# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bülent Baratalı (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 7 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2004-07-07

> Bülent Baratalı (CHP), 7 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 828 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BÜLENT BARATALI (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Belediyeler Kanunu Tasarısının "Zabıtanın görev ve yetkileri" başlığını taşıyan 51 inci maddesi üzerine CHP Grubu adına söz almış bulunuyorum; sizleri şahsım ve Grubum adına saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, Belediyeler Kanunu Tasarısının 51 inci maddesi, belediye zabıtasını tanımlamakta, görevlerini saymakta ve son fıkralarında da belediye zabıtasının özlük haklarını düzenlemektedir. Bu düzenleme, 1930 tarihli 1580 sayılı Belediyeler Kanununda da vardı, onun 51, 19 ve 104 üncü maddelerinde bu düzenlemeler yapılmıştı.

Burada, daha kısa bir düzenlemeyle görev tanımı yapılıyor. Tabiî, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının genel anlayışı içerisinde görevler sayılmakta ve dolayısıyla, bu üç kanunda daha kısa maddeleri içermektedir.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de 3 225 belediye bulunuyor. Gerçi, kabul edeceğimiz veya Meclisin kabul edeceği bir kanunla bunların 359 tanesinin, şimdilik, nüfusları 2 000'in altına düştüğü için kalktığını kabul edersek, yine, 3 000'e yakın belediye var. Buralarda 40 000 zabıta memuru görev yapıyor.

Zabıta memurları, yasanın tarifine uygun olarak, beldenin sıhhat ve selametini, esenliğini, düzenini ve sağlığını korurlar ve belediyenin yetkili kurullarının aldıkları belediye yasaklarını uygularlar, bu yasaklara uyulmasını sağlamaya çalışırlar, suç işlenmişse icra işlemlerini, müeyyidelerini ve yaptırımlarını uygularlar.

Yine, belediye zabıtaları, Türk mevzuat sistemi içerisinde 200 adet kanun, yönetmelik, tüzük veya buna benzer yönerge ve genelgelerin kendilerine verdiği bütün hizmetleri yaparlar. Üniforma giyerler. Yaptıkları iş sayılamayacak kadar çoktur. Bir defa, belediyenin protokol işlerine bakarlar; belediye başkanını, başta can güvenliğini sağlamak üzere, temsil ederler. Belediyelerde, genellikle icra memuru yoktur, icra memuru görevini de yaparlar. Daha doğrusu, halkın deyimiyle belediyeciliğin tanımı şöyledir: Daha, insan doğmadan ölümüne kadarki bütün işlerini belediyeler yapar; ama, bir sınıf vardır ki -bu zabıta sınıfı- diğer genel idare hizmetleri sınıfının yanında, diğer memurların yanında bütün bu görevlerden bizatihi sorumlu olurlar. Bu görevlerini yaparlarken de, diğer genel idare hizmetleri sınıfının, yardımcı personelini ve büro hizmetleri sınıfının aksine, yurttaşla, hemşeriyle karşı karşıya gelirler, zaman zaman karşılıklı olarak kavgalara girerler; zabıtalara bıçak çekilir, sopalarla saldırılır. Türkiye'nin bu ekonomik durumu daha da iyileşmezse veya mevcut statüko, mevcut durum devam ederse, zabıta, yine, belediyeyle ilgili toplumsal olaylarda, belediyenin kolluk gücü olarak görev yapmaya devam edecektir.

Değerli arkadaşlarım, zabıta, bu görevleri yaparken, daha önceleri devlet memuru sayılmıyordu. Zabıtanın devlet memuru sayılmasının bu maddede derc edilmesi çok uygun olmuştur; çünkü, çeşitli mahkemeler, belediye zabıtalarına karşı işlenen suçları devlet memurlarına karşı işlenen suç olarak görmüyordu.

Türk zabıtası, az önce de söylediğim gibi, belediyenin karar organlarının, belediye başkanlarının emirlerini icra ederler, yerine getirirler. Bu görevleri yaparlarken de, yine, az önce belirttiğim gibi, çeşitli şekilde saldırılara maruz kalırlar. Biraz sonra söyleyeceğim konulara dayanak olmak üzere, İzmir'in Çeşme İlçesinde, plajda meydana gelen bir meydan kavgasını sizlere göstermek istiyorum. Bu, İzmir'in Yeni Asır Gazetesi. Plajda, Belediye Başkanının emrini ifa eden, icra eden Belediye Fen İşleri Müdürü Fatih Taylan'a, zabıta memurları Mümin Dönmez'e, Mesut Uğurlu'ya ve Fen İşleri Müdürlüğünde görevli Kürşat Yıldırım'a plajın sahipleri, taşlarla, sopalarla, künt cisimlerle saldırmışlar, yüzlerinde ve vücutlarında hasarlar meydana getirmişlerdir.

Şunu söylemeye çalışıyorum: Genel idare hizmetleri sınıfına mensup diğer personel ile zabıtaları aynı düzende, aynı düzenekte, aynı mekanizmada görmememiz gerekiyor. O nedenle, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak, bu değerli zabıta memuru arkadaşlarımızın, diğer stresli işleri, riskli işleri yapan polis arkadaşlarımız, askerler gibi ve daha önce kabul ettiğimiz Orman Yasasındaki değerli orman muhafaza memurları gibi, yaptıkları işlerin stresli olması ve risk taşıması nedeniyle, zabıta memurlarına da bir itibarî hizmet zammının verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Yani, bu tür riskli işlerde çalışan diğer devlet görevlileri gibi, zabıta memurları da, çalıştıkları her yıl için 3 ay müddetle itibarî hizmet zammını almalıdır. Sonuç olarak, zabıta memurları 25 yılda değil, 20 yılda emekli olabilmelidir.

Diğer yandan, bu değerli belediye memurları, yine, yaptıkları işin riskleri ve stresi nedeniyle, gece gündüz demeden, 24 saat, aynı polisler gibi -polisler, hizmeti yaptıktan sonra istirahate çekilirler kaidesine uyulduğu gibi- zabıtalar da görevleri bitince istirahata çekilen personel olduğu için, bayramlarda, tatil günlerinde, herkesin bayram yaptığı eğlenceli günlerde, kötü günlerde, selde, felakette, orman yangınlarında zabıtalarımız 24 saat görev yapmaktadır. Bunlara bir fazla çalışma ücreti de tanımamız gerekiyor. Bunu tanıdığımız gibi, ayrıca, fazla çalışma ücretlerinden, kendi istedikleri gibi, prim kesilerek, ileride bunların daha uygun bir zeminde emekli olmalarını sağlamak gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, ayrıca, belediye zabıtasının görev aldığı Belediye Zabıta Yönetmeliğini, yine, Belediye Zabıtası Sağlık Yönetmeliğini ve Personel Yönetmeliğini de günün koşullarına, çağdaş koşullara uydurmamız gerekmektedir.

657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde devlet memurlarının sınıfları sayılmıştır. Bu sınıflara, zabıtalarla ilgili olarak, zabıta ve güvenlik hizmetleri sınıfının eklenmesi gerekmektedir. Belki, o 657 sayılı Kanunun amir hükümleri görüşüldüğünde, zamanı ve yeri orasıdır; ama, şimdiden bunu söylemekte büyük yarar bulunmaktadır.

Belediyelerin, çok fedakâr, özverili bu insanları için, çalıştıkları her yıl için 3 ay itibarî hizmet zammı verilmesi, bunlara fazla mesai verilmesi ve fazla mesailerinden prim kesilerek, ileride emekli oldukları zaman ve emekli ikramiyesi aldıkları zaman, bunların emeklilikten sonraki yaşamları için bir kolaylık sağlanması konusunda Yüce Meclisin anlayış göstereceğini ve 4 Şubat 2003 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğumuz bu konuyla ilgili teklifin bir an önce düzenlenmesi gerektiğini düşünüyor ve değerli milletvekillerimize, Türkiye'nin, hakikaten, bu 40 000 güzide evladı için gösterecekleri anlayış ve duyarlılık nedeniyle şimdiden teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2004-07-07 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
