# Yerel basının sorunları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bülent Arınç (AK Parti, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim
- **Tarih:** 16 Mart 2011
- **Gündem:** YEREL BASININ SORUNLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bulent-arinc-23-2011-03-16-yerel-basinin-sorunlari-hakkinda

> Bülent Arınç (AK Parti), 16 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YEREL BASININ SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 1.787 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum.

Denizli Milletvekili Sayın Hasan Erçelebi yerel basının sorunları konusunda gündem dışı bir konuşma yaptı, bendeniz de cevaplandırmak üzere huzurlarınızdayım. Tabii, “yerel basının sorunları” derken genel kapsamda bir taleple karşılaşacağımı zannetmiştim, oysa Denizli’de yayınlanan “Horoz” isimli bir yerel gazetenin belediyeyle karşılaştığı bir sorunu ortaya koydular. Şüphesiz bu da önemlidir.

Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığından aldığımız bilgiye dayanarak söylüyorum: Denizli’de Denizli, Hizmet, Meydan, Deha, Yeni Haber, Yeni Olay, Gündem, Yeni Gazete, Horoz ve diğerleri olmak üzere on beş günlük gazete yayınlanmaktadır; bir kısmı merkezde, bir kısmı Acıpayam, Tavas, Çal ve Çivril’de bulunmaktadır. Dolayısıyla bu on beş gazete içerisinden özel olarak sadece Horoz gazetesinin seçilmiş olması dikkatimizi çekiyor.

Bildiğim, arkadaşımın anlattığı kadarıyla şubat ayında Denizli Belediye Başkanıyla gazete arasında belli bir haber veya fotoğraf yüzünden tartışma yaşanmış, Denizli Belediyesi vermesi gereken ilan ve reklamları vermemiş. Bunun bir baskı ve tahakküm aracı olduğunu arkadaşımız ifade ediyorlar.

Şüphesiz, bu konu, bir hukuk devleti olan Türkiye’de tartışılabilir ama “yerel basının tüm sorunları” dediğimiz konunun içerisinde -beni ilgilendiren yönüyle söylüyorum- özel ilan ve reklamlar, bunları verecek olan kişi, kurum, şirket ve diğer kuruluşlara aittir. Yani kendi çıkarları açısından ilan ve reklam vermesi gerekirse -tabii, bir kamu kuruluşu olan belediyeyi kastetmiyorum- bütün bunları gazetelere dağıtabilir. Bazen bankaların, bazen diğer kuruluşların, ilan portföyleri içerisinde, tiraj durumlarına bakarak, televizyonların etkinlik veya rating ölçümlerine bakarak reklamlarını belli kriterler içerisinde verdiğini görüyoruz. Burada, belediye mutlaka vermesi gereken bir ilanı vermemişse bunun soruşturulması mümkündür.

Ancak biz bu konuda çok başarılı bir iş yaptık. Bütün arkadaşlarım biliyorlar ki “yerel basın” dendiğinde, kürsüye çıkan pek çok arkadaşımız veya özelde karşılaştığımız pek çok dostlarımız, “Bu resmî ilanlar ne olacak, kesilecek mi? Kamu İhale Yasası’nda şöyle bir hüküm var. Bundan sonra artık bu yerel gazeteler ilan alamayacak mı?” diye soruyorlardı, biz de “Hayır, kesinlikle böyle bir şey yok, resmî ilanlar devam edecek.” diyorduk.

Bakınız, bunu gerçekleştirdik. Şu anda resmî ilanlar devam ediyor ve üstelik, yıllardan beri resmî ilan tarifesine zam yapılmamıştı. Geçtiğimiz, son on gün içerisinde -Resmî Gazete’de yayınlandı- Basın İlan Kurumu aracılığıyla -ben ondan da sorumluyum- resmî ilan tarifesinde hatırı sayılır bir zam yaptık ve bu zammı da yerel medyayı gözeterek adaletli bir şekilde dağıttık. Yani tirajı 10 binden aşağı olan gazetelerde resmî ilana zam biraz daha yüksek, tirajı 100 binden fazla gazetelerde resmî ilan marjını biraz daha az tuttuk ki yerel medyayı bu konuda destekleyelim diye. Resmî Gazete’den bununla ilgili tarifeleri arkadaşlarımız takip edebilirler. Eminim gideceğiniz her yerde yerel medya “Resmî ilan ne olacak?” dediğinde, rahatlıkla şunu söyleyebilirsiniz: Bu devam ediyor, edecek, resmî ilan tarifesine de on gün kadar önce zam geldi. Bu, sanıyorum sorunlarının bir kısmını belki çözebilecektir.

Değerli arkadaşlar, Sayın Erçelebi arkadaşımın verdiği bu fırsattan istifade ederek özellikle bana bağlı bir kurum olan Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün ve yine TRT’nin, yine Anadolu Ajansının ve yine kısmen RTÜK’ün yerel basınımızla ilgili yaptığı bazı çalışmaları sizlerin bilgisine sunmak istiyorum.

Değerli Arkadaşım da bahsettiler, yerel medyanın sorunları var. Biz bunları özellikle iki konuda yoğunlaştırdık. Birisi yetişmiş eleman eksikliği, bir diğeri de teknik yetersizliklerdir. Hemen hemen diğer sorunlar bu iki ana sorunda ortaya çıkmaktadır. Anadolu’da pek çok gazete eski teknolojiyle, dededen kalma tipo matbaalarla varlığını sürdürmeye çalışıyor. Bu durum, yerel basının rekabet şansını tamamen ortadan kaldıran önemli bir unsurdur. Yaygın medyanın -yani “ulusal medya” diyelim- okura sunduğu kaliteli, renkli ve bol görsel imkânlar okuru ister istemez yerel gazeteden uzaklaştırmaktadır.

Bir diğer sorun, yetişmiş eleman sorunu. Hem teknik hem de içerik bakımından yaşanan hızlı değişime ayak uydurabilecek donanımlı, idealist personel bulmak maalesef yerel basın için giderek imkânsız hâle gelmektedir. Ücretler çok düşüktür. Bu ücretlerle çalışabilecek eleman âdeta bulunamamaktadır.

Yerel medyanın yetişmiş eleman ve teknik konularda yetersizliği, bunlara bağlı olarak okunabilirlik, izlenebilirlik oranlarının istenen düzeyin altında kalması ve buna bağlı sorunların giderilmesi amacıyla Genel Müdürlüğümüz şu faaliyetleri icra etti:

Biz, yılda iki defa olmak üzere -demek ki altı ayda bir- Türkiye'nin değişik bölgelerinde yerel medya eğitim seminerleri yapıyoruz. Takriben buna o bölgenin çevresindeki iller de dâhil olmak üzere bütün yerel medyanın yazarları katılmaktadır, 300’den aşağı bir katılım olmamaktadır. Böylece yerel medyanın sorunlarını ve mevzuattaki gelişmeleri, yerel medyanın tüm sorunlarına ilişik talepleri ve önerileri bir ağızdan, ilk ağızdan dinliyoruz ve yoğun bir eğitim programı gerçekleştiriyoruz. Buna -iki tam gün olmak üzere- üçüncü gün itibarıyla da bir sosyal faaliyeti ayrıca koyuyoruz.

Bu seminerlerin sonuncusunu, 19’uncu Yerel Medya Eğitim Seminerini bundan üç dört ay önce Edirne’de düzenlemiştik. Edirne’deki bu toplantıya Balkanlardaki ve Batı Trakya’da çıkan gazetelerin de yetkilileri gelmişlerdi. Sonuncusunu da, 20’ncisini bu ayın sonunda, 30 Mart, 31 Mart ve 1 Nisanda Şanlıurfa’da düzenleyeceğiz. Sayın Erçelebi’nin seçim bölgesi olması hasebiyle Denizli’de de 5 Mayıs 2000 tarihinde 4’üncü Yerel Medya Eğitim Seminerinin yapıldığını hatırlatmak istiyorum.

Genel Müdürlüğümüzce yerel basın mensuplarımıza eğitim hizmeti olarak “Anadolu Basınının Yeni Yüzü” adlı sayfa tasarımları kitabı hazırlandı. Gerçekten, sizler de biliyorsunuz, elinize aldığınız gazetenin kâğıt kalitesi çok düşük, renk kalitesi çok düşük -eliniz simsiyah olabilir veya sapsarı olabilir- sayfa düzenleri yok, fotoğrafların altları, üstleri, sayfadaki yerleri maalesef çok yanlış veya kötü denebilecek düzeydeydi. Biz, bunu kendilerine bir hizmet olarak sunmak istedik ve Selçuk Üniversitesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doçent Doktor Mustafa Şeker tarafından bir kapsamlı hazırlık yaptık. Burada, yerel medyada sayfa tasarımının önemi, tasarım örnekleri, başlık, görsellerin sunumu ve diğer konuları ayrıntılı şekilde ele aldık ve “Yerel Basında Sayfa Tasarımları” ismiyle bir CD olarak bunu hazırladık ve 3 binden fazla yerel medya organına, sahiplerine, yazı işleri müdürlerine bundan ücretsiz olarak gönderdik ve inanın, bu çalışmamızdan sonra bu örnekleri alarak yerel gazetelerimizin daha göz alıcı bir şekilde çıkmaya başladığını ve kendisinin bir albeni kazandığını da söylemeliyim. Yine bu teknik hazırlıklarımız artarak devam edecek ve yeni konularda da yerel basınımıza yine ücretsiz olarak bunları göndermeye devam edeceğiz.

Anadolu’daki gazetelere haber kaynağı oluşturmak gerekiyor çünkü bir maliyettir onlara haberin ulaşması ve bu haberde de çok geri kalmamaları gerekiyor. Bu yüzden, bölgeler arasında haber ve bilgi akışı sağlamak amacıyla Anadolu’nun Sesi gazetesini de yeni bir tasarımla çıkarmaya başladık. Bu, “Anadolu’dan haberler” olarak da yorumlanabilir. Bu bir.

İkincisi: Anadolu basınını özendirme yarışmaları yapıyoruz. Yerel basınının çalışmalarını teşvik etmek ve değerlendirmek amacıyla her yıl bu özendirme yarışması yapılmaktadır, derece alanlara ödülleri verilmektedir. Bunu bir teşvik olarak düşünüyoruz.

Ayrıca, Genel Müdürlüğümüz tarafından yerel medyaya yönelik haber, fotoğraf, yayın ve buna benzer destekler web sitelerinden de ayrıca anında yerel medyaya aktarılmaktadır. Bu anlamda, son dönemde gerçekleştirilen en önemli faaliyetlerimizden birisi de TRT’nin yeni kanallarından, bildiğiniz gibi, “TRT 5” veya “TRT Anadolu” ismiyle maruf kanalımızda yerel gazetelerin sesini duyurabileceği bir platform kurduk. Bu TRT 5, Anadolu kanalında “Anadolu’nun Sesi” programıdır. Her gün saat 10.30’la 12.00 arasında, bir buçuk saat boyunca yerel gazetelerden yapılan değerlendirmeler tüm Türkiye’ye okunmaktadır ve yerel basından her gün 3 konukla o yörenin gündemi de tüm Türkiye’ye taşınmaktadır.

Ayrıca, Basın Kartı Yönetmeliği’nde yaptığımız değişiklikle -bu da önemlidir- 23 Ekim 2010 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Basın Kartı Yönetmelik değişikliğiyle mevzuatımız yenilenmiş, daha çağdaş kriterler hayata geçirilmiştir. Çeşitli nedenlerle sarı basın kartı iptal edilenler için bir defaya mahsus af çıkartılmıştır. Bununla birlikte, lise ve dengi bir okuldan mezun olamayıp ancak yıllarca bu mesleğe emek vermiş basın emekçilerine -ki toplam 3 bin civarındadır- bir defaya mahsus sarı basın kartı hakkı verilerek basın kartı almaları temin edilmiştir. Bundan en fazla yararlananlar -istatistik olarak görüyoruz- yerel medya kuruluşlarında çalışan basın emekçileri olmuştur.

Ayrıca yapılan değişiklikle yıllarca sürdürülen bir yasağa da son verilerek, gazetecilerin kılık kıyafetleri yüzünden basın kartı alması önündeki engeller de kaldırılmıştır.

Bir diğer konu, yerel gazetecilere yönelik yurdun çeşitli yerlerinde gerçekleştirilen inceleme ve ziyaretler programıdır. Bu projeyle, yerel gazetecilerimiz diğer illerimizdeki meslektaşlarıyla tanışma, kaynaşma fırsatı bulmakta, yurdumuzun değişik yörelerini yakından tanıma imkânına kavuşmaktadır. Bu çerçevede geçen -ben de uğurlama törenine katılmıştım- İzmir, Muğla ve Manisa’dan 55 gazeteci Konya ve Şanlıurfa illerini ziyaret ederek buradaki meslektaşlarıyla interaktif bir ortamda bilgi, görgü ve mesleki tecrübelerini paylaşmışlardır.

Başta yerel medya temsilcilerinin, bugüne kadar tüm basın mensupları ama özelde ilgili yerel medya gazetecilerimizin bizden talepleri vardı; o da yurt dışına çıkışlarda pasaportlarıyla vize alma konusunda sıkıntılar yaşıyorlardı ve habercilik konusunda bu sıkıntılarını bize iletmişlerdi. Biz bunları dikkate aldık ve hizmet pasaportu veya halk arasında ve medya kesiminde daha çok bilinen “gri pasaport” konusunda hem Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü hem de İçişleri Bakanlığıyla yapılan çalışmaların sonunda artık önemli bir noktada kazanım içerisine girdik. Bildiğiniz gibi, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14’üncü maddesinin (b) bendinde, hizmet damgalı pasaportların “Bu Kanun gereğince kendilerine diplomatik veya hususi damgalı pasaport verilmesi mümkün olmayan kimselere, Hükümetçe, hususi idarelerce veya belediyelerce resmi vazife ile dış memleketlere gönderildiklerinde veya dış memleketlerde görev aldıklarında verileceği…” hükmü yer almaktadır. Yine, 14’üncü maddenin (c) bendinde bu pasaportların talep edenin mensup olduğu makamın yetkili amirinin başvurusu üzerine İçişleri Bakanlığınca verileceği ve altı aydan az olmamak kaydıyla pasaport sahibinin görevinin müddetine göre İçişleri Bakanlığınca tespit edilecek süre için geçerli olmak üzere tanzim edileceği hükme bağlanmıştır. Biz Hükûmet olarak, Bakanlık olarak bu yetkimizi kullandık ve basın kartı sahibi medya mensuplarımıza yerel-yaygın ayrımı gözetmeksizin bu imkânı tanıdık. Şu anda 500’den fazla medya mensubu hizmet pasaportu almış durumdadır, talepler gelmekte ve değerlendirmeler devam etmektedir.

Geçtiğimiz ay içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizde, sizlerin de büyük destekleriyle ve uzlaşmasıyla çıkardığımız yeni RTÜK Yasası da radyo ve televizyon alanlarında yerelde hizmet veren medya kuruluşlarımıza ciddi avantajlar sağlayacak yenilikler içermektedir. Reklam gelirlerindeki RTÜK payını yüzde 5’ten yüzde 3’e düşürdük. Zorunlu millî eğitim payı katkısı da biliyorsunuz bu yılın başında kaldırılmıştır. Eskiden yüzde 5 reklam payından, yüzde 5 de eğitime katkı payından yüzde 10’luk bir yük medyanın üzerine biniyordu. Bu, yüzde 10’dan şu anda yüzde 3’e düşmüş durumdadır.

Ayrıca, yeni yasada reklam girişi serbest bırakılmakta ve ürün yerleştirme mümkün hâle gelmektedir. Lisans süresi beş yıldan on yıla çıkarılmıştır. Yasal boşluk nedeniyle yapılamayan siyasi reklamlar yerel yayıncılar için iyi ve kanuni bir gelir kaynağı olacaktır. Medya sahipliği konusunda da değişiklikler yapılmıştır. Şimdi, önümüzdeki süreçte, kanun Resmî Gazete’de yayınlandığı için, frekans ihalesinde yerel medya sahiplerini büyük sermaye karşısında dezavantajlı duruma düşürmemek için mevcut kanunun yürürlüğe girmesinden önce bir yıldan beri radyo ve televizyon yayıncılığı yapanlar için ayrıca bir avantaj da getirilmiştir.

Sayın Erçelebi yüz otuz yedi yerel televizyonun kapandığından bahsediyor, şüphesiz doğruluk payı vardır. Bizim elimizdeki veriler bunu göstermiyor, en azından bu kadar miktarı göstermiyor ama yerel radyo ve televizyonlar ticari kuruluşlardır, yani hayır kuruluşları değildir. Dolayısıyla kâr edemediklerini görünce veya maddi imkânsızlıklar sebebiyle bu konuda artık işlerini, fonksiyonlarını yürütememek durumunda kalmışlarsa kendi verecekleri karar elbette saygıya değerdir. Ancak şimdi, yeni televizyon kurmak veya açmak için talepte bulunan ve yeni kanunun çıkmasını bekleyen onlarca müracaat vardır. Demek ki kapanmış olanların yerine kurulacak daha onlarca yeni yerel, bölgesel ve ulusal televizyon talepleri bulunmaktadır.

Ben, tekrar, Sayın Erçelebi arkadaşıma bu konuyu gündeme getirdiği için ve verdiği bilgiler dolayısıyla, sizlere de ilginiz sebebiyle teşekkür ediyorum. Sayın Başkan sizleri de saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakanım, horoz ötecek mi?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Devamla) – Denizli’nin horozu her zaman ötüyor, şehrin simgesi. Yerel gazeteyi bilmem. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Bülent Arınç (AK Parti, Manisa). “Yerel basının sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-arinc-23-2011-03-16-yerel-basinin-sorunlari-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
