# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bilgin Paçarız (CHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bilgin-pacariz-23-2008-12-26-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim

> Bilgin Paçarız (CHP), 26 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 797 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BİLGİN PAÇARIZ (Edirne) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın 24’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçen yılki bütçe kanununda olduğu gibi noktasına kadar değiştirilmeyen 24’üncü madde metninde işçi istihdamı ve ödeneklerine ilişkin esaslar açıklanmaktadır. Deyim yerindeyse, bütçe tasarısının demirbaş maddelerinden bir tanesidir. Bundan dolayı ki, sizlere daha geniş bir düşünceyle değerlendirmelerde bulunmak istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçe, devletin nerelere ne kadar kaynak ayıracağını ve nerelerden ne kadar kaynak toplayacağını gösterir, ekonomideki ağırlıkları ölçüsünde ekonominin gidişatını belirler. Bir ülkedeki ekonomik faaliyet düzeyi bütçeyle şekillenir. Ekonominin canlı olduğu dönemlerde vergi toplamak, bütçenin gelir hedeflerini tutturmak mümkün olabilirken ekonominin faaliyetlerinin kısıtlı olduğu dönemlerde gelir hedeflerini gerçekleştirmek gayet zordur.

Sayın Başbakan, sürekli olarak “Gözü var ama göremiyor.” ifadesini sıkça kullanıyor. Ben, şimdi sormak istiyorum: Peki Sayın Başbakanım, siz acaba görebiliyor musunuz? Bütün dünyayı dolaşıyor, bununla da övünüyorsunuz. Düne kadar “Kriz yok, bizi etkilemez, teğet geçer.” derken, bütün dünya bu krizle kavrulurken, yurttaşlarımız, işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığıyla karşı karşıya kalırken, maşallah, siz bizlere teğeti öğretmeye kalktınız. Sormak istiyorum: Yurt dışında dolaştığınız yerlerde gören gözlerinizle krize dair hiçbir şey görmedik mi? Hadi görmedik de, duymadık mı? Peki, bizleri pek dinlemezsiniz de, yurt içinden her türlü kesimden bu konuda çok açık tespitler size yapıldığı hâlde yine mi görmek ve duymak istemediniz? 2008 yılının hem dünyada hem de ülkemizde sancılı bir şekilde geçeceğinin işaretleri 2007 sonlarına doğru açık bir şekilde ortaya çıkmıştı. ABD ekonomisindeki krizin olası bir derinleşmesinin Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerinin göz ardı edilmesini nasıl açıklayabileceksiniz? Düşünmek bile istemiyorum; “At binenin, kılıç kuşananın.” şeklinde olurdu herhâlde.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şunu unutmamak gerekir: Bütçeler ne kadar öngörülebilir veya güvenilir ise küresel dünyanın etkin bir üyesi olan ülkemizin küresel ekonomi içindeki yeri de o derece güçlü ve sağlam olacaktır. Bizim bütçemizin tam olarak böyle olduğunu söyleyebilmek mümkün müdür? 2009 yılı bütçe ödeneklerinin uygulanan ekonomik programın ilke ve hedeflerine ne kadar uygun olduğunu hep beraber bilmekteyiz. Bu bütçe ödeneklerinin kamu kesimi açıkları ile enflasyonun düşürülmesi ve reel ekonomideki sorunların çözümü olup canlanmayı sağlayacak şekilde belirlendiğini söyleyebilir miyiz? Bütçe dengesinin bir defalık özelleştirme gelirleriyle tutturulduğunu son birkaç yıldan beri görüyoruz. Orta vadeli mali plana göre, 2009 ve 2010 yıllarında bütçeye girecek yüklü bir özelleştirme gelirleri gözükmemektedir. Sağlıksız bir durum olan bir seferlik gelirlere dayanan finansmanın bu yılki bütçe dengesinde etkili olamayacağını sizlere hatırlatmak istiyorum ama siz bu bütçede, özelleştirme gelirlerinde 2009 yılında yüzde 42’lik bir artış bekliyorsunuz. Görünen o ki herhâlde, 2009 yılında 2/B orman yasasını çıkararak buradan bir 25 milyar dolar bütçeye gelir sağlamak istiyorsunuz. Tabii, bu ekonomik krizde satabilirsek, bu parayı sağlayabilirsek. 2009 yılı makro büyüklük hedeflerinin gerçekçi olmadığı ve yüzde 4 büyüme beklemenin zor olduğu açıktır. Bugüne kadar sağlanan büyümenin ithalata, sıcak para girişine ve doğrudan yabancı sermaye yatırımına bağlı olarak sağlandığı da bir gerçektir. Yaşanan büyümenin, istihdam yaratmayan ve işsizliği azaltmayan bir büyüme olması ise büyümenin, tamamen yeni kapasite yaratmadan atıl kapasiteye dayalı ve suni olduğunu ortaya koymaktadır. Bundan dolayıdır ki sizin İktidarınız döneminde işsizlik ülkemizin en büyük sorunu olmuştur. İktidar olduğunuz dönemlerde, kayda değer yatırımlar yapmadığınız ve istihdam artırıcı yeterli tedbirler almadığınız için -üzülerek ifade ediyorum değerli arkadaşlar- 2008 yılının üçüncü çeyreğinde işsizlik 10,3’e yükselmiştir. Bundan sonra daha da yükseleceği bir gerçektir.

Sizler de hatırlarsınız, Sayın Maliye Bakanımız, Sayın Hemşehrim “Büyüme hızımızın düşmesiyle birlikte işsizlik de artabilir.”demişti ve aynen gerçek oldu. Büyüme hızı artsa da büyüme hızı düşse de fark etmiyor, işsizlik sürekli artıyor, hep artıyor. Sayın Bakanıma sormak istiyorum: Bu bütçede, 2009 yılında acaba işsizlik nasıl çözülebilecek? Ayrıca, Hükûmetin sayesinde, tarım kesimini de ellerinizle bitirmekte son derece kararlı olduğunuzu görmekteyiz. 2009 bütçesinde, bir kez daha, üreten, size rağmen üretmekten vazgeçmeyen, alnının teriyle ekmeğini kazanmaya çalışan Türk çiftçisini ve tarımı cezalandırmakta olduğunuzu bilmekte misiniz? 2009 yılına ait tarımsal destek bütçesi, geçen yıla göre yüzde 1,9 artışla 5,5 katrilyon yani 5,5 milyar YTL olarak gerçekleşti. Buna karşılık, 2009 yılı bütçesinde neler öngörülüyor biliyor musunuz: Beklenen vergi gelirlerinde yüzde 16 artış, ithalde alınan KDV’den yaklaşık yüzde 22 artış, dâhilde alınan KDV’den yaklaşık yüzde 12 artış bekler iken, çiftçiye desteklemede vereceğiniz rakam yüzde 1,9. Oldu mu şimdi değerli arkadaşlar? Bu, çiftçimizi cezalandırmak anlamına gelmiyor mu? Bu artış ile tarımın ihtiyacının karşılanması ve çiftçilerin diğer ülkelerin çiftçileri düzeyinde desteklenmesi mümkün olabilir mi?

Değerli arkadaşlar, son iki yıl bütçelerinde olduğu gibi, 2009 yılı bütçesinde de Hükûmet, Tarım Kanunu’nda yer alan tarımsal destekleme programlarının finansmanı bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanırken, “Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inden az olamaz.” der. Ama sizler bunu görmemezliğe devam ediyorsunuz. Yerine getiremeyeceğiniz herhangi bir şeyi neden kanun maddesi olarak yazıyorsunuz Sayın Hükûmet?

2002 yılında tarımı desteklemek için millî gelirin 0,53’ü ayrılırken, 2009 yılında bu oran 0,49’a neden düşürülmüştür? Tarımsal destek yasalarla belirtilmiş iken, neden Hükûmet 5,5 milyar YTL destekleme almıştır?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Bilgin Paçarız (CHP, Edirne). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bilgin-pacariz-23-2008-12-26-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
