# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bihlun Tamaylıgil (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim
- **Tarih:** 10 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bihlun-tamayligil-22-2005-03-10-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Bihlun Tamaylıgil (CHP), 10 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 634 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul)- Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 827 sıra sayılı kanun tasarısının 18 inci maddesi üzerinde Grubum ve şahsım adına görüşlerimi bildirmek üzere söz aldım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ek madde 1 diyor ki: "Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen devlet içborçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler, satılacak Hazine taşınmazlarının bedellerinin ödenmesinde nominal değerleri üzerinden ödeme aracı olarak kabul edilir."

Değerli arkadaşlar, devlet içborçlanma senedi dediğimiz zaman, özellikle son yıllardaki artan oranlı içborçlanma ihtiyacı yüzünden, ne yazık ki, fizikî dediğimiz, bu senetlerin fiziken basılıp yatırımcıya ulaşma imkânı olmadığından dolayı -ki, burada "senetleri veya" diye gelince- bunlar yerine saklama makbuzları, yani, bir dekont başlığında makbuzlarla işlem görmektedir. Şimdi, bugün, İmar Bankasına elkonulmamış olsaydı ve onun da hazine bonosu yerine geçen makbuzları piyasada sirküle edilmiş olsa idi durum ne olurdu? Veyahut bu saklama, daha doğrusu, senet yerine geçen makbuzların bugün yürürlükte olan işlemler açısından denetimi ne yöndedir?

Hazine bonosu, yani, devletin içborçlanma senetleri -hazine bonosu veya tahvil- iki yönde satılıyor; birincisi, halka arz, ikincisi, ihale yoluyla bankalara. Bu halka arz veya ihale yoluyla bankalara satış sırasında bunları alan bankalar ne yapıyor; karşılığında müşterileri, kesin satış denilen taleple gelirlerse, makbuzu karşılığında satıyor veyahut repo, ters repo denilen işlemlere mevzu oluyor.

Şimdi, buradaki amaç ne; devletin, hazinenin taşınmazlarını satarak, karşılığında içborçlanma miktarını azaltmak; bu da güzel. Tabiî, burada, satılan hazine taşınmazlarının ekspertizi de çok önemli; ama, içborçlanma tutarını azaltmak için böyle bir yöntem ortaya konuluyor; ancak, işleme konu olan bu belgeler, acaba, bugün yürürlükteyken nasıl değerlendiriliyor veya ne oluyor?

Bankalara veriliyor dedik; bankalar da bu makbuzları veriyor. Şu an Türkiye'de, hisse senedinde uygulanan müşteri bazında bir merkezî kayıt yok devlet içborçlanma senetlerinde.

Peki, bu devlet içborçlanma senetleri nasıl olacak? Yani, bu belgeler, takasbank üzerinden herhangi bir şekilde, aslını ispatlayacak bir şekilde bir belge mi istenilecek ya da yoksa, bir bankanın vereceği makbuz yeterli mi olacak ve sonuçta ne olacak?

Bakınız, bugün bu sistemde işleyen bir gerçek var. Bankaların almış olduğu hazine bonosu veya devlet tahvilleri bankanın portföyü sayılıyor.

Hiçbirimiz dilemeyiz bugüne kadar yaşanan bankacılık olaylarından dolayı; bankaların, bugün herhangi bir şekilde geçmişte yaşanan olayın aynısı bir olay yaşansa ve bu bankalara nasıl karar verilir bilmiyorum -onu da biraz sonra sizlerle paylaşacağım- tasfiye mi edilir, yükümlülükleri tam olarak üstlenilir mi onu da bilmiyoruz; bir işlem yapıldı.

Bakın, tasfiye süreci söz konusu olduğu zaman, bu makbuzlar veya bonolar, tamamen ve tamamen, tasfiye sürecine girer, herhangi bir şekilde, alıcı olan müşterinin garantisi yoktur; bugünkü konu budur.

Şimdi, bu durumda bu belgeleri düzenlerken, bence, bu belgelerle ilgili karşı değer olarak alırken, bugünkü kullanılan yöntemleri dikkate almakta fayda var; bir.

İkincisi; şimdi, bakınız, bu belgeleri, biz, hazine taşınmazının satışında geçerli bir değer olarak kabul ediyoruz. Bundan birbuçuk sene önce, yirmi ay önce bir bankaya elkonuyor. Bu bankaya elkoyma sürecinde, yine, devletin hazine bonosunu aldım veya alıyorum niyetiyle pek çok kişi bu bankaya gitmiş ve bu hazine bonosuna talep göstermiş, almışlar hazine bonolarını, kendileri öyle biliyor ve o belgelerin ne anlama gelip gelmediğini bilemezler; çünkü, bu bankanın belirli otoriteler tarafından takip edildiğine inanırlar. Üstüne üstlük, gazeteler, televizyonlar, bu bankanın, sattığı hazine bonosuna en yüksek faizi verdiğini de belirtir, vatandaş da gider bu hazine bonosunu alır. Ondan sonra, bu bankaya elkonulur ve denir ki "biz, size bu parayı ödeyemiyoruz." Ama, denmeden önce de, yine, hükümetimizin değerli bir bakanı, bu paraların ödeneceğini beyan eder. 22 000 kişi umuda girer ve bu 22 000 kişi için bir kanun hazırlanır. 2003'ün aralığının ortasında bir geceyarısı bakanımız da sözünden vazgeçer; çünkü, Başbakanımız talimat vermiştir "bize mi sordular bunları alırken" demiştir "kanunda bunlara para ödenecek diye bir madde var mı" demiştir; ama, anayasal yükümlülük ve işleyen sistemin gerekliliği böyle bir ödemeyi gerektirirken, vazgeçilmiştir.

Peki, sonrasında ne olmuştur; yani, bu süreç işlemiştir, birileri bir bankaya elkoymuştur, ki, bütün bu bankacılık operasyonlarının en ağır şartlarının oluştuğu bir süreçtir.

Başkan, kimse dinlemiyor; uyarabilir misiniz.

---

**Kaynak gösterme:** Bihlun Tamaylıgil (CHP, İstanbul). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bihlun-tamayligil-22-2005-03-10-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
