# 190 sayılı genel kadro usulü hk.kan.hük.kar.eki cetvellerde değ.yap dair kan.(adalet bakanlığına kadro ihdasına ilişkin) ss:717

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bülent Baratalı (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 25 Aralık 2004
- **Gündem:** 190 SAYILI GENEL KADRO USULÜ HK.KAN.HÜK.KAR.EKİ CETVELLERDE DEĞ.YAP DAİR KAN.(ADALET BAKANLIĞINA KADRO İHDASINA İLİŞKİN) SS:717
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2004-12-25-190-sayili-genel-kadro-usulu-hk-kan-huk-kar-eki-cetvellerde-deg-yap-da

> Bülent Baratalı (CHP), 25 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 190 SAYILI GENEL KADRO USULÜ HK.KAN.HÜK.KAR.EKİ CETVELLERDE DEĞ.YAP DAİR KAN.(ADALET BAKANLIĞINA KADRO İHDASINA İLİŞKİN) SS:717); konuşma 872 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BÜLENT BARATALI (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini ifade edeceğim. Grubum ve şahsım adına saygılarımı sunuyorum.

Görüşmekte olduğumuz 717 sıra sayılı kanun tasarısı incelendiğinde görüleceği gibi, Plan ve Bütçe Komisyonundan bütün üyelerimizin oybirliğiyle kabul edilerek geçmiştir ve şimdi huzurlarınıza gelmiştir. Bu, hemen hemen, az görülen kabullerden biridir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 1981 tarihinde 125 sayılı bir ilke kararı almış, bir yıl içinde hangi mahkemelerde nasıl davaların görüleceğini ve sayısını belirlemiştir; azamî ve asgarî sayılar bellidir ve cumhuriyet savcılarının ve personelin yapacağı işler, kadrolar ve kadro ihtiyaçları belirlenmiştir.

2003 yılında Türkiye'deki mahkeme sayısı 3 703'tür. Oysa, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun belirlemelerine göre, Türkiye'de mahkeme sayısı 6 161 olmalıdır. Tabloya bakıldığında, 2 458 yeni mahkemeye gereksinim bulunmaktadır.

Yine tablolara bakıldığında, 2003 yılında Türkiye'de hâkim sayısı 4 303'tür; ama, ilke kararı gereğince, bu sayının 3 300 daha artırılması gerekmektedir.

AB ülkeleriyle Türkiye'yi kıyasladığımızda, oradaki hâkimlerin işyükünün daha az olduğunu da düşünürsek, örneğin, Almanya'da 21 000'e yakın hâkim, 5 150 savcı vardır, İngiltere'de 28 500 hâkim vardır, 8 000'e yakın da savcı bulunmaktadır.

Bu nedenle ve bu gerekçelerle, biz, bu kanun tasarısına olumlu oy vereceğiz; ancak, biraz geç kalındığını düşünüyorum. Çünkü, şimdi, stajyer hâkimler için 1 000 kadro veriyoruz; erkek olan stajyer hâkimler, bugün alırsak üç yılda başlayabiliyorlar, bayanlar ise, bir yıl askerlik olmadığı için, iki yılda başlayabiliyorlar. Onun için, daha önce olmalıydı diye düşünüyorum; çünkü, 1 000 kadroyu hemen alırsanız bile, bunun için hem insan bulamıyorsunuz, müracaat eden insan sayısı olmuyor hem de mahkemelerdeki fizikî mekânların buralarda olmadığını görüyoruz.

Ben, Plan ve Bütçe Komisyonunda da önermiştim, Sayın Bakan, 2004 yılındaki performansıyla, hiçbir bakana nasip olamayacak bir hızlılıkta, hem Ceza Kanununu hem Ceza Muhakemesi Kanununu hem de Ceza İnfaz Kanununu geçirdi. Şimdi, bu becerisini, biraz sonra söyleyeceğim işte de gösterebilirse, buna çözüm bulabiliriz. Bunun için Türkiye'nin hazır kadrolarını kullanabiliriz. Ben, avukatlığa başladığımda İzmir'de 300 avukat vardı, şimdi 5 000 avukat var ve çoğu da hâkimlik sınıfına geçmek istiyor. Bu da, nazariyatta mümkün. Beş yıl avukatlık yapmışsanız ve 35 yaşını geçmemişseniz, hâkimlik sınıfına geçebiliyorsunuz; ancak, tabiî, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ikna edilmesi gerekiyor. Parlamentoyu bu kadar kısa sürede ikna eden Sayın Bakanın, bu Kurulu da ikna edebileceğini düşünüyorum.

(x) 717 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Ayrıca, bunların yanında, yargılamanın süratli yapılabilmesi için bazı şeyler önereceğim. Örneğin, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki hakem kurumunu kullanabiliriz. Belirli miktarı aşmayan akçalı davalar, nişanın bozulması davaları, hediyelerin geri verilmesi davaları, nafaka davaları -artırılması, eksiltilmesi- veraset davaları, nüfus davaları bu kurumla çözülebilir.

Ayrıca, ceza davalarında e-devlet ve e-adalete geçebilirseniz, tensiple bir şahsın, sanığın nüfus kaydı ve adlî sicil kaydı getirilebilir. Bu da, en az iki üç tane celseyi kazanmak demektir.

Ayrıca, bazı büyük merkezlere yakın ağır ceza mahkemelerini, o merkezden ilçelere kaydırabilirsiniz. Örneğin, Urla İlçesinden bahsedeceğim; eğer Urla'ya bir ağır ceza mahkemesi kurarsanız, Karaburun, Urla, Çeşme, Seferihisar, Güzelbahçe, Narlıdere İlçelerini buraya bağlayarak, hem bir tasarruf yaparsınız hem de Karaburun'dan kalkan bir köylü yurttaş, 150 kilometre yol gitmez. Böylelikle hem siz tasarruf edersiniz hem de yurttaşlarımız sürdürülebilir bir adaleti yakalayabilirler.

Diğer bir önerim: Tebligat süreleri kısaltılabilir. Bildiğimiz gibi, tebligat süreleri, eskiden, 1924'lü, 1925'li yıllarda at sırtında gidildiği hesap edilerek belirlenen sürelerdir. Bunu da, bugünkü çağdaş araçlara uygularsanız, bu süreleri -üçte 1, beşte 1 gibi- indirebilirsiniz. Bu kanun tasarısına olumlu oy vereceğiz; ama, bir tek ricamız var; bunu da ilgililerden ve Sayın Bakandan bekliyoruz. Mesleğe alınmada objektif kıstaslar kullanılmalıdır. Herhangi bir düşünceyle, kafanın arkasında veya önünde saklı bir düşünceyle bu objektif kıstaslar, bu eşitlik bir kere bozulursa, mesleğe alınmada bunlar bozulursa -ilgililer için söylüyorum- ileride, bu konuya subjektif kıstaslarla başlamış olan hâkimlerden de, eşit, tarafsız, objektif bir adalet beklemeyi ummamalıyız.

Sanıyorum, adil, süratli, objektif ve erişilebilir bir adalet hizmeti için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda da bir iyileştirme yapılmalıdır. Umuyorum, diliyorum, 2005 yılında da bu olanağa kavuşuruz.

Sayın milletvekilleri, Sayın Bakan, sözlerimi bitirirken, kavuştuğumuz İzmir Adliyesi konusunda, bu görkemli mekân, bu fizikî mekân konusunda takdir ve teşekkür duygularımı ifade ediyorum. Bu projenin başlangıcında ben de İzmir Barosu Genel Sekreteri olarak vardım. Çok güzel bir adliye sarayı yapılmıştır. Katkısı olanları takdirle anıyorum. Yalnız, burada önemli bir sorun var; sanıyorum, Sayın Bakanımız da bu sorunu biliyor. Bu adalet sarayında, bütün sosyal aktiviteler için yer ayrılmasına karşın ve her katta, mescit dahil, bütün, dinî görevlerin yerine getirilebileceği bütün mekânlar yapılmasına karşın, avukat arkadaşlarımızın büyük bir üzüntüsü vardır, İzmir Barosuna yeteri kadar, diğer adalet hizmetlerine katkı koyacakları kadar bir mekân verilememiştir; bu, uzun süredir böyledir. Hatta, Baro, bize mesaj göndererek "bu binanın açılmasına da katılmayın, Bakanla bu konuyu görüşün ondan sonra açalım" demiştir; ama, bu, mümkün olamamıştır. İzmir'de Cumhuriyet Başsavcısı değişmiştir, Baro da değişmiştir. Bir sıkıntı varsa, onların döneminde kalsın. Sayın Bakan, bu konuyu da hep beraber bitirelim diye diliyorum ve istirham ediyorum.

Sözlerimi bitirirken...

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Teşekkür ederiz Sayın Baratalı.

BÜLENT BARATALI (Devamla) - Bitiriyorum.

Sayın Başkan, az önce İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün kurucusu olarak beni söyledi; teşekkür ediyorum.

Sayın Kapusuz, sizin de bilmeniz gereken bir şey var; ben, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesinin de kurucusuyum.

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Oy verdik, biliyorsunuz.

BÜLENT BARATALI (Devamla) - Bu duygular ve düşüncelerle hepinize saygı ve sevgiler sunuyorum; bu tasarıya olumlu oy vereceğimizi ifade ediyorum.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “190 sayılı genel kadro usulü hk.kan.hük.kar.eki cetvellerde değ.yap dair kan.(adalet bakanlığına kadro ihdasına ilişkin) ss:717”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2004-12-25-190-sayili-genel-kadro-usulu-hk-kan-huk-kar-eki-cetvellerde-deg-yap-da (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
