# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Birgen Keleş (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim
- **Tarih:** 24 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/birgen-keles-23-2010-04-24-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2

> Birgen Keleş (CHP), 24 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 504 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BİRGEN KELEŞ (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Anayasa değişiklik teklifinin 13’üncü maddesiyle ilgili olarak kendi adıma söz almış bulunuyorum ve yüce Meclise saygılar sunuyorum.

Anayasa’mızın 128’inci maddesi “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.” demektedir.

Anayasa değişiklik teklifinin 13’üncü maddesi ise Anayasa’nın 128 inci maddesinin ikinci fıkrasına “Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” ifadesini eklemektedir.

İlk bakışta masum gibi gözüken bu cümle, Hükûmetin devlet memurlarını hükûmet memuru hâline getirme arzusunun bir sonucudur. Bu yaptığım değerlendirme reddedebileceğiniz bir değerlendirme değildir çünkü sekiz yıldır gerek yaptığınız yasal değişiklikler gerek uygulamalar, mevcut bürokratları, kamu çalışanlarını nasıl dağıttığınızı, yerlerine çoğu kez söz konusu görevlere eğitimi, deneyimi uygun olmayan kişileri atadığınızı göstermektedir. Oysa, Anayasa’nın 128 ‘inci maddesi, çağdaş bir devlet yapısı açısından çok önemli olan bir hükmü içermektedir. O da, devletin asli ve sürekli görevlerinin devlet memurları ve kamu görevlileri tarafından yapılmasıdır. Bunun bir nedeni, kamu hizmetlerinin sürekliliğidir. Ayrıca, belirli görevlerde uzun süre çalışmak, devlet memurlarının deneyim kazanmalarına, yaptıkları işte ihtisas sahibi olmalarına yol açar.

Devlet memurunun kendi işini objektif bir şekilde yapabilmesi için, yaptığı işten aldığı gelirle temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve geleceğinden emin olması gerekir. Bunun da, kısa bir süre sonra geçerliğini yitirecek olan sözleşmelere bel bağlayarak, sözleşme bitiminde ne olacağını bilmeden çalışarak gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Aslında ideoloji ve yandaşlık gibi nedenlerle belli görevlere o konuda eğitimi ve birikimi olmayan kişileri atamak, belki söz konusu iktidara siyasi bir avantaj sağlayabilir ancak emin olun ki, bu yaklaşım aynı zamanda o iktidarın sonunu hazırlar ve en azından hızlandırır. Tabii, bizim buna bir itirazımız olamaz, ancak gene de uyarmak istiyorum. Çünkü, iktidar tarafından hak etmedikleri görevlere getirilenler, hem konuları bilmedikleri için hem de şükran duyguları içinde olduklarından iktidara yardımcı olacak bir performans sergileyemezler, yanlış adım attığında hükûmeti uyaramaz, sorunları çözecek öneriler yapamaz, politika geliştiremezler.

Türkiye’de AKP İktidarından önce de bir kamu personel rejimi sorunu vardı. Çünkü alt kademe ile üst kademe arasında farklılıklar vardı, aynı eğitimi gören, aynı işi yapanlar farklı kuruluşlarda farklı ücretler alıyorlardı. Çalışanlarla emekliler arasında büyük uçurum vardı ve personel rejimi reformu denildiği zaman da bu değişikliklerin giderilmesi düşünülüyordu, ama yapılan, tam tersi sonuç verdi. Çünkü siz, İş Kanunu’nda, Personel Kanunu’nda, Sosyal Güvenlik Kanunu’nda, Özelleştirme Kanunu’nda ve diğer bazı kanunlarda yaptığınız değişikliklerle, kamu sektöründe ve özel sektörde çalışanların birçok hakkını elinden aldınız. Üstelik, çeşitli bahanelerle işten çıkarılmalar arttı ve kamu çalışanları çok farklı statülerde çalıştırıldı. En önemli devlet görevlerinde bile -eğitim ve sağlık gibi- sözleşmeli olanların sayısı hızla yükseldi. Aslında yapılan, cumhuriyet tarihinde görülmemiş düzeyde bir kadrolaşma idi. Gerek uygulandığı şekliyle performans kriterleri gerek sözleşmeyle iş güvencesinin ortadan kaldırılması, kamu çalışanlarını iktidar yanlısı yöneticilerin insafına terk etti. Böyle bir durumda ve iktidar, sendikal örgütlenmeyi bugün bile istediği şekliyle yönlendirirken…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Birgen Keleş (CHP, İstanbul). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/birgen-keles-23-2010-04-24-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
