# Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Binali Yıldırım (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 16 Haziran 2004
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI(SS.508)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/binali-yildirim-22-2004-06-16-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ss-508

> Binali Yıldırım (AK Parti), 16 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI(SS.508)); konuşma 555 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul)- Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Sayın Güler'in sorusunu cevaplayarak başlıyorum.

"TMSF'deki Telsimin satışını düşünüyor musunuz? Düşünmüyorsanız, öncelikle, Motorolanın borçlarını halka mı ödeteceksiniz?"

Bildiğiniz gibi, 5020 sayılı Kanunla Telsim yönetimine TMSF tarafından el konulmuş, şu anda TMSF'nin oluşturduğu yönetim kurulu marifetiyle şirket idare edilmektedir. Bu arada, Telsimin gerek yurtiçi gerekse yurtdışı tedarikçilerle geçmiş yönetimlerden kalan ihtilaflı alacak-verecek ilişkileri vardır. Bunların hukukî süreci, bir kısmı tamamlanmış, bir kısmı devam etmektedir. Ayrıca, Telsimin sahiplerinin, 5020 sayılı Kanuna göre, el koyma işlemine karşı hukukî yönde mahkemede itirazları vardır. O bakımdan, bütün bu konular netlik kazanmadan Telsimin satışı şu an için gündemde değildir.

Sayın Haluk Koç'un sorusu.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin)- Sayın Bakanım, iki sorum vardı.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul)- Diğeri hangisi?

HÜSEYİN GÜLER (Mersin)- Ulusal TV ve ART'nin kablolu yayından çıkarılmasıyla ilgili.

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul)- Bu konuyla ilgili Türk Telekomla sözleşme yapan firmayla, yayın yapması istenilen firma aynı firma değildir. İki firma arasında, esasen, Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden bir dava da söz konusu. Türk Telekomla sözleşmesi olan bu firma, diğer bir başka firmaya sözleşmeye aykırı olarak devir yapmıştır. Tespit edilen husus budur. Ayrıca, RTÜK katkı payı ödenmediği için, yayınının da durdurulması kararı verilmiştir. Konu yargıdadır. RTÜK'e olan payı da, mahkeme, yürütmeyi durdurma talebini de reddetmiştir. Yani, olay, burada, bizim dışımızda gelişen bir olaydır; iki firmanın, ayrıca Ulusal Kanalın Euro11asiasat, yani, Türksat-2A'ya da 147 000 dolar borcu vardır; bu borcunu da ödememiştir.

Sayın Koç, Türk Telekomun değeriyle ilgili olarak "1997'de 10 milyar dolar değer biçilmişti" dediler; doğrudur; bu değerlerle özelleştirme denemesi yapılmış, ancak, talipli çıkmamıştır ve bunun üzerine özelleştirme gerçekleştirilememiştir.

Bugünkü özelleştirme sürecinde, biz, bugüne kadar, herhangi bir bedel telaffuzunda bulunmuş değiliz. Bağımsız danışmanlık firmalarınca bu konuda yapılmış çalışmalar mevcut olup, bedel tespitinin ilan edilip edilmeyeceği, edilirse ne kadar muhammen bedelin ilan edileceği kararı, Telekom Kanununa göre Bakanlar Kuruluna aittir. İhaleye çıkılacağı zamandan kısa bir süre önce bu hususa karar verilecektir.

O bakımdan, piyasada şu kadar değere inmiştir, değeri bu kadar yüksektir gibi spekülasyonların bizim açımızdan kıymeti harbiyesi yoktur. Ortada bir alışveriş olmadığı için, bir bedel üzerinden spekülasyon yapmanın da, ne Telekoma ne de ülke menfaatlarına bir yararı vardır.

Teşekkür ederim.

Sayın Coşkunoğlu'nun sorularına bakarsak, fiziksel altyapının satılmasının stratejik bir karar olup olmadığını soruyorlar.

Bizce, stratejik açıdan bir önemi yoktur; çünkü, telekomünikasyonla ilgili hizmetler şu anda herkes tarafından yasal olarak verilebilmektedir. Her ne kadar, Türk Telekomun altyapısının, pazara yeni girenlere göre daha yaygın olması bir gerçekse de, bu hususun, serbestleşme sürecinde önemli bir mahzur teşkil etmeyeceğini düşünüyoruz. Kaldı ki, 2000 yılında kurulan Telekomünikasyon Kurumu da, özelleştirme sonrası, yeni sahibinin kim olduğuna bakmaksızın, yeni şirketin kamu payı yüzde 50'nin altına düştüğünde, Türk Telekomla şu anda mevcut olan görev sözleşmesi imtiyaz sözleşmesine dönüşecek ve böylelikle Türk Telekomünikasyon Kurumu, sektörün düzenleyici görevini vermeye devam edecektir.

"Teletaşın satışında yaşanan olumsuzluklar Türk Telekomun özelleştirilmesiyle ilgili de olabilir mi?"

Bu konuda şu an için elimizde bir bilgi yok, yorum yapmak doğru olmaz diye düşünüyorum; umarım olmaz.

"Uyduların satılmamasının ülke savunmasına hizmet edeceğini düşünüyor musunuz?"

Bu hususta iki temel nokta var Sayın Coşkunoğlu. Birinci husus, Anayasa Mahkemesinin, Telekomun özelleştirilmesinde, iptal gerekçesinde, uyduların, stratejik önemine binaen ayrılmış olması. İkinci husus da, tabiî ki, her bakımdan stratejik olduğunu düşünüyoruz. Örneğin, olağanüstü bir durumda -savaş, deprem, vesaire- tek haberleşme aracı uydular olabilmektedir karasal altyapının çöktüğünü farz edersek. Örneğin, yakın zamanda yaşanan deprem felaketinde, uydulardan, haberleşme hizmetini kısa bir süre içerisinde tesis ettik.

---

**Kaynak gösterme:** Binali Yıldırım (AK Parti, İstanbul). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/binali-yildirim-22-2004-06-16-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ss-508 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
