# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bülent Baratalı (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Bülent Baratalı (CHP), 9 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 1.481 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BÜLENT BARATALI (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 827 sıra sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 4 üncü maddesindeki geçici madde 4 hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum ve Partimizin görüşlerini burada ifade edeceğim; bu nedenle, Sayın Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının 4 üncü maddesindeki geçici 4 üncü madde, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, Harcırah Kanununda, 6245 sayılı Kanunda bir değişiklik yapılmasını öneriyor, bir istisna getiriyor. Bu istisnanın, bir değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte olması amir hükmünü getiren bir değişiklik teklifi.

Neden böyle bir düzenlemeye gerek duyuyor kanun koyucu veya duyacak; bunun nedeni şu: Parlamentomuz, 2004 yılında, yerel yönetimlerde önemli kanunlar çıkardı. Bunlardan bir tanesi Büyükşehir Belediyesi Kanunu, diğeri de Belediye Kanunu. Bunlardan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu görüşülürken, geçici 2 nci maddesinde, büyükşehir belediyesinin sınırları yeniden tespit edildi. Bu tespit yapılırken, 2 000 000 nüfus esas alındı. Nüfusu 2 000 000 olan büyükşehir belediyelerinde, vilayet binası merkez alınmak koşuluyla, oradan tutulacak olan 20 kilometre yarıçapındaki bir dairenin içinde kalan diğer büyükşehre dahil olmayan bütün köyler, mahalleler, ilk kademe belediyesi olarak ve diğer ilçeler de büyükşehre bağlı ilçe belediyeleri olarak düzenlendi. Nüfusu 2 000 000'dan yüksek olan belediyelerde ise, bu yarıçap, hepimizin bildiği gibi, 50 kilometreye çıkarıldı ve vilayet binası merkez alınmak koşuluyla, 50 kilometrelik bir yarıçap içinde kalan bütün tüzelkişilikler ortadan kaldırıldı ve büyükşehir belediyesine bağlandı.

Harcırah Kanunumuzda önemli bir tanım var; bu önemli tanım da, 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3 üncü maddesinin (g) fıkrasında memuriyet mahalli tanımları var, memuriyet mahalli burada tanımlanıyor. Nedir memuriyet mahalli; kanunun lafzına göre "memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir veya kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir veya kasabaların devamı niteliğinde bulunup, belediye hizmetlerinin götürüldüğü veya kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerler" olarak tanımlanıyor. Büyükşehir belediyelerinin sınırları değişmeden önce, büyükşehir belediyesi içinden diğer ilçe belediyelerine giden memurlar, bu gidip gelmelerinde bir harcırah alıyorlardı, yol harçlığı alıyorlardı. Oysa, büyükşehir belediyesi sınırları genişlediği için, memuriyet mahalleri de genişlemiştir. Buna bir istisna getirmek için ve buralara giden kamu görevlilerimizin mağdur olmamaları için, bu madde konulmuş bulunmaktadır, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar da, Harcırah Kanununa bir istisna getirilmiştir. Yani, bundan böyle, büyükşehir belediyesi sınırları içinde bile olsa, memurlarımız, bir görev mahalline gidip gelirken Harcırah Kanunu esasları dahilinde, 3 üncü madde dahilinde, harcırahlarını alabilecekleredir. Bu, doğru bir düzenlemedir, uygun bir düzenlemedir, bu düzenlemeye biz de katılıyoruz; çünkü, kamu görevlilerinin yararına, onların haklarını genişleten, onlara tanınmış olan hakları haksız olarak ortadan kaldırmayan bir maddedir; bu nedenle -zaten, Plan ve Bütçe Komisyonunda da ayrışık oyumuz yok- bu maddeyi kabul ediyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söz büyükşehir belediyelerinden açılmışken, yerel yönetimlerden açılmışken, bu konuşmamda bazı konulara değinmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Parlamentonun 22 nci Döneminde bizler, yerel yönetimlere yeni haklar, yeni akçalı olanaklar ve onların personelindeki iyileştirmeleri yapamadık. Parlamentomuz ikibuçuk yılı dolduruyor ve belediyelerimiz de, bir iki hafta sonra bir yılını dolduracaklar. Özellikle bu dönem belediye başkanlarımız, büyük bir kriz sonucu geldikleri için görevlerine, yine kendileri tarafından yapılmayan ağır bir borç yükü altında inliyorlar. Bu borç yükü, hem devlet kurumlarına ve kuruluşlarına hem kendi aralarında hem de hemşerilerine, yurttaşlarına karşı olan bir borç yüküdür. Bu borç yükü o kadar yüksek bir borç yükü ki, belediyeler, sürdürülebilir belediyecilik konusunda görevlerini, kendilerine yeni kanunlarla verdiğimiz ekgörevleri de yerine getirememekten dolayı çok sıkıntı içindeler.

Yerel yönetim yasalarını yaptık; yeni bir Belediye Kanunu çıkardık, yeni bir Büyükşehir Belediyesi Kanunu çıkardık, İl Özel İdareleri Kanunu çıkardık, belediyelerimize hep görevler verdik, onlardan çok şeyler istiyoruz; ancak, Belediye Gelirleri Kanununu hâlâ çıkaramadık. Belediye Gelirleri Kanunu ufukta bile görülmedi. Kim hazırlıyor, nerede yapılıyor, Başbakanlıkta mı yapılıyor, yoksa ilgili yerlerde yapılıp, bizim önümüze mi gelecek, ben, bunu bilemiyorum. Sayın Maliye Bakanımızı hazır burada bulmuşken -sanıyorum burada- Belediye Gelirleri Kanununu ne zaman Parlamentoya getirmeyi düşünüyorsunuz; yani, belediyecilerimize ne zaman bir müjde vereceğiz? Belediyelerimiz, devletin bütçe gelirlerinden yüzde 4,5 gibi bir pay alıyor.

Değerli arkadaşlar, sayın milletvekilleri, Sayın Başkan; bu bizim içine girmeye çalıştığımız Avrupa Topluluğu içinde böyle bir pay yok. Bu paylar, en az yüzde 20 düzeyinde alabilecekleri paylar. Hem görevlerini yaparken hem yetkileri hem kendilerine verilen görevler ve verilen görevleri karşılayan akçalı kaynakları en az yüzde 20 düzeyinde; yani, Batı'nın çağdaş belediyecilik anlayışı, daha fazla görev, daha çok yetki ve daha çok akçalı olanaktır. Haa bu dönem bir şey yaptık, 1991 yılından beri değişmemiş olan 2464 sayılı Kanunu güncelleştirdik; fakat, o da -tabiî, 1991'den 2004 yılına gelinceye kadar ondört yıl içinde güncelleşmediği için- yurttaşımıza, daha doğrusu hemşerimize çok ağır geldi; çünkü, belediyeler, hemşerilerinden de paralar topluyorlar; işte, ilan, reklam vergisi, buna benzer vergiler gibi, yol, kaldırım harçları gibi, harcamalara katılma gibi; ama, yurttaşımız, bu paraları bulmakta ve ödemekte çok zorluk çekiyor. Emlak Vergisini yükseltiyoruz, bu gelirleri güncelleştiriyoruz; ama, kaynağını alamıyoruz. Belediyelerimize yapabileceğimiz en büyük destek, bütçe gelirlerinden almakta oldukları yüzde 4,5 olan payı, en azından -şimdi Bakanlar Kurulunun yetkisi de var- yüzde 9'lara, yüzde 10'lara çıkarmaktır ve göreceli olarak ve zaman içinde de bu payın, yüzde 15'lere, yüzde 20'lere çıkmasında büyük yarar bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir de, Büyükşehir Belediyesi Kanununa eklediğimiz geçici 2 nci maddeden bahsetmek istiyorum. Hepimizin bildiği gibi, Büyükşehir Belediyesi Kanununa eklediğimiz geçici 2 nci madde, belediye borçlarının tasfiye amacını güden -konuluş amacı bu olan- bir maddedir. Bu maddeye göre, belediyelerin birbirine olan borçları, diğer kurumlara olan borçları takas ve mahsup edilebiliyor. Bu takas ve mahsup işlemi yeni getiriliyor; ama, bu Kanunu incelediğimiz zaman görüyoruz ki "31.5.2004 itibariyle blokoleşecek olan bu borçlar altı ay içerisinde uzlaşma komisyonları tarafından görüşülür ve bu iş yapılır, bu verilen mükellefiyet biter" diye bir madde vardı.

Şimdi, bir uzlaşma komisyonu oluşacak, uzlaşma komisyonu, Hazine Müsteşarlığından sorumlu bakan tarafından görevlendirilecek bir başkan ile Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Sayıştay Başkanlığı ve İller Bankasından bir temsilciden oluşacak. Bu uzlaşma komisyonu, belediyelerin, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçlarının takas ve mahsubu bittikten sonra, belediyelerin alacak ve borçlarını hesaplayacaklar, ferilerini de kapsayacak şekilde bunlar maktu bir düzeye getirilecek ve faizleri asıl borcunu geçemeyecek düzeyde belediyeleri, hem görevlerini yapacak düzeyde bir gelire kavuşturacak hem de sürdürülebilir bir anlayışta borçlarını ödeyecek noktaya getirecekti. Ancak, üzüntüyle görüyorum ki, bu uzlaşma komisyonları, henüz, ya oluşmamış ya oluşturulmamış ya da çalışmıyor. Şimdi, bu önümüzdeki yasanın -ileride gelecek- 29 ve 30 uncu maddesinde yeniden yapılandırmaya çalışıyoruz bu uzlaşma komisyonunu. Hepimizin söylediği bir konu var: Kanunlarımızı yaparken, biraz aceleye getiriyoruz. Sanki, arkamızdan birisi kovalıyor. Plan ve Bütçe Komisyonunda biz bunları tartıştık, bu belediye kanunlarını, Büyükşehir Belediyesi Kanununu konuştuk. Şimdi, altı ay içerisinde bitmesi gereken bu durum, altı aylık bir süreye eklenerek yeniden yapılandırılmaya çalışılıyor.

Şimdi, Sayın Bakan, yani, bu altı ay içinde uzlaşma komisyonu kurulup, görevi bitecek ve belediyelerimiz, bu borç yükünden -kendilerinin de hemşerilerinin de moralini bozan- kurtularak yeni bir anlayışla, yeniden silkinerek, yeniden beyaz bir sayfa açarak görevlerine ve halka hizmetlerine devam edeceklerdi. Şimdi, hiçbir şey yapılmamış. Ben, iki gün önce bir yazılı soru önergesi verdim, "uzlaşma komisyonları kurulmuş mudur." Uzlaşma komisyonları hangi objektif kurallarla çalışacak bilemiyoruz.

Belediyenin malî gücüne göre, belediyelerin yeniden ödeme planları kabul edilecek. Bu, objektif kriterle mi olacak sübjektif kriterleri mi olacak, hangi partiye veya bağımsız olup olmadığına bakılacak mıdır, bakılmayacak mıdır? Bu komisyonlarda niye belediye başkanlarımız yok?! İller Bankasından temsilciler var; ama, belediye başkanlarımızdan, gerek belde olsun gerek ilk kademe olsun, gerek ilçe olsun gerekse büyükşehir olsun, buralardan temsilciler yok. Yani, siz, belediye başkanlarının borçlarını sürdürülebilir bir anlayış içinde yeniden yapılandıracaksınız; ama, belediye başkanlarımızın burada, bu kurullarda temsili yok. Şimdi, 29 uncu madde geçerken, belki, bir önergeyle bu kurullara belediye başkanlarımızın da, alınmasını, ben, şimdiden öneriyorum.

Şimdi, merak ediyorum, bu komisyon ne zaman çalışacak; bu komisyon çalışmaya başladı mı; çalıştıysa, bu çalışmalar hangi aşamada; çalışmalar ne düzeyde devam ediyor? Eski bir belediyeci olarak ben bunları merak ediyorum, ben de merak ediyorum, belediye başkanlarımız da, hemşerilerimiz de merak ediyorlar.

Diğeri, belediyelerimizin borçlarının en önemli bölümü, değerli arkadaşlar, Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçlardır; yani, belediyelerimiz, Emekli Sandığı keseneklerini ve Sosyal Sigortalar keseneklerini ödeyemiyorlar. Ödeyememelerinin sebebi, keyiflerinden değil, paraları olmadığı için ödeyemiyorlar. O nedenle, Sosyal Sigortalar Kurumunun, Genel Müdürlüğünün de, o kurumun da bu uzlaşma komisyonu içine alınması öneriliyor. Bu öneri, doğru bir öneridir. O nedenle, bu doğru olan öneriye de katılıyoruz; ancak, yine, bu komisyonların ne zaman çalışmaya başladığını veya başlayacağını, bu altı aylık sürede bunların bitip bitmeyeceğini, ben de, diğer belediye başkanlarımız gibi merak ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sonuç olarak, görüşmekte olduğumuz tasarının 4 üncü maddesinin, yine, kanun koyucunun, geçici 4 üncü maddesindeki görüşlerine katılıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Tamamlayın efendim, buyurun.

BÜLENT BARATALI (Devamla)- Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak da, değerli kamu görevlilerimizin bir yerden bir yere giderden, verilen kamu görevini yapmak üzere seyir halindeyken, gidip gelirken harcadıkları paranın devlet tarafından karşılanması konusundaki ve büyükşehir belediyelerinin sınırlarının genişletilmesi konusundaki, bu genişlemenin kamu görevlilerinin aleyhinde olmaması konusundaki bu düzenlemeye katıldığımızı ifade ederken, tekrar, Sayın Meclise saygı ve sevgilerimi ifade ediyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2005-03-09-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
