# Medeni kanunun kabulü hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Birgen Keleş (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim
- **Tarih:** 17 Şubat 2009
- **Gündem:** MEDENİ KANUNUN KABULÜ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/birgen-keles-23-2009-02-17-medeni-kanunun-kabulu-hakkinda

> Birgen Keleş (CHP), 17 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MEDENİ KANUNUN KABULÜ HAKKINDA); konuşma 576 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BİRGEN KELEŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, söz verdiğiniz için teşekkür ediyor ve yüce Meclise saygılar sunuyorum.

Sayın milletvekilleri, bugün 17 Şubat; 1926 tarih ve 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilişinin yıl dönümü. Cumhuriyet, birbirinden ayrı gibi gözüken ama aslında bir bütünün parçaları olan devrimlerden oluşan bir çağdaşlaşma atılımıdır, bir çağdaşlaşma projesidir. Türk Medeni Kanunu da cumhuriyet kurulduktan kısa bir süre sonra gerçekleştirilen hukuk reformunun en önemli parçalarından bir tanesidir.

Türk Medeni Kanunu, 2001 yılında yapılan değişiklikten sonra 4721 sayıyla yayımlanmıştır. Kanun’da yer alan değişik bölümlerden bir tanesi de aile hukukudur, 2001 yılındaki değişiklik bu konuyu da kapsamaktadır. O tarihe kadar mal ayrılığı geçerliyken, o tarihten sonra, yapılan değişiklikle, evlilik birliği sırasında elde edilen mallara katılma rejimi benimsenmiştir. Ben, mal rejiminin değişmesi için 1989 yılından itibaren ilgilenen bir arkadaşınızım. 2001 yılında yapılan değişiklik, Türk Medeni Kanunu’nun mal rejimiyle ilgili yeni hükümlerinin 1 Ocak 2002’den önce evlenmiş olan eşlere uygulanmasını, onların bir yıl içerisinde noterde sözleşme yaparak yeni mal rejimini kabul etmelerine bağlamıştır.

Sayın milletvekilleri, 2002 yılı seçimlerinden sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına söz konusu sözleşme için yasada verilen sürenin, yani bir yılın uzatılmasını öngören bir teklif verdim; dikkate alınmayınca, 2003 yılı başında, 2002 yılından sonra evlenenlerle önce evlenenler arasında eşitsizliğe yol açan ve bu yönüyle de Anayasa’nın eşitlik ilkesine karşı olan durumu değiştirmek için, eşlerin, Kanun’un yürürlüğe giriş tarihinden itibaren bir yıl içerisinde başka bir mal rejimini seçmemeleri durumunda, evlenme tarihlerinden itibaren geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılmalarını öngören yeni bir teklif verdim. 2007 seçimlerinden hemen sonra da bu teklifi yineledim çünkü takdir edersiniz ki, belli bir yıldan sonra evlenenlerle daha önce evlenenlere farklı rejimlerin uygulanması büyük bir haksızlığa yol açmaktaydı ve eşitsizlik getiriyordu.

Geçen yasama döneminin başından itibaren yaptığım tekliflerin ısrarla gündeme alınmamış olmasını kınıyorum. Gene, Kadın Erkek Eşitlik Komisyonu kurulması için 2003 yılında yaptığım ve 2007 yılında yinelediğim Tüzük değişiklik teklifimin dikkate alınmamasını da izninizle kınıyorum.

Kadın Erkek Eşitlik Komisyonunun, aynen, diğer, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları gibi kurulması ve işlemesi gerekir. Bunun için de tek maddelik bir Tüzük değişikliği yapılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarının altına “Kadın Erkek Eşitlik Komisyonu” ifadesinin eklenmesi yeterliydi. Bu nedenle de Sayın Komisyon Başkanının tutanaklarda yer alan sözlerini hayretle karşıladım.

Sayın milletvekilleri, çoğulcu ve katılımcı demokrasi, bir toplumdaki çeşitli kesimlerin örgütlenmesi, siyasal oluşum ve kararlara ağırlık koymasıdır. Nüfusun yarısı eğer siyasette çok az sayıda yer alıyorsa o takdirde böyle bir ülkede çoğulcu ve katılımcı demokrasinin varlığından söz edilemez.

Anayasa’mız ve Türk Medeni Kanunu kadın-erkek eşitliğini öngörmektedir. Kadın Erkek Eşitlik Komisyonu ve uygulanan mal rejimi de bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Adalet ve Kalkınma Partisinin Kadın Erkek Eşitlik Komisyonunu “fırsat eşitliği” adı altında yozlaştırmaktan vazgeçmesi ve mal rejimiyle ilgili yasal değişiklik tekliflerini de büyük bir haksızlığı ve kadınlar arasında yaratılan eşitsizliği gidermek için bir an önce gündeme alması gerekir diye düşünüyorum ve bu konuda Adalet ve Kalkınma Partili milletvekillerinin konuyu sadece kendi eşlerini değil ama kendi annelerini, çocuklarını, kız kardeşlerini düşünerek değerlendirmelerini rica ediyorum…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun efendim.

BİRGEN KELEŞ (Devamla) - ...çünkü gerçekten yıllarca eğitimi, birikimi olmasa da evde yaptığı işlerle aile bütçesine büyük katkıda bulunan kadınların, bir süre sonra erkekler farklı bir ufka yelken açtığında ayağındaki yırtık lastik pabuçla veyahut da basma elbiseyle ortada kalması çağdaş bir ülkede hiç kimsenin kabul etmemesi gereken bir durumdur ve bunun için de yapılacak tek şey mal rejimini evlilik birliği sırasında elde edilen mallara katılım rejimine dönüştürmek ve sadece bununla yetinmeyip bunu 2002 yılından önce evlenenlere de uygulamaktır.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Birgen Keleş (CHP, İstanbul). “Medeni kanunun kabulü hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/birgen-keles-23-2009-02-17-medeni-kanunun-kabulu-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
