# Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Birol Aydın (Yeni Yol, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 5 Kasım 2026
- **Gündem:** KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149699
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/birol-aydin-2026-11-05-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler

> Birol Aydın (Yeni Yol), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 873 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YENİ YOL GRUBU ADINA BİROL AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, aylardır konuşulan bir anlaşma Meclis gündemine nihayet getirildi. Arkadaşlar, bugüne kadarki bu gecikmişlik neden? Ve şimdi, bu telaş ve bu acele neden? Türkiye Büyük Millet Meclisine çalım atarak aylardır süreç yürüten sizsiniz. Bugün görüşülmesi gereken Kızılay Kanunu'nu geri çeken yine siz. Bu kadar geciktirmek suçtur, kabahattir, eksiktir; bu kadar acele etmek ayrıca çok büyük kabahattir. Bu, normal bir şey değil.

Değerli milletvekilleri, bilinmelidir ki topraklardan önce zihinler işgal edilir, sınırlardan önce algılara operasyon çekilir, uçak ve füzelerden önce medya bombardımanı yapılır, coğrafi haritalardan önce kavramlar şekillendirilir. Ülkemiz ve bölgemizde bunu daha önce defalarca tecrübe etti ve yaşadı. Şimdi, tam adı Mekke Ortak Savunma Anlaşması olan, kamuoyunda "Mekke İttifakı" olarak bilinen bu anlaşma çerçevesinde de benzer bir süreci bir kez daha yaşıyoruz. Zira, küreselciler hangi dolmaları, hangi süslü ambalajlarla, kimler eliyle devreye süreceğini ve kimlere yutturacaklarını bilirler. Zaten birileri de bu dolmalar karşısında her zaman olduğu gibi bugün de iştahla beklemektedir ancak akıl ve vicdan sahibi olanlar zarfa değil mazrufa bakmayı da bilirler. O nedenle AK PARTİ'nin adında adaletin yer alması ne kadar anlamlıysa bu ittifakın adının Mekke olması da ancak o kadar anlamlıdır yani hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iktidar ABD'yle ilişkisinde hep kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyeceğiz anlayışıyla politika yürüttü ama yıllardır Amerika Birleşik Devletlerinin istediği doğrultuda yüzlerce tavuğu veren iktidarımız bir kaz alabilmiş midir? Hatırlayın Irak'ı, hatırlayın "Arap Baharı" denilen süreci. O baharlar kimlere kış oldu, kimlere çiçek açtı, kimlere don oldu; hatırlayın. Washington merkezli konfeksiyon fikirlerle kuyuya inenler bölgemizde hangi enfeksiyonlara sebep oldular; hatırlayın. Hatırlayın, iktidar o zaman da tıpkı bugün olduğu gibi yine sazını küreselcilere göre akort etmişti. Bugün de yine küreselcilere göre sazını akort ediyor ve hizalanıyor. Yine o zamanlar bugün olduğu gibi birileri bu hizalanmaya İslami bir renk vermeye çalışmıyor muydu; hatırlayın.

Değerli arkadaşlar, attığınız adımlar, aldığınız kararlar ve yürüttüğünüz süreçler neticesinde günbegün kötüden betere gidildi. Şimdi, bir kez daha tarihî bir kararın eşiğindeyiz. Irak Tezkeresiyle geldiniz, şimdi, en azından giderayak bu Mekke İttifakı Anlaşması'yla bir vebale girmeyiniz diyorum. Bütün bir insanlık Gazze ittifakı çatısı altında toplanmışken siz hangi ittifaktan bahsediyorsunuz? Kimi kimden koruyacaksınız arkadaşlar? Gazze'ye bir çuval unu gönderemeyenler şimdi körfeze asker gönderecekler. Hiç düşünmez misiniz, hiç düşünmez misiniz! Dün bir çuval unu götürmenize müsaade etmeyen irade körfeze asker göndermenize, bu ittifakı oluşturmanıza alkış tutuyor, destekliyor, övüyor; hiç akletmez misiniz Allah aşkına ya, hiç akletmez misiniz, hiç düşünmez misiniz! Gazze'ye bir çuval unu gönderemeyen sizi, körfeze asker gönderen sizi o irade alkışlıyor; düşünmez misiniz! Bu, büyük bir vebal değil midir?

İran'a yapılan göstermelik bir ziyaretle, büyük bir sloganının altında bir perdeleme yapıyorsunuz; bu, fark ediliyor. Biz sizi biliyoruz değerli arkadaşlar, yıllardır yaptıklarınızdan biliyoruz ve yine, yıllardır yapmadıklarınızdan da biliyoruz. Her seferinde bir taraftan kuzuyla ağlayıp diğer taraftan kurtlar sofrasında celep pazarlığı yapanlara neden güvenelim biz? Bu anlaşmayı aylardır Meclise getirmeyen, kamuoyunu ve siyasi partileri bilgilendirmeyen ama bugün apar topar Genel Kurula getirenlere niye ve nasıl güvenelim biz? Fonculara neden güvenelim biz? Olanları bilenler, olabilecekleri öngörebilirler. Değerli arkadaşlar, biz sizin döneminizde olup bitenleri gayet iyi biliyoruz, yine o nedenle olabilecekleri de bugünden öngörebiliyoruz. Hiç sözü oraya, buraya çekmeye gerek yok, çok net: Kime karşı, kiminle ittifak yapıyorsunuz? Bir kısım Körfez ülkeleri Amerika Birleşik Devletleri için ne ifade eder ve ABD'nin nesidir, neyidir? Yemen'in onurlu direnişçilerine, İran'a Amerika ve İsrail tarafından yapılan saldırılar karşısında İran'ın değerli savunmasına bu ittifak nasıl bakacak? Bu oluşumla birlikte kimler, kimleri kuşatacak? Değerli arkadaşlar, bizim için Bush gitmiş, Obama gelmiş, Biden gitmiş, Trump gelmiş hiç fark etmiyor ama sizin için bu gidiş, gelişlerin çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu manada ülkemizdeki 3 Kasım 2002 seçimleriyle Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 3 Kasım 2026 seçimlerinin denk gelişi de kaderin garip bir tezahürüdür. Bugünkü telaşınızı da bu açıdan mazur görmeye çalışıyoruz ancak sizler, bu denk gelişleri, bu gelişmeleri, bu kırılmaları, bu antlaşmayı oylarken mutlaka göz önünde bulundurmalısınız. Pir Sultan Abdal'ın ifadesiyle ya da ondan mülhemle diyorum ki: Yürü bre Hızır Paşa, senin de çarkın kırılır, güvendiğin Trump'ın, o da bir gün devrilir.

Sözlerimin sonunda iktidar ve muhalefet ayırt etmeksizin tüm milletvekili arkadaşlarıma seslenmek istiyorum. Hepimiz bir tercih yapacağız, tıpkı 1 Mart 2003'te, o dönem bu çatı altında bulunan milletvekillerinin yaptığı tercih gibi bir tercih yapacağız. Unutmayalım ki 1 Mart 2003 Irak Tezkeresi ne kadar yerli ve millî bir tezkere idiyse bugünkü Mekke İttifakı adı altında yürütülen anlaşma da o kadar yerli ve millî bir anlaşma, ittifak ve süreç olabilir. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, bu oluşum Amerika, İsrail devlet aklının bir ürünü mü, yoksa Türkiye ve bölge ülkelerinin devlet aklının bir ürünü müdür? Karar verirken bunu teraziye vurmanızı sizlerden istirham ediyorum. Bir karar verelim, tercih yaparken vicdanımız ile aklımız bütünleşsin, kalbimiz ne yaptığının huzuruyla dolsun. Bir karar verelim, küreselcilerin oyununu bozalım. Bir karar verelim, zalimlere ve işbirlikçilerine tokat gibi insin. Bir karar verelim, mazlumlara umut olsun. Bir karar verelim, Amerikan emperyalizminin bölgemizdeki yeni dizaynına müsaade etmeyelim. Bir karar verelim, bu karar Türkiye başta olmak üzere, coğrafyamızdaki bütün ülkelerin onurlu direnişine güç katsın. Bir karar verelim, bu karar bizi omurgalı kılsın, insan kılsın, karakterli kılsın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

BİROL AYDIN (Devamla) - Ülkemize, milletimize ve geleceğimize ışık tutsun.

Sizleri saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, Yeni Parti ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Birol Aydın (Yeni Yol, İstanbul). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/birol-aydin-2026-11-05-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149699

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
