# Vı.tur (ulaştırma bak.,denizcilik müst.,sağlık bak.)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Binali Yıldırım (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim
- **Tarih:** 21 Aralık 2003
- **Gündem:** VI.TUR (ULAŞTIRMA BAK.,DENİZCİLİK MÜST.,SAĞLIK BAK.)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/binali-yildirim-22-2003-12-21-vi-tur-ulastirma-bak-denizcilik-must-saglik-bak

> Binali Yıldırım (AK Parti), 21 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VI.TUR (ULAŞTIRMA BAK.,DENİZCİLİK MÜST.,SAĞLIK BAK.)); konuşma 1.447 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli üyeler; Ulaştırma Bakanlığının 2004 yılı bütçesi münasebetiyle huzurunuzdayım; Yüce Meclisi, Bakanlığım ve çalışanları adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli üyeler; Ulaştırma Bakanlığı, hizmet alanları itibariyle çok yaygın bir bakanlıktır; havayolu taşımacılığı, denizyolu taşımacılığı, demiryolu ve karayolu bir yanda, diğer yandan da haberleşmeyle ilgili konular bakımından çok yaygın bir hizmet ağına sahiptir.

Değerli milletvekilleri, ulaşım ve iletişim, bir ülke ekonomisinin en temel altyapı yatırımlarından bir tanesidir. Toplam ekonomik faaliyetlerde iletişimin ve ulaştırmanın payı yüzde 30'dur. Dolayısıyla, ulaşım ve iletişim alanında yapılabilecek iyileştirmeler, ülke ekonomisine, ülke ticaretinin artmasına fayda sağlayacak, ilave istihdam ve ülke refahının artmasına ciddî katkılar sağlayacaktır.

Değerli konuşmacılar, Bakanlığımız faaliyetleriyle ilgili çok önemli bilgileri aslında verdiler; bütün söylenecek sözler söylendi. Benim, ancak, belki, teşekkür etmem gerekir. Fakat, bu noktada, yemek saati olduğunu da dikkate alarak konuşmamı fazla uzun tutmayacağım. Onun için sabrınıza şimdiden teşekkür ediyorum.

Ulaştırma sektöründe, denizcilik alanında, Sayın Kaptanoğlu, tabiî ki konuları en az bizim kadar biliyor; çünkü, aileden gelme bir denizci ve denizciliğin bütün konularını günü gününe, saati saatine takip ediyor; çünkü, onun ömrü bu işlerle geçmiş. O yüzden, değerli Cumhuriyet Halk Partili milletvekilimizin, Sayın Kaptanoğlu'nun bu gayretli çalışmalarını bir iş takipçiliği gibi algılamasını yadırgıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Ve sadece Kaptanoğlu değil, bu Meclis, denizciliğimiz için çok büyük işler yaptı. İsterseniz önce denizciliğimizle ilgili neler oldu, kısaca ben bunu sizlere arz etmek istiyorum.

Ülkenin kurtuluşu denizciliktedir değerli milletvekilleri. Denizci millet, denizci ülke olmak, bugünkü günümüzde daha zengin, daha refah içinde olmamızın kapısını açacaktır. Türkiye büyük bir devlet, Türk Milleti de çağdaş medeniyetin üzerinde büyük millet olacaksa, her köşesinde deniz hizmet ve imkânlarının bulunması gerekir. Unutmayalım, bundan yüz yıl önce dünya denizciliğinde lider olan ülkemiz, ne yazık ki bugün, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesiminin de gerisinde kalmıştır. Denizin her alandaki bu önemini kavrayarak, denizcilikte 2003 yılı içerisinde sessiz bir devrimi gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bunlar nelerdir diye sorulacak olursa; en başta, liman ücretlerinde yüzde 50, fener ücretlerinde yüzde 30 indirim yapılmıştır. Bu indirimlerden ülke kaybetmemiş kazanmıştır. İşte ispatı: Çeşme Limanında gemi trafiği, 2002 yılına göre 2003 yılında yüzde 80 artmıştır. Kuşadası Limanına kruvazör gemiler, turist taşıyan gemiler gelmiştir ve 2002 yılının trafiği ile 2003 yılı trafiğini karşılaştırdığımızda, artış miktarı yüzde 59'dur. Keza, İzmir Limanı daha önce yolcu gemisi kabul etmiyordu, bu indirimlerle yolcu gemisi kabul etmeye başlamış ve sezon içerisinde 2 500 turist İzmir Limanına iniş yapmıştır. Konteyner trafiğinde de yine İzmir Limanında yüzde 80 artış kaydedilmiştir.

Değerli milletvekilleri, görüldüğü gibi, indirimler bir tetikleme etkisi yapıp, daha önce yüksek liman ücretleriyle daha az gemi gelip daha az gelir elde edilirken, yapılan bu düzenlemeyle gemi trafiği artmış ve daha fazla gelir elde edilmiştir. Bununla da kalınmamış, ülke ticaretinde de yüzde 30'a varan -ihracatta- artma gözlenmektedir.

Aynı şekilde, Devlet Demir Yollarımızın işletmekte olduğu 7 limanda da 2002 Ocak-Kasım döneminde elleşlenen yük miktarı 33 000 000 ton iken, aynı dönemde 2003 yılı için elleşlenen yük miktarı 38 000 000 tona ulaşmıştır. Liman işletme gelirleri de 162 000 000 dolardan 197 000 000 dolara ulaşmış bulunmaktadır. Görüleceği gibi, limanlarda gidilen bu indirimler, ciddî anlamda, denizciliğimizin gelişmesine katkı sağlamıştır.

Yine, denizciliğimizde çok büyük devrim, kabotaj hatlarımızda yok olmaya yüz tutan iç taşımacılığımızın tetiklenmesine yönelik tedbirlerdir. Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz temmuz ayında, Kabotaj Bayramı sırasında, Sayın Başbakanımız, bu alınan kararları kamuoyuna duyurmuştur. Bunlardan en önemlisi, kabotaj hattında ÖTV'siz yakıt uygulamasına 1 Ocakta başlanacak olmasıdır. Bunun anlamı şudur: Bugün litresi 1 350 000 lira olan mazot, 650 000 liradan, deniz taşımacılarına, balıkçılara, ticarî yat işletmecilerine verilecek, böylelikle, 8 300 kilometrelik sahil şeridimiz olan ülkemizde, bu taşımacılık, önemli ölçüde artmaya başlayacaktır. Bunun sonuçlarını 2004'te ve 2005'te görmeye başlayacağız. Burada, değerli konuşmacılar, ulaşım politikasında yıllarca yapılan hataların önümüze kara bir tablo olarak geldiğini ifade ettiler; özellikle Sayın Dinçer'e ben teşekkür ediyorum. Türkiye'de, hakikaten, 1950'de başlayan karayolu ağırlıklı politikalar, bugün bir cinnet, cinayet noktasına gelmiştir.

Ortalama taşımalarımızın, yurtiçi taşımalarımızın yüzde 95'i karayolu, geri kalan yüzde 5'i demiryolu, denizyolu ve havayoluyla gerçekleştirilir hale gelmiştir. Halbuki, Fransa, sahil şeridi bizden daha az olmasına rağmen, yüzde 10 denizyolu, yüzde 10 havayolu, yüzde 30 demiryolu ve kalanını ancak karayoluna ayırmıştır. Dolayısıyla, Avrupa'nın bütün ülkelerinde, demiryolu taşımacılığı, artık, öncelikli sektör olarak kabul edilmiş ve bu çerçevede, 2020 yılına kadar "Avrupa TEN-T"leri diye adlandırılan projenin gerçekleşmesiyle, asgarî hızı 250 kilometre olan demiryolu ağları bütün Avrupa ülkelerini ve önümüzdeki mayıs ayında üye olacak diğer ülkeleri de kapsayacaktır ve proje yürütülmeye başlanmıştır.

Burada, demiryollarıyla ilgili şunu gündeme getirmekte fayda var: Türkiye'nin coğrafyası zordur ve dolayısıyla, demiryolu maliyetleri oldukça fazladır. Ancak, unutulmamalıdır ki, bu kıt kaynaklara rağmen, bu ülkede, son yirmi yılda bir tek kilometre demiryolu yapılmamışken, 11 milyar dolar para verilmiştir. O halde, bir şeye karar vermek gerekiyor; o da, biz demiryollarını terk mi edeceğiz, yoksa, demiryollarımızı ayağa mı kaldıracağız.

Cumhuriyetin kuruluşundan önce 14 500 kilometre demiryolu ağına sahip olan ülkemiz, kendi misakımillî sınırlarımıza çekildiğimizde, 4 500 kilometresi elde kalmış, ancak, Yüce Atatürk'ün o dönemde başlattığı demiryolu seferberliğiyle, daha sonraları, Onuncu Yıl Marşında ifadesini bulan "Demir ağlarla ördük yurdun dört bir yanını" söylemine paralel olarak 1950'ye kadar bu demiryolu ağı uzunluğu 8 500 kilometreye uzatılmış, ne yazık ki, geçen elliüç sene içerisinde ancak 1 800 kilometre demiryolu yapılmıştır.

Bu noktada, ulaşım ana planıyla ilgili burada gündeme getirilen görüşlere de bir açıklık getirmek istiyorum; o da şudur : Ulaşım ana plan denemeleri, 1980'li yıllardan itibaren muhtelif zamanlarda yapılmış, ancak, ne yazık ki, Sayın Dinçer'in de ifade ettiği gibi, uygulama kabiliyeti bulamamıştır.

Bizim bu dönemde yaptığımız şudur: Ulaşım ana planı çalışmaları devam edecektir ve herkes, bu işin uzmanı olanlar bilir ki, ulaşım ana planı bir yılda bitmez. Ancak, biz, bir plan stratejisi kapsamında öncelikleri belirledik ve bu önceliklere yönelik de adımlarımızı atmış bulunuyoruz. Bu adımlar nedir; denizciliğin, demiryollarının, öncelikli alt sektör olarak kabul edilmesi ve bu yönde yatırımlara başlanmasıdır.

İşte örnek; Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi. Bunun birinci etabının çalışmasını başlattık; ikinci etabının uygulama projelerini tamamladık. 2004 yılı başından itibaren ihaleye çıkıyoruz ve her iki proje eşzamanlı yürüyecek, 2005'in sonunda da Ankara-İstanbul arasındaki ulaşım artık, 7 saatten 3 saate düşecektir.

Diğer bir önemli tamamlayıcı proje, tarihî İpek yolunu ihya edecek Tüp Geçit ve Marmara Projesidir. Bu proje de, Türkiye'nin yüz yıllık hayalidir. Sultan Abdülmecit tarafından ilk tasarlaması yapılan ve cumhuriyet hükümeti döneminde de 1980'li yıllarda fiilen çalışmasına başlanılan bu projeyle, hükümetimiz, bu dönemde önemli adımı gerçekleştirmiş ve ihalesini yapmıştır, 2004 yılının ilk çeyreğinde de temelini atacağız.

Projenin ikinci etabını da, yani, banliyö hatlarının yenileştirilmesi ve üçüncü hat ilavesini içeren ikinci etabını da 2004 yılı içerisinde ihale edeceğiz. Bu projenin tamamlanma süresi 50 ay olup, bu proje tamamlandığında, İstanbul kentiçi ulaşımında çok önemli rahatlama sağlanacaktır. Zira, bu sistem, diğer metro sistemine de entegre olacak ve böylelikle iki gidiş-geliş hattında bir saatte 120 000 insanımız taşınabilecektir. Diğer önemli özelliği de, Batı Avrupa'dan Uzakdoğu'ya uzanan tarihî İpekyolunun eksik olan önemli bir halkası da kesintisiz hale gelmiş olacaktır.

Demiryollarımızla ilgili son bir sene içerisinde çok önemli çalışmalar yapıldı. Yapısal düzenlemeler kapsamında, yük taşımacılığı tekeli kaldırıldı. Yani, artık, trenini, vagonunu alan, gelsin, demiryollarında işletmecilik yapsın. Niye; bu ülkede karayollarını da devlet yapıyor; ama, ondan sonra, kullanımını halka bırakıyor, neden demiryollarında böyle bir uygulama olmasın dedik ve bu uygulamayı başlattık. Özellikle organize sanayi bölgeleri, Gaziantep, Kayseri, Denizli, bu uygulamadan büyük heyecan duymuşlar ve bu konuda Gaziantep'le anlaşma sağlanmıştır. Diğer illerimizde görüşmeler devam etmektedir.

Demiryollarımızda, yine, bu dönem içerisinde, Doğu Ekspresinin güzergâhı Erzurum'dan Kars'a kadar uzatılmış, ayrıca, İzmir-Ankara arasında üçüncü bir hızlı tren "9 Eylül Ekspresi" hizmete girmiş; Malatya'daki trenler yenilenmiş ve sayısı artırılmıştır.

Değerli arkadaşlar, tabiî, demiryollarıyla ilgili projelerin gerçekleştirilmesi için en önemli ihtiyaç, kaynaktır. Şunu unutmamamız lazım ki, demiryollarının elli yıllık geç kalmışlığını bir iki yıl içerisinde giderme imkânı yoktur. Ancak, son yıllarda ülke kaynaklarının ne kadar çarçur edildiğini hepimiz biliyoruz. Bunu da dikkate alırsak, yatırım için, özellikle ulaşım altyapı yatırımları için fazla kaynak kalmadığını da, burada, hepimizin kabul etmesi gerekir. Bunun için alternatif finans kaynakları, özellikle yap-işlet-devret veya başka finans kaynakları arayışımız devam etmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; diğer sektörlere, özellikle Türk Hava Yollarına kısaca değinmek istiyorum. Türk Hava Yolları, şu anda, Özelleştirme İdaresine bağlı olmasına rağmen, Bakanlığımın sektörel anlamda ilgisi bulunan bu şirketle ilgili, Sayın Dinçer'in, sanki uçak alımının yeni bir yolsuzluk kapısını açtığı yönündeki kanaatine katılmadığımı ifade etmek istiyorum. Uçak ihtiyacını belirleyen, arz ve talep dengesidir. Bugün, Türk Hava Yolları, talebi karşılayamamaktadır. Bunun en güzel göstergesi olarak, son zamanlarda "her Türk vatandaşı uçacak" sloganıyla başlattığımız ucuz iç hat taşımacılığını örnek verebiliriz. Bugün, iki havayolu şirketimiz, bu taşımacılıkla ilgili çalışmalarına başlamıştır ve başladığı günden itibaren de, yüzde 95 dolulukla çalışmaktadır. Bütün bunlara rağmen, Türk Hava Yollarının aynı hatlardaki taşımalarının azalması beklenirken, yüzde 20 artış olmuştur. Bu, açıkça bir talebin olduğunu göstermektedir. Diğer yandan, uçak alımı artık eskisi gibi değildir; uçaklar, alınmayıp kiralanmaktadır, uzun vadeli kiralanma şeklinde olmaktadır; yani...

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Feribotların alımıyla ilgili bir şey var mı?

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Efendim?.. Anlamıyorum...

---

**Kaynak gösterme:** Binali Yıldırım (AK Parti, İstanbul). “Vı.tur (ulaştırma bak.,denizcilik müst.,sağlık bak.)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/binali-yildirim-22-2003-12-21-vi-tur-ulastirma-bak-denizcilik-must-saglik-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
