# 2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Birgen Keleş (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN TAS.(8 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) İÇİŞLERİ BAK.,EMNİYET GEN.MÜD.,JANDARMA GEN.KOM.,SAHİL GÜVENLİK KOM.,DIŞİŞLERİ BAK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/birgen-keles-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-8-inci-tur-gorusmelerinde-icisleri-bak

> Birgen Keleş (CHP), 24 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN TAS.(8 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) İÇİŞLERİ BAK.,EMNİYET GEN.MÜD.,JANDARMA GEN.KOM.,SAHİL GÜVENLİK KOM.,DIŞİŞLERİ BAK.); konuşma 1.105 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BİRGEN KELEŞ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İçişleri Bakanlığı bütçesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum ve Yüce Meclise saygılar sunuyorum.

Bugün, burada, kamu yönetiminden birinci derecede sorumlu olan bir bakanlığın bütçesini görüşüyoruz. İçişleri Bakanlığı, aynı zamanda, Atatürk ilke ve devrimlerinin yaşama geçirilmesi, cumhuriyetin temel niteliklerinin korunması ve devletin yurt sathında temsilinden de sorumlu olan bir bakanlıktır ve bu nedenle de yaşamsal öneme sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisine, kamu yönetimi reformu adı altında getirilen yasalar, İçişleri Bakanlığının birinci derecede sorumlu olduğu konularda radikal değişiklikler öngörmektedir. Getirilen değişiklikler, sadece yerel yönetimlere daha fazla yetki tanınması veya daha fazla kaynak aktarılması değildir; Anayasaya aykırı bir biçimde merkezî yönetim - yerel yönetim dengesi değiştirilmekte, merkezî yönetimce yürütülecek görev ve hizmetler tek tek konu olarak sayılmakta, merkezî yönetimin görevleri sayılan bu konularla ve diğer bazı yasalarla münhasıran merkezî yönetime verilen ulusal ve bölgesel hizmetlerle sınırlandırılmaktadır. Buna karşın, yerel yönetimlerin görev, yetki ve sorumlulukları, merkezî yönetimin görev ve yetkileri dışında kalanlar ile yerel ortak gereksinimleri kapsamaktadır. Bir diğer deyişle, getirilen düzende, bugünkünden farklı olarak, yerel yönetimler genel, merkezî yönetim ise özel görevli konumundadır. 8 bakanlığın taşra teşkilatının kaldırılması bu çerçevede kabul edilmiştir. Devletin, ülkenin en uzak köşelere ulaşmasında çok önemli bir rolü olan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün, hem merkez hem de taşra teşkilatının kaldırılması kabul edilmek üzeredir.

Sayın milletvekilleri, taşra teşkilatı kaldırılan bakanlıkların gördükleri hizmetler, yurdun her yöresiyle ve toplumun her kesimiyle ilgilidir. Ayrıca, merkezî yönetimin, yerel yönetimin sorumluluk alanına giren konularda taşrada örgüt kuramayacağı, doğrudan ihale ve harcama yapamayacağı ve çıkardığı tüzük ve yönetmeliklerle yerel yönetimlerin yetkilerini kısıtlamayacağı karara bağlanmıştır. Bu hükümlere, bir iki istisnayla, teftiş kurullarının kaldırılmasını ve İl Özel İdare Kanunuyla valilerin yetkilerinin de zayıflatılmasını eklediğimizde tablo daha net olarak ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, devredilen hizmetlerin, özel sektör kanalıyla veyahut da belediyelerin kuracakları şirketler kanalıyla yürütülebilmesi öngörülmektedir. Söz konusu yasalarla oluşturulan malî ve yasal yapılanma ise, hesap verme sorumluluğunu yerine getirmeye uygun değildir.

Sayın milletvekilleri, Anayasamız, üniter bir devlet olan Türkiye Cumhuriyetinin kamu yönetimi ilkelerini, merkezden yönetim, yerinden yönetim ve idarenin bütünlüğü olarak tanımlamaktadır. Anayasa, merkezî yönetimin taşrayla olan ilişkilerinde, yetki genişliği ilkesini, merkezî yönetim-yerel yönetimi ilişkisinde ise, idarî vesayet ilkesini esas almıştır. İdarî vesayetle, yerel hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun bir şekilde yapılması, toplum yararının korunması, kamu görevlilerinde birliğin ve belli bir standardın sağlanması ve yerel hizmetlerin gereği gibi yerine getirilmesi hedef alınmaktadır. Oysa, getirilen modelle, yetki genişliğine dayanan güçlü merkezî yönetim ortadan kaldırılmaktadır. Öngörülen modelde, teşkilatı olmayan bakanlıkların yurt sathını kapsayacak planlar yapmaları, yerel yönetimlere devrettikleri görevlerin yapılıp yapılmadığını veya bu amaçla yerel yönetimlere devredilen kaynakların doğru olarak kullanılıp kullanılmadığını denetlemeleri mümkün değildir.

Kamu yönetimi reformu adı altında getirilen model, karşılaştığımız sorunlar, içinde bulunduğumuz koşullar açısından uygun değildir, Avrupa Yerel Yönetimler Şartının bir gereği de değildir; ayrıca da, Anayasanın birçok maddesine aykırıdır.

Getirilen değişiklikler yaşama geçirildiğinde, yerel kamu hizmetlerinin büyük ölçüde yüzüstü kalması ve büyük boşluklar ortaya çıkması beklenebilir; çünkü, belediyelerin çok büyük bir çoğunluğu, kendilerine devredilen görevlerin yükünü kaldıracak teknik ve malî güce sahip değildir. Kaldı ki, aynı hizmetlerin o konularda uzmanlığı olmayan birimler tarafından yapılması, söz konusu hizmetlerin çok daha fazla kaynak harcanarak yapılmasına yol açabilir. Kamu hizmetlerinin şirketlere yaptırılması ise, hak sahibi olan yurttaşları hizmet satın alan müşteriler konumuna getirecektir. Bu gelişmelerin idarede ve siyasette istikrarsızlığa yol açması kaçınılmazdır. Getirilen değişikliklerin Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartının bir gereği olduğunu söylemek de mümkün değildir; çünkü, söz konusu sözleşme, merkezî yönetimle yerel yönetim arasında görev paylaşımında yerelleşmeyi dayatmamaktadır ve ülkelerin kendi özel koşullarının dikkate alınmasına olanak sağlamaktadır.

Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı, denetimde keyfîliğe karşıdır. Bu nedenle de, yerindelik denetimi yerine, hukuka uygunluk denetimini yeğlemektedir. Oysa, yeni düzenlemede getirilen sistem, teftiş kurullarını ortadan kaldırmakta, her türlü denetim mekanizmasını felce uğratmakta ve denetimde keyfîliğe olanak sağlamaktadır.

Getirilen düzenlemede yer alan kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi de, Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartının bir gereği değildir. Türkiye'nin sözleşmeye koyduğu 10 tane çekince, yerel yönetimler ile merkezî yönetim arasındaki kaynak paylaşımıyla ilgilidir; o tarihte, sözleşmenin onaylandığı tarihteki hükümet, gelir kaynakları üzerindeki denetimi muhafaza etmek istemiştir. Yeni düzenlemede ise, böyle bir denetim söz konusu değildir. Aslında "kamu yönetimi reformu" adı altında getirilen değişikliklerin malî portresi de belli değildir.

Bu konuda bilgilenmek için Plan ve Bütçe Komisyonunda sorduğumuz sorular yanıtlanmamıştır.

Sayın milletvekilleri, İçişleri Bakanlığı, Türk idare sisteminin en önemli unsurudur. Oysa, getirilen değişiklikler, devletin taşradaki temsilcisi olan valilerin konumunu zayıflatmaktadır. Bu çerçevede, valililerin, il genel meclisinin başı olmaktan çıkarılması bir hatadır. Hatadır; çünkü, devletin ve toplumun genel yararı ile yerel toplulukların çıkarları arasında bir denge kurulması, Türkiye koşullarındaki bir ülke için fevkalade büyük önem taşımaktadır. Yeni düzende valilerin bu dengeyi kurmaları ve eskisi gibi korumaları mümkün değildir. Valinin, il daimî encümeninin başkanlığını sürdürmesi uygulamada karşılaşılacak olan aksaklıkları ve eşgüdüm sorunlarını aşmaya yetmeyecektir. Böyle bir durum, ancak devleti gerçekten küçültmek, güçsüzleştirmek ve devlet ve toplum aleyhine oyunlar sergilemek isteyenlerin işine gelecektir.

Sayın milletvekilleri, lütfen, son yıllarda, bazı yörelerle ilgili olarak yapılan yabancı girişimlerini, etnik ve dinî azınlık yaratma çabalarını, 17 Aralıktan önce hazırlanan Avrupa Birliği raporlarını, burada yer alan önerileri ve yapılan dayatmaları hatırlayınız. Böyle bir ortamda, il özel idaresinin yürütme organı ve devletin taşradaki temsilcisi olan valinin konumunun zaafa düşürülmesi kabul edilemez, edilmemelidir. Çünkü, bu durum, valilerin, cumhuriyetin temel niteliklerini koruma görevini gereğince yerine getirmesini aksatacaktır. İçinde bulunduğumuz koşullar, aslında, kaymakamların ve valilerin belirlenmesinde aranacak nitelikleri de çok önemli kılmaktadır. Bulundukları yerlerde devleti temsil edecek olan ve bu görevlere atanacak olan kişiler, mutlaka, cumhuriyeti benimsemiş, onun temel ve niteliklerini koruyacak insanlar olmalıdır.

Sayın milletvekilleri, içerisinde bulunduğumuz koşullarda teftiş kurulları da büyük önem taşımaktadır. Teftiş kurulları, çok önemli bir işlevi olan ve konularında çok iyi yetişmiş bürokratlardan oluşan kurullardır; soruşturma yetkisi olan, yolsuzlukları inceleyen, araştıran, soruşturan ve sonuçlandıran bağımsız organlardır.

Teftiş kurullarının Türk idare geleneğinde çok önemli bir yeri vardır ve İçişleri Bakanlığı, bu kurulları en etkin ve saygın biçimde kullanan bakanlıkların başında gelmektedir. Yeni düzenlemeyle getirilen iç denetçilerin aynı işlevi görmesi söz konusu olmadığı gibi, yeni düzenlemede ayakta kalan tek ciddî denetim organı olan Sayıştayın da denetimi özel şirketler kanalıyla yapması öngörülmektedir; bu da, Anayasaya aykırıdır.

Sayıştay, denetimi kendisi yaptığı zaman da, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına görev yapan bir organın yerel meclislere rapor sunması gibi garip bir durum ortaya çıkacaktır; kaldı ki, aslında, bütün büyük yolsuzluklara sebep olan belediye şirketlerinde Sayıştayın denetim yapma görevi ve yetkisi de yoktur.

İl özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlara ve şirketlere belirli sınırlar içerisinde iç ve dış borçlanma olanağı da sağlanmıştır. Bu durumun, Türkiye'nin borçluluğunu artıracağı ve iç ve dışborç düzeyi düşünüldüğünde, bunun çok önem taşıyacağı açıktır. Yerel yönetimlerin bu konularda denetlenmesi de bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır.

Sayın milletvekilleri, Kamu Yönetimi Temel Yasasının temel amaç ve görevleri arasında, kişilerin hak ve özgürlüklerini kullanmalarının önündeki engellerin kaldırılması sayılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Birgen Keleş (CHP, İstanbul). “2005 mali yılı bütçe kan tas.(8 inci tur görüşmelerinde) içişleri bak.,emniyet gen.müd.,jandarma gen.kom.,sahil güvenlik kom.,dışişleri bak”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/birgen-keles-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-8-inci-tur-gorusmelerinde-icisleri-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
