# Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Beytullah Asil (MHP, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2010
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/beytullah-asil-23-2010-12-10-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574

> Beytullah Asil (MHP), 10 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 432 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BEYTULLAH ASİL (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 574 sıra sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu Tasarısı’nın 18’inci maddesinde yapılmasını istediğimiz değişiklik önergesi üzerinde söz aldım.

Bu vesileyle, her fırsatta çok önemsediğimizi ifade ettiğimiz ama bir türlü tamamını kucaklayamadığımız gençliğimizin karşılaştığı bir sorunun unutulup gitmesini önlemek ve hukuksal boyutunu ortaya koymak vesilesiyle üç konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, aylar önce KPSS 2010 sınavı yapıldı. Sınav sonuçları açıklandı. Sonuçların açıklanmasıyla gençler netlerinin eksik geldiği iddialarında bulundu. 2010 KPSS’de eğitim bilimleri, genel yetenek ve genel kültür testlerinde geçmiş yıllara göre net yapanların sayısının çok yüksek olduğu iddiaları konuşulmaya başlandı. KPSS puanlarına göre öğretmen ataması yapıldığını dikkate alan Türk Eğitim-Sen konuyu sahiplendi ve iddiaları gündeme taşıdı. Bunun üzerine, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi eğitim bilimlerinde 350 kişinin tam net yaptığını açıkladı. Eğitim bilimlerinde tam yapan 120 kişinin akrabalık ilişkisi ortaya çıktı, aralarında evli olanlar vardı, aynı dershanenin öğrencileri vardı. Enteresan olan, bütün bu delillere rağmen Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinin Başkanının “mutsuz insanların feryadı” diye açıklama yapıyor, iddiaları reddediyor olması. Bütün bu olaylar olurken YÖK de yorum yapmıyordu, Türk Eğitim-Sen ise her zaman olduğu gibi dik duruş göstermek suretiyle yeni delillere ulaşıyor, bunları kamuoyuyla paylaşıyordu. Soruların sınavdan beş gün önce bir e-posta adresine gönderildiği, bu dosyada yüz on altı eğitim bilimleri sorusu olduğu iddiaları gerek yazılı gerek görsel basında ciddi bir şekilde yer almasına rağmen kimse bu iddiaları ortaya atan bu sendika temsilcilerini çağırmıyor, ellerindeki bu maddi delilleri istemiyordu. Buna rağmen, sendika yetkilileri savcılığa giderek ellerindeki tüm maddi delilleri savcıya sundular ve bildiklerini anlattılar. Aynı günlerde çok manidardır ki basının bir bölümünde de e-posta sahibinin samanlıkta çekilmiş fotoğrafları yayınlanıyor, köyde yaşayan bir gariban olduğu, İnternet’e ulaşamayacağı teraneleri yayınlanıyordu. Ancak, savcı bu kişinin ifadesini aldığında, soruların sınavdan önce kendi e-posta adresine geldiğini ve kimin gönderdiğini itiraf ediyordu.

Değerli milletvekilleri, bu olay, 350 kişinin yaptığı bir hırsızlık olayı değildir, 5-10 bin kişinin katıldığı organize bir harekettir. Bunu yapanlar, kendi yandaşlarına öğretmen atamalarında, devlet memurluğu atamalarında avantaj sağlamak ve yandaşlarını kadrolara yerleştirebilmek amacını taşıyorlardı. Ortada çok büyük bir tezgâh vardır. Bu tezgâhta Türk Eğitim-Sen’in ortaya çıkardığı 2 kişi vardır. Binlerce kişinin katıldığı bu kopya olayında hiç kimsenin adı bilinmiyor. Bu kopya olayında, sadece, sendikanın ortaya çıkardığı soruları alan ve verenin isimleri var. Bu kopya olayının ana aktörleri mutlaka bulunmalıdır ki bundan sonra yapılacak sınavlara güven duyulsun.

Bütün gençlerimizin hak ettiği yere gelebilmesinin önünü açacak tedbirleri almak Hükûmetin görevidir. “Benim adamım”, “benim yandaşım”, “benim siyasetim”, “benim hırsızım” olmaz. Hırsızın cinsi, cibilliyeti, ahlakı, partisi, ideolojisi olmaz. Başkalarının hakkını gasp edenlerin imanı, inancı olabilir mi? Deniz Fenerinde de aynı şeyleri yaşamadık mı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Beytullah Asil (MHP, Eskişehir). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/beytullah-asil-23-2010-12-10-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
