# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Beytullah Asil (MHP, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 17 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/beytullah-asil-23-2008-12-17-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim

> Beytullah Asil (MHP), 17 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 837 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA BEYTULLAH ASİL (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın görüşmelerinde Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü bütçeleri üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına görüşlerimi bildirmek üzere söz aldım. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla selamlarım.

Muhterem milletvekilleri, Türk milletinin en önemli hasletlerinden biri sahip olduğu hayır anlayışıdır. Bu anlayışı kurulan tüm Türk devletlerinde görmek mümkündür. Buralardan intikal eden vakıf sistemi Osmanlı İmparatorluğu’nda oldukça önem kazanmış, âdeta Osmanlının hayat tarzına damgasını vurmuştur. Kurulan bu vakıflar toplumun ihtiyaç duyduğu pek çok alanda hizmet vermiştir. Bugün ise ecdadımızdan kalan bu vakıflar, bütçesini görüşmekte olduğumuz Vakıflar Genel Müdürlüğü eliyle yönetilmekte ve işlevlerini sürdürmektedirler.

1980’li yılların ortalarında kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu aracılığıyla, fakruzaruret içerisinde, muhtaç durumda bulunan vatandaşlarımız ile gerektiğinde her ne surette olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmek maksadıyla il ve ilçelerimizde sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulmuştur.

Değerli milletvekilleri, 2009 Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı’nın tümü üzerinde yapılan görüşmelerde dün gerek Başbakan gerekse Maliye Bakanı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları aracılığıyla kaç ton kömür, milyonlarca lira para, şu kadar kuru erzak ve yemek dağıtıldığını ifade ettiler. Yine dün, AKP Grup Başkan Vekili arkadaşımız da bu kürsüden muhalefete “Fakirin fukaranın kömürüne, gıdasına karşısın.” diyerek, yapılan yardımlardaki eşitsizliği ve yanlışlıkları önceden karşılama yoluna gitmiştir.

Değerli arkadaşlarım, sosyal devlet olmanın bir bedeli vardır. Bu bedeli devlet olarak tabii ki ödeyeceğiz. Anayasa’mızın 2’nci maddesine “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” ibaresini yazmışız.

Sosyal devlet, devletin sosyal barışı ve sosyal adaleti sağlamak amacıyla sosyal ve ekonomik hayatta aktif müdahalesini gerekli kılar. Yoksullarımızı, kimsesizlerimizi, özürlülerimizi ve ihtiyaç sahiplerimizi koruyup gözeteceğiz, ellerinden tutacağız, buna kimsenin itirazı yoktur. İtiraz edilen noktalar şurası: Bu yardımlar yapılırken yoksulların, kimsesizlerin, özürlülerin dışında yandaşlara dağıtılan kömürler kamu vicdanını sızlatıyor, vergi ödeyen mükelleflerimizin devlete duyduğu güven sarsılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğünce dağıtılan kuru erzak torbalarının üzerinde büyük puntolarla yazılan “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık” logolarıyla köylerde ve mahallelerde “Bunu Başbakan gönderdi.” diye dağıtılan erzak torbaları yanlıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılan yardımların siyasete alet edilmesi yanlıştır. Dağıtılacak erzakın, kömürün alımında vakıflara yapılan baskılar ve yönlendirmeler yanlıştır. Tüyü bitmedik yetimin hakkına uzanan el yanlıştır. Bunu sadece biz söylemiyoruz, pek çoğumuzun feyz aldığı, hepinizce bilinen bir köşe yazarı da söylüyor. Ne diyor: “Gözlerinizin içine bakarak sizi suçluyorum: Saçı bitmedik yetimlerin hakkını yiyorsunuz. Halkın bütçelerinden meşru olmayan yollarla para apartıyor ve kara para zengini oluyorsunuz.” Soruyor: “İmanı olan haram yer mi? Kara para zengini olur mu? Yolsuzluk, talan, hırsızlık, suistimal yapar mı? Ahlaka ve hukuka aykırı rantlar peşinde koşar mı?”

Değerli arkadaşlarım, yanlış olan, karşı olduğumuz budur. Eleştirimiz ülkemizin ve vakıflarımızın kıt kaynaklarının sağılıklı bir şekilde fakirlerimize, düşkünümüze ulaşmasını sağlamaya yöneliktir.

Değerli milletvekilleri, itirazımız, altı yıllık iktidarınızda hızla fakirleşen, yardıma muhtaç hâle gelen insanımızın içine düştüğü durumadır, işsizliğe çare bulacak politikalar izlemeyişinizedir. İktidarınız süresince yapılan özelleştirmelerin toplamı 50 milyar doların üzerindedir, bu geliri fakirlikle mücadelede, işsizliği azaltacak yatırımlarda, ekonomide rekabetin önünü açmakta, verimliliği artırmakta kullanmayışınızadır.

Değerli milletvekilleri, Hükûmetin 2008 yılında tarım kesimine uyguladığı politikalardan örnekler vermek suretiyle konuşmama devam etmek istiyorum. Borsada ekmeklik buğdayın Nisan 2008 ortalama ton fiyatı 651 yeni Türk lirasıdır. Mayıs 2008 ortalama ton fiyatı 675 yeni Türk lirasıdır. Buğday fiyatlarının dünya fiyatlarına ulaşması üzerine Hükûmet buğday ithalatına karar vermiş, Anadolu’da harman başladığında ithal edilen buğday Mersin ve Bandırma Limanlarına boşalmaya başlamıştı. Bununla da kalınmadı. Uzun yıllardan sonra Toprak Mahsulleri Ofisi müdahale alım fiyatları açıklamadı ve alım dışı bırakıldı. Bunun tabii sonucu olarak, dünyada hızla artan hububat fiyatlarına rağmen ülkemizde buğday fiyatları hızla aşağıya inerek ton fiyatı 430 yeni Türk lirası civarında piyasa buldu. Böylece Türk köylüsü üretim maliyetinin altında buğdayını satmak zorunda bırakıldı. Türk köylüsü yeni döneme umutla bakarken 2007 yılının ekim döneminde tonunu 630 ila 650 yeni Türk lirası fiyat aralığında satın aldığı taban gübresinin ton fiyatının bu yıl 2 bin yeni Türk lirasına yükselmesi sebebiyle çiftçilerimiz toprağı ile tohumu buluştururken ömürlerinde ilk defa ya gübre atamamış ya da atması gereken gübrenin çok altında bir miktarla gübreleyerek tarlasına tohum ekmiştir. Köylümüzün bu maliyeti karşılayamayacağını bile bile hiçbir tedbir alınmamıştır. Bir kısım çiftçimiz de tarlasını hiç ekememiştir. Bunun doğal sonucu rekolte düşecek, millî servet azalacak, çiftçilerimiz yoksullaşacak, çiftçilerimiz topraktan umudunu kesecek, üretimden çekilecektir. Üretimden çekilen çiftçimiz son bir umutla şehirlere göç etmekte, iş imkânı olmayan şehirlerimizde yardıma muhtaç hâle gelmektedir. İşte itirazımız bunadır. İnsanımızı yardıma muhtaç hâle getirmeden yaşatacak tedbirleri alalım istiyoruz.

Ağrı Ticaret Odası Başkanı bir açıklamasında şöyle diyor: “Odaya bir kaloriferci almak için duyuru yaptık. Müracaat edenler sigortalı yapacağımızı öğrenince bir bir geriye gitmeye başladılar. Sebebi ise sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından yapılan yardımlardan yoksun kalacakları korkusuydu.”

Değerli milletvekilleri, itirazımız, kayıt dışılığı teşvik eden uygulamalarıdır. İtirazımız, insanımızı tembelliğe sevk eden uygulamalaradır. İtirazımız, insanımızı yoksullaştıran politikalaradır. İtirazımız, yapılan suistimalleredir.

Değerli milletvekilleri, bu vesileyle ecdat emaneti vakıf eserlerinin amacına uygun, halkımızın hizmetinde, adaletli, hakkaniyetli anlayışla vakıf mallarının geleceğe taşınması…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Beytullah Asil (MHP, Eskişehir). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/beytullah-asil-23-2008-12-17-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
