu doğrultuda çalışmalarımız sürmektedir.

Bütçemizin rakamlarıyla ilgili şunu ifade edeyim: Bu sene 2013 bütçemizde 2012’ye göre biraz azalma vardır. 2013 yılı bütçe tasarısında bizim teklifimiz 769 milyon 789 bin TL’dir, 2012 yılı toplam ödeneği ise 861 milyon 757 bin TL idi. Buradaki azalma… Barışı destekleme ve koruma harekâtları için ayrılan ödenekte ve diğer idarelere yapılan transferlerde düşme nedeniyle Başbakanlık bütçesinde bir miktar azalma olmuştur.

Tabii, Başbakanlığın temel özelliklerinden, görevlerinden birisi hükûmet programının hayata geçirilmesinin takibidir. Başbakanlık bünyesinde kurulan bir mekanizmayla, bakanlarımızın da, bizlerin de rol aldığı bu mekanizmayla hükûmet programımız takip edilmektedir. Biliyorsunuz, AK PARTİ hükûmet programlarını -4’üncü hükûmet programımızdır bu 61’inci Hükûmet Programı- biz özenle takip ederiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükûmet programlarımızı hazırlarken seçim beyanlarında ne söylediysek, seçim beyannamelerimizde ne yer alıyorsa mutlaka bunları hükûmet programımıza yerleştiririz ve onları hedeflerimiz olarak koyarız. Vatandaşımıza ne taahhüt ettiysek mutlaka onlar hükûmetin kendi programında ve ajandasında vardır. Onun için de bizim hükûmet programlarımız sadece bir formaliteyi yerine getiren metinler değildir ve onları biz eylem planı hâline getiririz, hangi bakanlığımız hangi konudaki taahhüdümüzü ne zaman yerine getiriyor, onun da takibini yaparız. İşte, bu manada da çok verimli, başarılı bir çalışma yürütülmektedir.

Başbakanlık bünyesindeki birimlerden ve bunların çalışmalarından kısaca bahsettikten sonra, değerli milletvekillerimizin buradaki konuşmalarına değineceğim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlık bünyesindeki birimlerden başlıcalarını şöyle ifade edebilirim:

Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı; önemli çalışmalar yapan bir birimimizdir ve yabancı sermayenin Türkiye’ye yatırımlarını teşvik için, onlara destek için çalışan bir birimimizdir. Uluslararası alanda ciddi çalışmalar yapar ve Türkiye’ye gelen yatırımcıların Türkiye’de tek merkezden işlerinin takibini sağlar. İşte, bu sebeple, biliyorsunuz, iktidarlarımız döneminde yabancı sermayenin Türkiye’ye gelişi çok ciddi şekilde artmıştır. Bizim dönemimize kadar, bütün cumhuriyet tarihi boyunca, yıllık yabancı sermaye yatırımının 1 milyarı aştığı çok istisnai dönem vardır. Onun dışında 1 milyarı aşamamıştır ama 2008 ve sonrasında küresel ekonomik kriz nedeniyle tüm dünyada uluslararası yatırımlarda önemli miktarda azalma olduğu hâlde, Türkiye, 2007 yılında 22 milyar dolar, 2008 yılında 19,5 milyar dolar, 2009 yılında 8,4 milyar dolar, 2010 yılında 9 milyar dolar yatırım çekmiştir. Geçtiğimiz yıl Türkiye’ye 16 milyar dolar tutarında uluslararası yatırım yapılmıştır.

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) – Reel sektöre mi, yoksa finans kuruluşlarına mı?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) – Çünkü Türkiye, şu anda geleceğine güvenilen bir ülkedir.

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) – İstihdamı artırmış mı bu yabancı yatırımlar?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) – Yatırım yapılacak bir ülkedir…

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) –Öyle, öyle!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) – …ve uluslararası kuruluşlar da zaten bunu ifade ediyorlar.

HASAN HÜSEYİN TÜRKOĞLU (Osmaniye) – Tefecilik yapıyorsunuz, tefecileri besliyorsunuz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) – Türkiye, geleceği çok güvenli, en fazla yatırım yapılabilir ülkelerden biridir. Bu manada ilk defa bu dönemde yabancı sermaye yatırımlarında ciddi artış olmuştur.

Yürütülen diğer bir faaliyet biliyorsunuz, Resmî Gazete’dir. Sadece şu bilgiyi sizlere sunmak için Resmî Gazete konusuna değiniyorum. Tabii, Resmî Gazete, devletin işleyişi, hükûmetlerin icraatı açısından çok önemli; aynı zamanda bütün düzenlemelerin yayınlandığı çok önemli bir belgedir, resmî bir belgedir. İşte, bunun takibinde, özellikle geçmiş dönemlerinin takibinde zorluklar çekiliyordu. 7/2/1921 tarihinden bugüne yayımlanmış resmî gazeteler elektronik ortama aktarılmış, fihristi çıkartılarak kullanıcıların hizmetine sunulmasına ilişkin yürütülen proje tamamlanmıştır. Söz konusu projeyle, şu anda 1921 yılından itibaren 950.000 sayfa Resmî Gazete elektronik ortama aktarılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kodifiye edilen bütün mevzuatımız Başbakanlık İnternet sitesinde yer alan mevzuat bilgi sistemine aktarılmaktadır. Biliyorsunuz bu konuda da takipte zorluklar olmaktaydı. Şu anda, bu sistemle, vatandaşın ücretsiz olarak yürürlükteki her türlü mevzuata hızla ve güvenilir bir şekilde ulaşabilmesine imkân sağlanmıştır.

Arşivlerimiz, tabii, Başbakanlık bünyesinde yürütülen diğer önemli bir çalışmadır. Hem arşivlerimizin korunması hem bunların ayıklanması, elektronik ortama aktarılması hem yeni arşivlerimizin oluşturulması, geçmişteki çok büyük kapsamdaki arşivlerimizin kullanıma açılması çalışmaları en ileri şekilde devam etmektedir. Özellikle Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün bu yöndeki önemli çalışmaları vardır. Şu anda -özellikle Osmanlı arşivleri çok dağınıktı, elverişsiz binalardaydı- verileri daha iyi koruyacak, her türlü tehlikeye karşı ülke tarihine ait belgelerin güvenliğini sağlayacak, teknik donanıma sahip modern bir millî arşiv sitesi yapılması çalışmalarında sona yaklaşılmıştır ve bu yıl sonuna kadar millî arşiv sitesinin hizmete geçirilmesi de hedeflenmektedir. Ayrıca, tabii, arşiv belgelerinin elektronik ortamda kullanıma açılması çalışmaları da sürdürülmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ayrıca “Kamu hizmetlerinin sunumunda idari basitleştirme.” diye niteleyebileceğimiz çalışmalarımız devam etmektedir. Kamu hizmetlerinin tanımlanması ve sınıflandırılmasına ilişkin yürütülmekte olan Hizmet Envanteri Projesi, devlet teşkilatı ve sunulan hizmetlerde yaşanabilecek değişiklikler doğrultusunda gerekli güncelleme çalışmalarına devam edilmektedir. Bugün, gerçekten devletle olan, kamuyla olan işlerin büyük bir kısmı İnternet üzerinden kolaylıkla yapılabilmektedir. Okul kaydından vergi ödemelerine, araç satışından tapu muamelelerine, ihracat, ithalattan trafik işlemlerine kadar birçok hizmet elektronik ortamda verilebilir hâle getirilmiştir. Kamudaki işlemlerin resmî olarak elektronik ortamda gerçekleşmesine imkân sağlayan e-imza uygulaması da birçok alanda hayata geçirilmeye devam etmektedir.

Ayrıca, Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) ile şu ana kadar gerçekten hiç olmamış bir çalışma yürütülüyor. Başbakanlığa bütün vatandaşlarımızın en uzaktan, her şekilde, yazılı veya elektronik ortamda ulaşımı kolayca sağlanıyor ve hepsine mutlaka geri dönülüyor ve BİMER’de halkla ilişkiler çok etkili şekilde yürütülüyor. Bu da bizim hükûmetimizin önemli halkla ilişkiler faaliyetlerinden birisidir.

Millî İstihbarat Teşkilatı, millî güvenliğimize yönelik iç ve dış, mevcut ve muhtemel tehditler hakkında bilgi sahibi olabilmek, alınacak tedbirler yönünden gelişmeleri ilgili makamlara zamanında bildirmekle görevlidir. MİT’in görevi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine, anayasal düzenine ve millî gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel faaliyetler hakkında millî güvenlik istihbaratını devlet çapında oluşturmak ve bu istihbaratı Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile gerekli kuruluşlara ulaştırmaktır.

Burada, bütçesinde bir miktar artış var. Bu artışın sebebi: Tabii, bilindiği gibi -biraz önce konuşmacılar da gündeme getirdi- iki tesis MİT bünyesine katılmış oldu. Bunlardan birisi Gölbaşı’ndaki GES Komutanlığı ve bir de Saray’da şu anda MİT’e teslim edilen, MİT’e geçen tesisler var. Tabii, bunların tadiliyle ilgili işlemler falan var, onun için bütçesinde belli bir miktar artış söz konusu.

Ayrıca, GES’in MİT’e katılmasıyla, silahlı kuvvetlerden, Genelkurmay Başkanlığından MİT bünyesine geçmesiyle ilgili burada ifadelerde bulunuldu. Bu, tabii, iki kurumun karşılıklı irtibatıyla ve muvafakatiyle, anlaşmasıyla olmuş bir çalışmadır. Burada ikili bir işlem yürüyordu. Bir anlamda bir tasarruftur, daha az kaynakla daha etkin faaliyetlerin gösterilmesidir. Yani, bu işten, istihbarat faaliyetlerinden sorumlu kurumumuz MİT olduğu için, orada bunun yürütülmesi daha uygun olmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada söz alan değerli konuşmacıların ifade ettiği hususlara gelince tabii önce şunu ifade edeyim: Başkanlık sistemiyle ilgili tartışma Anayasa Uzlaşma Komisyonuna sunulan bir tekliftir. Şu anda Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmasını sürdürüyor. Orada 4 partinin 3’er temsilcisi var ve bu temsilciler partilerinin her konu başlığıyla ilgili görüşlerini Uzlaşma Komisyonuna sunuyorlar. Bizim Uzlaşma Komisyonundaki üyelerimiz de partimizin oraya görüşünü sunmuştur. Orada -doğrudur- başkanlık sistemi söz konusudur ama her konuda partilerin farklı sunumları olabilmekte, bunlar daha sonra tabii Uzlaşma Komisyonu içinde değerlendirilecektir.

Burada, Sayın Cumhurbaşkanının -oradan başlayayım- şahsıyla ilgili yakışıksız, tabii Meclis ortamında, yüce Mecliste devletin Cumhurbaşkanıyla ilgili kullanılmaz, kullanılamayacak bazı ifadeler kullanıldı. Bunları onaylamak mümkün değil. O arkadaşlarımız bilirler bunun ne kadar yanlış olduğunu ama o kendilerine aittir, o kendilerinin üslubudur, onlara yakışır, ona bir şey demiyorum. Ama şunu ifade edeyim: Burada işte “onay mercisi” gibi, “imza onay mercisi” gibi nitelemelerde bulunuldu. Değerli milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı illa hükûmetten ve Meclisten gelen kararları ve tasarıları reddetme makamı değildir. Cumhurbaşkanı kendisine gelen, yürütmeden veya yasamadan gelen, imzaya gelen belgeleri, kararname veya yasaları hukuk açısından Anayasa’ya uygun olup olmadığı, hukuki açıdan sorun olup olmadığı yönünden inceler, keyfîlik içinde incelemez.

Tabii, şuna alışıldığı için Türkiye’de, işte, gerek Cumhurbaşkanının imzalarında gerek yargının kararlarında keyfîlik arzu edildiği için veya zamanında o manada uygulamalar olduğu için yani yerindelik kararları verildiği için ”Bugün niye bu olmuyor?” diye soruluyor. Yani Cumhurbaşkanlığı makamı kendine gelen belgelerle ilgili yerindelik kararı verme yeri değildir. Hükûmet o işin sahibidir, Meclis bu yasamanın sahibidir. Buradan gelen, imzasına gelen belgelerde, evrakta, kâğıtlarda eğer hukuka aykırı, Anayasa’ya aykırı, hukuk dışı bir şey varsa Cumhurbaşkanı onları geri gönderir ama yerindelik kararı veremez.

---

**Kaynak gösterme:** Beşir Atalay (AK Parti, Kırıkkale). “2013 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2011 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-24-2012-12-11-2013-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2011-yili-merkezi-yonetim-kesin-h (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=19800

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
