# Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Birgen Keleş (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 6 Haziran 2006
- **Gündem:** BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1143)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/birgen-keles-22-2006-06-06-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-kanun-teklifi-s-s

> Birgen Keleş (CHP), 6 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ TAHSİL VE TERKİNİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ (S.S 1143)); konuşma 999 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BİRGEN KELEŞ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 1143 sıra sayılı yasa teklifinin geçici 53 üncü maddesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum ve Yüce Meclise saygılar sunuyorum.

Geçici 53 üncü madde, 1981 tarihli ve 2547 sayılı Yasanın 33 üncü maddesine göre lisansüstü eğitim ve öğretim için yurt dışına gönderilenleri ve gene, aynı yasanın 35 inci maddesine göre yurt içinde başka bir üniversiteye lisansüstü eğitim ve öğretim için gönderilmiş olanları ve üniversitelerinde görev yapanları ilgilendirmektedir ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar;

1- Lisansüstü eğitim ve öğretim amacıyla yurt dışında kalmaları gereken süre içerisinde eğitimlerini tamamlayamamaları nedeniyle kadrolarıyla ilişikleri kesilenleri, ilişikleri kesilmeyen, durumu devam edenleri ve bir başka kuruma atananları,

2- Eğitimlerinin herhangi bir aşamasında, ne sebeple olursa olsun -burası çok önemli- Türkiye'ye geri çağrılmış olanları,

3 - Lisansüstü eğitim-öğretim amacıyla yurt içinde başka bir üniversitede eğitimini tamamlayamadığı için -süresi içerisinde- kadrolarıyla ilişikleri kesilenleri,

4 - Eğitimlerinin herhangi bir aşamasında istifa etmiş olmaları nedeniyle kadrolarıyla ilişikleri kesilenleri, mecburî hizmete başlayıp yarım bırakanları veyahut da mecburî hizmete başlamayanları,

5 - Herhangi bir üniversitede görev yaparken yeniden atanmamak suretiyle üniversiteyle ilişiği kesilenleri, en az yükseklisans, mastır derecesi eğitimini başarıyla eğer tamamlamışlarsa, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde Yükseköğretim Kuruluna müracaat etmeleri halinde, Yükseköğretim Kurulunun olumlu cevabı olduğu takdirde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine uygun şartları da taşıdıkları durumlarda, müracaat tarihinden itibaren üç ay içinde durumlarına uygun bir öğretim elemanı kadrosundan bir tanesine atanabileceklerdir.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bunları ayrıntılı bir şekilde söyledim; çünkü, daha önce konuşan arkadaşlarımızın bazıları, böyle kendisini bilime adamış olanlardan ve çok nitelikli bilim adamlarından, yurt dışındaki bilim adamlarıyla yarış edilmesinden falan söz ettiler; kiminle uğraştığımızı biraz daha net anlayalım diye anlattım.

Şimdi, bunlar için kullanılmak üzere, yılda bir defa yapılan, öyle bir sınırı olan -koşula da uymadan- 78 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 1 inci maddesi uyarınca, Bakanlar Kurulu, ihtiyaca göre, unvan ve derece değişiklikleri yapabilecektir.

Şimdi, atanması uygun görülmeyenler, altmış gün içerisinde yargıya başvurabileceklerdir. Geçici 53 üncü maddeye göre, Yükseköğretim Kurumuna başvurmayanlar veya yargıya başvurmayanlar veya yargı kararıyla öğretim elemanlığına başvurması uygun görülmeyenler, bir yıl içerisinde Devlet Personel Başkanlığına başvurdukları takdirde, kendilerini, belli bir yerde, kurumda, boş memur kadrolarına, sınav şartı olmadan ve açıktan atamaya ilişkin koşullara uyulmadan, altı ay içerisinde tayin etmek mümkün olacaktır. Bir diğer deyişle, sadece mastır yapanlar, doktora yapmak için gidip sadece mastır yapanlar, herhangi bir nedenle Türkiye'ye çağrılanlar -bunun içinde çok sakıncalı nedenler de olabilir- mecburî hizmetlerini yapmayanlar, yarım bırakanlar, ilişkileri kesilenler, herhangi bir üniversitede görev yaparken yeniden atanmadığı için açıkta kalanlar, en azından devlet memuru olma olanağına kavuşmuş olacaklardır.

Şimdi, bu durumda, bir defa, Yükseköğretim Kuruluna, tek tek başvurulara muhatap olma yükümlülüğü verilmektedir, tanınmaktadır; ayrıca da, Yükseköğretim Kurulu, oysa, sadece genel kuralları koymakla yükümlü olan bir kuruluştur bugün için, tek tek başvurulara, müracaat edenlere muhatap olma durumunda değildir. Böyle bir yükümlülük yüklenmektedir.

Üniversite kademelerinin söz hakkı gasbedilmektedir; çünkü, bölüm başkanı, ana bilim dalı başkanı, fakülte yönetim kurulu, dekan, rektör bu devrede yoktur. Atanacak olanlarda gerekli niteliklerin aranacağına ve atamalarda mevcut yöntemlerin kullanılacağına dair bir işaret de yoktur. Kaldı ki, memur olacaklar için tam tersi vardır. Hiçbir koşul aranmayacağı, sınırlamaların olmayacağı, sınav şartı aranmayacağı ve yöntemin izlenmeyeceği açıkça belirtilmektedir. Belirli niteliklere sahip olmayı gerektiren ve atamaları belli yöntemlerle yapılan yerlere, bu arkadaşlarımız, sınav şartı olmadan, kurallara uyulmadan atanacaktır.

Sayın milletvekilleri, yükseköğretim kurullarında, gerek 2547 sayılı Kanuna tabi öğretim üyeliği kadrolarına gerek bu kanuna tabi olmayan öğretim üyeleri kadrolarına atanmanın bir usulü vardır. Bir defa, öğretim elemanı kadrolarına atanmak için ana bilim dalı başkanının ihtiyaç göstermesi lazım. Bunun üzerine, rektörlükçe belirlenen kriterlere sahip olanlar, bilimsel bir sınava girecekler, bilim sınavına girecekler, yabancı dil sınavına girecekler, ancak bunlarda başarılı oldukları takdirde söz konusu kadrolara atanacaklardır. Araştırma görevliliği kadrolarında bile bunlar olduğu gibi, ek olarak, lisansüstü eğitim sınavı puanı aranmaktadır.

2005 yılında 8 sayılı bir genelge vardı; o genelgeye göre dışarıdan atanacaklar için Devlet Personel Başkanlığının, Maliye Bakanlığının ve Başbakanlığın izni gerekir. Lisansüstü eğitim sınavı puanı talep ettiğimiz araştırma görevlilerinin atanması için de, Devlet Personel Başkanlığının ve Maliye Bakanlığının izni gerekir açıktan atama yapıyorsak eğer.

Şimdi, bunlar, bu madde çerçevesinde geçerli değil bu arkadaşlarımız için. Niçin bunları tanıyoruz; kime tanıyoruz bunları; bir defa, tam başarısız olan arkadaşlarımıza tanıyoruz; kabul edelim ki doktora yapmaya gitmişler, doktoralarını yapamamışlar, en fazla mastır yapmışlar en iyi durumda olanları. İkincisi de, bunu, başarısız olanlara tanıdığımız gibi, aynı zaman da başka görevlere de gitmiş olabiliyorlar bu arkadaşlar kendi görevlerini bırakıp; dolayısıyla, sorumlulukları da fazla olmayan insanlar olabiliyorlar. Kuşkusuz, her biri öyle değil, hepsi öyle değil; ama, bunlar da bunların arasında var.

Değerli arkadaşlarım, yurt dışında fevkalade önemli kuruluşlarda, nitelikli kuruluşlarda çok iyi dersler alarak fevkalade iyi doktora ve mastır derecesi almak mümkün olduğu gibi, çok nitelikli olmayan kuruluşlarda hafif dersler alarak doktora ve mastır derecesine ulaşmak da mümkündür. Yükseköğretim kurulları, ülkenin geleceği açısından, gelecek nesillerin niteliği açısından fevkalade önemli kurullardır. Ne yazık ki, Türkiye'de, yükseköğretim elemanlarına verilen maaşlar çok yetersiz kaldığı için, eskisi gibi, sınıflarının en parlak öğrencileri akademik kariyerde kalmak için çok büyük bir heyecan göstermemektedirler; ama, buna rağmen, bugünkü durumda bile, iyi talebeler ciddî sınavlardan geçerek bu görevlere atanmaktadırlar. Bir öğretim üyesinin kendi uzmanlık alanında fevkalade iyi olması, yurt dışında olanları, bilimde olanları iyi takip etmesi, kendi mesleğindeki insanların yurt dışında çok tanınmış olanlarıyla işbirliği yapabilmesi, müşterek araştırmalar yapabilmesi, kitaplar yazabilmesi fevkalade önemlidir; hem kendisi için hem kurumu için hem de bilim adına fevkalade önemlidir ve aynı zamanda, bu kişilerin, daha cazip bir iş buldukları zaman, kendi kurumlarını ve talebelerini yüzüstü bırakmamaları da önemlidir. Takdir edersiniz ki, biraz önce bahsetmiş olduğum arkadaşların, her iki alanda da çok başarılı bir sınav verdiğini söylemek mümkün değildir.

Şimdi, geçici 53 üncü maddede öngörülen atamalar, çalışkan, sorumluluğunu bilen, sınavlarda başarılı olan; ancak, bu alanda büyük bir yarış olduğu için istediği öğretim kurulunda, istediği pozisyona atanamamış olan parlak öğrenciler açısından gerçek bir haksızlıktır. Gene, mastır bile yapamayanların memurluğa yerleştirilmiş olmaları ise, tekrar tekrar devlet memurluğuna giren, sınav kazandığı halde bir türlü tayin edilme olanağını bulamayan arkadaşlarımız açısından büyük bir haksızlıktır, adaletsizliktir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Birgen Keleş (CHP, İstanbul). “Bazı kamu alacaklarının tahsil ve terkinine ilişkin kanun teklifi (s.s 1143)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 6 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/birgen-keles-22-2006-06-06-bazi-kamu-alacaklarinin-tahsil-ve-terkinine-iliskin-kanun-teklifi-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
