# Türkiye jokey kulübü tarafından düzenlenen at yarışı hasılatından sosyal hizm.ve çocuk esirgeme kurumunun pay almasını engelleyerek görevlerini kötüye kullandıkları iddiasıyla,devlet bakanı gürdal akşit ve tarım bakanı sami güçlü haklarında meclis soruşturması açılmasına ilişkin önerge(9/12)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bülent Baratalı (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 19 Nisan 2005
- **Gündem:** TÜRKİYE JOKEY KULÜBÜ TARAFINDAN DÜZENLENEN AT YARIŞI HASILATINDAN SOSYAL HİZM.VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMUNUN PAY ALMASINI ENGELLEYEREK GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANDIKLARI İDDİASIYLA,DEVLET BAKANI GÜRDAL AKŞİT VE TARIM BAKANI SAMİ GÜÇLÜ HAKLARINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGE(9/12)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2005-04-19-turkiye-jokey-kulubu-tarafindan-duzenlenen-at-yarisi-hasilatindan-sosy

> Bülent Baratalı (CHP), 19 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE JOKEY KULÜBÜ TARAFINDAN DÜZENLENEN AT YARIŞI HASILATINDAN SOSYAL HİZM.VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMUNUN PAY ALMASINI ENGELLEYEREK GÖREVLERİNİ KÖTÜYE KULLANDIKLARI İDDİASIYLA,DEVLET BAKANI GÜRDAL AKŞİT VE TARIM BAKANI SAMİ GÜÇLÜ HAKLARINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGE(9/12)); konuşma 1.241 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BÜLENT BARATALI (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunuyorum. Ben de, görüşülmekte olan soruşturma önergesi hakkında, şahsım adına, düşündüklerimi Yüce Meclise ileteceğim; hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, bu soruşturma önergesiyle, bir bakan hakkında denetim yapıyor Meclis. Bu, bir denetim önergesi. Anayasamızın 100 üncü maddesi ve İçtüzüğün 107 nci maddesinden destek alan, dayanak bulan bir denetim hakkını kullanıyoruz.

Konumuz, SHÇEK'in yasal hakkı olan ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun 18 inci maddesinde vücut bulan bir gelirin, bir payın, yasaya aykırı olarak, bu Kuruma aktarılmamasıdır. 18 inci maddede, bu Kurumun görevlerini yapabilmesi için ihtiyacı olan akçalı olanaklar içinde -(h) fıkrasında şöyle söylemiş kanun koyucu- kanunla kurulmuş olan Spor-Toto, Millî Piyango gibi şans oyunları tertip eden kuruluşların aylık hâsılatlarının yüzde 1'inin kuruma aktarılmasıyla elde edilecek gelirleri de sayılmış.

Yine, (k) fıkrasında, bu lazımeyi yerine getirmeyenler hakkında yüzde 5 aylık gecikme faiziyle, bunların tahsilini olanak içinde bırakmıştır.

Olayımızda ise, yine, bu 2000'li tarihlerde bir dava açılmış; çünkü, Türkiye Jokey Kulübü, bu madde gereğince yatırması gereken payları yatırmadığı için, Çocuk Esirgeme Kurumu, 2002 yılında bir dava açmış; Ankara 6. İdare Mahkemesinde, 2002/1337 sayılı kararla, bu kurumun talebi haklı görülmüş ve Türkiye Jokey Kulübünün aylık hâsılatından -iddia gibi, talep gibi- Genel Müdürlüğe pay verilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

Davalı, bu iptal kararından sonra, otuz gün içinde, düşünmüş taşınmış; ya kararı yerine getirecek ya da yasal olan temyize gidecektir; temyiz mercii Danıştay. Nitekim, ikinci yol tercih edilmiş ve davalı, Danıştaya gitmiş temyiz olarak. Danıştay da, verdiği kararla -10. Daire, 25.3.2003 tarihli 2003/636 sayılı kararla- yürürlüğün durdurulması talebini oybirliğiyle reddetmiştir; yani, şimdi, artık, davalı idarenin elinde, uyulması gereken, yasal, mahkemeden geçmiş olan bir karar vardır.

Şimdi, benden önce konuşan arkadaşımız, takdir hakkından bahsetti. Takdir hakkı çok göreceli bir kavram değil; takdir hakkının kullanılmasının yasal sınırları vardır. Eğer, bir idare mahkemesi ve onun üzerindeki bir mahkeme, bunu, takdir hakkının sınırlarını sınırlandırmış ise; yani "buna uymanız gerekiyor" dese, ona uymak zorundasınız.

Eğer buna uymazsanız, Anayasamızın 125 inci maddesi gereği ve kanunsuz emri düzenleyen yine Anayasanın 137 nci maddesi gereği ve yine bunların yaptırımını ortaya koyan Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesi gereğince, görevinizi kötüye kullanmış olursunuz.

Şimdi, burada, iki tane görevi kötüye kullanma durumu var. Bir tanesi, görevi yapmamaktan ve yaptırmamaktan kaynaklanan bir görevi kötüye kullanma var; ikincisi de, mahkeme kararlarını uygulamamaktan dolayı bir görevi kötüye kullanma kararı var.

Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesindeki görevi kötüye kullanma suçu, mahsus kast altında işlenen bir suçtur; yani, suçlu, bu işi, bilerek, bilinçaltında yapar. Bu da aynı; işte, bu konuda verilmiş olan mahkeme kararlarını uygulamamak ve bunlara direnmek, bir mahsus kast altında suç işlemekten ibaret bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlar, diğeri, bu, Jokey Kulübünün ödemesi gereken paranın ödenmesi sıralarında -arkadaşlarımın da ifade ettiği gibi, Sayın Kılıçdaroğlu'nun- Bakanın önüne bir dilekçe geliyor. Bu dilekçede, bu paraların ödenmemesi gerektiğini ve ödenmemeden dolayı meydana gelen olaylarda, suç talebinde, suçluluk talebinde bulunmaması; yani, bunları uygulamayanlar hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunmaması isteniyor. "Saygılarımla" diyor Türkiye Jokey Kulübü Vekili Mahmut Savaş; ama, görüyoruz ki, değerli arkadaşlar, şu anda Kabinede görev yapan bir arkadaşımızın da çocuğu bu avukatlar grubunun içerisinde.

Şimdi, ancak, şöyle diyor: "Açıklanan nedenler doğrultusunda, Ankara 6. İdare Mahkemesi, 23.10.2002 gün, 2002/456 esas, 2002/1377 karar sayılı kararının uygulanması talebinin karar kesinleşinceye kadar ertelenmesini ve yine açıklanan nedenlerle, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkilileri hakkında, kararın uygulanmaması sebebiyle cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulmamasını emir ve müsaadelerinize arz ederim."

Şimdi, böyle bir dilekçenin altına Sayın Bakanın yazdığı yazıyı sizlerin takdirlerine sunuyorum; yani, burada Sayın Bakanın yazdığı yazılı ifade bir evrak havale ifadesi değildir. Bu ifade, bir emir ve buyurma ifadesidir. Bakın, Sayın Bakan, 4.8.2003 tarihinde aynen şöyle söylüyor: "SHÇEK Genel Müdürlüğüne; ilgilinin talebi doğrultusunda gereğini yapınız." Şimdi, bu bir emir, bu bir buyurma. Şimdi, bu basit bir havale yazısı değil. Emir veren, yapılması istenilen kesin bir emir bu. Ne diyor: "İlgilinin talebi doğrultusunda gereğini..." Oysa, bunu yazacağına, kaşenin altına, falan makama diye, SHÇEK Genel Müdürlüğüne yazsaydı, Sayın Bakan, bunlardan, hem Anayasa gereği hem de Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesi gereği sorumlu olmazdı; ama, ifade açık, gayret açık; düşünce açık. 240 ıncı madde de aynen böyle söylüyor: "Görevi kötüye kullanma suçu mahsus kast altında işlenen bir suçtur."

Efendim, yürütmenin durdurulması kararları takdire tabi bir olay değil. Mahkeme kararlarının uygulanması, yargı erkinin en önemli unsurudur. Bu kararı uygulamayanlar hakkında kesin hüküm verilir değerli arkadaşlar. Aynen, Sayın Başbakanın, Darülacezede uygulamadığı bir mahkeme kararından, oniki ay hapse mahkûm olması gibi bir olaydır bu. O zaman da, mahkeme, Sayın Başbakanı, İstanbul Belediye Başkanı iken, bu konulardan yargılamış ve oniki ay hapse mahkûm etmiştir.

Tabiî, Çocuk Esirgeme Kurumuna, kimsesizlere, yoksul, evsiz barksızlara harcanması gereken para, şu anda Jokey Kulübünde bulunmaktadır. Bunun mertebesi 25 trilyon lira civarındadır, faizsiz. Bu, fakir fukaraya -Başbakanın ifadesinde söylediği gibi- garip gurebaya, tüyü bitmemiş yetime gideceğine, şu anda, Türkiye Jokey Kulübü tarafından bu değerlendirilmektedir.

Değerli arkadaşlar, bunları, ben, sizlerin vicdanlarına sunuyorum. Ben, sizlere bunu arz ediyorum. Sayın Bakan, bu Bakanlığı taşıyamamaktadır. Aynen Urla Barbaros Çocuk Köyünde olduğu gibi. Bakın, orada ortalık ayağa kalktı, 20'ye yakın insan tutuklandı; ama, ne yazık ki, ne kadar üzücü ki, burada ikaz etmemize karşın, Sayın Bakan, Manisa'dan müdürü İzmir'e tayin etti ve ağır cezada daha yargılanma başlamadan -hukukçu arkadaşlar çok iyi bilir- tensiple bütün sanıklar tahliye edildi, değerli arkadaşlarım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT BARATALI (Devamla)- 2 dakika da alacağım var Sayın Başkan; geç başladım; biliyorsunuz, sükûnet yoktu. İzin verirseniz...

BAŞKAN- Devam edin; sürenizi vereceğiz.

BÜLENT BARATALI (Devamla)- Şimdi, Jokey Kulübü, madem bunu uygulamayacaktınız, neden yargıya gitti, neden yürürlüğü durdurma kararlarını istedi?! İşte burada sorumlular ortadadır. Yani, burada sorumlu, bir defa, siyasî olarak Sayın Bakandır, onun arkasından SHÇEK'in Genel Müdürüdür; ayrıca, Tarım ve Köyişleri Bakanıdır ve onun bürokratlarıdır. Neden; Sayın Tarım Bakanı da, bu kanuna aykırılıkları, hukuka aykırılıkları sessizce izlemiş ve gereğini yapmamış; dolayısıyla, Anayasanın 125, 137 ve Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddelerini ihlal etmiştir.

Değerli arkadaşlar, şimdi bunu böyle ifade ettikten sonra, bakın, şöyle bitirmeye çalışıyorum. Garip gureba, fakir fukara, tüyü bitmemiş yetim hakkı, vatan ve millet edebiyatı yapanların düştüğü durum hepimizin gözü önündedir. Bunu ibretle izliyoruz, izlemeye devam edeceğiz. Halkımız da bunu merakla ve ibretle izliyor, bakalım ne sonuç çıkacak Meclisten diye.

"Damardan gireceğiz, yolsuzlukların kökünü kazıyacağız" diyenlerin durumunu biraz sonra, değerli arkadaşlarım -vicdanlarına seslendim az önce- vereceğiniz oylarla göreceğiz.

"Yolsuzlukların damarına gireceğiz" diyenlere, halkına böyle söz verenlere bir bakın. Yolsuzluk damarına gireceklerine, bir avukatın cüzdanına girip, bunu özel olarak şişiriyorlar ve buradaki kamu çıkarını özel bir çıkara yeğliyorlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aynen "ak enerji yolsuzluğu" gibi, bu yolsuzluktan doğan çocuk da, nesebi sahih bir çocuktur. Bu çocuğun anası babası bellidir. Bu çocuğun anası ve babası AKP İktidarının kendisidir. Aynen ak enerji yolsuzluğu gibi nesebi tartışılmayacak şekilde bir yolsuzluktur bize göre ve bunun kararı, şimdi kucağına verilmiş olan Sayın Başbakanın elindedir.

Yine, ikibuçuk yıldır uğraşmasına karşın, çiftçiye verilecek ucuz mazotun rengini tutturamayanları, elinde enjektörle damar arayan, nedense, bir türlü damar bulamayan Sayın Başbakanı ibretle ve şaşkınlıkla izliyoruz.

Sayın Başbakanım, elinizdeki enjektörü, lütfen, belli olan iki isme, iki ismin damarlarına batırınız. Biz tavrınızı izliyoruz; ya elinizdeki enjektörle damardan girin ya da bundan sonra gariban, garip gureba ve tüyü bitmemiş yetim, millet ve vatan edebiyatını bırakın; bu, olmuyor çünkü. Çünkü, bu olayda, tüyü bitmemiş olan çocuklarımızın, bakıma muhtaç olanların, kimsesizlerin hakkı yenmiştir ve Jokey Kulübünü zenginleştirmek uğruna hakları yenmiştir.

İNCİ ÖZDEMİR (İstanbul) - Jokey Kulübü, iflas etti, merak etmeyin.

BÜLENT BARATALI (Devamla) - Bu nedenle, üzeri örtülemeyecek kadar açıkta bulunan bu işi örtmeyin; gelin, hep beraber, vicdanlarımızın ve ettiğimiz yeminin sesini dinleyip arkadaşlarımızın verdiği bu konudaki önergeyi destekleyelim.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Türkiye jokey kulübü tarafından düzenlenen at yarışı hasılatından sosyal hizm.ve çocuk esirgeme kurumunun pay almasını engelleyerek görevlerini kötüye kullandıkları iddiasıyla,devlet bakanı gürdal akşit ve tarım bakanı sami güçlü haklarında meclis soruşturması açılmasına ilişkin önerge(9/12)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-22-2005-04-19-turkiye-jokey-kulubu-tarafindan-duzenlenen-at-yarisi-hasilatindan-sosy (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
